
ABD-İran barışı için geri sayım! Olası anlaşma İsrail'i endişelendirdi: 'Tahran yönetimi güçlenecek'
ABD ile İran arasında Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek potansiyel bir barış anlaşması, İsrail'de büyük endişe yarattı. Tel Aviv, Tahran'ın güçleneceğini ve askeri stratejisinin kısıtlanacağını belirtiyor.
ABD ile İran arasında Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek potansiyel bir anlaşma için geri sayım sürerken, bölgeden önemli açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın kısa süre içinde imzalanacağını duyurdu. Ancak İran kanadı, mutabakat zaptının pazar günü imzalanacağına dair daha önceki açıklamalarının kesin bir hüküm taşımadığını belirtti.
Olası uzlaşının İran'ı güçlendireceği ve İsrail'in aylardır yürüttüğü askeri stratejiyi sekteye uğratacağı endişeleri İsrail'de giderek artıyor. Washington ile Tahran arasında şekillenen bu kritik anlaşma, bölge genelinde dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Bu anlaşmanın detayları ve tarafların tutumları bölgedeki siyasi ve güvenlik dengelerini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımlarla bu endişesini dile getirdi. ABD ile İran arasındaki müzakereleri işaret eden Smotrich, Hizbullah'ın bu durumdan faydalanıp İsrail'in kuzeyini vurmasına izin verilmeyeceğini iddia etti. Her roket veya insansız hava aracı (İHA) saldırısına karşılık Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesinde 10 binanın bombalanması gerektiğini savunan Smotrich, bunun derhal yapılması çağrısında bulundu.
İsrail ordusu, Lübnan'dan atılan roketler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki bazı yerleşimlerde sirenlerin çaldığını bildirdi. Ordudan yapılan açıklamada, roketlerin Lübnan'ın güneyindeki işgalde görevli İsrail birliklerini hedeflediği ve olayda herhangi bir yaralanmanın olmadığı ileri sürüldü. Ayrıca İsrail basını, sabah saatlerinde Lübnan'dan fırlatılan bir İHA'nın sınırdan sızdığını ve bu nedenle İsrail'in kuzeyindeki iki yerleşimde sirenlerin çaldığını aktarmıştı.
Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet lideri Yair Lapid de X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran konusunda başarısız olduğunu savundu. Lapid, "Şu anda şekillenen anlaşma, İsrail'in savaş hedeflerinin hiçbirini gerçekleştirmiyor." ifadesini kullandı. Tahran yönetiminin ayakta kaldığını, füze programının devam ettiğini ve İran'ın nükleer programını yeniden inşa edebileceğini aktardı.
Lapid, bu durumu Netanyahu'nun tam başarısızlığı olarak nitelendirdi. İsrail'in ulusal güvenliği konusunda talimatlar alan bir uydu devlet haline geldiğini belirten Lapid, hiçbir basın toplantısı, medya manipülasyonu veya yapay zeka videosunun bu başarısızlığı gizleyemeyeceğini ifade etti. İsrailli siyaset ve güvenlik yetkilileri de ABD ile İran arasında imzalanmak üzere olan anlaşmanın İsrail'de ciddi endişelere yol açtığını dile getirdi.
İsrail'in i24 televizyonunun haberine göre, İsrailli yetkililer anlaşmanın Tahran yönetimini güçlendireceğini ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kısıtlayacağını kaydetti. ABD ve İran'ın çatışmayı sonlandıracak bir anlaşmaya çok yakın olduğu aktarılıyor. Bu durum, Tel Aviv yönetiminin uzun süredir bölgedeki İran destekli gruplara karşı yürüttüğü stratejiyi gözden geçirmesine neden olabilir.
İran lideri Mücteba Hamaney'in resmi Telegram hesabından yapılan bir paylaşımda, İran halkına "milli birlik" çağrısı yapıldı. "Milli birlik, büyük şeytan karşısındaki galibiyetin en önemli unsurlarından birisidir." başlığını taşıyan mesajda, siyasiler başta olmak üzere herkesin toplumsal birliğe zarar verecek girişimlerden ve siyasi çekişmelerden kaçınması gerektiği vurgulandı. Bu çağrı, anlaşma sürecindeki iç tartışmaların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İran Meclisi'nin muhafazakâr milletvekillerinden Mahmud Nebeviyan, X sosyal medya platformundaki hesabından Tahran ile Washington arasında olası mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nebeviyan, mutabakat zaptında Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz ve kısıtlama olmadan açılacağı ile uranyumun seyreltilmesine dair maddelerin yer aldığını belirtti. Ancak İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran'ın 300 milyar dolarlık fondan yararlanması konusunda belirsizlikler bulunduğunu vurguladı ve "Acaba bu metin ulusal çıkarları sağlıyor mu?" diye sordu.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran müzakere heyetinin fazla tavizkâr olduğunu ima etti. Rezai, "Müzakere masasındaki cömertlik, düşmanın hesaplarında değişikliğe yol açarak İran'ın zayıf olduğu anlayışına neden oldu." ifadelerini kullandı. Akşam saatlerinde başkent Tahran'daki İbni Sina meydanında toplanan bir grup İranlı, ABD ile gerçekleştirilen görüşmeler aleyhine gösteri düzenledi. Gösteride İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi aleyhine sloganlar atıldı.
İsrail'in Yediot Ahronot gazetesinin haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daraltılmış güvenlik kabinesini yerel saatle 19.30'da topladı. Toplantı kararının duyurulmasının ardından, aralarında İsrail devlet televizyonu KAN'ın da bulunduğu ülke basınında, siyasi makamların "İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki ilerleyişini durdurması" yönünde karar almasının muhtemel olduğuna işaret edildi. Ancak KAN'ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, "İsrail ordusu, beklenen yaklaşımlar çerçevesinde Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu güvenlik şeridinden kesinlikle çıkmayacak." ifadesine yer verildi.
Söz konusu haberde, bu konunun yaklaşık bir buçuk hafta sonra ABD'de Lübnan tarafıyla görüşülmesinin beklendiği de kaydedildi. KAN'ın konuya ilişkin değerlendirmesinde, İsrail'in beklenen anlaşmaya zarar vermemek amacıyla Lübnan topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarını azaltmaya hazırlandığı ve ordunun güneydeki bölgelerde operasyonlarını daha odaklı şekilde sürdürdüğü belirtildi. İsrail, nisan ayında Litani Nehri'nin güneyinde Gazze'dekine benzer bir "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştı.
İsrail, sınıra kadar uzanan bu hayali hatla Lübnan'da yerinden edilenlerin geri dönüşünü ve her türlü silahlı faaliyeti engellemeye çalıştığını belirtiyor. Tel Aviv yönetimi, bu bölgenin muhtemel ateşkes anlaşmalarının kapsamına girmeyeceğini öne sürüyor. Bu durum, olası bir ABD-İran anlaşmasının bölgesel güvenlik dinamikleri üzerindeki karmaşık etkilerini ortaya koyuyor.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile telefonda görüştü. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ile ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerde gelinen son durum ele alındı. Abdulati, Mısır'ın anlaşmaya yönelik desteğini yineleyerek, tüm tarafların kaygılarını dikkate alan nihai bir uzlaşıya ulaşılması için bölgesel ortaklarla işbirliği içinde her türlü çabayı göstermeye hazır olduklarını ifade etti.
Abdulati ayrıca, mevcut fırsatın değerlendirilerek çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Witkoff ise bölge ülkelerinin, özellikle de Mısır'ın anlaşmaya ulaşılması yönünde yürüttüğü yoğun diplomatik çabalardan övgüyle söz etti. Witkoff, olası bir anlaşmanın bölgede güvenlik ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Tüm bu gelişmeler, bölgede yeni bir dönemin başlangıcına işaret ederken, uluslararası toplum ve bölge aktörleri, sürecin nasıl ilerleyeceğini yakından takip ediyor.
İlgili haberler

Artvin'de serinlemek için gölete giren müezzin ve imam hayatını kaybetti

Ali Hamaney'in cenaze töreni için tarih verildi: İran'ın bu duyurusu savaşın sona erdiğinin en net kanıtı oldu

İstanbul'daki havalimanları "zamanında kalkış" performansıyla Avrupa'nın zirvesinde

