
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, dünyada güvenli liman olma özelliğini koruyan yegane ülkelerden biridir
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: Türkiye, dünyada güvenli liman olma özelliğini koruyan yegane ülkelerden biridir

Savunma sanayiinde tarihi eşik: Milli füze Tayfun Blok-3 bir ilke imza attı

Eski Devlet Bakanı Burhan Kara hayatını kaybetti

Hull City'nin sahibi Acun Ilıcalı'dan transfer açıklaması: 'Süper Lig'den futbolcu almamız zorlaştı'

CHP'li Veli Ağbaba'nın yeğeni Ahmet Can Ağbaba ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in özel kalem müdürü gözaltına alındı
Son Haberler

İran: Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde Çin ve diğer dost ülkelere özel ayrıcalıklar tanınacak
Güncelleme Tarihi:Temmuz 05, 2026 00:04 İran’ın Pekin Büyükelçisi Abdulrıza Rahmani Fazli,Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya Barış Forumu’nda Hürmüz Boğazı’nı kullanan gemilerden alınacak hizmet ücretlerine ilişkin açıklama yaptı. İranlı büyükelçi, Tahran yönetiminin ücretlerin düzeyi ve niteliğini belirlerken Çin ve diğer dost ülkelere "özel ayrıcalıklar" tanıyacağını söyledi.Fazli,ABDve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü yaklaşık 4 aylık savaş sonrasında enerji arzı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın artık "ulusal güvenlik" meselesi haline geldiğini belirtti. Bu kapsamda Umman devleti ile iş birliği ve koordinasyon içinde Hürmüz Boğazı’na ilişkin yeni düzenlemelerin yapılacağını ifade eden Fazli, "Çin’e kesinlikle özel ayrıcalıklar sağlayacağız, çünkü Çin dost bir ülkedir" ifadelerini kullandı.Fazli, söz konusu ayrıcalıklara ilişkin herhangi bir vermeden, "Bize dost olan ülkelere özel muamele uygulamalıyız" dedi.İran’ın Pekin Büyükelçisi ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki ücretlendirmelerin boğazdan geçen gemilerin güvenli geçişinin sağlanması ve çevresel maliyetlerin karşılanması amacıyla yapılacağını söyledi. Uygulamanın uluslararası deniz hukuku çerçevesinde yürütüleceğini vurgulayan Fazli, "Bu uygulama deniz hukukuna aykırı olmayacaktır" açıklamasını yaptı.

Deniz Göktaş'ın avukatından bomba iddia: Ters kelepçe görüntüleri 5 kez prova edilmiş, uyuşturucu testi için örnek alınmış
Gözaltına alınması esnasında emniyetteki ters kelepçeli görüntüleri kamuoyunda geniş yankı uyandıran Deniz Göktaş'ın avukatı Metin Sinan Aslan, Kısa Dalga’ya açıklamalarda bulundu. Çok konuşulan ters kelepçe görüntüleriyle ilgili konuşan Aslan, “Kelepçenin hangi aşamada takıldığını bilmiyorum ama şunu biliyorum: Deniz emniyete girdiği zaman o sahnenin çekilmesi için, hani nasıl biz burada ışığı ayarlıyoruz vesaire gibi, Deniz’in gördüğümüz sahnesi ilk girişi değil. Deniz’e bu sahne dört beş kez yaptırılmış. “Geri gel, doğru olmadı, bir daha” gibi. Beş kez bu yaşanmış. Bu Deniz’in bize ifadesi. Bu dört beş kez üst üste çekilmiş bir prodüksiyon. O doğal bir sahne değil yani. Aşağı in, yukarı çık. Aşağı in, yukarı çık. Bir daha” iddiasında bulundu. Aslan ayrıca bir başka iddiasında, “Biz dün savcılık ifadesine tam girerken ayaküstü Deniz onu söyledi. Gözaltına alındığı gece kıl, tırnak ve sair örnekleri alınmış. Ben şaşırdım. “Oğlum, cezai gözaltına alındığın zaman bunlar alınır” dedim, pardon alınmaz, bir sağlık kontrolüne gider gelirsin. “Hayır abi” dedi, “beni adli tıbba götürdüler. Benden tırnak, saç, kıl örnekleri aldılar” dedi. Uyuşturucu testi için” ifadelerini kullandı.

Bodrum'da dehşet anları: Eğlence mekanının önünde rastgele ateş açtı
Muğla’nın Bodrum ilçesinde alkollü olduğu ileri sürülen L.A., bir eğlence mekanının önüne gelerek pompalı tüfekle rastgele ateş açtı. O anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olayın ardından kaçan şüpheli ise polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Olay, sabah saatlerinde Cevatşakir Mahallesi Turgutreis Caddesi’ndeki bir eğlence mekanının önünde meydana geldi. L.A., iddiaya göre gönül ilişkisi yaşadığı ve aralarında sorun olduğu öne sürülen kadının çalıştığı eğlence mekanının önüne gelip, pompalı tüfekle hedef gözetmeksizin rast gele açtı. Alkollü olduğu ileri sürülen L.A., olayın ardından kaçtı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis, L.A.'yı kısa sürede yakalayıp, gözaltına aldı. Olay yerinde yapılan incelemede ise 4 boş kartuşa rastlarken, işletmenin giriş kapısı ile bir aracın camına saçma isabet ettiği belirlendi. Olay anı ise çevredeki bir işletmenin güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde, L.A.’nın çevreye rastgele ateş açtığı anlar yer aldı. L.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Muğla'da dehşet anları!Bodrum'da bir kişi, aralarında sorun bulunduğu öne sürülen kadının çalıştığı eğlence mekanının önünde pompalı tüfekle rastgele ateş açtı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, şüpheli polis tarafından yakalanarak gözaltına alındıpic.twitter.com/ek7CEyLfXp

Murat Ongun'dan Rıdvan Dilmen ve Beliz Özkan'a yanıt: 'Gerçekleri biliyorsunuz'
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İBB Başkan Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, avukat Beliz Özkan ile eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen'in açıklamalarına yazılı bir açıklamayla karşılık verdi. Gazete Pencere'nin haberine göre;30 Haziran'daki savunmasında, cezaevinde kendisini ziyaret eden avukat Beliz Özkan'ın eşinin tutuklanmaması karşılığında 1 milyon dolar talep ettiğini öne süren Ongun, iddiaları reddeden Özkan'a şu sözlerle yanıt verdi: Özkan'a seslenen Ongun,"Sayın avukat Beliz Özkan; bana yaptığınız ahlaksız teklifi yalanlamışsınız. Siz de, sizin adınıza bu olayın gizli kalması ricası için Şubat ortasında ziyaretime gelen avukat arkadaşımız da gerçekleri biliyorsunuz. Saraçhane mitingine gitmeniz, sosyal çevreniz sizin bu ahlaksız teklifinizi ortadan kaldırmaz!"ifadelerini kullandı. Kendisi hakkında şikayetçi olacağını belirten eski futbolcu ve yorumcu Rıdvan Dilmen'e de yanıt veren Ongun,"Sayın Rıdvan Dilmen; beni mahkemeye vereceğinizi beyan etmişsiniz. 1 Temmuz Çarşamba günü yapacağınızı beyan ettiğiniz suç duyurusunu yayınlarsanız, size yanıt veririm"dedi. Murat Ongun, 30 Haziran'daki savunmasında, sanıklardan Alper Aydın'ın, 2024 yılının sonuna kadar eski futbolcu Rıdvan Dilmen'le ortaklığını gizlediklerini ifade eden bir mektup yazarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiğini söylemişti. Ongun,"Şimdi Nihat Sütlaş 'Reklam İstanbul ile Murat'ın ilgisi yok' diyor. Burada yırtınıyoruz. Firma sahibi, Rıdvan Dilmen benim ortağım diyor 2024 sonuna kadar, aradan geçmiş 8-9 ay kimse Rıdvan Dilmen'i bir ifadeye çağırmamış. Alper'i tutukladılar, attılar cezaevine. Kimse Alper Aydın'a yaptığını Rıdvan Dilmen'e yapmamış"demişti. Bunun üzerine açıklama yapan Rıdvan Dilmen, Ongun'a tepki göstermiş ve suç duyurusunda bulunacağını belirtmişti.

Tarım işçilerini taşıyan minibüs şarampole devrildi, çok sayıda yaralı var
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 19:18 Kaza, Suruç ilçesi Yukarıbostancı Mahallesi'nde meydana geldi. Müslüm Özberk'in (44) lastiği patlaması sonucu kontrolünü kaybettiği 63 E 3567 plakalı tarım işçilerini taşıyan minibüs, şarampole devrildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan çoğunluğu kadın 22 tarım işçisi, ambulanslarla Suruç, Birecik veŞanlıurfa'daki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Dul Ve Yetim Maaşı Zammı Hesaplama Temmuz 2026 (Hisse Oranına Göre Yeni Tutarlar) || Yüzde 25, 50, 75 dul ve yetim maaşı ne kadar, kaç Tl oldu? Yeni ve zamlı dul-yetim aylığı ne zaman yatacak?
© Copyright 2026 - Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş Kullanım Koşulları,Güvenlik Politikası,İletişimiçin bu linkleri kullanabilirsiniz. Login olduğunuz taktirde kullanım koşullarını vegizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz. Sıralamayı değiştirmek için kartları yukarı veyaaşağı sürükleyin. Dul ve yetim maaşı zamlı aylık tutarı, memur ve emekli aylığı tutarı artışı ile mercek altına alındı. SSK, Bağkur, Tarım Emekli Maaş zammı ve memur aylıkları zammı için belirleyici olan enflasyon verileri, 3 Temmuz 2026 Cuma günü Türkiye İstatistik Kurumu tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Emekli maaşları her yıl iki defa enflasyon farkı doğrultusunda güncelleniyor. Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran Aralık enflasyonuna göre de yeni zamlı aylıklar kesinleşti. Bununla birlikte dul ve yetim aylığı, bedelli askerlik gibi ödemeler de artış gösteriyor. Dul ve yetim aylığı, vefat eden sigortalının eşine çocuk olmaması durumunda %75 oranında oranında yatırılıyor. Çocuk olması durumunda ise %50 oranında hesaplara geçiyor. Peki en düşük dul ve yetim maaşı ne kadar? Dul ve yetim maaşı hesaplaması nasıl yapılır? İşte, Dul ve yetim maaşı ödeme tarihi bilgisi... Milyonlarca vatandaşı ilgilendiren Temmuz 2026 dul ve yetim aylığı zammı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla netleşti. Memur ve emekli maaşlarına yapılan artışla birlikte, vefat eden sigortalıların eş ve çocuklarına ödenen ölüm aylıkları da güncellendi. Hak sahiplerinin yakından takip ettiği haziran ayı enflasyon verileri doğrultusunda, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı yüzde 17,75 olarak belirlendi. Memur ve memur emeklileri için ise bu oran yüzde 13,51 oldu. Bu kapsamda, SSK ve Bağ-Kur dosyaları üzerinden aylık alan dul ve yetimlerin maaşları yüzde 17,75 oranında artırıldı. Milyonlarca SSK ve Bağ-Kurlu dul ve yetimin aylıklarını ilgilendiren rakamlar için enflasyon verileri açıklandı. Dul ve yetim maaşı hak sahipleri, TÜİK’in ilk altı aylık enflasyon verisine göre zamlı aylıklarını alacak. Buna göre dul ve yetimlerin maaşları yüzde 17,75 zamlandı. Dul ve yetim aylıkları, vefat eden sigortalının maaşı ile hak sahiplerinin yüzde 25, 50 ve 75 oranındaki hisse paylarına göre hesaplanıyor. Dul ve yetim maaşı ödemeleri her ay belirli tarihlerde hesaplara yatırılıyor. Dul ve yetim maaşı ödeme tarihleri farklılık gösterebiliyor. Bununla birlikte zamlı ödemelerin Temmuz 2026 itibarıyla hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacağı bildirildi.

Ezhel'den Berlin'de Deniz Göktaş'a destek: 'Çav Bella' söyledi
Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'a destek eylemleri yurt dışına da taşındı. Rap sanatçısı Ezhel, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen dayanışma eylemine katılarak Deniz Göktaş'a destek verdi. Berlin'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Oranienplatz Meydanı'nda bir araya gelen kalabalık, ellerindeki pankartlarla Göktaş'ın tutuklanmasını protesto etti. Eylemde konuşan Ezhel, daha sonra "Çav Bella" söyledi. Kalabalığa hitap eden Ezhel, şunları söyledi: "Bugün burada çok sevdiğim arkadaşım Deniz Göktaş için buradayız fakat tabii ki ondan daha fazlası için buradayız. Yıllardır susturulmaya çalışılan avazımız, hapsedilmeye çalışılan düşüncelerimiz..." Konuşmasında ifade özgürlüğüne vurgu yapan Ezhel, "Buraya geldim, buraya yerleştim. Her geçen gün özgürlüklerimiz, geleceklerimiz elimizden alınıyor. Şunu hâlâ öğrenemediler: Şarkıcıyı hapse atmakla, şarkıları dört duvara sığdıramazlar. Komedyeni hapse atmakla komedyeni dört duvara sığdıramazlar" ifadelerini kullandı. 2018 yılında şarkıları nedeniyle tutuklandığını hatırlatan Ezhel, hakkında açılan davalar nedeniyle yedi yıldır Türkiye'ye dönemediğini belirterek, "Her gün ülkemi düşünüyorum. Sesimizi asla kısamayacaklar, kahkahamızı asla dört duvar arasına hapsedemeyecekler" dedi. Ezhel'den Berlin'de Deniz Göktaş'a destek: 'Çav Bella' söyledi"Şarkıcıyı hapse atmakla, şarkıları dört duvara sığdıramazlar. Komedyeni hapse atmakla komedyeni dört duvara sığdıramazlar"pic.twitter.com/BuzmNo54IY

İran'da binlerce kişi cenaze töreni için toplandı! Hep bir ağızdan aynı slogan: İntikam!
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 14:24 Dün yalnızca yabancı devlet adamlarının katılımına açık olarak başlayan devlet töreninin ardından, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni bugün halkın katılımıyla Tahran'da devam etti. BİNLERCE KİŞİ TAHRAN'DA TOPLANDI ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni, başkent Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi ve çevresinde halkın yoğun katılımıyla sürüyor. Dün yalnızca yabancı devlet adamlarının katıldığı resmi törenin ardından bugün düzenlenen halk töreninde binlerce kişi Hamaney'i son yolculuğuna uğurlamak için bir araya geldi. Kalabalık, "Sözümüz bir! İntikam! İntikam!" sloganları attı. Tahran'da hava sıcaklığının 31 dereceyi bulması nedeniyle kalabalığı serinletmek amacıyla su püskürtme sistemleri kullanıldı. İranlı yetkililer, cenaze törenlerine toplam 15 ila 20 milyon kişinin katılmasını beklediklerini açıkladı. Bu rakama ulaşılması halinde tören, İran tarihinin en büyük devlet cenazesi olarak kayıtlara geçecek. "DÜŞMANIN HEDEFLERİNİ BOŞA ÇIKARACAĞIZ" Törene katılan Muhammed Nadiri, ABD ve İsrail'in İran halkının dayanışması karşısında şaşkına döndüğünü savunarak, birlik ve beraberlik içinde "düşmanın" hedeflerini boşa çıkaracaklarını söyledi. Ali Hamaney'in kanının hesabının sorulacağına inandığını dile getiren Nadiri, "Aziz liderimizin yolundan gideceğiz ve bu davadan vazgeçmeyeceğiz. İnancımıza göre Trump ve Netanyahu gibi isimler hak ettikleri cezayı ve aşağılanmayı görmeden mücadelemiz sona ermeyecek." ifadelerini kullandı. Nadiri, bugün İran'da görülen birlik ve beraberliğin Hamaney'in yıllar süren liderliğinin bir sonucu olduğunu da savundu. 65 yaşındaki Ahmed Nesirineseb ise Hamaney'e büyük bir vefa borçları olduğunu belirterek, onun 37 yıl boyunca ülkeye liderlik ettiğini söyledi. Hamaney'in İran'ı güçlü bir konuma taşıdığını öne süren Nesirineseb, "Bizim bakış açımıza göre ülke bu süreçte ABD ve İsrail karşısında önemli bir üstünlük elde etti. Hiçbir ülkeden yardım almadan bunu başardığımızı düşünüyoruz. Yaşanan çatışmaların sonunda ABD ve İsrail'in ateşkes talebinde bulunmak zorunda kaldığına ve bunun için çeşitli ülkeler aracılığıyla girişimlerde bulunduğuna inanıyoruz. Bizce bu, onun liderliğinde gerçekleşen çok büyük bir gelişmeydi. Ömrümüz yettiği sürece kendimizi ona vefa borçlu hissediyoruz ve bu başarının onun liderliği sayesinde elde edildiğine inanıyoruz." dedi. Mir Muhammed Azadi ise dünyaya İran halkının gücünü göstermek amacıyla cenaze törenine katıldığını belirterek, ülke lideri hayatını kaybetmiş olsa da birlik ve beraberliklerini koruyacaklarını söyledi. Azadi, "Her zamankinden daha güçlü bir şekilde burada kalmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullanırken, Türkiye'nin tutumuna da değindi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın özellikle İsrail karşısındaki duruşunu takdir ettiklerini belirten Azadi, kendisini desteklediklerini ifade etti. MÜCTEBA HAMANEY TÖRENE KATILMADI Ali Hamaney'in oğlu ve halefi Mücteba Hamaney, güvenlik gerekçesiyle devlet törenine katılmadı. Babasının öldürüldüğü saldırıdan bu yana kamuoyu önüne çıkmayan Mücteba Hamaney'in, aynı saldırıda hayatını kaybeden annesi için perşembe günü düzenlenen anma töreninde de yer almadığı belirtildi. CENAZE 9 TEMMUZ'DA DEFNEDİLECEK Cenaze programı yarın da halkın katılımıyla devam edecek. Naaş, 6 ve 7 Temmuz'daTahran'ın farklı bölgelerinden geçirildikten sonra Kum'a götürülecek. Program kapsamında 8 Temmuz'da Irak'ın Necef ve Kerbela kentlerinde de törenler düzenlenecek. Daha sonraİran'a getirilecek olanHamaney'in naaşı, 9 Temmuz'da Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'nde toprağa verilecek. Geçtiğimiz mart ayında yapılması planlanan cenaze töreni, ABD ve İsrail saldırılarının sürmesi nedeniyle ertelenmişti.

Kaldırımda çay içerken başına gelene inanamadı: Şikayetçi oldu! 'Ayağımı ve kolumu hareket ettiremiyorum'
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 16:27 Olay, önceki gün öğle saatlerinde İskenderun ilçesiÇayMahallesi’nde meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte kıraathanenin önünde oturup, çay içen Selim Yıldız’ın başına, iki katlı binadan kopan beton parçası düştü. Yıldız kanlar içinde yere yığılırken, arkadaşları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ilk müdahalesi yapılan Yıldız’ı İskenderun Devlet Hastanesi’ne götürdü. Başına 11 dikiş atılan Yıldız, tedavisinin ardından taburcu edildi. Yıldız, polis merkezine giderek bina sakinlerinden şikayetçi oldu. Yaşananları anlatan Selim Yıldız, “Kaldırımda sohbet ederken, başıma beton parçaları düştü. Ani gelişen bir olaydı. Halka açık bir yer, önlem alınması gerekiyor. Orada bir çocuk da olabilirdi. Taş düşünce aniden yere yığıldım. Ciddi bir kanamam vardı. Hastanede dikiş attılar. Ayağımı ve kolumu hareket ettiremiyorum” diye konuştu. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü bildirildi.

Formula 1 Büyük Britanya Grand Prix'sinde sprint yarışını Kimi Antonelli kazandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i kabul etti İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney için Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde veda töreni düzenleniyor İngiltere'nin Northamptonshire kontluğundaki 5,89 kilometrelik Silverstone Pisti'nde, yarın yapılacak Büyük Britanya Grand Prix'si öncesinde sprint yarışı koşuldu. Sprint yarışını 26:12.129'luk toplam sürede tamamlayan Antonelli, damalı bayrağı ilk sırada görerek 8 puanı hanesine yazdırdı. Ferrari'nin Büyük Britanyalı pilotu Lewis Hamilton, liderin 2.745 saniye gerisinde ikinci olurken, McLaren takımının Büyük Britanyalı pilotu Lando Norris 9.783 saniye farkla üçüncü sırayı aldı. Büyük Britanya Grand Prix'si, pazar günü TSİ 17.00'de başlayacak. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Malatya'da orman yangını! Ekipler müdahale ediyor
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 15:01 Örmeli bölgesindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.Kısa sürede büyüyen yangına,1 maksatlı itfaiye aracı, 1 itfaiye ilk müdahale aracı, 1 orman arazözü, 1 orman ilk müdahale aracı, 4 iş makinesi, 7 itfaiye personeli ve 8 orman işçisi ile müdahale ediliyor. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Hizmetleri Dairesi Başkanlığına ait 32 tonluk su tankeri ile 3 ekip de yangına müdahale etmek üzere bölgeye nakledildi. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Isparta'da acı olay! Diş tedavisi için gittiği hastanede kalbi durdu: 7 yaşındaki Ela anesteziden öldü iddiası!
Isparta'daki özel bir hastaneye dün diş tedavisi için götürülen Ela Kocaçöğür'ün genel anestezi gerçekleştirilen işlem sırasında kalbinin durması sonucu hayatını kaybettiği öne sürüldü. Aile olayla ilgili şikayetçi olurken, Isparta'daki otopsi işlemlerinin ardından Kocaçöğür'ün cenazesiBurdurDevlet Hastanesi morguna götürüldü. Anne Serap ve baba Ali Kocaçöğür morg kapısında gözyaşı döküp, el ele tutuşarak birbirine destek olmaya çalıştı. Mehmet Yıldızlı İlkokulu 2'nci sınıf öğrencisi Kocaçöğür'ün cenazesi bugün Burdur Asri Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Özel bir spor kulübünde 2 kardeşiyle birlikte jimnastikle ilgilenen Ela Kocaçöğür'ün hayatını kaybetmesi, sevenlerini üzdü. Diş tedavisi için gittiği hastanede kalbi durdu: 7 yaşındaki Ela anesteziden öldü iddiası! | Video 'ADLİ MAKAMLAR VE YETKİLİ KURUMLAR SORUŞTURMA BAŞLATTI' Kocaçöğür'ün ölümü sonrası Burdur İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Necmeddin Dinç, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda üzüntüsünü dile getirdi. Dinç paylaşımında, öğrencisine Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi. Isparta Diş Hekimleri Odası Başkanı Naim Şenyurt da 'Ela Kocaçöğür'ün vefatı hakkında' başlığıyla yazılı açıklama yaptı. Şenyurt açıklamasında, olayla ilgili adli makamlar ve diğer yetkili kurumlar tarafından soruşturma başlatıldığını duyurdu. Olayın kesin meydana geliş sebebinin otopsi ve Adli Tıp incelemelerinin ardından netleşeceğini vurgulayan Şenyurt'un açıklamasında, şu ifadeler yer aldı: "Burdur'dan Isparta'ya diş tedavisi amacıyla getirilen 7 yaşındaki evladımız Ela Kocaçöğür'ün, özel bir hastanede genel anestezi altında gerçekleştirilen işlem sırasında kalbinin durması sonucu hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Öncelikle hayatının baharında aramızdan ayrılan küçük Ela'ya Allah'tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Isparta Diş Hekimleri Odası olarak, bir çocuğumuzun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu trajik olayı son derece yakından ve hassasiyetle takip etmekteyiz. Çocuk hastalarımızın diş tedavilerinde korku ve endişeye bağlı kooperasyon sağlanamaması veya özel gereksinimi olan durumlarda genel anestezi ya da sedasyon uygulamalarına başvurulabilmektedir. Yaşanan bu acı olayla ilgili olarak hem adli makamlar hem de diğer yetkili kurumlar tarafından gerekli soruşturmalar başlatılmıştır. Olayın kesin meydana geliş sebebi, yapılacak olan otopsi ve adli tıp incelemelerinin ardından netleşecektir." 'GEREKLİ ADIMLARI TEREDDÜT ETMEDEN ATACAĞIMIZI BİLDİRİRİZ' Isparta Diş Hekimleri Odası olarak, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması adına tıbbi sürecin ve soruşturmanın takipçisi olacaklarını anlatan Şenyurt, açıklamasını şöyle tamamladı: "Herhangi bir ihmal veya kusur tespit edilmesi durumunda, mesleki mevzuatımız çerçevesinde gerekli adımları tereddüt etmeden atacağımızı bildiririz. Kamuoyunu yanıltıcı veya adli süreci etkileyici kesin yargılardan kaçınarak, resmi makamların ve adli tıp raporlarının sonuçlarını beklemek şu aşamada en doğru yaklaşım olacaktır. Başımız sağ olsun." Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Pakistan Başbakanı Şerif Türkiye'de! Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Şerif görüşmesi başladı: Ticari anlaşmalar ve yatırımlar masada
Pakistan Başbakanı Şerif, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın davetlisi olarak Türkiye'ye geldi. Başkan Erdoğan ile Şerif, İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda ikili görüşme gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Pakistan Başbakanı Şerif İstanbul'da karşıladıklarını belirtti. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Şerif ile Başkan Erdoğan arasında yapılacak görüşmeye dair bilgiler verdi. Duran, "Görüşmelerde, Türkiye ile Pakistan arasında ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere, ilişkiler tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır. Ziyaret kapsamında ayrıca bir İş Forumu düzenlenmesi de öngörülmektedir" dedi. Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Adnan Beker, CHP'den istifa ettiğini duyurdu!
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 15:21 Ankara MilletvekiliAdnan Beker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: "Cumhuriyet Halk Partisi’nde kişisel hesapların ve hukuksuzluğun hakim olduğunu üzülerek izlemekteyim. Mevcut yapı içerisinde verilecek bir siyasi mücadelenin ülkemize ve milletimize yararı olmayacağı kanaatinde olduğum için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimdenistifaediyorum. Bağımsız Ankara milletvekili olarak ülkemin birliği, beraberliği ve huzuru için mücadele etmeye devam edeceğim." Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Deniz Göktaş'tan 'Kılıçdaroğlu' açıklaması… O anları anlattı: 'Görüşmek istemediğimi söyledim, lütfen CHP'yi salın dedim'
Tutuklanan komedyenDeniz Göktaş, mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına atananKemal Kılıçdaroğlu'na"CHP'yi salın"dediğini teyit etti. Göktaş, Kılıçdaroğlu ilegörüşmek istemediğinisöylerken,"Sulh Ceza'ya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. 'Geçmiş olsun' dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, 'yok' dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. 'Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın' dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti"açıklamasını yaptı. Gazeteci Fatih Altaylı, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama' ile 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçlamasıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın avukatı Metin Aslan ile konuşmasını aktardı. Altaylı, Aslan'a Deniz Göktaş'ın Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde"CHP'yi salın" deyip demediği tatışmalarını sordu. Aslan olayı hem kendisi anlatırken hem de Göktaş'ın açıklamasını iletti. Avukat Aslan, görüşmeye dair şunları söyledi: “Deniz gözaltına alındıktan sonra önceki akşam 8 kez tanımadığım bir numaradan arandım. Tanımadığım bir numara olduğu için de açmadım. Daha sonra aynı numaradan bir mesaj geldi. ‘Ben Sayın Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Atakan Sönmez’ diyen bir mesaj. Aradım. Kemal Bey benimle görüşmek istiyordu. Görüşecek bir şey olmadığını söyledim. Görüşmedim. Deniz Göktaş’ın ailesiyle görüşme talepleri vardı. Bunun için benimle değil, Deniz’in kendi ekibiyle görüşmelerinin daha doğru olacağını belirttim ve numaralarını verdim. Aramışlar. Kemal Kılıçdaroğlu Deniz’in ailesi ile görüşmek istemiş. Ailenin bu süreçte içine kapandığı ve kimse ile görüşmediği yanıtı verilmiş. Aile ile de görüşememişler. Sabah 08:30’da Çağlayan Adliyesi’ne gelmiş Kılıçdaroğlu ve ekibi. Deniz daha geç geldi. Deniz’le orada da görüşmek istediler ama mümkün değildi. Uzun süre beklediler. Birkaç kişi gazetecilerin ve halkın gelemediği bölümde bekliyorlardı. Dışarda protesto edilmiş Kılıçdaroğlu ile birlikte gelenler. Biz orada değildik. Deniz’i götürürlerken Kılıçdaroğlu ile kısa bir görüşmesi olmuş. Deniz’e sordum, Kemal Bey’e ‘CHP’yi bi salın’ dediğini söyledi. Ben de bunu gazetecilerle paylaştım. Daha sonra CHP sözcüleri böyle bir cümle olmadı dediler. Ben Deniz’in bana söylediğini doğru anladığımdan eminim ama bir kez daha Deniz’e soracağım.” Altaylı, Aslan'ın gece geç saatlerde Deniz Göktaş’ın konu hakkındaki açıklaması kendisine ilettiğini belirtti. Göktaş, Kılıçdaroğlu ile görüşmesine dair şunları söyledi: “Sabah, Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.” 'Ölü Deniz' adlı stand-up şovunun YouTube'da yayınlamasının ardından hedef gösterilen komedyen Deniz hakkında soruşturma başlatıldı. Göktaş, 2 Temmuz'da yurt dışı tatilinden döndü ve havaalanında gözaltına alındı. Ters kelepçeli fotoğrafı gündem olan ve tepki çeken Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi. İfade işlemlerinin tamamlanmasının ardından sulh ceza hâkimliğine sevk edilen Göktaş, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile "Cumhurbaşkanı'na hareket" iddiasıyla tutuklandı. Adliyeye Göktaş'a destek için giden çok sayıda kişinin yanı sıra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu da desteğe gitti. Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinin ardındangazetemiz yazarı Barış Pehlivan,Göktaş'ın avukatı Metin Aslan ile konuştuğunu aktardı. Aslan, Göktaş'ın tutuklama kararını öğrenince "Neşemizi çalamazlar" dediğini belirtti. Kılıçdaroğlu'nun Göktaş'ı ziyaretini de aktaran Aslan, "Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na 'CHP’yi salın' dedi" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Atakan Sönmez ise Pehlivan'ı alıntılayarak,"Görüşme esnasında böyle bir cümle kurulmamıştır. Genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Göktaş’la görüşerek destek verdi"açıklaması yaptı. Yandaş TGRT programcısı, gazeteci Gökhan Hacır da Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü söyleyerek şunları yazdı: "Az önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla konuştum. Komedyen Göktaş’la Çağlayan adliyesinde kısa bir görüşme fırsatı bulduğunu anlattı. Komedyen Göktaş’ın kendisine 'CHP’yi salın' şeklinde bir cümlesinin olup olmadığını sordum. Kılıçdaroğlu, ne doğrudan ne de dolaylı böyle bir cümlenin geçmediğini söyledi. CHP Genel Başkanı, komedyen Göktaş’ın tutuklanmasından duyduğu üzüntüyü de dile getirdi."

Türkiye ile AB arasında kesintisiz eticaret için yeni adım
Bakan Bolat,NSosyalhesabından yaptığı paylaşımda,ABile e-ticarete ilişkin değerlendirmede bulundu. Birlik ile sınır ötesi e-ticarette önemli bir adımı daha hayata geçirdiklerini vurgulayan Bolat, "Ticaret Bakanlığımızca devreye aldığımız 'Kolaylaştırılmış A.TR Düzenleme Uygulaması' ile ülkemizden AB'yee-ticaretyoluyla gönderilen ve 'A.TR Dolaşım Belgesi' kapsamında bulunan ürünlerimizin tercihli rejimden yararlanmaya devam etmesini sağladık." ifadesini kullandı. Sınır ötesi e-ticaretin kesintisiz sürdürülmesini hedeflediklerini vurgulayan Bolat, şunları kaydetti: "Bu düzenlemeyle e-ihracatçılarımızın AB pazarındaki rekabet gücünü koruyor,GümrükBirliği'nin ülkemize sağladığı kazanımları güçlendiriyor, sınır ötesi e-ticaretin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülmesini teminat altına alıyoruz. Türkiye'nin üretimini, ihracatını ve dijital ticaretteki yükselişini destekleyen her adımı kararlılıkla atmaya devam edecek, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ihracatçımızın, üreticimizin ve girişimcimizin yanında olmayı sürdüreceğiz."

2 kişinin hayatını kaybettiği apartman dairesindeki patlamanın görüntüsü ortaya çıktı! Olay anını anlattı: 'İnsanlar şoke oldu'
Güncelleme Tarihi:Temmuz 04, 2026 13:21 Çorlu'da dün saat 23.00 sıralarında Cemaliye Mahallesi Borsa Meydanı'nda bulunan 6 katlı Adalet Apartmanı'nın en üst katında, Suriye uyruklu ailenin yaşadığı dairede patlama oldu. Patlamayla birlikte dairede yangın çıktı. Patlamanın şiddetiyle aynı katta bitişik 3 dairede de hasar oluştu, pencerelerin bulunduğu ön cephe duvarı kısmen yıkıldı. Apartman ve bölgede oturan vatandaşlar, patlama sesiyle birlikte evlerini tahliye etti. İhbar üzerine adrese polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Dairedeki yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yapılan incelemede patlama sırasında dairede yalnız olan Muhammet el Hüseyin'in (33), patlamanın şiddetiyle 60 metre savrulup bahçeye düştüğü ve hayatını kaybettiği belirlendi. Patlama sırasında yan dairde bulunan Caner Meriç ile eşi Songül Meriç ve yoldan geçen Mehmet Zurnacı (66) yaralandı. Yaralılar, Çorlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Durumu ağır olan Caner Meriç, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Diğer yaralılarının durumlarının hafif olduğu öğrenildi.'DOĞAL GAZDAN KAYNAKLANDIĞI TAHMİN EDİLİYOR' Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, olay yerine gelerek çalışmaları takip etti. Gazetecilere açıklama yapan Erten, "Patlamanın doğal gazdan kaynaklandığı tahmin ediliyor, binada 89 vatandaş yaşıyor. İtfaiye, AFAD ve diğer ekiplerimiz olay yerine geldiler. Burada bina geçici olarak boşaltıldı. Buradaki vatandaşlarımızın barınma ihtiyaçları karşılanması yönünde çalışmalar yapıldı. Olayda hastaneye giden 3 yaralıdan 1'i eks oldu. Toplamda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 kişi, 2 kişi de yaralandı" dedi. Adalet Apartmanı'nda gece yaşanan patlamanın neden olduğu hasar gün ağarınca ortaya çıktı. Patlama nedeniyle binadan tahliye edilen vatandaşlar geceyi otel ve yakınlarının yanında geçirdikten sonra evlerini görmeye geldi. Patlamanın yaşandığı dairede oturan Suriyeli aile de bina önüne geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri de binada incelemede bulundu. Çorlu Belediyesi ekipleri de ayrıca binadaki çalışmalarını sürdürüyor. Polis, emniyet şeridi ile kapısının çevresini kapattığı binaya girişlere izin vermiyor. Mahallelilerden Nuri Küçükler, "Hani nasıl tarifi anlatılacak şekilde değil, çok büyük bir patlama oldu. İnsanlar şoke oldu. Biz patlamayı duyunca evden çıktık. Orada akrabalarımız vardı, orada insanlarımız vardı, yaşayan insanlarımız. Olay yerine geldik akrabalarımız, tanıdığımız insanlar yaşayan insanlarımız vardı. Geldiğimizde tabii ki panik halindeydik. Sevdiklerimiz, insanların hepsini gidip orada kontrol ettik, baktık sağlıkları iyi durumda mı, nedir diye merak ettik" dedi.PATLAMA GÜVENLİK KAMERASINDA Adalet Apartmanı'nda meydana gelen ve 2 kişinin öldüğü patlama, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

Su baskınlarına dikkat. İstanbul'da sağanak yağış başladı
Son Güncelleme: 04.07.2026 12:09 Sıcak hava dalgasının etkisinde olan Türkiye'de hava tersine dönüyor. Hafta sonu birçok ilde gök gürültülü sağanak etkili olacak. İstanbul Valiliği ve AKOM'un uyarılarının ardından kentte sabah saatlerinde kuvvetli sağanak etkili olmaya başladı. Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Bakırköy, Eyüpsultan, Sultangazi ve Kağıthane ilçelerinde aralıklarla sağanak etkili oldu. Anadolu Yakası'nda ise Ümraniye, Kadıköy, Beykoz ve Üsküdar başta olmak üzere bazı bölgelerde yer yer gök gürültülü yağış etkisini gösteriyor. Yağışa hazırlıklı olan vatandaşlar şemsiyeleriyle yolda ilerlerken, hazırlıksız yakalananlar ise otobüs duraklarında ve dükkan tenteleri altında beklemeyi tercih etti. Kuvvetli yağışın etkili olduğu bazı bölgelerde yollarda su birikintileri oluştu. Yağışların akşam 20.00'ye kadar devam edeceği bildirildi. Mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklar bugünden itibaren düşüşe geçecek. Geçen günler hissedilen sıcaklığın 40 dereceye ulaştığı İstanbul'da bugün gök gürültülü sağanak etkili olacak. Sıcaklıklar 27 dereceye kadar düşecek. İstanbul Valiliği de bugün beklenen gök gürültülü sağanağın yol açabileceği olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması uyarısında bulundu. Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün değerlendirmesine göre, İstanbul'da bugün gök gürültülü yağışın, sabah saatlerinden akşama kadar Avrupa Yakası'nın Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Arnavutköy ve Başakşehir ilçelerinde kuvvetli olmasının beklendiği bildirildi. Rüzgarın kuzeyli yönlerden orta kuvvette ve zaman zaman kuvvetli eseceği kaydedilen açıklamada, vatandaşların kuvvetli yağış ve rüzgarın oluşturabileceği sel, su baskını, yıldırım, küçük çaplı dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerektiği belirtildi. AKOM, hafta boyunca mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, hafta sonu ile birlikte yerini serin havaya bırakacağı açıkladı. Hafta boyunca 31-34 derece aralığında seyreden hava sıcaklıklarının bugün itibarıyla hissedilir derecede düşüş göstereceği ifade edildi. Balkanlar üzerinden gelen serin havanın bölgeye girişiyle birlikte, termometrelerin 27 derece civarına gerilemesinin öngörüldüğü kaydedildi. Bugün saat 08.00'de başlaması beklenen yağışlı hava sisteminin saat 20.00'ye kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor.Sıcak ve nemli hava ile kuzeyden gelen serin havanın karşılaşması sonucu oluşan kararsız hava şartlarının, yağışların şiddetini artırabileceği öngörülüyor. İstanbul'un farklı bölgelerinde yer yer 10-30 kg/m seviyesine ulaşabilecek kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri beklenirken, bu süreçte şimşek, yıldırım ve ufak çaplı yerel dolu hadiselerinin de meydana gelebileceği tahmin ediliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de, bugün sabah saatlerinden itibaren İstanbul ve Tekirdağ çevreleri ile Kırklareli'nin güneyinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel küçük çaplı dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu. Sarıyer Kaymakamlığından yapılan açıklamada, son meteorolojik değerlendirmelere göre 4-5 Temmuz'da dalga boyunun yüksek olmasının beklendiği belirtildi. Açıklamada, can güvenliğinin sağlanması amacıyla 2 gün boyunca ilçe sınırları içerisinde bulunan Kısırkaya Halk Plajı'nın deniz ve plaj girişlerinin kapatılmasına karar verildiği bildirildi. Arnavutköy Kaymakamlığından yapılan açıklamada ise ilçedeki sahillerde dalga yüksekliğinin artması nedeniyle 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında 4-5 Temmuz'da denize girmenin yasaklandığı duyuruldu. Beykoz Kaymakamlığı da Karadeniz'e kıyı olan sahil, plaj ve koylarda 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığını bildirmişti. Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanızdetaylı bilgi için tıklayınız.

Siber suçlara yönelik 14 ilde düzenlenen operasyonlarda 306 zanlı yakalandı
İstanbul'da gök gürültülü sağanak İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney için Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde veda töreni düzenleniyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşuyor İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre , EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince siber suçlara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Bursa, Kayseri, Adana, Sakarya, İstanbul, Malatya, Düzce, Batman, Kocaeli, Çorum, Mersin, Şanlıurfa, Siirt ve Kırıkkale olmak üzere 14 il merkezli düzenlenen operasyonlarda 306 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 18'i tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin çevrim içi ortamda müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, pos tefeciliği yaptıkları, mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, bu sitelerin reklamını yaptıkları, ayrıca sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden "yatırım dolandırıcılığı, internet modem ücreti ve ürün bedeli" temalarını kullanarak vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Katil İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ediyor
Lübnanresmi ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail'in güneydeki saldırı ve ihlallerine dikkat çekildi. İsrailordusunun insansız hava araçlarıyla (İHA) Sur kentine bağlı Mansuri beldesine saldırdığı belirtilen haberde, can kaybına ilişkin bilgi verilmedi. Haberde, Lübnan'ın güneyinde konuşlu İsrail güçlerinin de Nebatiye kentine bağlı Hadasa, Kuneyn ve Tayri beldelerine yönelik ağır otomatik silahlarla ateş açtığı kaydedildi. NNA'nın haberine göre, ABD'nin başkenti Washington'da Lübnan ile İsrail arasında sağlanan çerçeve anlaşmasından bu yana Nebatiye kırsalında kayıp olan bazı vatandaşlardan 3'ü dün ölü, biri ise ağır yaralı halde bulundu. Ağır yaralı vatandaşın Sur kentindeki bir hastaneye kaldırılarak bacağının ampute edildiği aktarılan haberde, söz konusu vatandaşların ne zaman saldırıya uğradıklarıyla ilgili bilgi verilmedi. İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ABDBaşkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı. İranve ABD,Pakistanaracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor. Öte yandan, Washington'da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran'da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

İzmir'de sulama kanalında akıntıya kapıldılar: Bir çocuk boğuldu, diğeri kurtarıldı
**İzmir'de Sulama Kanalı Faciası: Bir Çocuk Hayatını Kaybetti, Arkadaşı Kurtarıldı** İzmir'in Menemen ilçesinde meydana gelen trajik olayda, Yahşelli Mahallesi'ndeki bir sulama kanalında akıntıya kapılan bir çocuk hayatını kaybetti. Yaklaşık 50 metre ileride akıntıya kapılmış halde bulunan çocuğa ulaşmaya çalışan bir başka çocuk ise çevredekilerin yardımıyla kurtarıldı. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları sonucunda, kayıp olduğu bildirilen çocuğun cansız bedeni gece saatlerinde bulundu. Akşam saatlerinde yaşanan olayın ardından bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Akıntıya kapılan ve kurtarılan Bünyamin F. adlı çocuk, ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Menemen Devlet Hastanesi'ne, ardından da Bayraklı Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Jandarma ekipleri, kurtarılan Bünyamin F.'nin ailesine ulaşarak bilgi aldı. Bu sırada, mahallede yaşayan Suriye uyruklu bir aile, jandarmaya başvurarak çocukları Ahmed Sido'dan haber alamadıklarını bildirdi. Ahmed Sido'nun Bünyamin F. ile arkadaş olduğu ve olay sırasında onunla birlikte olduğu bilgisi üzerine ekiplerin arama çalışmaları yoğunlaştı. AFAD, jandarma, sağlık ekipleri ve Menemen Belediyesi Arama Kurtarma (MAKUR) ekipleri, sulama kanalı ve çevresinde saatlerce süren bir arama operasyonu başlattı. Gece saatlerinde, ekipler Ahmed Sido'nun cansız bedenini sulama kanalında buldu. Sido'nun cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Menemen Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayın tanıklarından mahalle sakini Erman Kara, kayınbiraderinin kendisini arayarak sulama kanalında bir çocuk gördüğünü söylemesi üzerine hızla olay yerine intikal ettiğini anlattı. Kara, "Yaklaşık 50 metre ileride bize doğru yüzüstü geliyordu. Suyun içine atladım. Akıntı çok güçlüydü, neredeyse beni de sürükleyecekti. Suyun üzerindeki borulara tutunarak kenara çekebildim. Yarım saate yakın kalp masajı yaptık. Bilinci yerine gelir gibi oldu, sonra ambulansa teslim ettik" şeklinde konuştu. Yaşanan bu acı olayla ilgili olarak detaylı bir soruşturma başlatıldı.

Kayseri merkezli 'modem dolandırıcılığı' operasyonunda 31 zanlı tutuklandı
Kayseri merkezli "modem dolandırıcılığı" soruşturmasında 31 kişi tutuklandı. Operasyonlarda, internet hizmeti veren sitelerin taklitlerini kullanarak vatandaşları mağdur eden şüphelilere yönelik teknik takip sonuç verdi. Ekipler, 12 paravan şirket aracılığıyla 17 bin 156 kişiden toplam 757 milyon liranın üzerinde işlem hacmiyle para toplandığını belirledi. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen çalışmada, Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, nitelikli dolandırıcılık faaliyeti yürüttüğünden şüphelendiği 53 kişi hakkında teknik takip başlattı. Bu takip sonucunda, şüphelilerin gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatlar üzerinden "internet modem dolandırıcılığı" gerçekleştirdiği saptandı. Dolandırıcıların, internet hizmeti sunan firmaların birebir aynılarını kurarak, bu hizmeti almak isteyen vatandaşları hedef aldığı anlaşıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına göre, şüphelilerin banka hesaplarındaki toplam işlem hacminin 757 milyon 564 bin 454 liraya ulaştığı tespit edildi. Operasyonlar kapsamında, Ankara'da 43, Kocaeli'de 6, İstanbul, Bursa, Antalya ve Mersin'de ise birer kişi olmak üzere toplam 53 şüpheli gözaltına alındı. Kayseri'de ise 204 vatandaşı yaklaşık 1 milyon 113 bin lira zarara uğrattığı belirlenen zanlılara karşı eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi ve el konuldu. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 31'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 16 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında diğer şüphelilerin de işlemleri devam ediyor.

ABD Başkanı Trump: (İran'a) Cenaze töreni nedeniyle bir hafta izin verdik
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik açıklamalarda bulundu. South Dakota eyaletinde, ülkenin bağımsızlığının 250. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen bir etkinlikte konuşan Trump, İran'ın ABD ile anlaşma zemini aradığı iddiasını yineledi. Trump, daha önce de dile getirdiği "İran'ı yerle bir ettik" şeklindeki söylemini tekrarlarken, Tahran yönetiminin anlaşma yapma konusunda büyük bir istek taşıdığını savundu. Konuşmasında, İran'a yönelik önemli bir müsaade tanındığını belirten Trump, "Cenaze töreni nedeniyle bir hafta izin verdik" şeklinde konuştu. Bu ifadeyle, İran'a yönelik alınabilecek olası aksiyonlar için bir süre tanıdıklarını ima ettiği yorumları yapıldı. Trump'ın bu açıklamaları, ABD ve İran arasındaki gerilimli ilişkilere dair yeni bir boyut getirdi.

Venezuela'dan Türk arama kurtarma ekiplerine kahramanlık nişanı
VenezuelaGeçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, Venezuela'da depremden en çok etkilenen La Guaira'da, yabancı arama kurtarma ekiplerinin bulunduğu La Guaira Limanı'nı ziyaret etti. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ile Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez'in de katıldığı ziyarette Rodriguez, arama kurtarma ekipleri liderlerine, "Venezuela Kahramanı" nişanı verdi. Rodriguez,Türk Silahlı Kuvvetleriİnsani Yardım Tugayı Komutanı Tuğgeneral Mehmet Bahtiyar ileAFADDenizliİl Müdür Yardımcısı Haluk Önay Erten'e de kahramanlık nişanı takdim etti. Türk arama kurtarma ekiplerinin enkazlarda hayati rol oynayan 6 köpeğine de Venezuela'nın Kahraman Köpeği nişanı verildi. Rodriguez'in Türkiye'ye yönelik teşekkür mesajı da Türkiye'nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu'na teslim edildi. Büyükelçi Karamanoğlu, Rodriguez'in yabancı arama kurtarma ekiplerine yönelik teşekkür töreni düzenlediğini belirterek, şöyle konuştu: "Venezuela Cumhurbaşkanı Vekili Sayın Delcy Rodriguez, bu törende kampta bulunan arama kurtarma ekiplerine, bizim ülkemizden gelen arama kurtarma ekibine, ekip liderlerine madalya taktı. Ayrıca Türkiye devletimiz için de Sayın Cumhurbaşkanımıza bir teşekkür mektubu ve teşekkür nişanı tebliğ etti. Bu nişanı Sayın Cumhurbaşkanımıza iletilmek üzere ekibimizle beraber göndereceğiz. Bu törende ayrıca güzel bir anı da oldu, burada ekiplerimizle beraber görev yapan köpeklerimize de madalya takıldı. Onların da burada yaptığı kıymetli çalışma ödüllendirilmiş oldu." Rodriguez'in teşekkür mesajına değinen Karamanoğlu, "Rodriguez, bana nişanı tebliğ ederken Sayın Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür ettiğini, Türk halkına teşekkür ettiğini, depremin ilk anından itibaren Türkiye'nin Venezuela'nın her zaman yanında olduğunu ve bundan dolayı da şükran duyduklarını söyledi. Umuyoruz ki Venezuela'nın başına bir daha böyle bir felaket gelmez ama bu süreçte Venezuela halkının yanında her zaman olduk" dedi. "Venezuela Kahramanı" nişanı, yıkıcı depremlerin vurduğu Venezuela'da görev yapan yabancı arama kurtarma ekiplerine verilmek üzere oluşturuldu.

Tcg Oruçreis, ABD'nin 250. kuruluş yılı töreni için New York Limanı'na demirledi
TCG Oruçreis, New York'ta 5 Temmuz'da düzenlenecek "International Naval Review ve Parade of Sail" etkinliklerine katılmak üzere ABD'ye geldi. ABD'nin 250. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında New York Limanı'na demir atan TCG Oruçreis, dünyanın farklı ülkelerinden gelen savaş gemileriyle birlikte Hudson Nehri’nde düzenlenecek deniz geçit törenine katılacak. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Gelir İdaresi Başkanlığı bazı vergi düzenlemelerinin uygulama esaslarını belirledi
GİB'in Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliği"ne göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilmesi ile yurt içinde bulunmakla birlikte işletme kayıtlarında yer almayan varlıkların kayıt altına alınmasına ilişkin bildirim, vergilendirme ve uygulama süreçleri belirlendi. Buna göre, yurt dışındaki varlıkların 31 Temmuz 2027'ye kadar Türkiye'deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkün olacak. Gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimler, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da gerçekleştirilebilecek. Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin bildirim sahibinden yüzde 5 oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15'inci günü akşamına kadarvergisorumlusu sıfatıyla beyan edecek. Söz konusu varlıkların, vadeli hesaplarda, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesiyatırımfonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde indirimli vergi uygulanacak. Ayrıca, Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yurt dışında yaşayan ve belirli şartları sağlayarak Türkiye'ye yerleşen gerçek kişilere tanınan, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlarının 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesine ilişkin düzenlemeden yararlanma şartları, başvuru süreci ve uygulama esasları da belirlendi. Yayımlanan diğer Tebliğler ile de yatırım, üretim, ihracat, uluslararası ticaret, yüksek katma değerli hizmetler ve kayıtlı ekonominin güçlendirilmesine yönelik uygulamaların çerçevesi de netleştirildi. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan nitelikli personele ilişkin ücret istisnasının usul ve esasları düzenlendi. Şartları sağlayan çalışanların ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmına veİstanbul Finans Merkeziile belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde çalışanlar için ise brüt asgari ücretin 5 katına kadar istisna uygulanmasına ilişkin işlemler belirlendi. Teknogirişim şirketlerinin çalışanlarına bedelsiz veya indirimli olarak sağladıkları pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasına yönelik uygulamalar ile istisna tutarının hesaplanması, pay senetlerinin elde tutulma süreleri payların belirlenen sürelerden önce elden çıkarılması halinde uygulanacak vergisel sonuçlar ayrıntılı şekilde açıklandı. Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile yeniteşvikve düzenlemelerin uygulamanmasına ilişkin kurallar da tespit edildi. Bu kapsamda tebliğde, transit ticaretten veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi indiriminin kapsamı ve şartlarına, nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi indiriminin usul ve esaslarına yer verildi. Sanayi sicil belgesine sahip üretici kurumlar ile zirai üretim yapanların kazançlarına kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5 uygulanmasına ilişkin işlemlere açıklık getirildi. Serbest bölgelerde üretim yapan mükelleflerin, imal ettikleri ürünlerin bölge içine ve diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançların da kurumlar vergisi istisnasından yararlanmasına ilişkin esaslar düzenlendi.

Tekirdağ'da doğalgaz faciası! 6 katlı apartmanda patlama; can kaybı ve yaralılar var
Hıdırağa Mahallesi Borsa Meydanı’nda bulunan 6 katlı bir apartmanın 6'ıncı katında patlama meydana geldi. Büyük bir gürültüyle meydana gelen patlamanın ardından dairede yangın çıktı. Patlamanın şiddetiyle dairenin içinde hasar oluştu, pencerenin bulunduğu ön cephe duvarı kısmen yıkıldı. Patlama sesiyle birlikte apartmanda ve bölgede oturan vatandaşlar panikler kendilerini dışarı attı. İhbarla adrese polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Dairedeki yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. DHA'da geçen bilgide, dairede kimliği belirsiz 1 kişinin öldüğü tespit edildi. Öte yandan AA'nın servis ettiği bilgide patlama esnasında hayatını kaybeden kişinin binanın 6'ncı katından düşerek olay yerinde yaşamını yitirdiği aktarıldı. Yerel kaynaklarda yaralılar olduğu bilgisi de yer aldı. Hayatını kaybeden kişinin cansız bedeni, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi için morga kaldırıldı. Patlamanın doğal gaz kaynaklı olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, ekiplerin incelemesi sürüyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcılığına yeni isim atandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda Bakan Yardımcılığı görevine yeni bir atama yapıldı. Cumhurbaşkanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararları doğrultusunda Ahmet Hamdi Atalay, bu önemli göreve getirildi. Atama, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ilgili maddeleri uyarınca gerçekleştirildi. Aynı kararla, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) Üyeliği'ne ise iki isim atandı. Bu görevlere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ile Ahmet Çağrı Çiçek getirildi. Yeni atamalarla birlikte bakanlık ve EPDK'daki görev dağılımında değişiklikler yaşandı.

Dünya'ya düşme tehlikesi bulunan Nasa teleskobu için kurtarma operasyonu
**NASA Teleskobu İçin Yörüngede Kurtarma Operasyonu Başladı** NASA'nın Swift Uzay Teleskobu'nu Dünya'ya düşmekten kurtarmak amacıyla kritik bir operasyon başlatıldı. Yörüngesi beklenenden hızlı alçalan teleskoba müdahale için özel olarak tasarlanmış bir uzay aracı görevlendirildi. Katalyst Space Technologies şirketine ait Link adlı bu araç, Marshall Adaları'ndan yörüngeye gönderildi. Yaklaşık bir ay içinde Swift'e ulaşması beklenen Link aracının temel görevi, teleskobun yörüngesini yeniden yükseltmek olacak. Swift Gözlemevi, 2004 yılında uzaya fırlatılmıştı. Ancak son dönemde meydana gelen Güneş fırtınaları nedeniyle yörüngesinde planlanandan daha hızlı bir alçalma eğilimi gösterdi. NASA, bu durumun önüne geçmek ve teleskobun ömrünü uzatmak için kolları sıvadı. Link uzay aracı, Swift'i yakalayarak onu daha yüksek bir yörüngeye taşıyacak. Bu operasyonun başarılı olmasıyla teleskobun Dünya'ya çarpma riski ortadan kaldırılacak. Kurtarma operasyonunun hazırlık sürecinde, Swift'in gözlem faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Bu önlem, teleskobun yörüngesinin mümkün olduğunca stabil tutulmasını sağlamayı amaçlıyor. Swift teleskobunun, yapılan müdahalenin ardından eylül ayına kadar yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. 1,4 ton ağırlığındaki teleskop, şu anda Dünya'nın yaklaşık 360 kilometre yukarısında bir yörüngede bulunuyor. Link aracının, kendi iticilerini kullanarak Swift'i 240 kilometre daha yukarı taşıması hedefleniyor. Bu süreç, uzaydaki hassas operasyonların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ümraniye'de alışveriş merkezinde silahlı saldırı: 2 yaralı
Ümraniye'de bir alışveriş merkezindeki kafeye silahlı saldırı düzenlendi. Olayda yaralanan 2 kişi ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olay, saat 18.00 sıralarında Necip Fazıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, alışveriş merkezinde bulunan bir kafeye henüz bilinmeyen nedenle silahlı saldırı düzenlendi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde olayda yaralandığı belirlenen 2 kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri ise kafede çalışmalarda bulundu. Polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olaya ilişkin inceleme sürüyor.

Galatasaray'ın hazırlık maçları belli oldu
Galatasaray'ın, yeni sezon hazırlık planı netleşmeye başladı. Kulüpten yapılan açıklamaya göre Sarı-Kırmızılı ekip, Avusturya kampında Serie A'ya yeni yükselen Monza ve Venezia, İstanbul'da ise İspanya'nın köklü takımlarından Villarreal ile karşılaşacak. Avusturya'nın Windischgarsten bölgesinde 23 Temmuz-29 Temmuz'da kamp yapacak Galatasaray, ilk hazırlık maçını Summer Series Upper Austria kapsamında Raiffeisen Arena'da Monza ile 24 Temmuz Cuma günü oynayacak. İkinci müsabaka ise 27 Temmuz Pazartesi günü Venezia ile Hofmann Personal Stadı'nda yapılacak. Kampın ardından İstanbul'a dönecek Galatasaray, hazırlık müsabakalarının üçüncüsünde 8 Ağustos Cumartesi günü RAMS Park'ta Villarreal ile karşılaşacak. Tüm müsabakalar, TSİ 21.00'de başlayacak. www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Grönland Başbakanı Nielsen, Trump'ın ülkesini ele geçirme fikrinden vazgeçtiğini söyledi
Fransa'nın güneyindeki Aix-en-Provence kentinde dün başlayan "Aix-en-Provence Ekonomi Forumu" devam ederken Grönland Başbakanı Nielsen ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, forum kapsamında düzenlenen "Bir dünya, birçok görüş: kim kendi görüşünü dayatıyor?" başlıklı oturumda konuştu. Nielsen, konuşmasına, Fransa'da havanın çok sıcak olduğunu söyleyerek başladı. Trump'ın Grönland'ı ele geçirme isteğinin hala geçerli olup olmadığına ilişkin Nielsen, "Stratejik bir bölgede olduğumuz için Grönland'da 2 yıldır çok ciddi baskılara maruz kalıyoruz. Bunlar, kabul edilemez baskılar." dedi. Nielsen, bu baskıların henüz sonunu göremediklerini ancak ABD ve Grönland arasında doğrudan diyalog kurarak önlemler almaya çalıştıklarını aktararak dünyanın değişim sürecinden geçtiğini gözlemlediğini dile getirdi. Bulundukları bölgede güvenliği sağlamak istediklerini vurgulayan Nielsen, demokrasinin yanı sıra uluslararası hukuka ve insan haklarına saygı gibi ilkelere sahip ülkelerle ortaklıklar geliştirmek istediklerinin altını çizdi. Nielsen, bu "kriz" kapsamında Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB) kendilerine destek sağladığını belirterek "Üç gün önce ABD'nin Grönland Özel Temsilcisi, bize Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme fikrinden vazgeçtiğini söyledi ancak baskı hala burada." ifadelerini kullandı. Grönland'ın daima AB'nin yanında olacağını söyleyen Nielsen, "Grönland, Fransa ile Nordik ülkeleri, Danimarka ve NATO'nun yanında olmak istiyor." dedi. Nielsen, Kanada'yla da yakınlaşmaları gerektiğine ve bu durumdan herkesin fayda sağlayacağına işaret ederek Grönland'ın Avrupa ülkelerinin madencilik faaliyetleri konusunda Çin'e daha az bağımlı olmasını sağlayabileceğini belirtti. Grönland Başbakanı Nielsen, "Grönland, kendi kaderini tayin etme hakkından asla vazgeçmeyecek, asla ilkelerimizden vazgeçmeyeceğiz ve satılık değiliz." değerlendirmesinde bulundu. Fransız Dışişleri Bakanı Barrot ise "Amerika'nın devasa ve emperyalist baskısı altında, Jens Frederik Nielsen ayağa kalkarak 'Hayır' dedi. Grönland halkı, Avrupa'yı, NATO'yu seçti. (Grönland) Satılık değil, alınabilecek bir şey değil." ifadelerini kullandı. Barrot, Nielsen'in bu konuda inanılmaz cesaretli davrandığını kaydetti. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Beykoz'da 2 gün boyunca denize girmek yasaklandı
Beykoz sınırları içinde Karadeniz'e kıyı olan sahil, plaj ve koylarda 2 gün boyunca denize girmek yasaklandı. Beykoz Kaymakamlığından yapılan açıklamada, "Beykoz sınırlarında, Karadeniz'e kıyısı bulunan sahiller, plajlar ve koylarda dalga boyu yüksekliği nedeniyle, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu gereğince, 4 ve 5 Temmuz 2026 günlerinde 2 gün süreyle denize girmek yasaklanmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Depremde 123 kişiye mezar olan Ebrar Sitesi davasında 2'si kamu görevlisi 3 kişiye hapis cezası
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, kentin simge yapılarından biri haline gelen Ebrar Sitesi'nde bulunan 18 blok depremin ilk saniyelerinde yıkılmış, toplam 1.480 kişi hayatını kaybetmişti. Her blokla ilgili davalar ayrı dosyalar halinde görülmeye devam ediyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, G Blok'un yıkılması sonucu 123 kişinin yaşamını yitirmesi ve 11 kişinin yaralanmasına ilişkin aralarında 6 kamu görevlisinin de bulunduğu 16 sanık hakkında dava açıldı. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan Atilla Öz cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da hazır bulundu. Tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ise Ebrar Sitesi'nin kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından yapıldığını, kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü. Savcının mütalaasına katılmadığını belirten Tepebaşı, "Ben ne burada ne de başka bir yerde müteahhitlik yaptım. Ben sadece öğretmenlik yaptım. Mütalaada, ben bir suç örgütü kurmuşum, lideri de ben olmuşum gibi savcı bey suçumu yükseltmiştir. Ben şirket kurmadım, ben bir suç işlemedim. Ayrıca bana müteahhit diyenlere de hakkımı helal etmiyorum." dedi. Mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme ayrıca, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan Hacı Mehmet Güner ile Fahri Yiğitoğlu'na "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 6 yıl 8'er ay hapis cezası verdi. Dosyada yargılanan 11 sanığın beraatine karar verilirken, firari sanıklar Ahmet Doğan ile Mustafa Timurbanga hakkındaki dosyanın ise yakalanmalarının beklenmesi nedeniyle ayrılmasına hükmedildi. www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

İktidarın kreşlerle derdi bitmiyor! Bakanlık izni zorunlu hale getirildi
Alican Uludağ'ın haberine göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Resmi Gazete'nin 27 Haziran 2026 tarihli sayısında yayımladığı yeni yönetmelikle, belediyeler dahil tüm kamu kurum ve kuruluşlarının açacağı kreş ve gündüz bakımevleri için bakanlıktan açılış onayı alma zorunluluğu getirildi. "Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik" ile büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinin işlettiği kreşler de ilk kez doğrudan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının izin ve denetim sistemine dahil edildi. Yayınlanan yönetmeliğe göre belediye kreşleri de dahil olmak üzere mevcut kuruluşların altı ay içinde Bakanlığa başvurarak açılış onayı almaları gerekiyor. Bu süre sonunda gerekli izni almayan kuruluşlar hakkında kapatma süreci işletilebilecek Belediye kreşlerinin denetimi de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yetki alanına alındı. Buna göre kreşler, valiliklere bağlı Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından yılda en az bir kez denetlenecek. Bakanlık gerekli gördüğü hallerde ayrıca doğrudan denetim yapabilecek. Eğitim programlarının uygulanması ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenecek. www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Zonguldak'ta bina yıkılınca gizli giriş ortaya çıktı, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma
Kent merkezinde Madenci Anıtı karşısında bulunan Vakıflar İş Hanı'nın yıkımı sırasında, uzun yıllardır kapalı durumda bulunan bir giriş ortaya çıktı.Girişin açığa çıkmasıyla, bölgede yer alan diğer havalandırma bacaları ve girişlerle bağlantılı yer altı yapısı olduğu görüldü. Sığınak olduğu belirlenen yapının ilk incelemede 2’nci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1943-1944 yıllarında, olası hava saldırıları ve savaş koşullarına karşı sivillerin korunması amacıyla dönemin Sivil Savunma Teşkilatı tarafından inşa edildiği düşünülüyor. Yapının bölgede yapılan binalar nedeniyle girişlerinin kapanması sonrası yıllar içinde görünmez hale geldiği öğrenildi. Teknik değerlendirmelere göre sığınak yaklaşık 60 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğinde yer altı koridor sisteminden oluşuyor.Yeni Cami yakınındaki giriş ile çarşı içerisindeki diğer baca ağzı arasında yaklaşık 50 metrelik bağlantı koridoru bulunduğu, giriş kesitlerinin ise yaklaşık 18 metrekare olduğu belirtildi. Yer altındaki ana galerilere bağlı odaların da bulunduğu ifade edildi. Yıkım çalışmaları sırasında ortaya çıkan yapının korunması amacıyla Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanları alanda inceleme yaptı. İncelemelerde İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun da yer aldı. Kurul tarafından yapının tarihsel, mimari ve kültürel özellikleri değerlendirilerek tescile uygun olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanacağı bildirildi. Sığınağın kültür varlığı olarak tescillenmesi halinde, ilgili mevzuat kapsamında alandaki uygulamaların yeniden değerlendirilmesi, devam eden inşaat sürecinin durdurulması ya da koruma esaslarına göre yeniden planlanması gündeme gelebilecek. Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz. Çerezleri reddetmek istiyorsanızdetaylı bilgi için tıklayınız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü: "Müttefikler arasındaki bağ güçlendirilmeli"
Son Dakika Haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya BaşbakanıGiorgia Meloniile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler,Türkiye-İtalya ikili ilişkileriyle bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Başkan Erdoğan görüşmede, Türkiye ile İtalya arasında savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliğini güçlendirmek için çalıştıklarını, ilişkilere ivme kazandıracak yeni adımlar atmanın da önemli olduğunu ifade etti. Başkan Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nde müttefikler arasındaki bağın kuvvetlendirilmesini beklediğimizi belirtti. Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Trabzonspor, kaleci Andre Onana'nın anlaşmasını bir yıl uzattı
Beşiktaş, yeni sezon hazırlıklarını Slovakya'nın Samorin kentinde gerçekleştirdiği antrenmanla sürdürüyor. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret AŞ'den Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda da (KAP) yer alan açıklamada, "Profesyonel futbolcu Andre Onana ile 1 yıllık anlaşma yapılmıştır. Yapılan anlaşmaya göre, oyuncuya 2026-2027 futbol sezonu için 3 milyon 500 bin avro garanti ücret ve 2 milyon avro imza ücreti ödenecektir." ifadeleri kullanıldı. Onana'nın geçici transferi konusunda Manchester United'a ise bedel ödenmeyeceği kaydedildi. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

haberi: Fenerbahçe, Nathan Ake transferini açıkladı!
Fenerbahçe, Manchester City forması giyen Hollandalı stoper Nathan Ake'yi kadrosuna kattı. Kulüpten yapılan açıklamada, 31 yaşındaki savunma oyuncusu ile sözleşme imzalandığı duyuruldu. Ake'nin izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Avusturya'da devam eden hazırlık kampına katılacağı bildirildi. Futbol kariyerine Hollanda'nın ADO Den Haag takımında başlayan Ake, daha sonra Feyenoord, Chelsea, Reading, Watford ve Bournemouth gibi kulüplerde forma giydi. Manchester City, 2020-2021 sezonu başında Ake'yi 45,3 milyon euro bonservis bedeliyle transfer etmişti. Geçtiğimiz sezon Manchester City formasıyla 32 maça çıkan ve toplam 1644 dakika sahada kalan Nathan Ake, stoper mevkisinin yanı sıra sol bek pozisyonunda da görev yapabiliyor. Oyuncunun güncel piyasa değerinin 12 milyon euro olduğu belirtiliyor. Hollanda Milli Takımı'nda 62 kez forma giyen ve 5 gol kaydeden Ake, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda da ülkesini temsil etme hakkına sahip. Fenerbahçe'nin yeni transferi, resmi açıklamayla duyuruldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan peş peşe müjdeler: Kadın ve genç çiftçi kredi limitini 5 milyon liraya çıkarıyoruz | 'Ana muhalefetten tarıma fayda yok'
© Copyright 2026 - Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş Kullanım Koşulları,Güvenlik Politikası,İletişimiçin bu linkleri kullanabilirsiniz. Login olduğunuz taktirde kullanım koşullarını vegizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz. Sıralamayı değiştirmek için kartları yukarı veyaaşağı sürükleyin. CumhurbaşkanıRecep Tayyip Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan,Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilenZiraat Bankası5. Tarım Ekosistemi Buluşması'ndaki konuşmasında, katılımcılarla beraber olmaktan, hasret gidermekten büyük memnuniyet duyduğunu, ülkenin dört bir yanındaki çiftçilere de selam ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti.Programa vesile olan, 1863'ten beri tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankası'nı tebrik ettiğini söyleyen Erdoğan, "Toprağın bitirdiği her ürünü, sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir." diye konuştu. Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü, milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır." ifadelerini kullandı. Aşık Veysel'in "Kara Toprak" şiirinin bir bölümünü okuyan Erdoğan, Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden olan şairin bu şiirinde hem toplumun kültürüne hem de toprakla kurduğu gönül bağına işaret ettiğini dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibretlerle dolu bir kıssayı paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: "Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur, 'Gel bu tarlayı bana ver. Tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim.' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir, 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz. Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur." Hasatlar yapıldıkça rekolte açısından çiftçimizin yüzü de gülmeye başladı. Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. Haziran ihraç rakamlarımız açıklandı.Hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyeceğiz. Tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesi ile tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz Geçen yıl sektöre verdiğimiz destek 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise 930 milyar lira. Birileri gibi şov yapmıyoruz sadece iş yapıyoruz. Çiftçi ile bütünleşmek kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda 'Her çiftçiye bedava traktör' sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık' demek değildir. Terör sorunun çözmek istiyoruz. Türkiye'yi şaha kaldırmanın gayreti içindeyiz. Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletimiz en büyük hasattı tarım ve hayvancılıkta yapacak. Dağlarımız daha bir şekillenecek nehirlerimiz daha bir coşkun akacak. Bu coşkuyu 81 ilimizin tamamı hissedecek. Artık dağlarda terör yok turizm var.CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN PEŞ PEŞE MÜJDELERİ SIRALADI Tarım sektörümüzü sevindirecek haberlerimize geliyorum; Tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz 20 yıla kadar vade ile öz kaynak aramadan çok daha güçlü finansman kaynağı sunacağız Atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. Küçükbaş hayvancılıkta 2 milyon büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. 15 milyon liraya kadar 8 yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz"

Diyarbakır'da 40 derece sıcaktan bunalanlar camilerde uyudu
Diyarbakır'da Termometreler 40 Dereceyi Gördü: Vatandaşlar Serinlemek İçin Caminin Yollarını Tuttu Türkiye genelinde etkili olan sıcak hava dalgası Diyarbakır'da yaşamı olumsuz etkiliyor. Öğle saatlerinde termometrelerin 40 dereceyi gösterdiği kentte, cadde ve sokaklar büyük ölçüde boşaldı. Aşırı sıcaklardan bunalan vatandaşlar, serinleyebilecekleri alternatif mekanlar arıyor. Bu kapsamda, klimalı camiler hem ibadet hem de serinleme ihtiyacını karşılamak üzere önemli bir sığınak haline geldi. Namaz kılmak için camilere gelenler, ibadetlerini yerine getirmenin yanı sıra camilerin serin ortamında dinlenmeyi tercih ediyor. Bazı vatandaşlar Kur'an-ı Kerim okuyarak vakit geçirirken, kimileri de cami halıları üzerinde uzanarak sıcaktan bir nebze olsun uzaklaşıyor. Ayrıca, cami avlularındaki gölgelik alanlarda oturanlar, burada sohbet ederek zaman geçiriyor. Fırında çalıştığını belirten 38 yaşındaki Sedat Katkan, sıcak hava koşullarında mola saatlerini camide geçirdiğini aktardı. 2005 yılından bu yana fırında çalıştığını söyleyen Katkan, "Sabah 05.00'ten akşam 20.00'a kadar çalışıyoruz. Sıcak veya soğuk fark etmeksizin yarım saatlik molalarımız oluyor. Sıcaklar nedeniyle camiye gelip serinliyoruz. Dışarısı çok sıcak olduğu için camiyi tercih ediyoruz. Burası serin ve huzurlu. Diyarbakır'ın yazı sıcak, kışı ise soğuk geçer. İnsanlar kahvehaneler yerine camiye geliyorlar. Hem masrafsız hem de serin bir seçenek, " ifadelerini kullandı. 18 yaşındaki Beytullah Çelebi ise namaz kılmak amacıyla camiye geldiğini belirtti. Çelebi, "Sıcaklar nedeniyle birçok yaşlımız buraya gelip dinleniyor. Bu durumu görmek şaşırtıcı. Mekan serin ve tüm klimalar çalışır durumda, " şeklinde konuştu.

NATO Zirvesi kapsamında Ankara Esenboğa Havalimanı'nda hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Karabük’te “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları” programında konuşuyor. DHMİ'den konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı. NATO Zirvesi nedeniyle yayımlanan NOTAM'a (havacılara bildiri) işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ankara Esenboğa Havalimanı'nda, 7 Temmuz Salı günü 10.00-18.00 ile 8 Temmuz Çarşamba günü 14.00-21.00 saatlerinde hava trafiğine geçici kısıtlama uygulanacak. Yabancı devlet başkanları ile beraberlerindeki resmi heyetleri taşıyan sivil ve askeri hava araçları, söz konusu uygulamadan muaf tutulacak. Muafiyet kapsamında, Esenboğa Havalimanı'nı kullanacak uçuşların, uçuş planlarının (Flight Plan) 18. alanına, 'STS/ATFMX' ibaresini işlemeleri zorunludur. Yolcularımızın uçuşlarına ilişkin güncel bilgi ve düzenlemeleri, ilgili hava yolu işletmelerinden takip etmeleri önem arz etmektedir." Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Dmm'den açıklama: Aselsan'ın ABD'li şirkete satılacağı iddiası asılsızdır
Güncelleme Tarihi:Temmuz 03, 2026 13:10 DMM'nin sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında ve basın yayın mecralarında yer alan 'ASELSAN’ınABDmenşeili bir şirkete satılacağına' dair iddialar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve milli gücünün en önemli sütunlarından biri olan ASELSAN gibi stratejik öneme sahip milli bir değerimizin yabancı bir şirkete satılması ya da devredilmesi söz konusu değildir. Vatandaşlarımızın, gerçeklerle bağdaşmayan art niyetli açıklama ve paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur" denildi.

İsrail'in Gazze'de 1000 gündür süren saldırılarında 265 gazeteci soykırımı belgelemenin bedelini canlarıyla ödedi
8 Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne saldırı başlatan İsrail ordusu, bugüne dek sivilleri, sivil altyapıyı, okulları, hastaneleri hedef almaktan geri durmadı. İsrail ordusunun Gazze'de bebek, çocuk, kadın, yaşlı ve hasta demeden yaptığı soykırımı dünyaya duyuran gazeteciler, açlık ve ölümün kol gezdiği bölgede işlediği katliamları gizlemek isteyen İsrail'in hedefi oldu. 70 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, 173 bin kişinin yaralandığı saldırılarda pek çok kişinin hayatı yerle bir oldu. Yüzbinlerce kişi evsiz kalırken, evsiz kalanlar defalarca zorla göç ettirildi. İki buçuk yıldır katliamlarını sürdüren İsrail ordusu, soykırıma tanıklık eden gazetecileri de pek çok kez doğrudan hedef aldı. Gazze'de görev yapan basın mensupları, İsrail ordusu tarafından hedef alınmalarına rağmen soykırıma tanıklık etmeyi sürdürdü. Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisi'nden soykırımın 1000. günü dolayısıyla yayımlanan açıklamada, Ekim 2023'ten bu yana süren saldırılarda basın sektöründe yaşanan kayıplara ilişkin bilgi verildi. Filistinli Gazeteciler Sendikası verilerine dayandırılan açıklamaya göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 27'si kadın 262 gazeteci hayatını kaybetti. 3 gazetecinin de aylardır kayıp olduğu için öldüğü düşünülerek ölen gazeteci sayısının 265 olduğu belirtildi. İsrail ordusunun saldırılarında 1000 günde yaklaşık 500 basın mensubu yaralandı. Gazze Şeridi'nde kayıtlı 1200 basın mensubundan yaklaşık 900'ü ya evini kaybetti ya da zorla göç ettirildi. Gazze Şeridi'nde gazetecilerin çoğu, haber takibini sahada can güvenliğinin olmadığı koşullarda yürütürken, bir bombanın, topçu atışının ya da keskin nişancının hedefi olma tehlikesi altında çalıştı, bazıları da bu uğurda can verdi. Filistinli Gazeteciler Sendikası Başkanı Tahsin el-Estal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde gazetecilerin çoğunun çadırlarda ya da bir kaldırım kenarında ya da sığınma merkezinde zor koşullarda haber aktarımını sürdürdüğünü belirtti. Yüzde 60-75 oranındaki gazetecilerin, ya evini kaybettiğini ya da zorla göç ettirildiğini söyleyen Estal, Gazze'de kayıtlı 1200 gazeteciden 700-900'ünün yerinden edildiğini belirtti. Gazetecilerin daha önce görülmemiş şekilde hedef alındığını vurgulayan Estal, İsrail'in haber aktaran sesleri susturmakla kalmayıp, bölgedeki basın faaliyetlerini kökten yok etmeye çalıştığını ifade etti. Estal, İsrail'in saldırılarında Gazze'deki basın ofisleri ile kurum ve kuruluşların yüzde 80'inden fazlasının tamamen ya da kısmen yıkıldığını ifade ederek, gazetecilik altyapısının neredeyse tamamen yok olduğunu kaydetti. Elektrik kesintisi, akaryakıt eksikliği nedeniyle jeneratörlerin çalışmaması, bina ve altyapıların yıkılması nedeniyle gazetecilerin ofislerde çalışamadığını aktaran Estal, buna alternatif olarak gazetecilerin, meydanlarda, açık alanlarda, hastanelerin çevrelerinde, sığınma merkezlerinde haber yazdıklarını söyledi. İsrail'in gerçekleştirdiği soykırımı belgelemenin bedelini canlarıyla ödeyen gazetecilerin trajik hikayeleri, bölgede basın özgürlüğünü hedef alan insan hakları ihlallerini gözler önüne serdi. İsrail ordusunun saldırıları binlerce can alırken, ölen 200'ü aşkın gazeteciden bazıları hastanelere düzenlenen saldırılarda can verdi, kimileri doğrudan hedef alındı. İsrail ordusunun 25 Ağustos 2025'te Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda burada görev yapan 5 gazeteci hayatını kaybetti. Saldırıda, Reuters Haber Ajansı foto muhabiri Hüsam el-Mısri, Katar merkezli Al Jazeera televizyonu kameramanı Muhammed Selame, Independent Arabia ve AP'nin de bulunduğu çeşitli medya kuruluşlarında gazetecilik yapan Meryem Ebu Dekka, ABD merkezli NBC News'te gazeteci Muaz Ebu Taha ve gazeteci Ahmed Ebu Aziz yaşamını yitirdi. Kadın gazeteci Meryem'in oğluna yazdığı vasiyet, sosyal medyada oğlunun elinde yaş pastayla çekilmiş fotoğrafıyla yayımlandı. Vasiyetinde "Benim için sakın ağlama, çalışkan ol, başarılı ol. Senin büyük bir iş adamı olmanı isterim." ifadelerini kullanan Meryem, şöyle devam etmişti: "Büyüyüp evlendiğinde bir kız çocuğun olursa ona benim adımı verirsin. Sen benim sevdiğimsin, kalbim ve dayanağımsın, ruhum ve oğlumsun. Seninle benim başım dik durur." İsrail ordusunun 10 Ağustos 2025'te Şifa Hastanesi yakınında gazetecilerin bulunduğu çadırı doğrudan hedef alması sonucu Katar merkezli Al Jazeera muhabirleri Enes eş-Şerif ile Muhammed Kureyka'nın da aralarında bulunduğu 6 gazeteci yaşamını yitirdi. Al Jazeera televizyonunun saha muhabiri Şerif, dünyanın tanıdığı az sayıdaki Filistinli gazeteciden biriydi. Şerif, Gazze'deki medya ablukasını kırarak açlık ve katliamları dünyaya duyurmuş, cesur haber dili sebebiyle İsrail ordusunun hedefi haline gelmiş ve aleyhinde kampanyalar yapılmıştı. Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail soykırımını dünyaya duyuran önemli seslerden biri olan Filistinli gazeteci Enes eş-Şerif'in ölümü uluslararası medyada geniş yankı buldu. Enes'in ölümünden sonra yayımlanan vasiyetinde yer alan "Acıyı her detayıyla yaşadım, acıyı ve kaybı defalarca tattım, buna rağmen gerçeği çarpıtmadan ve saptırmadan olduğu gibi aktarmaktan hiçbir zaman vazgeçmedim." ifadeleri çokça paylaşıldı. İsrail ordusunun Haziran 2025'te Gazze'deki El-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği hava saldırısında Filistin el-Yevm muhabiri Süleyman Haccac ve kameramanı İslam Bedah ile Şems News muhabiri Semir er-Rufai hayatını kaybetti. Aynı gün başka bir saldırıda yaralanan Ulusal Basın Ajansı muhabiri Yusuf en-Nehalla de yaşamını yitirdi. AA'nın Gazze'deki serbest kameramanı Said Ebu Nebhan, Ocak 2025'te Nusayrat Mülteci Kampı'ndaki görevi sırasında İsrail keskin nişancısının açtığı ateşle öldürüldü. Ebu Nebhan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde haber takibi sırasında İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Aralarında AA'nın da olduğu birçok basın kuruluşunda serbest kameramanlık yapan Hasan Hamad, Ekim 2024'te Gazze'nin kuzeyinde görevi başındayken İsrail bombardımanında öldürüldü. Filistinli gazetecinin kardeşi Muhammed Hamad, vücut bütünlüğü bozulan kardeşini üzerinde kalan basın yeleği ve saçlarından ancak tanıyabildi. Gazze'deki gazeteciler arasında sembol isimlerden biri olan Al Jazeera muhabiri Vail ed-Dahduh'un kendisi gibi gazeteci oğlu Al Jazeera muhabiri Hamza ed-Dahduh ve meslektaşı Mustafa Surayya da Ocak 2024'te Han Yunus’ta gazetecilere ait bir araca düzenlenen bombardımanda öldürüldü. Hamza ed-Dahduh, 25 Ekim 2023'te Gazze'nin kuzeyindeki saldırıda annesi, babası ve kardeşleri dahil ailesinden çok sayıda kişiyi kaybetmişti. Al Jazeera Gazze Bürosu Müdürü Dahduh, 15 Aralık 2023'te Han Yunus'ta düzenlenen saldırıda elinden ve karnından yaralandı, aynı saldırıda kameramanı Samir Ebu Dakka (47) ise ağır yaralandı ve kan kaybından öldü. Al Jazeera kameramanı 4 çocuk babası Ebu Dakka, İsrail güçlerinin ambulans ve kurtarma ekiplerinin kendisine ulaşmasını engellemesi sonucu uzun süre kan kaybetti ve yaşamını yitirdi. Ailesi Belçika'da ikamet eden Ebu Dakka, görevini yapmak ve soykırımı dünyaya duyurmak için Gazze'de kalmayı tercih etmişti. 2014'ten beri AA için çalışan foto muhabiri iki çocuk babası Muntasır es-Savvaf (35) ve bir çocuk babası kardeşi gazeteci Mervan, Aralık 2023'te Gazze'de İsrail saldırısında öldürüldü. Gazeteci kardeşlerin ölümünden birkaç hafta önce annesi, babası ve kardeşleri evlerine düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetmiş, Muntasır es-Sevvaf ise gözünden ve burnundan yaralanmasına rağmen görevine devam etmişti. Kasım 2023'te Gazze'de aracı doğrudan hedef alınarak öldürülen Bilal Cadallah (47) da "Basın Evi" adlı kuruluşun başkanıydı. Cadallah, Filistin'de gazetecilerin korunması için uluslararası işbirlikleri yürütüyordu. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Tus ve Sts Tıp Doktorluğu başvuruları 8-16 Temmuz'da alınacak
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-TUS 2. Dönem) ile 2026 Tıp Doktorluğu Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem) başvurularının 8-16 Temmuz'da alınacağını bildirdi. ÖSYM'den yapılan açıklamada, 2026-TUS 2. Dönem ile 2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem sınavlarının 23 Ağustos'ta uygulanacağı anımsatılarak, sınavlara başvuru tarihlerinin belirlendiği ifade edildi. Başvuruların 8 ile 16 Temmuz arasında yapılacağı aktarılan açıklamada, "Adaylar, başvurularını 8 Temmuz 2026 tarihinde saat 10.30'dan itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla yapabilecekleri gibi ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan da yapabilecektir." bilgisine yer verildi. Adaylar, sınav kılavuzlarına ÖSYM'nin internet adresinden ulaşabilecek. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

İki sevgilinin öldürülmesinde Kırşehir Belediye Başkanı'na da hapis cezası
Olay, 25 Mart'ta 2022'de Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde meydana geldi. Özel şirkette çalışan Hasan Aydoğan ve Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu'nda Yaşlı Bakım Bölümü öğrencisi sevgilisi Şeyma Demir, 40 BB 601 plakalı otomobildeyken, yanlarına Kırşehir Belediyesi'nde 8 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Şefik Ekici ve Sami Aydoğan geldi. Ellerindeki kelepçelerle kendilerini polis olarak tanıtan güvenlik görevlileri, Şeyma Demir ve Hasan Aydoğan'dan araçtan çıkmalarını istedi. Demir ve Aydoğan, araçtan indikten sonra duruma tepki gösterdi. Aydoğan ve Demir'in ellerini ters kelepçeleyip otomobillerine bindiren 2 kişi, daha sonra bölgeden 50 kilometre uzaklaşıp, Kortulu köyü yakınlarındaki Kızılırmak Nehri'ne geldi. Burada Aydoğan ve Demir'i öldüren şüpheliler, cesetlerini nehre attı. Otomobili de temizleyen şüpheliler, köyden uzaklaştı. Çocuklarına ulaşamayan aileler, durumu polise bildirdi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Bağbaşı Mahallesi Ağbayır mevkisinde ormanda terk edilmiş otomobil ihbarı aldı. İncelemede, otomobilin Hasan Aydoğan'a ait olduğu belirlendi. Polisin aramasında araçta Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir'e ait cep telefonları ve genç kıza ait kişisel eşyasının olduğu çanta bulundu. Çalışmalarını bölgede yoğunlaştıran ekipler, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. İncelemede beyaz bir otomobilin Aydoğan ve Demir'in bulunduğu alana gelip, kısa süre sonra uzaklaştığı belirlendi. Mobese görüntülerinde Hasan ve Şeyma'nın otomobilde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Şefik Ekici ve Sami Aydoğan, emniyetteki işlemlerinin ardından, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. İki şüphelinin sorgularında 'Cesetleri Kızılırmak Nehri'ne attık' itirafı sonrası polis, jandarma, sağlık, AFAD ve su altı arama kurtarma ekipleri, bölgede çalışma başlattı. Şeyma Demir'in olaydan 3 gün sonra kıyıya vurmuş halde cesedi bulundu. Demir'in ellerinin ters kelepçelendiği, ayaklarının iple bağlandığı ve ensesinden tabancayla vurularak öldürüldüğü belirlendi. Kayıp olan Hasan Aydoğan'ın cesedine ise 77 gün sonra ulaşıldı. Ceset, çoban Hızır İlyas Aydemir tarafından kente yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Kızılırmak Nehri'nde bulundu. Şefik Ekici ve Sami Aydoğan hakkında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde geçen yıl mart ayında görülen duruşmada sanıklar 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 37 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Hayatını kaybeden Hasan Aydoğan'ın ailesinin avukatı Mehmet Ali Alan, olayda Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Belediye Başkan Yardımcıları Nuri Araz, Tuncay Polat, Zabıta Müdür Vekili Mehmet Güneş, Park ve Bahçeler Müdür Vekili Ahmet Kahraman ve özel güvenlik birim sorumlusu Emre Dalkılıç'ın ihmali olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı'na şikayet dilekçesi verdi. Bakanlık tarafından müfettiş incelemesi sonrası hazırlanan raporda, Kırşehir Belediyesi'nin herhangi bir ihmali olmadığı belirtildi. Avukat Alan, itiraz edip kararı Danıştay'a taşıdı. Danıştay 1'inci Daire Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonrası soruşturma izni verilerek, dosya Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Kırşehir Adliyesi 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık avukatları katıldı. Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir'i öldüren Şefik Ekici ve Sami Aydoğan'ın belediye biriminden dışarıya kelepçe çıkarmalarına ve cop kullanmalarına neden oldukları gerekçesiyle Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Nuri Araz, Zabıta Müdür Vekili Mehmet Güneş, Özel Güvenlik Birimi Sorumlusu Emre Dalkılıç'a ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 3'er ay hapis cezası verildi. Hasan Aydoğan ve Şeyma Demir'in ailelerinin avukatı Mehmet Ali Alan, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Kırşehirliler biliyorlar ki hafızalarında yer etmişti. Sami Aydoğan ile Şefik Ekici iki tane yavrumuzu katledip Kızılırmak'a atmışlardı. Bu elim olayın meydana gelmesinde Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu görevini kötüye kullanmıştı. Selahattin Bey, güvenlik görevlilerinin dışarıya, yani görev yerinden dışarıya çıkarmamaları gereken copu ve kelepçeyi dışarı çıkarmalarını engellemediğinden, copu ve kelepçeyi kullanarak Şeyma Demir ile Hasan Aydoğan'ın yanına 'Biz polisiz' diyerek geldiler. Araçlarının içerisindeki bu yavruları kelepçe ile ellerini kollarını bağlayarak araçtan indirip katlettikleri sabit olduğundan, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi bu iki caniyi, yani Şefik Ekici ile Sami Aydoğan'ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. O davayı ben takip etmiştim. O dava sonunda Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu'nun görevi kötüye kullandığından bahisle kendisini Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet etmiştim. Çünkü kelepçenin ve copun dışarı çıkarılmaması kanun gereğiydi. Ayrıca Sami Aydoğan sabıkalı birisi olmasına rağmen onu güvenlik görevlisi olarak istihdam etmişti ve kilit bir noktada terminalde görevlendirmişti” diye konuştu. Mahkemenin belediye başkanını görevi kötüye kullanma suçundan mahkum ettiğini belirten Alan, kararın tüm bürokratlara ders olması gerektiğini kaydetti. Çocukların ahı kalmadı. Herkes görevini yaparken hakka ve hukuka riayet etmek zorundadır. O nedenle bu karar belediye başkanlarına ve bürokratlara ders olsun."

Otomotiv endüstrisi haziranda 3,8 milyar dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziran ayında sanayi grubu sektörlerinden otomotiv endüstrisi 3,8 milyar dolarlık ihracat yaptı. En fazla ihracat yapan sektörler arasında kimyevi maddeler ve mamulleri 3,3 milyar dolarla ikinci, çelik sektörü yaklaşık 1,8 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Haziran ayında oran olarak en fazla ihracat artışı sağlayan sektör yüzde 232,5 ile gemi, yat ve hizmetleri oldu. Türkiye ihracatının yüzde 82,3'ünü gerçekleştiren sanayi grubunun dış satımı haziran ayında yüzde 23 artışla 17,9 milyar dolar olarak hesaplandı. Geçen ay ihracatın yüzde 14,5'ini gerçekleştiren tarım grubunda yüzde 24,6 artışla yaklaşık 3,2 milyar dolarlık, ihracatın yüzde 3,2'sini oluşturan madencilik grubunda yüzde 41,2'lik yükselişle 692,6 milyon dolarlık dış satım yapıldı. Geçen ay en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke 1,8 milyar dolarla Almanya, 1,3 milyar dolarla ABD, 1,2 milyar dolarla Birleşik Krallık olarak sıralandı. Bu dönemde en çok ihracat yapan ilk 3 kent ise 8,6 milyar dolarla İstanbul, 2,5 milyar dolarla Kocaeli ve 1,7 milyar dolarla Bursa oldu. TİM verilerine göre, sektörel bazda 2025 ve 2026'nın haziran ayları ve son 12 aylık ihracat verileri, değişim oranları ve toplam içindeki payları şöyle (bin dolar): Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

NATO 3.0: Ankara Zirvesi yeni dönemin eşiği mi?
SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin açıklamaları kapsamında Ankara Zirvesi'nin önemini AA Analiz için kaleme aldı. Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi, ittifakın değişim sürecinin kritik bir adımını teşkil edecek. Günümüz güvenlik ortamında NATO hem askeri hem de siyasal açıdan çeşitli sınamalarla karşı karşıya kalıyor. Yakın dönemdeki savaşların karakteristiği, ittifakın askeri kabiliyetlerinin sorgulanmasına yol açarken, transatlantik ilişkilerde ortaya çıkan gerginlik ise müttefikler arasındaki siyasal dayanışmanın zedelenmesine neden oldu. Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile askeri yeteneklerin güçlendirilmesine gayret edilse de söz konusu çaba halen yeterli seviyede görülmüyor. Bunun yanı sıra Ocak 2025'te Donald Trump'ın ABD Başkanlığı görevini üstlenmesiyle, transatlantik ilişkilerde dozu her geçen gün artan bir ayrışma oluşmuş durumda. Dolayısıyla, Ankara Zirvesi söz konusu problemlerin üstesinden gelinmesi hususunda kritik bir işlev görecek. Geçtiğimiz yıllarda başlayan ve son bir senedir hız kazanan NATO'nun değişimi ve hatta dönüşümü tartışmaları Ankara Zirvesi'nin müstesna bir önem kazanmasına neden oldu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi için "Bence gerçekten çok önemli, hatta belki Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli." ifadelerini kullanırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise açıklığa kavuşturulması ve çözülmesi gereken meselelerin olduğuna dikkat çekerek bu zirvenin tarihin en önemli zirvesi olabileceğini ifade etti. Tüm bunların arkasında ittifakın değişen güvenlik ortamına karşı adaptasyon sürecinde yatan dinamikler yer alıyor. Geçtiğimiz yıl Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranla yüzde 5'e çıkarılması gibi önemli kararlar alındı. Ancak artık müttefiklerin yalnızca savunma bütçelerini yükseltmeleri yeterli görülmüyor, aynı zamanda direkt olarak muharip yeteneklerin güçlendirilmesi bekleniyor. Dolayısıyla, bu seneki zirvede NATO'nun daha yapısal dönüşümünü ilgilendirebilecek hususların yer alması beklenebilir. Bu durum en açık şekilde önce ABD'li üst düzey yetkililerin, sonrasında ise Rutte'nin NATO 3.0 vurgularında görülmüştür. NATO 3.0, ittifakın "gereksiz" görev ve operasyonlardan ziyade katı bir askeri güçle savunma ve caydırıcılığının sağlamlaştırılmasını niteliyor. ABD tarafı, buradaki zayıf halkayı Avrupa ve özellikle Batı Avrupa olarak görüyor. Dolayısıyla, NATO 3.0 bir yanıyla Avrupalı müttefiklerin ABD'ye ihtiyaç duymadan konvansiyonel savunma ve caydırıcılık kapasitesine ulaşmalarını temsil ediyor. Bu değişim yoluyla ABD, kıtadaki birliklerini çekebileceğini ve arka planda nükleer caydırıcılıkla desteklenen bir emniyet görevi yürütebileceğini düşünüyor. Ankara Zirvesi, bu düşünceler etrafında atılacak adımların kapsamının belirlenmesi ve yol haritasının çizilmesi bakımından kritik bir eşik potansiyeli taşıyacak. Geçtiğimiz yıllarda gerek Rusya-Ukrayna Savaşı gerekse de Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar Türkiye'nin NATO içindeki konumunu yükseltirken, Avrupa güvenliği içinde oynaması beklenen rolü de artırdı. Steadfast Dart-26 gibi tatbikatlara yüksek profilli katılım, NATO müttefikleri topraklarında başta mühimmat sektörü olmak üzere savunma üretim hatlarının açılması, birçok Avrupalı müttefikle derinleşen savunma sanayii işbirliği ve genel manada Türkiye’nin milli savunma yatırımlarındaki artış bu değişimi karakterize eden unsurlar arasında bulunuyor. Türkiye milli ölçekte gerçekleştirdiği askeri modernizasyon ile NATO hedefleriyle uyum içinde. Türkiye'nin savunma harcamaları halihazırda yüzde 2,33 civarında seyrederken Lahey'de 2035 yılı için verilen yüzde 5 savunma harcaması hedefine daha kısa sürede ulaşılması bekleniyor. Yine kritik bir gösterge olan ekipman harcamalarında da durum benzer şekilde bulunuyor. NATO, 2014'te savunma harcamaları kapsamında yüzde 20 ekipman alımı payı hedeflerken, Türkiye'nin savunma harcamaları içindeki ekipman harcaması payı 2014 ile 2025 arasında yüzde 25'in altına hiç düşmedi. NATO hedefleriyle paralel olarak Türkiye'nin atılım yaptığı diğer gösterge savunma sanayiindeki gelişim oldu. Birçok NATO müttefikinin Şubat 2022'den bu yana savunma üretimindeki eksikliklerini görmesiyle Türk savunma sanayiinin Avrupa ve Kuzey Amerika'ya ihracatı artarken firmalar arasında , stratejik düzeyde işbirliği anlaşmaları imzalandı. Genel Sekreter Rutte, Türkiye'nin savunma sanayii ekosisteminin büyüklüğünden bahsederken, bu devrimin tüm müttefiklerin güvenliği için pozitif bir unsur olduğunu vurguladı. [1] Bu anlamda, Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenecek olan İttifakın tarihindeki en büyük endüstri toplantısı olan NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu 2026 özel bir önem taşıyor. Forum kapsamında on milyarlarca dolar değerinde savunma sözleşmelerinin imzalanması bekleniyor. Tüm bu gelişmeler savunma sanayii unsurunun NATO nezdinde stratejik bir faktör haline geldiğini gösterir niteliktedir. Ancak yine de dönüşen NATO'nun Türkiye için yeni sınamalar ortaya çıkarma riski görmezden gelinemez. NATO 3.0 kapsamında ittifakın Avrupa sütununun güçlenmesi arzu edilmekle birlikte, bunun yöntemi konusunda farklılaşmalar bulunuyor. Avrupa Birliği (AB) mekanizmalarında Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) vetoları ve yasalara ekledikleri ek maddeler, Türkiye ile AB arasındaki savunma işbirliğinin gerçek potansiyeline ulaşmasını engelliyor. Ankara Zirvesi'nde müttefikler arasında siyasal dayanışmanın artırılması beklense de bahsedilen durumda bir pozisyon değişikliği ihtimali gerçekçi değil. Bu durumda, halihazırda birçok Avrupa ülkesiyle önemli savunma işbirlikleri bulunan Türkiye’nin bu ilişkileri daha da derinleştirmesi ve ABD ile arasındaki savunma tedarik problemlerini çözmesi beklenecektir. ABD Yönetiminin yakın zamanda F110 motorlarının satışını Kongre'ye bildirmesi bu yönde pozitif bir adım olmuştur. Sonuç olarak, Ankara Zirvesi, NATO'nun içinden geçtiği değişim sürecinin kritik bir adımını teşkil ederken aynı zamanda önümüzdeki sürece dair yol haritasının netleştirilmesi bakımından bir işlev taşıyacak. Bu kapsamda, askeri yeteneklerin güçlendirilmesine ve finansal kaynakların muharip kabiliyetlerdeki artışa yönelik kullanılmasına dair belirginleşen düşüncenin zirvede önemli bir yer kaplaması beklenecektir. Diğer taraftan ittifak için artık stratejik bir unsur haline gelen savunma sanayii faktörü kapsamında Türkiye, aktif ve şekillendirici bir oyuncu olarak konumlanacaktır. [1] https://www.nato.int/en/news-and-events/events/transcripts/2026/06/25/atlantic-council-front-page-conversation-with-nato-secretary-general-mark-rutte [Rıfat Öncel, SETA Vakfı'nda savunma araştırmacısı ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde doktora adayıdır.] Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Maslak'ta çağrı merkezine operasyon: İstanbul'dan Avrupa'yı dolandırmışlar
İstanbul'un Maslak semtinde bir iş merkezinde faaliyet gösteren ve Avrupa'daki vatandaşları hedef alan bir dolandırıcılık şebekesine yönelik operasyon düzenlendi. Şebekenin, yapay zeka destekli yazılımlar aracılığıyla kurbanlarını polis, savcı, asker veya banka görevlisi gibi tanıtarak para sızdırdığı belirlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, şebekenin özellikle Çekya vatandaşlarını hedef aldığını ve bu yolla büyük miktarda haksız kazanç elde ettiğini belirtti. Bakan Gürlek, Maslak'taki çağrı merkezinde 80 yabancı uyruklu kişinin çalıştığını kaydetti. Operasyonda, suçtan elde edilen gelirlerin banka hesapları ve kripto para borsaları üzerinden aklanmaya çalışıldığı da tespit edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Maslak'ta belirlenen iş merkezine ve ayrıca iki farklı adrese eş zamanlı baskınlar yapıldı. Baskınlarda, suç faaliyetlerinde kullanıldığı tespit edilen çok sayıda dijital materyale el konuldu. Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten savcılığı ve operasyonda görev alan emniyet personelini tebrik etti. Gürlek, "Suçla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliğimizi güçlendirerek, hukuk güvenliğini ve kamu düzenini koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz." sözleriyle, ülkenin kararlılığını vurguladı. Operasyonun, Avrupa'da yaşayan vatandaşların korunmasına yönelik önemli bir adım olduğu belirtildi.

Değerli metaller yılın ilk yarısında kayıplara oynadı
**Değerli Metaller Yılın İlk Yarısında Kayıpları Tatlı Tatlı Yaşadı** Bu yılın ilk altı ayında, küresel emtia piyasaları ABD ile İsrail arasındaki jeopolitik gerilimlerin tetiklediği sert dalgalanmalara sahne oldu. Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi değerli metaller bu türbülanslı süreçten nasibini alarak kayıplar yaşadı. Yılın başlarında rekor seviyelere ulaşan bu metallerin fiyatları, Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle tersine döndü. Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesi, enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşıdı. Bu durum, ABD Merkez Bankası (Fed) üzerindeki faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Güçlenen "şahin" politikalar beklentisi, değerli metaller üzerindeki satış baskısını artırdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ticaret politikalarına dair belirsizliklerin sürmesi, enflasyon endişelerini körükledi. Yükselen enflasyonist beklentiler, tahvil faizlerinde artışa neden oldu. Yatırımcıların riskten kaçınma eğilimi ve likiditeye yönelmesi, doların değer kazanmasına yol açtı. Bu faktörler, emtia fiyatları üzerinde genel bir baskı unsuru olarak öne çıktı. Özellikle sanayide kullanılan gümüş, platin ve paladyum, küresel ekonomik aktivitedeki potansiyel yavaşlamaya dair endişeler nedeniyle daha sert düşüşler yaşadı. Fed'in politika faizini sabit tutma kararına rağmen, faiz artırımı sinyali vermesi ve enflasyon ile faiz oranlarına ilişkin öngörülerini yukarı yönlü revize etmesi, değerli metallerdeki düşüşü derinleştirdi. Fed Başkanı Kevin Warsh'un fiyat istikrarı vurgusu, para politikası alanında belirsizlikleri azalttı ve bu durum, özellikle altının satış baskısı altında kalmasına neden oldu. Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz artırımı daha yapabileceği beklentileri piyasalarda fiyatlandı. Yılın başlarında Fed'in bağımsızlığına yönelik endişeler değerli metaller için destekleyici bir rol oynamıştı. Ancak Warsh'un açıklamalarıyla bu endişelerin azalması, altın ve diğer değerli metaller üzerindeki satış baskısını artırdı. Gümüş, sanayi metalleriyle olan yakın ilişkisi nedeniyle küresel büyüme endişelerine karşı daha hassas bir performans sergiledi ve altına kıyasla daha belirgin kayıplar yaşadı. Dünya Platin Yatırım Konseyi (WPIC) raporu, platin için yılın ilk çeyreğinde bir arz fazlası öngörüyor. Maden üretimindeki artış ve yatırım talebindeki düşüş bu fazlalığın temel nedenleri olarak gösterildi. Çin otomotiv sektöründeki dönüşüm, elektrikli araçların yaygınlaşması ve içten yanmalı motorlarda kullanılan paladyuma olan talebin azalması beklentileri, paladyum fiyatlarında gerilemeye yol açtı. Bu durum, paladyumun düşüş eğilimini destekledi. Altının onsu, bu yılın başında 4.313 dolardan başlayarak Ocak ayında 5.600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını %12,4'lük bir artışla 4.849 dolardan tamamlayan altın, Şubat ayında da yükselişini sürdürerek %8,5 değer kazancıyla 5.263 dolara ulaştı. Ancak Mart ayında Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle 4.099 dolara kadar geriledi ve ayı %11,32 düşüşle 4.667 dolardan tamamladı. Bu düşüş, 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisan ve Mayıs aylarında da düşüş eğilimi devam eden altın, Haziran ayını %11,7'lik bir kayıpla 4.007 dolardan tamamladı. Böylece altın, yılın ilk yarısında toplamda %7,1 değer kaybetti. Gümüş fiyatlarındaki dalgalanmalar da benzer nedenlerden etkilendi. Hem finansal bir varlık olması hem de güneş paneli üretimi gibi sanayi kollarındaki rolü, gümüş fiyatlarındaki oynaklığı artırdı. Yıla 71 dolardan başlayan gümüş, Ocak ayında 121,7 dolara çıkarak rekor kırdı ve ayı %17,2 artışla 83,3 dolardan tamamladı. Şubat ayında da yükselişini sürdürerek 93,8 dolara ulaştı. Ancak Mart ayında Orta Doğu'daki gelişmelerle sert bir düşüş yaşayarak 61 dolara kadar indi ve ayı %19,9 azalışla 75,1 dolardan kapattı. Nisan ayında %1,8'lik bir düşüşle 73,7 dolara gerileyen gümüş, Mayıs ayında %2,1 artışla 75,3 dolara toparlansa da Haziran ayında %22,1'lik bir kayıpla 58,7 dolara indi. Gümüş, yılın ilk yarısını %17,4'lük bir kayıpla tamamladı. Platinin onsu, yıl başında 2.054 dolardan başladığı serüveninde, küresel arz sıkıntıları nedeniyle Ocak ayında 2.923,3 dolara ulaşarak rekor kırdı. Ocak ayını %6,2 artışla 2.182,2 dolardan, Şubat ayını ise %8,5 artışla 2.366,5 dolardan tamamladı. Mart ayında jeopolitik riskler ve güçlenen doların etkisiyle %17,2'lik bir düşüşle 1.960,1 dolara geriledi. Nisan ayında %1,6 artışla 1.991,4 dolara çıkan platin, Mayıs ayında tekrar düşerek 1.922,6 dolara indi. Haziran ayını %19,2'lik bir kayıpla 1.553 dolardan tamamlayan platin, yılın ilk yarısında toplamda %24,4 değer kaybetti. Paladyumun onsu, yıla 1.603 dolardan başladı ve Ocak ayında %7 artışla 1.713,3 dolara, Şubat ayında ise %4,4 yükselişle 1.788,7 dolara ulaştı. Mart ayında %17'lik bir gerilemeyle 1.484,8 dolara düşen paladyum, Nisan ayında %3,3'lük bir artışla 1.533,9 dolara toparlandı. Mayıs ayında %11,4 kayıpla 1.359,6 dolara gerileyen paladyum, Haziran ayında %10,8 azalışla 1.212 dolara indi. Paladyum, yılın ilk yarısında yatırımcısına %24,2 kaybettirdi. Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yılbaşında gümüşün performansının geçen yıla göre daha düşük olmasının beklendiğini belirtti. Ergezen, geçmişteki faiz indirimlerinin ekonomik büyümeyi canlandıracağı beklentisiyle gümüş talebinde bir toparlanma öngörüldüğünü ancak savaşla birlikte enflasyonun yüksek seyretmesi ve faizlerin bir süre daha yüksek kalma ihtimalinin küresel büyümeye dair beklentileri aşağı çektiğini ifade etti. Faizlerin bir süre daha yüksek kalacağı bir ortamda, Ergezen, gümüş fiyatlarında yeni bir güçlü yükseliş trendi görmenin zor olduğunu vurguladı. Faiz indirimlerinin yeniden başlaması veya bu yönde beklentilerin oluşması halinde gümüşte yukarı yönlü hareketlerin görülebileceğini belirtti. Ergezen, kısa vadede 120 dolar seviyesinin görülmesinin pek olası olmadığını, yükselişlerin 80 dolar bandında son bulmasının daha muhtemel olduğunu sözlerine ekledi.

Eski NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in en gurur duyduğu karar, İsveç ve Finlandiya'nın İttifak üyeliği oldu
**Eski NATO Genel Sekreteri Stoltenberg: En Gurur Duyduğum Karar İsveç ve Finlandiya'nın İttifak Üyeliği** Eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yaklaşan NATO Ankara Zirvesi öncesinde yaptığı değerlendirmede, görev süresi boyunca en gurur duyduğu kararın Finlandiya ve İsveç'in Kuzey Atlantik İttifakı'na katılım süreci olduğunu belirtti. Stoltenberg, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı zirveden temel beklentisinin müttefikler arasında birlik ve dayanışma mesajı verilmesi olduğunu vurguladı. Stoltenberg, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek zirveye yönelik beklentisini, "Zirvenin, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki tüm müttefiklerin birlikte durduğunu, birbirimizi koruduğumuzu ve birlikte hareket ettiğimizde daha güvende olduğumuzu açıkça ortaya koymasıdır, " şeklinde özetledi. Ticaret, İran, iklim değişikliği gibi konularda farklı görüşlerin bulunmasına rağmen, ittifakın temel dayanışma ruhunun zirvede pekiştirilmesini umduğunu ifade etti. Ukrayna'ya yönelik desteğin sürdürülmesinin kritik önem taşıdığını belirten Stoltenberg, "Daha tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz ve bu ortamda birlik içinde, güçlü bir NATO'ya ihtiyacımız var, " değerlendirmesini yaptı. Bu birlik mesajının, potansiyel rakiplere karşı net bir şekilde iletilmesi gerektiğini savundu. NATO'nun temel amacının savaşmak değil, caydırıcılık yoluyla savaşı önlemek olduğunu hatırlattı. Güvenilir bir caydırıcılık sayesinde Moskova ya da başka herhangi bir başkentte yanlış hesaplamaların önüne geçileceğini öne süren Stoltenberg, "NATO müttefiklerinden birine yapılacak saldırının, tüm ittifakın karşılık vermesini tetikleyeceği mesajı inandırıcı olduğu sürece, NATO'ya yönelik askeri bir saldırı olmayacaktır. NATO, açık ara dünyanın en güçlü askeri ittifakıdır, " ifadelerini kullandı. Halihazırda NATO'nun karşı karşıya olduğu en önemli güvenlik sorunun Ukrayna'daki savaş olduğunu belirten Stoltenberg, bunun nedeninin savaşın coğrafi yakınlığı ve Rusya'yı içermesi olduğunu söyledi. Ancak tehditlerin sadece Avrupa ile sınırlı kalmadığına işaret ederek, Asya'da Güney Çin Denizi ve Tayvan çevresindeki gerilimler ile Orta Doğu'daki çatışmaların da dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Gelecekteki krizlerin yerini öngörmenin zorluğuna değinen Stoltenberg, "Öngörülemeyeni tahmin etmeye çalışmak yerine, öngörülemeyene hazırlıklı olmalıyız, " dedi. Bunun en iyi yolunun ise Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki güçlü ittifakı korumak olduğunu ve bu sayede her türlü tehdide yanıt verilebileceğini ekledi. Türkiye'nin NATO'ya katkılarına da özel bir parantez açan Stoltenberg, ülkenin stratejik konumu, DEAŞ'la mücadeledeki rolü, boğazlara sahip olması ve Karadeniz üzerinden Rusya'ya yakınlığı gibi faktörler nedeniyle uzun yıllardır kilit müttefiklerden biri olduğunu belirtti. Türkiye'nin ittifakın en büyük ordularından birine sahip olmasının da önemini artırdığını söyledi. Bu nedenle NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Stoltenberg, görevi boyunca en gurur duyduğu kararlardan birinin Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılım sürecini yönetmek olduğunu vurguladı. Bu ülkelerin yüzyıllardır sürdürdüğü tarafsızlık politikalarından vazgeçerek ittifaka katılma kararının kolay olmadığını, özellikle İsveç için tarafsızlığın ulusal kimliğin bir parçası olduğunu hatırlattı. Finlandiya'nın Rusya ile olan tarihsel bağları ve güvenlik düzenlemelerini de anımsatan Stoltenberg, "Bu iki ülkenin NATO'ya katılması hem İttifak hem de Finlandiya ve İsveç açısından çok büyük bir başarı oldu. Bu kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yürüttüğümüz görüşmeler ve vardığımız anlaşmalar sayesinde alabildik, " şeklinde konuştu. Bu sürecin, Türkiye'nin stratejik rolünü ve liderlik vasfını da ortaya koyduğunu ima etti.

Enflasyon rakamları açıklandı
**Haziran Enflasyonu Yüzde 32,03'e Yükseldi** Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda ortalamada yüzde 32,03'lük bir artış gösterdi. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aynı dönemde yüzde 27,26 oranında yükseldi. Aylık bazda incelendiğinde, haziran ayında TÜFE'de yüzde 0,99, Yİ-ÜFE'de ise yüzde 1,8 oranında artış tespit edildi. Bu veriler, enflasyonist baskıların devam ettiğini gösteriyor. TÜFE'nin haziran ayındaki durumu, yılın başından bu yana yaşanan gelişmeleri de ortaya koydu. Aralık 2025'e kıyasla TÜFE'de yüzde 17,76'lık bir birikimli artış yaşanırken, geçen yılın aynı ayına göre enflasyon yüzde 32,11 olarak kaydedildi. Bu rakamlar, yıllık enflasyon trendindeki yükselişi teyit ediyor. Yurt içi üretici fiyatları cephesinde de benzer bir tablo hakimdi. Yİ-ÜFE, Aralık 2025'ten haziran ayına kadar olan dönemde yüzde 16,09 oranında artış gösterdi. Geçen yılın haziran ayına göre ise Yİ-ÜFE'deki artış yüzde 28,09 olarak açıklandı. Üretici fiyatlarındaki bu yükseliş, ilerleyen dönemlerde tüketici fiyatlarına yansıma potansiyeli taşıyor. Haziran enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte, temmuz ayında geçerli olacak kira artış oranları da netleşti. Konut ve iş yerleri için uygulanacak yasal kira artış oranı, TÜFE'deki yıllık ortalama artışla aynı seviyede, yüzde 32,03 olarak belirlendi. Bu oran, kiracılar üzerindeki maliyet baskısının süreceğine işaret ediyor.

Taklit ve tağşiş listesi güncellendi… 29 yeni ürün daha açıklandı: Sucuk, pekmez ve kıyma listede
Taklit ve tağşişli gıda ürünleri listesi güncellendi. Tarım ve Orman Bakanlığı, web sitesinden yeni markaları ve ürünleri duyurdu. Listeye 29 yeni ürün eklendi. Bakanlığın duyuru platformu "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" adresinde, "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" ve "Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar" başlıkları altında denetim sonuçları yayımlanıyor. Bu listede, gıda güvenliğini tehlikeye atan veya ürün içeriğinde tağşiş yapan firma, marka ve ürünler kamuoyu ile paylaşılıyor. Son güncellemeyle birlikte listeye eklenen yeni ürün sayısı 29'a ulaştı. Bu ürünler arasında sucuk, pekmez, kıyma ve zeytinyağı gibi temel gıda maddeleri bulunuyor. Yeni eklenen ürünlerden biri, "ısıl işlem görmüş dana sucuk" adı altında satılan ve içeriğinde kanatlı eti ile sakatat tespit edilen bir ürün oldu. Ayrıca, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesindeki bir firmanın ürettiği kavurma ürününde de sakatat (kalp) ve tek tırnaklı eti bulunduğu saptandı. Bu tür denetimler, gıda sektöründe şeffaflığı artırmayı ve tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Liste, Bakanlığın belirlediği standartlara uymayan ürünleri ve üreticileri açıkça ortaya koyuyor.

İran Meclis Başkanı Kalibaf: ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz
Meclis Başkanı'nın resmiTelegramhesabına göre, Kalibaf, İran’ın eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet törenine katılmak için Tahran’a gelenÇinheyeti ile görüştü. Görüşmede Kalibaf,İranile Çin arasındaki stratejik işbirliğinin yükseltilmesi ve iki ülkenin daha yakın ilişkiler kurması gerektiğini belirtti. Çin’in, İran’ın zor zamanlarında yanında olduğunu İran’ındasavaşve ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak olan Çin gemilerine kolaylık sağladığını kaydeden Kalibaf, "ABD’nin tek yönlü politikaları karşısında İran ile Çin arasında siyasi ve ekonomik alanlarda yakın ilişki oldukça önemlidir." dedi. Hürmüz Boğazı’nın yönetimi konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Kalibaf, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'na herhangi bir müdahalesine izin vermeyeceğiz." dedi. Kalibaf son olarak, İsrail’in, İran ileABDarasında imzalanan mutabakat zaptını bozmak için faaliyet yürüttüğüne dikkati çekerek, İran’ın askeri gücünün caydırıcı bir nitelik taşıdığını söyledi.

Tüik verisi sonrası tüm kalemler güncellendi: İşte yeni bedelli askerlik ücreti, engelli maaşı ve kıdem tazminatı tavanı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerinin ardından memur ve memur emeklilerine yapılacak zam oranı yüzde 13,52 olarak kesinleşti. Memur maaş katsayısındaki artış, bedelli askerlik ücretinden 65 yaş aylığına, engelli maaşlarından kıdem tazminatı tavanına kadar birçok ödeme ve ücrette değişikliğe yol açtı. Böylece milyonlarca hak sahibini ve mükellefi ilgilendiren yeni ödeme tutarları da netleşmiş oldu. Memur maaş katsayısına bağlı olarak hesaplanan bedelli askerlik ücreti ile bazı idari yaptırım tutarları yeniden belirlendi.Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) resmi açıklamasının esas alınacağı yeni tarifeye göre bedelli askerlik ücreti, yapılan ön hesaplamalara göre 416 bin 361 TL 30 kuruştan 472 bin 653 TL 34 kuruşa yükseldi. Yoklama kaçağı ve bakaya durumundakilere uygulanan günlük idari yaptırım tutarı ise 4 bin 857 TL 55 kuruştan 5 bin 541 TL 29 kuruşa çıktı. Belirlenen yeni bedelli askerlik ücreti, 1 Temmuz 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Memur maaş zammı doğrultusunda engelli aylıkları da artırıldı. Buna göre, yüzde 40 ile yüzde 69 arasında engel oranına sahip kişilere ödenen aylık 5 bin 103 TL 34 kuruştan 5 bin 793 TL 31 kuruşa yükseldi. Yüzde 70 ve üzeri engelli aylığı ise 7 bin 655 TL 1 kuruştan 8 bin 689 TL 96 kuruşa çıkarıldı. 18 yaş altı engelli yakını aylığı da 5 bin 103 TL 34 kuruştan 5 bin 793 TL 31 kuruşa yükseldi. Sosyal güvencesi bulunmayan ve hane içinde kişi başına düşen aylık geliri net asgari ücretin üçte birinden az olan 65 yaş ve üzerindeki yurttaşlara ödenen yaşlılık aylığı da zamlandı. Buna göre, daha önce 6 bin 393 TL 2 kuruş olan 65 yaş aylığı, 7 bin 257 TL 35 kuruşa yükseldi. Memur maaş katsayısındaki artış, kıdem tazminatı tavanını da değiştirdi. Yeni düzenlemeyle birlikte daha önce 64 bin 948 TL 77 kuruş olan kıdem tazminatı tavanı, 73 bin 729 TL 84 kuruşa yükseldi. Böylece çalışanların işten ayrılmaları halinde alabilecekleri yıllık azami kıdem tazminatı tutarı da artmış oldu.

