
İsrailli aşırı sağcı bakanın, Sumud Filosu aktivistleriyle alay eden videosuna kınamalar
İsrail'in Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, Sumud Filosu aktivistlerini alay ettiği videoyu sosyal medyada paylaştı. Türkiye, İtalya, Fransa ve Kanada kınadı; Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Saar da eleştirdi.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Sumud Filosu aktivistleriyle alay ettiği video sosyal medyada paylaştıktan sonra Türkiye, İtalya, Fransa ve Kanada hükümetleri İsrail'i sert bir dille kınadı.
Ben-Gvir'in hesabından yayımlanan görüntüler, elleri arkadan bağlı halde diz çökmüş aktivistlere yönelik sahneler içeriyor. Videoda bakan İsrail bayrağını sallayarak İbranice "İsrail'e hoş geldiniz, biz buranın efendileriyiz" sözlerini söylüyor. Bu paylaşım, İsrail'in üst düzey yönetimini de harekete geçirdi.
Başbakan Binyamin Netanyahu, görüntülerin "İsrail değerleriyle" uyuşmadığını belirterek tepkisini dile getirdi. Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise videonun "utanç verici" olduğunu söyleyerek Ben-Gvir'in İsrail'in yüzü olmadığını vurguladı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "sözlü ve fiziki şiddet uygulamasının" kınandığı ifade edildi. Bakanlık, söz konusu bakanın "Gazze'de uyguladığı soykırımın baş aktörlerinden" olduğunu belirterek, Netanyahu hükümetinin "şiddet odaklı ve barbar zihniyetini" tüm dünyaya gösterdiğini savundu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni da eylemi kınarken İsrail'den özür talep etti.
Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye deniz ablukasını kırmak amacıyla Marmaris'ten harekete geçmişti. Filoda 39 ülkeden 426 kişi bulunuyordu. Grubun 54 tekneyle yapılan sefera katılanlar arasında Türkiye'den Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin yer alıyordu.
İsrail güçleri 19 Mayıs itibarıyla 54 teknenin 48'ine müdahale etti. Sumud Filosu grubunun X hesabından yapılan paylaşımlar, İsrail askerlerinin askeri gemiler ile filoyu püskürtmek için çok sayıda tekneye çıktığını gösterdi. İsrail güçlerinin o gün en az iki tekneye ateş açması, video görüntüleriyle teyit edildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı müdahaleler sırasında gerçek mermi kullanılmadığını ve yaralanan olmadığını savundu. Bakanlık, 18 Mayıs'taki açıklamasında "Gazze'ye deniz ablukasının bozulmasına izin verilmeyeceği" ifadesini kullanmıştı.
Cumhubaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mayıs'ta kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada filoya yönelik eylemi şiddetle kınadı. Erdoğan, "40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum" dedi. Türkiye'nin filodaki vatandaşlarının güvenli dönüşü için gerekli girişimlerde bulunduğunu belirten Erdoğan, "İsrail'in kural tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyorum" ifadesini kullandı.
Netanyahu de müdahaleyi iki açıdan değerlendirdi. Bakan, filoyu "Hamas'ı desteklemeyi amaçlayan şeytanca bir komplo" olarak tanımlarken, İsrail güçlerine de "görevinizi müthiş bir başarıyla icra ediyorsunuz" sözleriyle seslenildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise filonun organize edileceği yönünde atıflarda bulunarak "Bu kez iki şiddet yanlısı Türk örgütü — Mavi Marmara ve İHH, bu ikincisi terör örgütü olarak kabul ediliyor — provokasyona katılıyor" demişti.
Hak-İş, 19 Mayıs'ta basın açıklaması yaparak filodaki temsilcilerine yönelik "uluslararası sularda gerçekleştirilen hukuksuz saldırıyı" protesto etti. Konfederasyon, tüm aktivistlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Filoda yer alan aktivistlerden Şuayb Ordu, müdahale esnasında "ellerini kaldırıp herhangi bir direniş göstermeden barışçıl bir şekilde teslim" olduğunu, kendilerinin "dünyaya bunun tam tersini kanıtlamaya çalıştığını" ifade etti.
Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "İsrail'in müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını koşulsuz olarak serbest bırakması" talep edildi. Bakanlık, "uluslararası toplumu gecikmeksizin ortak ve kararlı bir tutum almaya" davet etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mekidaşı Johann Wadephul ile yaptığı ortak basın toplantısında müdahaleyi "uluslararası hukuku açıkça ihlal eden bu korsanlık eylemi" olarak niteledi.
Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye benzer sefer girişimleri daha önce de düzenlemişti. 2025'te yapılan bir seferde iklim eylemcisi Greta Thunberg gözaltına alınmış, İsrail'e götürüldükten sonra sınır dışı edilmişti. Nisan ayında düzenlenen son sefera ise İsrail ordusu Girit Adası açıklarında müdahale etti.
Türkiye'nin aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları 30 Nisan'da ortak açıklama yayımladı. Brezilya, Ürdün, Pakistan, İspanya, Malezya, Bangladeş, Kolombiya, Maldivler, Güney Afrika ve Libya'nın dışişleri bakanları da bu açıklamaya imza attı. Bakanlar, filoya yönelik saldırıların ve uluslararası sularda aktivistlerin gözaltına alınmasının "uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuk açık ihlali" olduğunu vurguladı. Açıklamada, filonun "barışçıl ve sivil bir insani yardım misyonu" olduğu belirtildi.
İsrail donanması tarafından gözaltına alınan aktivistlerin 59'u 1 Mayıs'ta İstanbul'a götürülerek serbest bırakıldı. Sumud sözcüğü Arapça'da sebat anlamına geliyor ve Filistin topraklarında İsrail işgaline karşı gündelik hayatta uygulanan şiddetsiz direnişi ifade ediyor.
2010'da yaşanan Mavi Marmara olayı, İsrail-Türkiye ilişkilerinin tarihçesinde kritik bir dönüm noktasıdır. Gazze'ye doğru giden gemiye İsrail güçlerinin saldırısı sonucu aralarında Türk eylemcilerin de bulunduğu 10 kişi ölmüş, 28 kişi yaralanmıştı. Olay bilateral ilişkileri ciddi şekilde etkilemiş, daha sonra iki ülke arasında anlaşma imzalanarak konu kapatılmıştı.
İlgili haberler

… Kemal Kılıçdaroğlu'ndan CHP'ye 2. arınma çağrısı! Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'na sert mesaj: CHP haramın sığınağı olamaz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Başbakanı İdris'i kabul etti

Bakan Gürlek duyurdu: 7 ilde 'paymıx-4' operasyonu! Organize suç ağına dev darbe

