Fransa'da aşırı sıcaklıklar 5 günde 40 ölüme neden oldu
gündem

Fransa'da aşırı sıcaklıklar 5 günde 40 ölüme neden oldu

13:02

Fransa'da aşırı sıcaklıklar nedeniyle son 5 günde 40 kişi boğuldu. Türkiye ise iklim değişikliğiyle mücadelede eğitim, finans ve uluslararası işbirliği alanlarında adım atıyor.

Fransa'da aşırı sıcaklıklar nedeniyle 18 Haziran'dan bu yana 40 kişi boğularak hayatını kaybetti. Başbakan Sebastien Lecornu, serinlemek için suya giren vatandaşlara karşı uyarıda bulundu ve ülke genelinde alarm durumunun ciddilaştığını duyurdu.

Lecornu, ilgili bakanlarla yaptığı toplantının ardından basına açıklamada bulunarak rekor seviyeye ulaşan sıcaklıklarla ilgili detayları paylaştı. Özellikle suya giren kişilerin boğulma olaylarındaki artışın endişe verici olduğunu vurguladı.

Yaklaşık on gündür yüksek sıcaklıklar Fransa'yı etkiliyor. Ülke genelinde 54 vilayete alarm seviyesi kırmızı ilan edildi. Birçok kentte sıcaklık değerleri 40 dereceyi aştı.

Hava sıcaklıklarının yükselişi eğitim faaliyetlerini de sekteye uğrattı. Yüzlerce okulda ders ve etkinliklere ara verildi. Öğrencilerin sağlığını tehlikeye atmamak amacıyla bu kararlar alındı.

Türkiye'de ise iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kapsamlı bir eylem planı hayata geçirildi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan "İklim Değişikliği Eylem Planı 2026-2030" yayımlandı. Plan, eğitim sisteminin tüm bileşenlerini kapsayan bir yol haritası sunuyor ve önceki dönem (2022-2025) çalışmalarının devamı niteliğinde hazırlandı.

Eylem planı on konu başlığı, on amaç, 33 hedef ve 69 faaliyetten oluşuyor. Bakanlık merkez ve taşra birimlerinden, ilgili kurumlardan uzman personel ile üniversite akademisyenleri planın hazırlanmasında yer aldı. Plana "Afet ve Acil Durum", "Okul Yapıları ve Fiziki Altyapı", "İyi Uygulama Örneklerinin Paylaşımı" ve "Uluslararası İş Birlikleri" gibi konular dahil edildi.

Öğretim programlarının iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm temaları doğrultusunda geliştirilmesi öngörülüyor. Öğretmenlere bu alanlardaki bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik eğitim ve mesleki gelişim faaliyetleri sağlanacak. Enerji, su ve atık yönetimi ile ilgili yeşil okul uygulamalarının geliştirilmesi ve başarılı örneklerin paylaşılması da öncelikli çalışma alanları arasında yer almıştır.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eylem planının takdim yazısında çevre bilincinin erken çocukluk döneminden itibaren bir yaşam kültürü haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti. Okullarında hayata geçirilen sıfır atık yönetimi, geri dönüşüm uygulamaları, yağmur suyu hasadı, kompost sistemleri ve agroekolojik faaliyetlerin teorik bilgiyi pratik bir yaşam ahlakına dönüştürmeyi amaçladığını ifade etti.

Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, üniversite öğrenci toplulukları için "Çevre ve İklim" Özel Çağrı Dönemini başlattı. Program, COP31 Türkiye süreci ile bağlantılı olarak uygulanacak. Öğrenci toplulukları çevre bilinci, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir yaşam ve çevresel farkındalığa yönelik projeler geliştirebilecek.

Destekler yerel ve ulusal olmak üzere iki kategoriye ayrıldı. Yerel projeler için azami destek 75.000 TL, ulusal projeler için 125.000 TL olarak belirlendi. Destekler nakdi değil, ayni olarak sağlanacak. Başvurular 22 Haziran 2026'da başlayıp 18 Eylül 2026'da sona erecek. Sonuçlar 5 Ekim 2026'de saat 17.00'den sonra açıklanacaktır.

Uluslararası düzlemde iklim değişikliğiyle mücadelenin gündemi değişiyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, 20-28 Haziran'da düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında açıklamalarında iklim değişikliğinin liderler açısında geri plana itildiğini vurguladı. Birol, jeopolitik gelişmelerin, savaşların ve savunma sanayisinin daha fazla dikkat çektiğini söyledi.

Birol, aşırı hava olayları, orman yangınları, kuraklık ve sel felaketlerinin sayısı ve şiddetinin artmasına rağmen hükümetlerin iklim konusundaki önceliğinin düştüğünü belirtti. Bu durumun tehlikeli olduğunu vurgulayan Birol, küresel ısınmaya karşı alınacak tedbirlerin zayıflayabileceği konusunda uyarı yaptı.

Birol, Türkiye'nin kasımda Antalya'da ev sahipliğinde yapacağı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye'nin iklim değişikliğini uluslararası gündemde üst sıralara taşıyabileceğini belirten Birol, bu görevin stratejik nitelikte olduğunu vurguladı.

Türkiye tarafından açıklanan 2035'e kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikten karşılanması hedefine dair Birol, bunun ulaşılabilir ve yıllarca Antalya'yla anılacak bir hedef olduğunu değerlendirdi. Dünyada elektrifikasyonun hızla ilerlediğini ve bunun yapay zeka, veri merkezleri ve soğutma cihazı satışlarındaki büyümeden kaynaklandığını anlattı. Birol, gelişmekte olan ülkelerin bu hedefi gerçekleştirmede destek alması gerektiğini belirtti.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın enerji piyasasına etkileri de Birol'un değerlendirmelerine konu oldu. Birol, bu dönemi "tarihin en büyük enerji krizi" olarak tanımlarken, ekonomik faturanın ülkelere göre değişeceğini söyledi. Irak ve Bahreyn gibi finansal kaynakları sınırlı ülkelerin en fazla zarar göreceğini belirten Birol, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin ise finansal ve teknolojik olanakları sayesinde toparlanabileceğini ifade etti.

Bangladeş, Pakistan, Filipinler ve Vietnam gibi Asya gelişmekte olan ülkelerinin savaş sürecinde ciddi ekonomik darbe aldığını vurgulayan Birol, Afrika ülkelerinin de yüksek petrol ve gaz fiyatlarının yanı sıra gübre fiyatlarında yaşanan artışdan etkileneceğini söyledi. Dünya genelinde ekonomik büyümeye bakıldığında savaşın etkisinin sınırlı görüldüğünü belirten Birol, ABD ve Çin gibi büyük ekonomilerin fazla etkilenmediğini açıkladı.

Birol, petrol piyasalarının gelecek seyrinin ABD-İran müzakerelerinin sonucuna bağlı olduğunu söyledi. 2027'nin başlarında Orta Doğu'dan petrol akışının artmasına rağmen talep düşüşü beklediğini ve bu durum karşısında petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı oluşacağını belirtti. Bunun yanında ABD, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerdeki üretim artışının da fiyatları etkileyeceğini ifade etti.

Türkiye'nin iklim diplomasisi alanında da adımlar atıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'da gerçekleştireceği temaslar için 23 Haziran akşamı İngiltere'ye gidecek. Şimşek, "London Climate Action Week" etkinliğinde yer alacak ve küresel yatırımcılarla görüşmelerde bulunacak.

Bakan Şimşek, Net Zero Delivery Summit ile Climate Resilience Finance Summit programlarının açılış oturumlarında konuşacak. BNP Paribas Türkiye Konferansı'nda ise uluslararası fon yöneticileri ve yatırımcılarla Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri ve reform gündemini değerlendirecek. Şimşek'in Londra ziyareti, COP31 öncesinde iklim finansmanı gündeminin ve uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi bakımından önem taşıyor. Bakan, perşembe günü ülkeye döneceği öngörülüyor.

Etiketler
Paylaş

İlgili haberler

Fransa'da aşırı sıcaklıklar 5 günde 40 ölüme neden oldu — Haber — Tomruk Haber