
Türkiye'den AB'ye iltica başvurularında %40 düşüşün sebebi ne?
Türkiye'den AB'ye iltica başvurularında %40 düşüşün sebebi ne?
Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın. Avrupa Birliği'nin (AB) Göç ve İltica Paktı tüm üyelerde yürürlüğe girerken son veriler Türkiye'den yapılan sığınma başvurularında yüzde 40 oranında düşüş olduğuna işaret ediyor. Yapılan değerlendirmeler bu düşüşte, uygulanan sıkı kurallar ve Türkiye'den yapılan başvuruların %87'sine olumsuz yanıt verilmesinin etkili olduğu yönünde. AB İltica Ajansı (EUAA) tarafından açıklanan ve üye ülkelerle İsviçre, İzlanda, Liechtenstein ve Norveç'i de kapsayan son rapor, iltica başvurularının 2021'den bu yana en düşük seviyede olduğunu gösteriyor. AB ülkelerine geçen yıl 822 bin iltica başvurusu yapıldı. Bu sayı, 2024'te bir milyonun üzerindeydi. Başvurulardaki düşüş eğilimi Türkiye açısından da geçerli. AB verilerine göre 2025'te Türkiye'den yapılan iltica başvurularının sayısı 33 bin 202 seviyesine geriledi. 2024'te bu sayı 55 bin 678 olarak tespit edilmişti. Düşüşe rağmen Türk vatandaşları tarafından AB ülkelerine yapılan başvurular toplam başvuruların %4'ünü oluşturuyor. EUAA raporuna göre geçen yıl vatandaşlarının AB ülkelerine en fazla iltica başvurusu yaptığı ilk beş ülke Afganistan (%14), Venezuela (%11), Suriye (%5), Bangladeş (%4) ve Türkiye (%4) olarak sıralandı. EUAA'nın "İltica Raporu 2026" belgesi bağlantılı verilere göre Türkiye'den 2025'te Yunanistan'a yapılan iltica başvurularında %62 düşüş yaşanırken bu oran Almanya için %53, Fransa için ise %16 oldu. EUAA değerlendirmelerine göre Türkiye'nin iç koşullarında belirgin bir değişiklik olmamasına karşın iltica başvurularında düşüş olması iki ana unsura bağlanıyor. Bunlardan ilki özellikle Batı Balkanlar Rotası boyunca daha sıkı sınır kontrolleri. İkincisi ise potansiyel başvuru sahiplerini caydırabilecek daha düşük kabul oranları. Türkiye'den yapılan başvuruların kabul oranlarında belirgin bir düşüş var. Türkiye için 2024'te kabul oranı %17'ydi. Bu oran geçen yıl %13'e geriledi. 2019'da bu oran yüzde %54 düzeyindeydi. EUAA'nın tespitlerine göre iltica başvurularını tekrarlayanların oranı 2023'te tüm Türk başvurularının yaklaşık %5'ine denk düşerken 2025 yılında %20'nin üzerine çıktı. EUAA'nın yorumuna göre bu durum, Türk başvuru sahiplerinin giderek artan bir kısmının menşe ülkelerinden yeni gelenler değil, halihazırda rapora konu olan bölgede bulunan kişiler olduğunu gösteriyor. AB'nin son dönemde attığı adımlarla ve yapılan kural değişiklikleriyle Türk vatandaşlarına ilişkin karar bekleyen iltica dosyalarının sayısı da 66 binden 23 bine düştü. Türkiye'den yapılan başvuruların ret oranının yüksek olmasında AB tarafından oluşturulan güvenli üçüncü ülke uygulamasının da etkisi var. Türkiye de AB tarafından güvenli üçüncü ülke olarak görülüyor. Bunun nedeni ise AB'ye aday olan ülkelerin otomatik olarak güvenli ülke olarak kabul ediliyor olması. Bu listede yer almak, bu ülkelerden AB ülkelerine yapılan sığınma başvurularının daha hızlı karara bağlanması sonucunu doğuruyor. Kaynak,Nicolas Economou/NurPhoto/Getty Images Başvurulara verilen yanıtların çok büyük bölümü de olumsuz oluyor. AB adayı bir ülkenin güvenli olarak değerlendirilmemesi ancak üç koşulda mümkün. Ülkede uluslararası veya iç silahlı çatışma durumu olması, temel hak ve özgürlükleri etkileyen kısıtlayıcı önlemlerin alınmış olması ya da AB ülkelerinin, aday ülkeden gelen başvuru sahiplerine ilişkin olumlu kararlarının oranının %20'den fazla olması. AB'nin Şubat 2026'da güncellediği listede Bangladeş, Fas, Hindistan, Kolombiya, Kosova, Mısır ve Tunus da yer alıyor. AB'nin Mayıs 2024'te kabul ettiği Göç ve iltica Paktı, 12 Haziran'dan itibaren tüm üye devletlerde yürürlüğe girdi. Yeni paktla dış sınırların daha sıkı korunması, iltica kurallarının sıkılaştırılması, üye ülkeler arasında dayanışma ve sorumluluk paylaşımı dengesi oluşturulması hedefleniyor. Kural dışı girişleri zorunlu kayıt altına alacak olan AB, korunmaya ihtiyacı olmadığını, yanlış beyanda bulunduğunu ya da güvenlik tehdidi oluşturduğunu tespit ettiği kişiler için hızlandırılmış işlemler uygulayacak. Bu kişiler hızlı şekilde geri gönderilecek. Unsurları arasında iltica başvurularını sonuçlandırma süresinin düşürülmesinin de bulunduğu paktın en fazla eleştirilen yönlerinden biri de AB sınırları dışında oluşturulacak geri dönüş merkezleri. Geri dönüş merkezlerinin önü, yeni sistemde göçmenlerin menşe ülkesine ya da doğrudan bağlantılı ülkeye gönderilmesi şartının kalkmasıyla açıldı. Bazı AB ülkelerinin geri dönüş merkezleri konusunda işbirliği yapacak üçüncü ülke arayışları sürüyor. Üye ülkelerin tamamında kabul koşullarına ilişkin ortak standartların uygulanmasını sağlamayı amaçlayan paktın hedefleri arasında AB içinde ikincil hareketlerin önlenmesi de yer alıyor. İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, yeni düzenlemeyle Avrupa'ya daha fazla kontrol sağlandığını belirterek, "Bu, kimin Avrupa'ya gelebileceğine, kimin kalabileceğine ve kimin ayrılması gerektiğine karar vermemiz için gerekli koşulları yaratıyor ve üye devletler arasındaki güveni güçlendiriyor" dedi.




