Piyasa
USD/TRY46,6499EUR/TRY53,2547GBP/TRY61,7791BTC/USD$59,873 0.23%ETH/USD$1,591 0.57%USD/TRY46,6499EUR/TRY53,2547GBP/TRY61,7791BTC/USD$59,873 0.23%ETH/USD$1,591 0.57%USD/TRY46,6499EUR/TRY53,2547GBP/TRY61,7791BTC/USD$59,873 0.23%ETH/USD$1,591 0.57%
Spor·

Erdoğan'dan Milli Takım'a moral mesajı: Başlarını öne eğmesinler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Türkiye Milli Futbol Takımı'na kritik destek mesajı geldi. Avustralya'ya 2-0 yenildikten sonra morali düşen oyunculara "başlarını öne eğmesinler" çağrısında bulunan Erdoğan, Paraguay maçından önce takımı motive etmek için harekete geçti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak aracılığıyla iletilen mesaj, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından Vincenzo Montella ve futbolculara bizzat aktarıldı. Hacıosmanoğlu'nun toplantıda aktardığı Erdoğan'ın sözleri kamptaki kasvetli havayı dağıttı. Cumhurbaşkan, her oyuncunun gözünden öperek moralleri düşmemeye ve iyi mücadele ettikleri için onları tebrik etmiş, sonraki maçları kazanarak yolumuza devam etme çağrısı yapmıştı. Bu mesaj, takım içindeki motivasyon sorunlarına kısa sürede olumlu etki bıraktı. Takımda morale dair söylentiler son günlerde artmıştı. İçerisel olarak bozulmuş bir arkadaşlık ortamından bahseden haberler, oyuncuları rahatsız etmişti. Başta file bekçisi Uğurcan Çakır ve deneyimli savunmacı Samet Akaydin olmak üzere birkaç futbolcu, bu iddiaları sert bir dille reddetme gereği hissetti. Samet Akaydin, takımın Avrupa Şampiyonası'ndan bu yana bir arada olduğunu ve oyuncuların birbirini çok iyi tanıdığını ifade etti. "Bazı şeyler yazılıyor, çiziliyor. Böyle şeylerin yazılması gerçekten üzücü. Birbirini çok iyi tanıyan ve seven bir takımız" diyerek söylentilere karşı çıktı. Samet, Avustralya mağlubiyetinin takımı yıldırmadığını, aksine güçlendirdiğini vurguladı. Uğurcan Çakır da benzer şekilde takımın durumunu değerlendirdi. İlk maçı unuttuklarını belirten kaleci, "Önümüzde 'final' diyebileceğimiz iki maç kaldı. Bunları kazanıp ülkemizi gururlandırmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Paraguay maçında yaşanacak hatayı telafi etme şansından söz eden Çakır, kampta yazılan ve söylenen olumsuz haberler kadar içerde bir problemin olmadığını net biçimde belirtti. Türkiye, cumartesi günü San Francisco Bay Area Stadyumu'nda Paraguay ile karşılaşacak. D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya karşısında yenilen Ay Yıldızlılar için artık durum çok açık hale gelmişti: kazanmak zorunlu. Bu karşılaşma, sadece bir grup maçı değil; sezonun devamı açısından büyük bir yeniden doğuş fırsatı olarak görülüyor. Teknik direktör Vincenzo Montella, Paraguay maçı için birkaç taktiksel seçeneğe sahip. Birincisi, orta sahada Orkun Kökcü veya İsmail Yüksek'ten birini oynatmamak; Arda Güler'i merkeze çekerek kanat oyunculularını değiştirmek ve Kerem Aktürkoğlu'nu golcü olarak sahaya sürmek. İkinci seçenek, orta sahada Arda Güler'i kullanıp kanatlara Kenan Yıldız ile Yunus Akgün'ü getirmek, Barış Alper Yılmaz'ı Kerem'in yerinde oynatmak. Üçüncü seçenekte ise Can Uzun veya Deniz Gül gibi alternatif forvet adayları da dengede tutulmaktadır. Türk futbolunun performansı uluslararası platform tarafından da takip ediliyor. The Athletic (New York Times spor portalı), milli takımın Avustralya maçında hak ettiğinden fazla kaybettiğini yazmıştı. Türkiye'nin merkezden etkin atak yaptığı anlarda sergilediği oyun kalitesi ve kalenin yakınındaki hızlı pas hareketleri, takımın potansiyelini ortaya koymuştu. OPTA'ya göre Türkiye, Avustralya karşısında 71 orta saha pas denemesi yapmıştı; bu rakam 2010'dan bu yana bir Dünya Kupası maçında herhangi bir takımın yaptığı en yüksek sayıydı. Amerikalı spor analiz platformları, Türkiye'nin hücum odaklı oyun anlayışını ve cesur ataklarını öğrendiklerini belirtmişlerdi. Ayrıca turnuvada taraftar desteğinin büyük kısmının Kanada, ABD ve Avrupa'da yaşayan Türklere ait olduğu gözlemlenmişti. Türkiye taraftarlarının Avustralya maçında çıkardıkları gürültü, stadyumda duyulan en yüksek sesler arasında yer almıştı. Bununla birlikte dünya kupası organizasyonunun yapıldığı ABD'de futbol, geleneksel spor dallarının gölgesinde kalmaya devam ediyor. San Francisco bölgesinde turnuvanın izleri çok zayıftır. Vancouver'daki merkezi organizasyon yapısının aksine, Santa Clara ve San Jose bölgelerinde turnuva yalnızca belirli noktalarda hissediliyor. Şehirlerdeki restoranlarda maç yayınları sınırlı, taraftarların birlikte maç izleyebileceği etkinlikler neredeyse bulunmuyor. Halk arasında Dünya Kupası'na dair bilgi düşük seviyelerdedir. Yerel nüfusun futbola karşı ilgisizliğinin yanı sıra, şehirler arasındaki mesafeler de turnuvayı zorlayıcı kılıyor. Vancouver'dan San Francisco'ya, oradan da Santa Clara ve San Jose'ye ulaşmak, katılımcılar ve gözlemciler açısından kayda değer bir zaman kaybı anlamına geliyor. Bu coğrafi zorluk, turnuvanın koordinasyonunu ve verimli yönetimini güçleştirmektedir. Türkiye'nin Paraguay maçından sonraki hedefi ise ABD ile sona eren grup aşaması karşılaşmasına taşıyacağı motivasyondur. Küresel bir platform olmakla birlikte, Dünya Kupası'nın ABD'de henüz ana akım spor statüsüne ulaşamaması, turnuvanın örgütlenişinde her geçen yıl karşılaşılan bir zorluk olmaya devam ediyor.

Devamını Gör
Erdoğan'dan Milli Takım'a moral mesajı: Başlarını öne eğmesinler
Gündem·

Kıbrıs

SÖZCÜ’nün kamuoyuna ilk kez duyurduğu BM Kıbrıs planında Maraş ve Güzelyurt’un Rum tarafına bırakılması öngörülmüştü. Rum basınına yansıyan ayrıntılara göre 1960 Garanti Sistemi’nin yerine NATO formülü, adaya yabancı asker ve 2-3  yıllık geçiş takvimi var. BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’e atfedilen planın ayrıntıları Rum basınına yansıdı. Plana göre Maraş, Güzelyurt ve Mesarya’nın bazı bölümleri Rum tarafına bırakılacak. Buna karşılık Kıbrıs Türk tarafına “tanınma”, siyasi eşitlik, doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas vaat edilecek. Plandaki en kritik başlık ise güvenlik oldu. Buna göre 1960 Garantörlük Sistemi’nin yerini “NATO formülü” alacak. Ada’nın NATO’ya katılması, NATO gücü ya da üsleri kurulması ve Türk, Yunan, İngiliz, Fransız ve Amerikan askerlerinin adada bulunması seçenekler arasında gösterildi. Böylece Türkiye’nin garantörlük hakkı fiilen NATO şemsiyesiyle ikame edilecek. Plana göre Ada’da iki kurucu devlet, iki parlamento ve sınırlı yetkili merkezi hükümet kurulacak. Merkezde 5-6 bakanlık olacak, başkanlık konseyi dönüşümlü işleyecek, Bakanlar Kurulu’nda Kıbrıs Türk tarafına etkin oy hakkı tanınacak. Rum tarafı bu modeli “federasyon”, Türk tarafı ise “konfederasyon” diye adlandırabilecek. Bu yöntem “yaratıcı muğlaklık” olarak sunuluyor. Milli Savunma Bakanlığı, Rum basınındaki plan iddiaları üzerine Türkiye’nin Kıbrıs politikasının değişmediğini açıkladı. MSB, kalıcı çözümün ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edildiği iki devletli modelle mümkün olacağını vurguladı. Açıklamada, “KKTC’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir” denildi. Ek olarak Kıbrıs dosyasının Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle bağlantılı yürütüleceği de yer aldı. Rum basınında, 5+1 toplantısının bu yaz yapılmasının New York’ta beklendiği, çerçevenin ise iki tarafın da kabul edebileceği esnek bir model olarak tasarlandığı belirtildi. Böylece toprak, tanınma, doğrudan uçuş ve doğrudan ticaret başlıkları Ankara-Brüksel hattındaki pazarlığın parçası haline getirildi. BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin (Solda) - Siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devlet Rumlar “federasyon” diyebilecek. - Türkler “konfederasyon” diyecek. - “Yaratıcı muğlaklık” ifadesi girecek. - Sınırlı yetkili merkezi hükümet - Kabinede Türk tarafına etkin oy hakkı - 1960 Garantörlük Sistemi kalkıyor. - Orta yol olarak NATO formülü. - Türk, Yunan, İngiliz, Fransız ve ABD askerlerinin adada bulunması. - Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgeleri Rum tarafına verilecek. - Karşılığında Türkler tanınacak ve siyasi eşitlik sağlanacak. - Toprak iadeleri kademeli yapılacak. - İlk adım Maraş’la başlayacak. - 3D uygulanacak: Doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar, doğrudan temas. - Doğalgaz iş birliği yapılacak ve kısıtlamalar kaldırılacak. - Sorun çözüldüğü için Türkiye-Avrupa Birliği ilişkiler de düzelmiş olacak. - 5+1 toplantısı bu yaz bekleniyor. www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Devamını Gör
Kıbrıs
Gündem·

Manchester City Maresca'yı 3 yıllığına teknik direktör olarak açıkladı

Manchester City, Enzo Maresca'yı teknik direktör olarak üç yıllığına atadığını resmen açıkladı. İtalyan antrenör, 30 Haziran 2029'a kadar geçerli sözleşme imzalayarak Pep Guardiola'nın yerine geçti. Maresca, Manchester City'de daha önce U23 takımını ve Guardiola'nın yardımcı antrenörü olarak görev yapmıştır. 46 yaşındaki teknik adam, kulübe geri dönerek kariyerinde üçüncü kez Manchester City'de çalışacaktır. Son olarak Chelsea'de bulunup 1 Ocak 2026'da görevinden ayrılan Maresca, bu süre zarfında aktif bir takımda göreve gelmemiştir. Maresca'nın atanması sonrası yapılan açıklamada kulüp yetkilileri, teknik direktörün Manchester City'nin yapısını iyi tanıması ve deneyimiyle takımı yönetmeye hazır olduğunu vurguladı. İtalyan antrenör, kulübün idari ve sportif işleyişine aşinalığının avantaj sağlayacağını belirtmiştir. Maresca, atanmaya ilişkin açıklamasında şunları söyledi: "Manchester City, çok iyi tanıdığım bir kulüp ve bu takımı çalıştırmak benim için harika bir fırsattır. Burası son derece iyi yönetilen bir futbol kulübüdür. Her şey planlı ve profesyoneldir. Bu benim üçüncü Manchester City dönemim olacak. Kulübü, beklentileri ve çalışma kültürünü iyi biliyorum." Teknik direktör ayrıca oyuncularla çalışmaya başlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmiştir. Maresca, Manchester City'yi temsil etmenin sorumluluğunu taşıyarak başarı hedeflemektedir. Kendi tercih ettiği 4-2-3-1 sistemiyle tanınan antrenör, takımın sportif yapısını benimseyeceğini göstermiştir. Maresca'nın antrenörlük kariyeri, Manchester City U23'te başarılı performansının ardından Parma, Leicester City ve Chelsea gibi büyük kulüpleri içermiştir. Leicester City'de 2,11 puan ortalaması yakalayan teknik adam, Chelsea'de 92 maçta 1,97 puan ortalaması elde etmiştir. Chelsea'de kalış döneminde UEFA Konferans Ligi şampiyonluğu ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası başarısı elde etmiştir. Maresca'nın Manchester City'ye geçişi, Chelsea'den ayrılışının ardından idari işlemlerin tamamlanmasıyla gerçekleşmiştir. Chelsea, eski teknik direktörü için belirtilen tazminat tutarını almış ve ayrılış resmi olarak finalize olmuştur. Manchester City'de Guardiola'nın yerini almak, Maresca'yı önemli bir görev karşısına getirmiştir. Guardiola, on yıl boyunca kulüpte 593 maç çıkartarak 423 galibiyet elde etmiştir. Bu miras altında başarı sağlamak, yeni teknik direktöre büyük sorumluluk yüklemektedir. Maresca'nın yakında A takımı antrenmanlarına başlaması öngörülmektedir. Sezon öncesi hazırlıkları yönetecek olan antrenör, takımı Premier Lig'e hazırlamak üzere kadro değerlendirmelerine başlayacaktır. Kulüp yönetimi, teknik direktörün hızlı adapte olacağını ve takımın futbol felsefesini benimseyeceğini düşünmektedir. Manchester City'nin yeni dönemi, Maresca'nın geliştiği Manchester City futbol okulunun prensiplerine dayandırılacaktır. Kulübün üst düzey yönetimi, iç yetiştirilmiş bir ismin tercih edilmesinin sürekliliği sağlayacağını değerlendirmiştir. Maresca'nın atanması, Manchester City'nin gelecek sezonunda hem iç tutarlılığı hem de başarı hedefleriyle uyum gösterebilecek bir teknik direktör seçimi olarak görülmektedir.

Devamını Gör
Manchester City Maresca'yı 3 yıllığına teknik direktör olarak açıkladı
Gündem·

Zeynep Sönmez, Wimbledon'da Ann Li ile karşılaşacak

Wimbledon Tenis Turnuvası'nın ana tablo maçları 29 Haziran'da Londra'da başlıyor. Milli tenisçi Zeynep Sönmez, dünya sıralamasında 54'üncü sırada yer alan kadınlar tek tablosunda ikinci kez ana tabloda mücadele edecek. Sönmez'in ilk tur rakibi, 28 numaralı seribaşı Amerikalı Ann Li olacak. Sezonun üçüncü grand slam turnuvası olan Wimbledon, 29 Haziran ile 12 Temmuz arasında All England Lawn Tennis Kulübü'nde düzenlenecek. Turnuvanın kadınlar tekler finali 11 Temmuz Cumartesi, erkekler tekler finali ise 12 Temmuz Pazar günü oynanacak. Londra'daki kulüp, 1877'deki ilk turnuvadan bu yana Wimbledon'a 139'uncu kez ev sahipliği yapıyor. Zeynep Sönmez, geçen yıl Wimbledon'da üçüncü tura yükselerek 1950'den sonra grand slam ana tablosundaki bu seviyeye ulaşan ilk Türk tenisçi olmuştu. Sönmez, 2026 sezonunda Avustralya Açık'ta üçüncü tur, Fransa Açık'ta ise ilk tur oynadı. Wimbledon öncesi Eastbourne turnuvasında Letonyalı Jelena Ostapenko'ya 6-3, 6-0'lık setlerle kaybetti. Turnuvanın toplam para ödülü geçen yıla kıyasla yüzde 20 artırılarak 64,2 milyon sterline (yaklaşık 4 milyar lira) çıkartıldı. Tekler şampiyonları 3,6 milyon sterlin, finalistler 1,8 milyon sterlin kazanacak. Ana tablo ilk turunda elenen tenisçiler ise 80 bin sterlin ödül alacak. Ödül paralarındaki artışa rağmen oyuncular, turnuva gelirlerinin en az yüzde 16'sinin ödüllendirilmesini talep ediyor. Oyuncuların temsilcileri, mevcut seviyenin hedeflenen 7 milyon sterlin altında olduğunu belirtiyordu. All England Lawn Tennis Kulübü Başkanı Deborah Jevans, ödül havuzunu değerlendirirken sadece gelire bakmanın doğru olmadığını, altyapı ve çim kort yatırımlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Protesto kapsamında oyuncular, turnuva öncesindeki medya etkinliklerini 15 dakika ile sınırlandıracak. İlk haftada maç sonrası medya buluşmaları da 15 dakikaya indirilecek. Bu süreler, oyuncuların grand slam turnuvalarının gelirlerinin yüzde 15'ini ödüllere ayırması gerektiğine ilişkin taleplerini sembolik olarak temsil ediyor. Son şampiyonlar Jannik Sinner ve Iga Swiatek, unvanlarını korumaya çalışacak. İtalyan Sinner, geçen yıl erkekler finalinde Carlos Alcaraz'ı dört sette yenerek şampiyonluğu elde etmişti. Polonyalı Swiatek ise kadınlar finalinde Amanda Anisimova'yı 6-0, 6-0'lık setlerle geçerek kupaya uzanmıştı. Erkeklerde 24 grand slam şampiyonluğu ile rekorları paylaşan Sırp Novak Djokovic, 25'inci zaferini hedefliyor. Djokovic başarılı olursa Margaret Court'u geride bırakarak tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi unvanının tek sahibi olacak. Djokovic'in son grand slam zaferi 2023 ABD Açık'ında yaşandı. İspanyol Carlos Alcaraz, Fransa Açık'ında aldığı sakatlık nedeniyle Wimbledon'a katılamayacak. Sezona Avustralya Açık şampiyonluğuyla başlayan Alcaraz, 2026 yılında peş peşe iki grand slam turnuvasını kaçıracak. Alcaraz, kariyerinde 7 grand slam şampiyonluğuna sahip olup 2023 ve 2024'te Wimbledon'u iki kez kazanmıştı. Kadınlar tablosunda dünya birincisi Belaruslu Aryna Sabalenka, 2022 Wimbledon şampiyonu Kazak Elena Rybakina ve Amerikalı Coco Gauff, Jessica Pegula ile Amanda Anisimova şampiyonluk adayları arasında yer alıyor. Fransa Açık'ın şampiyonu Rus Mirra Andreeva'nın performansı da yakından takip edilecek. Emeklilikten dönen 44 yaşındaki Serena Williams, özel davetle turnuvaya katılacak. Williams, son 4 yılda tekler mücadelesi yapmıyor. 23 grand slam şampiyonluğuna sahip Williams'ın 7'si Wimbledon'da elde edildi. Tecrübeli tenisçi, kardeşi Venus Williams ile çift kadınlarda da mücadele edecek. Williams, ilk maçını Avustralyalı Maya Joint'le oynayacak. İngiltere'nin turuvadaki önemli umudu Emma Raducanu, sağ alt bacağında tespit edilen stres kırığı nedeniyle son anda çekildi. 23 yaşındaki Raducanu, iki hafta önce Queen's Club'da finale çıkarak dünya sıralamasında ilk 32'ye girmişti. 2021'de 18 yaşında ABD Açık'ta tekler şampiyonu olan Raducanu'nun çekilmesiyle ev sahibi İngiltere'nin en büyük umudu İngiliz Jack Draper oldu. Draper, yeni antrenörü iki kez Wimbledon şampiyonu Andy Murray ile Eastbourne'da galibiyetle başlamıştı. All England Lawn Tennis Kulübü, oyuncuların medya protestosuna "şaşkınlık ve hayal kırıklığı" duyduğunu açıkladı. Kulüpten yapılan açıklamada, her yıl oyuncu tesislerine yüz milyonlarca sterlin yatırım yapıldığı belirtildi. Oyuncular bu ayın başlarında Wimbledon'ın ödül parasındaki artışı "gerçek ve önemli bir ileri adım" olarak karşılamıştı, ancak bunun yine talep ettikleri seviyenin altında olduğuna dikkat çekmişti.

Devamını Gör
Zeynep Sönmez, Wimbledon'da Ann Li ile karşılaşacak
Gündem·

AKP'li Tayyar'dan 'devlet içi odaklar' eleştirisi: Gayrinizami oluşumlar var

Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı'nın etrafında "gayrinizami oluşumlar" bulunduğunu iddia ederek, AKP'deki güç dengeleri konusunda açık eleştiriler yöneltti. AKP'li eski vekil, başta Berat Albayrak olmak üzere partinin üst düzey isimlerine yönelik baskı kampanyalarının devlet içi gruplar tarafından yürütüldüğünü savundu. Tayyar'ın X hesabından yaptığı paylaşımda kullandığı ifadelere göre, belirli odaklar Cumhurbaşkanı'nın gücünü istismar ederek gayrinizami yapılanmalar içinde hareket ediyor. Bu grubun ilk olarak muhalefet partisine karşı çalışmalarını meşrulaştırdığını, ardından medya kuruluşlarını hedef aldığını belirten Tayyar, Turkuvaz Medya Grubu'nun sahibi Serhat Albayrak'a yönelik baskılara dikkat çekti. Tayyar, Berat Albayrak'ın "oyun bozucu" bir göreve getirilmesini önerdikten sonra kendisine yönelik saldırıların başladığını aktardı. Albayrak hakkında yürütülen kampanyaya ilişkin "itibar suikasti" ifadesini kullanan Tayyar, bu tür faaliyetlerin sadece sosyal medya paylaşımı olmaktan çok daha geniş kapsamlı olduğunu vurguladı. AKP'li siyasetçiye göre, söz konusu faaliyetler partinin kuruluşundan itibaren taşıdığı ideolojik çerçeveyle uyumsuz. Tayyar, AKP'nin kuruluşundan itibaren "muhafazakar, demokrat, özgürlükçü ve yenilikçi" ideolojisine sahip olduğunu belirterek, bu ilkelerin günümüzde terk edildiğini ileri sürdü. Partinin önceki dönemlerde yasaklara, yolsuzluklara ve yoksulluğa karşı mücadele etme vaadi verdiğini anımsatan Tayyar, 2011'de kamuoyu ile paylaşılan 2023, 2053 ve 2071 hedeflerinin uzun vadeli vizyon sunduğunu hatırlattı. Partinin uzun yıllar değişimin öncüsü olduğunun altını çizen Tayyar, 2023 seçimlerine giderken AKP'nin kendini "devrimci" ve "inovatif" bir parti olarak konumlandırdığını ve gençleri politikaların merkezine aldığını söyledi. Ancak yakın tarihli Sapanca'daki partisi etkinliğinde ortaya çıkan söylemin bu kimlikten uzaklaştığına işaret etti. Tayyar'ın ifadesine göre, etkinlikte "efsane" ve "destan" gibi geçmişi çağrıştıran ve umut yokluğu yansıtan mesajlar ön plana çıktı. Bu durum, Tayyar'ın gözünde AKP'nin stratejik yönünde ciddi bir soruna işaret ediyor. Eski vekil, partinin "devrimci ruhunu" kaybetmesiyle ilişkilendirilecek "yorgun" unsurlara karşı adım atılması gerektiğini savundu. Tayyar'ın eleştirilerine komedyen Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayımlanan gösterisi de eklendi. Harbiye'de 1 Haziran'da sahnelenen ve ilk 24 saatte 1 milyonu aşkın izlenme alan "Ölü Deniz" başlıklı performansta Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik politik şakalarında bulundu. Tayyar, Göktaş'ı hedef alan paylaşımında komedyenin gösterisinde Cumhurbaşkanı'na "hakaret" ettiğini öne sürdü. Tayyar, gösteriden alıntılar yaparak Göktaş'ın "diktatör" ve "cahil" gibi ifadeler kullandığını belirtti. Mizahta ağır eleştiriye belirli bir düzeyde tolerans gösterebileceğini söyleyen Tayyar, doğrudan hakaretin mizah ambalajıyla sunulmasının gerçek anlamda mizah olamayacağını savundu. Tayyar'a göre, mizahın zeka ve nüans gerektirmesi, sadeliğin ve kaba saldırıların bu türde yer almaması gerekiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Tamar Tanrıyar hakkında gözaltı kararı vermesi Tayyar'ı şaşırtmadığını açıklamıştır. Tanrıyar, uzun süre CHP lideri Özgür Özel'e yönelik videolar çekmiş, ardından AKP içi çatışmalarda Berat Albayrak'ı hedef alan içerikler yayımlamıştır. Başsavcılığın kararı, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarına dayanmaktadır. Tanrıyar'ın Albayrak'ın kardeşi Serhat Albayrak'ın yönettiği Turkuvaz Medya Grubu'nu hedef alan videosundan sonra Tayyar, "mevzunun hayli derin" olduğu yönündeki yorumunu tekrarladı. Tayyar, Serhat Albayrak'ı Sözcü gazetesinin dağıtımına müsaade ettikleri için uyarmış ve 1 Temmuz tarihine kadar ayrılmalarını istemişti. Ardından durumu "koptunuz" ifadesiyle tasvir ederek, "yoksa beni susturamazsınız" gibi tehdit niteliğinde sözler sarfetmişti. Olaylar sonrasında Tanrıyar'ın yurtdışına çıktığı rapor edildi. TGRT haber ajansının iddiasına göre, Tanrıyar dün sabah saatlerinde Türkiye'yi terk etti. Tayyar'ın açıklamaları, AKP'nin üst düzeyinde yaşanan tartışmaların ve çatışmaların derinliğini ortaya koyarken, partinin gelecekteki yönetimi konusundaki belirsizliğin devam ettiğini göstermektedir.

Devamını Gör
AKP'li Tayyar'dan 'devlet içi odaklar' eleştirisi: Gayrinizami oluşumlar var
Gündem·

Oyuncu Mustafa Başalan ani kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti

Oyuncu Mustafa Başalan, geçirdiği ani kalp krizi nedeniyle 52 yaşında hayatını kaybetti. Acı haberi magazin yazarı ve ses sanatçısı Onur Akay sosyal medya hesabından duyurdu. Akay, X hesabındaki paylaşımında "Oyuncu arkadaşımız Mustafa Başalan'ı geçirdiği ani kalp krizi nedeniyle kaybettik. Ailesine ve sevenlerine sabır dilerim" ifadelerini kullandı. Ölüm haberi, sanat camiasında üzüntüyle karşılandı. Başalan, Türkiye'nin en popüler dizilerinde yer alan ve geniş bir izleyici tabanına sahip oyuncuydu. Diriliş: Ertuğrul, Çukur, Gassal ve Son Gün gibi yüksek izlenme oranına ulaşan yapımlardaki rolleriyle özellikle tanınıyordu. Oyuncu, bu başlıca projelerin yanı sıra pek çok başka yapımda da karakter canlandırdı. Başalan'ın filmografisinde yer alan dizi yapımları arasında Siyah Kalp, Sahipsizler, Arka Sokaklar, Bir Gece Masalı, Deha, Kızılcık Şerbeti, Teşkilat, Gönül Dağı, Yasak Elma ve Börü bulunuyor. Oyuncu, sinema projelerinde de rol almış, Gassal, Beyto ve Dünyayı Kurtaran Adam filmlerinde yer almıştı. Başalan, kariyeri boyunca dönem dizilerinden polisiye ve dram yapımlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan projelerde çalıştı. Reklam filmlerinde de kamera karşısına geçen oyuncu, Türkiye'nin önde gelen yapım şirketlerinin üretimlerine katılmıştı. Oyuncunun ani ölümü, sosyal medyada hızla yayılarak milyonlarca insana ulaştı. Başalan'ın çalıştığı pek çok yapımın yapımcıları ve oyuncu arkadaşları onu anma mesajları paylaşmaya başladı. Sinema ve televizyon dünyasında uzun yılar boyunca istikrarlı bir kariyer sürdüren Başalan, izleyicilerin hafızasında birbirinden farklı karakterlerle yerini sağlamlaştırmıştı. Sanat camiası, talentli oyuncuyu kaybetmekten büyük üzüntü duymaktadır.

Devamını Gör
Oyuncu Mustafa Başalan ani kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti
Gündem·

Akaryakıtta Ötv zammı: Benzin 66 liraya çıkacak

Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıklayacağı altı aylık yurt içi üretici fiyat endeksi verilerine göre belirlenen maktu ÖTV oranları, akaryakıt ürünlerinde önemli bir fiyat artışı getiriyor. Akaryakıt piyasası uzmanı Cahit Saraçoğlu'nun Temmuz 2026 dönemi hesaplamalarına göre vergi kaynaklı artışlar litre başına benzinde 2,66 TL, motorinde 2,84 TL ve LPG'de 1,22 TL'yi bulacak. Beklenen ÖTV zammının direkt olarak pompaya yansıması halinde büyük şehirlerdeki benzin fiyatları önemli seviyelere ulaşacak. İstanbul Avrupa Yakası'nda 62,29 TL olan litre fiyatı 64,95 TL'ye, İstanbul Anadolu Yakası'nda 62,11 TL olan fiyat 64,77 TL'ye yükselecek. Ankara'da 63,23 TL olan benzin 65,89 TL'ye, İzmir'de 63,50 TL olan fiyat 66,16 TL sınırına kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Motorin fiyatlarında ÖTV zammının etkisi daha belirgin olacak. İstanbul Avrupa Yakası'nda litresi 64,57 TL'den 67,41 TL'ye fırlaması bekleniyor. İstanbul Anadolu Yakası'nda 64,39 TL olan fiyat 67,23 TL'ye ulaşacak, Ankara'da 65,64 TL olan motorin 68,48 TL'ye yükselecek. İzmir'de ise 65,92 TL olan litre fiyatı 68,76 TL ile zirveye seçilecek durumda. Ekonomik sürüş seçeneği olarak kullanılan LPG'de de litre başına 1,22 TL artış fiyat tablolarını değiştirecek. İstanbul Avrupa Yakası'nda 31,99 TL'den 33,21 TL'ye, İstanbul Anadolu Yakası'nda 31,39 TL'den 32,61 TL'ye çıkacak. Ankara'da 31,97 TL'den 33,19 TL'ye, İzmir'de 31,79 TL'den 33,01 TL'ye yükseleceği öngörülüyor. Temmuz ayının ilk günlerinde resmi Yİ-ÜFE verilerinin açıklanmasıyla birlikte bu zam oranlarının resmileşmesi ve akaryakıt istasyonlarına direkt olarak uygulanması bekleniyor. Uzmanlar, hesaplanan artış oranlarının tamamının sürücülere yansıyacağını öngörmektedir. 28 Haziran 2026 itibarıyla İstanbul Avrupa Yakası'nda benzin litresi 62,29 TL, motorin 64,57 TL ve LPG 31,99 TL olarak işaretlenmiş durumdadır. İstanbul Anadolu Yakası'nda benzin 62,11 TL, motorin 64,39 TL ve LPG 31,39 TL seviyesindedir. Ankara'da benzin 63,23 TL, motorin 65,64 TL ve LPG 31,97 TL, İzmir'de benzin 63,50 TL, motorin 65,92 TL ve LPG 31,79 TL fiyatlandırılmıştır. Son dönemde benzin ve motorin fiyatlarında yaşanan peş peşe indirimler, sürücüler ve nakliye sektörü açısından rahatlama getirmişti. Öte yandan ÖTV zammı bu olumlu gelişmeleri tersine çevirecek ve fiyatları 2026'nın ikinci yarısında yeniden yukarıya taşıyacaktır. Piyasa gözlemcileri, bu artışların özellikle kargo ve taşımacılık hizmetlerine yansıyabileceğini değerlendirmektedir.

Devamını Gör
Akaryakıtta ÖTV zammı: Benzin 66 liraya çıkacak
Gündem·

Türkiye ve Azerbaycan Baklava'yı Unesco'ya Ortak Tescil Ettirdi

Türkiye ve Azerbaycan, baklavanın UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne kaydedilmesi için ortak başvuru dosyasını sundu. Tatlının hem "baklava" hem de "pakhlava" adlarıyla tescil edilmesi talep edilen dosya, 30 Kasım'dan 5 Aralık'a kadar Çin'in Xiamen kentinde gerçekleştirilecek 21. UNESCO Hükûmetlerarası Komite Toplantısı'nda değerlendirilecek. Uzun yıllar Atina'nın "kültürel mirası" olduğu iddiasıyla tartışılan baklava için Ankara ve Bakü'nün güçlerini birleştirmesi, söz konusu anlaşmazlığa kalıcı bir çözüm getirmeyi amaçlıyor. Ortak hareketin arkasındaki temel argüman, tatlının tek bir coğrafyaya ait olmayıp Türk-Azeri kültür alanının ortak mirasını teşkil etmesidir. Başvuru dosyasında, baklavanın geniş coğrafi ve kültürel yaygınlığı belgelenerek, lezzetin her iki ülke için de tarihi önemi vurgulanmıştır. Kültür çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, iki ülkenin sunacağı güçlü kanıtlar sayesinde UNESCO onayının olumlu çıkabileceği yönündedir. Böyle bir karar alınması durumunda, Yunanistan'ın sahiplenme iddialarının zayıflaması bekleniyor. Aynı zamanda baklavanın Türk-Azeri coğrafyasıyla bağlantılı olması uluslararası düzeyde resmileştirilecektir. Gaziantep Baklavası geçmişte benzer başarı elde etmiştir. 2013 yılında söz konusu tatlı, Avrupa Birliği'nden Coğrafi İşaret (PGI) sertifikasyonu alarak AB sınırları içinde resmiyet kazanan ilk Türk ürünü olmuştur. Bu tür uluslararası tanınanmalar, geleneksel üretim yöntemleri ve bölgesel özgünlüğün korunması açısından önem taşımaktadır. Gastronomi tarihçileri, baklavanın günümüz biçimini Osmanlı saray mutfağında aldığı konusunda görüş birliğine sahiptir. Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren sarayın mutfak defterlerine baklavanın kaydedildiği belgelenmiştir. Osmanlı imparatorluğunun merkezinde şekillenmiş bu tatlı, saray merasimlerinde belirgin bir konum işgal etmiştir. Ramazan aylarında padişahın Yeniçeri Ocağı'na baklava gönderilen "baklava alayı" geleneği, tatlının devlet hiyerarşisindeki yerini açıkça göstermektedir. Bu uygulamadan yola çıkılarak, baklavanın salt bir mutfak ürünü değil, aynı zamanda siyasi ve askerî protokolün parçası olduğu anlaşılabilir. İstanbul'daki asırlık işletmelerden Gaziantep'e kadar geniş bir coğrafyada bu geleneğin devamlılığı sağlanmıştır. Yunanistan, kendi iddialarını farklı temeller üzerine kurmuştur. Ege adalarında geçmiş dönemlerde bal, ceviz ve ince hamur kullanılarak yapılan tatlıları referans göstererek, baklavaya benzer ürünlerin Bizans geleneğine dayandığını savunmaktadır. Bu kültürlere ait işletmeler, menülerinde söz konusu ürünü "Greekbaklava" veya "Greek pastry" adlarıyla sunmaya devam etmektedir. Ankara ve Bakü'nün yürüttüğü bu UNESCO operasyonunun, gastronomi dünyasındaki sınır tartışmalarına kalıcı bir çözüm getirmesi beklenmektedir. Ortak başvuru, iki ülkenin kültürel miraslarını ve tarihsel bağlarını pekiştirecek sembolik bir adım niteliğindedir. Söz konusu tescil kararı, baklavanın sadece bir lezzet olmanın ötesinde, Türk-Azeri medeniyetinin kimliğinin bir parçası olduğunu dünya ölçeğinde belgeleyecektir. Komite Toplantısı'nın ardından alınacak karar, baklavaya ilişkin gelecek tartışmaların seyrini belirleyecektir. UNESCO tarafından onaylanması halinde, tatlının uluslararası hukuki ve kültürel koruması güçlenmiş olacaktır. Böylesi bir gelişme, benzer kültürel anlaşmazlıklara çözüm arayan diğer topluluklar için de önemli bir örnek teşkil edebilir. Başvurunun sonucu beklenirken, geleneksel baklava üretimi yapan ustalar ve işletmeler için bu müzakereyi yakından takip edecekleri öngörülmektedir.

Devamını Gör
Türkiye ve Azerbaycan Baklava'yı UNESCO'ya Ortak Tescil Ettirdi
Magazin·

Temmuz'da Emekli Maaşı Yüzde 17-18 Artacak

Temmuz 2026'da SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yüzde 17-18 arasında zam yapılması bekleniyor. Kesin oran, 3 Temmuz'da Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak haziran ayı enflasyon verisine bağlı. Milyonlarca emeklinin dikkat ettiği en önemli konu ise taban maaşın hangi seviyeye çıkacağı. Mevcut 20 bin TL'lik en düşük emekli aylığı, yapılacak zamla 23 bin 700 ile 24 bin TL aralığında seyrederken, yuvarlama uygulaması sonucu 24 bin TL bandına yaklaşabileceği değerlendiriliyor. Emekli maaş zammının hesaplanmasında ilk 5 aylık enflasyon verileri zaten netleşti. Ocak, şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında Tüketici Fiyat Endeksi'ndeki (TÜFE) kümülatif artış yüzde 16,60 olarak gerçekleşti. Bu rakam, temmuz ayında uygulanacak zam oranının beş aylık kısmını oluştururken, son parçasını haziran ayı enflasyonu tamamlayacak. Haziran ayı enflasyon beklentisinde piyasa katılımcıları tarafından yapılan öngörüler açıklanmıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) piyasa katılımcılarıyla yaptığı ankete göre haziran aylık TÜFE artışı yüzde 1,36 olarak tahmin ediliyor. Bu tahminin gerçekleşmesi durumunda, ilk altı aylık toplam enflasyon oranı yaklaşık yüzde 17,37'ye ulaşacak ve emeklilerin zam oranı bu seviyede oluşacak. İlgili hesaplamalarda haziran enflasyonunun yüzde 1,36 çıkması halinde, 6 aylık zam oranının yüzde 17,37'ye yerleşmesi öngörülüyor. Ancak farklı senaryolara göre rakamlar değişebiliyor. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefiyle tutarlı bir senaryo sunan analize göre, haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,11 olması durumunda SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarına yüzde 17,9 zam yapılacak. Son dört yılın haziran ayı ortalama enflasyon oranı (yüzde 2,38) esas alındığında ise zam oranı yüzde 19,4'e kadar çıkabilir. En düşük emekli maaşının potansiyel seviyeleri, zam oranının ne olacağına göre birkaç senaryoda ortaya çıkıyor. Yüzde 17 oranında zam yapılması durumunda 20 bin TL taban aylığı yaklaşık 23 bin 400 TL'ye çıkacak. Yüzde 18 zammında 23 bin 600 TL seviyesine, yüzde 19'da ise 23 bin 800 TL'ye ulaşabilir. Yüzde 20 oranında bir zam uygulaması halinde en düşük maaş 24 bin TL'yi aşabilir. Geçmiş uygulamalar incelendiğinde, emekli maaş zammının her daim 6 aylık enflasyon farkından hesaplandığı görülüyor. Bu yılın ocak ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,2 zam yapılırken, memur ve memur emeklilerine yüzde 18,6 oranında artış uygulanmıştı. Temmuz ayında yapılacak zam ise memur ve memur emekli kesimi için daha düşük seviyelerde gerçekleşmesi bekleniyor; piyasa beklentisine göre yüzde 13,92 civarında artış hesaplanmaktadır. 3 Temmuz 2026 cuma günü saat 10.00'da Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıklayacağı haziran ayı enflasyon rakamları, milyonlarca emeklinin maaşında ne kadar artış göreceğini kesin olarak belirleyecek. Bu tarihte açıklanacak veri, 6 aylık toplam enflasyon oranını nihai hale getirecek ve temmuz ayı zammı resmi olarak ilan edilebilecek. Piyasa katılımcılarının haziran sonu itibarıyla yapılan ankete göre, yıl sonu TÜFE beklentileri bir önceki dönem anketinden 28,94'ten 29,14'e yükseldi. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 23,81 düzeyinde kaldı. Bu beklentilerdeki değişiklik, gelecek ayların para politikası ve maaş düzenlemeleri hakkında da fikir verebilir.

Devamını Gör
Temmuz'da Emekli Maaşı Yüzde 17-18 Artacak
Teknoloji·

Yks'de yapay zeka uygulamasıyla kopya çeken şüpheli tutuklandı

Çekmeköy'deki bir sınav salonunda YKS'nin Alan Yeterlilik Testleri oturumunda cep telefonu gizleyen 20 yaşındaki Mustafa Eren K., yapay zeka uygulamasıyla soruları çözdürmeye çalıştığı tespit edilerek tutuklandı. Şüpheli, sınav sonunda görevlilerin üst araması sırasında yakalanmış ve "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu'na muhalefet" suçundan adliyeye sevk edilmişti. Sınav 21 Haziran 2026'da gerçekleştirildi. Mustafa Eren K., cep telefonunun internetini kapatıp sessize aldıktan sonra kıyafetinin içine gizleyerek sınav salonuna girdi. Sınav sırasında AYT Fen bölümü soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarını fotoğrafladı ve ChatGPT gibi yapay zeka uygulamalarında soruların cevaplarını araştırmayı denedi. Sınav süresi bittiğinde salon görevlileri şüphe üzerine onu durdurdu. Emniyette verdiği ifadede Mustafa Eren K., sınava tek başına geldiğini ve emanet bırakabileceği kimse olmadığını söyledi. Telefonunu yanında götürme amacının başlangıçta kopya çekmek olmadığını, ancak sınav esnasında "bir anlık gaflete" düştüğünü belirtti. "Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi ancak sınav esnasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav salonuna cep telefonuyla girdiğim için ve soruların fotoğraflarını çektiğim için pişmanım." dedi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, şüpheliyi tutuklanmak üzere adli merciye sevk etti. Sınav güvenliğini ihlal etmesi nedeniyle Ösym tarafından da müfettiş incelemesi başlatılmıştır. Olaydan sonra bu tür gizli cihazlarla yapılan kopya girişimlerinin sınav sistemine yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu eğitim çevrelerinde gündeme geldi. Türkiye'deki bu vaka, dünya genelinde yapay zeka destekli giyilebilir cihazlarla gerçekleştirilen kopya olaylarının bir parçasıdır. Son aylar içinde Güney Kore'de, işe alımda kritik rol oynayan bir İngilizce dil sınavında iki aday akıllı gözlükle kopya yaparken yakalanmış, Tayvan'da ülkenin en prestijli tıp fakültelerinden birinin giriş sınavında benzer bir vaka ortaya çıkmıştır. Çin'de 10 milyondan fazla öğrencinin katıldığı Gaokao sınavında yetkilileri tüm adayların gözlüklerini özel taramadan geçirmeye itmiştir. Giyilebilir yapay zeka teknolojisi, dünya eğitim sistemleri açısından önceki yıllarda ChatGPT'nin yazılı ödevlerde yaratmış olduğu şoke edici etkinin sınav ortamına taşınması anlamına gelmektedir. Akıllı gözlüklerin çerçeve içine gizlenmiş kameralar, mikrofonlar ve kemik iletimli hoparlörler barındırması, bu cihazları normal gözlüklerden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız hale getirmektedir. x-ray taramaları ve sinyal kesicileri denetmenleri çaresiz bırakmaktadır. Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde Profesör Zhang Jun ve Asistan Profesör Meng Zili tarafından gerçekleştirilen bir deneyde ticari olarak satılan akıllı gözlük, elektrik mühendisliği lisans sınavında test edilmiş. Gözlük, sınav kağıdındaki soruları çekerek internet üzerinden büyük dil modellerine aktarmış ve üretilen cevapları doğrudan lense yansıtmıştır. Bu şekilde cihazla yapılan sınav, 100'den fazla öğrencinin bulunduğu sınıfta 72 olan not ortalamasını geride bırakarak ilk beş başarılı kağıt arasına girmiştir. Avustralya Deakin Üniversitesi'nden akademisyen Thomas Corbin, durumun gerçek boyutlarını açığa çıkarmıştır: "Eğer bildirilen birkaç vaka görüyorsak, aslında bildirilenden çok daha fazla vaka yaşanıyor demektir. Giyilebilir yapay zeka, sınav güvenliği için 2022'deki ChatGPT'nin yazılı ödevlere yaptığı etkinin aynısını yaratıyor. Mevcut sınav uygulamalarını bu şekilde güvenli bir şekilde sürdürmemizin artık hiçbir yolu kalmadı." Uzmanlar, yakalanan vakaların sadece buz dağının görünen kısmı olabileceğini düşünmektedir. Uluslararası düzeyde tedbirler alınmaya başlanmıştır. Çin'de tüm gözlükler tarama geçirilmek zorunda kalırken, Güney Kore ve Tayvan eğitim bakanlıkları sınav prosedürlerini yeniden gözden geçirmeye başlamıştır. İngiltere'deki sınav denetim kurulları, yapay zekalı akıllı gözlükler ve kulak içi casus kulaklıkların sınav güvenliğini ciddi şekilde sarstığı yönünde resmi uyarılar yayımlamıştır. Eğitim uzmanları, çözümün teknolojinin tamamen yasaklanmasında yatmadığını aksine ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin yapay zeka çağına uyarlanması gerektiğini savunmaktadır. Öğrencilerin sadece ezber bilgisi yerine analiz yetenekleri ve üst düzey düşünme becerilerine odaklanılacak sınav modellerinin geliştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Asıl amaç, öğrencilerin kendi düşünme kapasitelerini tamamen yapay zekaya devretmelerini engelleyecek bir eğitim bilinci oluşturmak olduğu ifade edilmektedir. YKS'nin tüm oturumları 21 Haziran 2026'da Türkiye genelinde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da 254 noktada tamamlanmıştır. Soru-cevap anahtarı aynı gün adaylara açılmış, sınavın genel olarak zorlayıcı olmadığı ancak matematik bölümünün bu kapsam dışında tutulabileceği belirtilmiştir. Mustafa Eren K.'nin yakalanmasından sonra eğitim çevrelerinde ve kamuoyunda sınav güvenliğine ilişkin tartışmalar yoğunlaşmıştır.

Devamını Gör
YKS'de yapay zeka uygulamasıyla kopya çeken şüpheli tutuklandı
Gündem·

Meb Haziran Seminerleri 29 Haziran'da Başladı, 5 Temmuz'da Bitiyor

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonunda öğretmen ve okul yöneticileri için düzenlenen mesleki çalışma seminerleri 29 Haziran'da başlatmıştır. Eğitim videoları Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden çevrim içi olarak sunulmakta, katılımcılar 5 Temmuz'a kadar tamamlama olanağına sahiptir. ÖBA platformunda erişime açılan eğitim içerikleri, 29 Haziran Pazartesi günü saat 08.00 itibarıyla öğretmenlerin incelemesine sunulmuştur. Öğretmenler ve yöneticiler, belirtilen süre içinde eğitim videolarını izleyerek mesleki çalışmalarını tamamlayabilmektedir. Bu yılın seminerlerinin bir önceki uygulamalarda olduğu gibi yüz yüze yerine dijital ortamda yapılması kararlaştırılmıştır. Haziran dönemine ilişkin mesleki çalışmalar, 5 Temmuz Pazar günü saat 23.59'da kapanacaktır. Belirtilen bu tarih ve saate kadar tamamlanan eğitimler, 2025-2026 eğitim öğretim yılı haziran dönemi mesleki çalışması olarak sayılacaktır. Söz konusu tarihten sonra sistem üzerinden yeni tamamlama işlemi yapılamayacaktır. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, video mesaj aracılığıyla öğretmenlere ve okul yöneticilerine hitap ederek yapılan çalışmaları değerlendirmiştir. Tekin, mesajında geçen eğitim öğretim yılı boyunca görev yapan eğitimcilere teşekkür etmiş, mesleki çalışma döneminin yılın muhasebesini yapmak ve gelecek yılına daha güçlü hazırlanmak açısından önemini vurgulamıştır. Bakanlık tarafından hazırlanan program içeriğinde iki ana başlık öne çıkmaktadır: "Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile" ile "Dijital Çağ ve Aile" konuları. Bakan Tekin, bu başlıkların çocukların sağlıklı kişilik gelişimi ve aile içi iletişim açısından taşıdığı önemin altını çizmiştir. Bakan Tekin açıklamalarında, dijital çağın çocuklara sunduğu imkanların yanı sıra yeni risk alanlarına da dikkat çekmiştir. Dijital bağımlılık, akran ilişkilerindeki değişimler ve aile içi iletişim sorunlarının eğitim süreçlerini doğrudan etkilediğini belirtmiştir. Tekin, çocukların sağlıklı gelişimi için aileler ile kurulan işbirliğinin büyük önem taşıdığını ifade etmiştir. Bakanlık bu eğitim öğretim yılında, öğretmenler ile veliler arasındaki iletişimi geliştirmek amacıyla yerli ve milli uygulamalar devreye almıştır. MEB-BİP Öğretmen Bilgi Servisi ile Okul Veli Asistanı (OVA) adlı bu uygulamalar, kurumsal iletişim süreçlerinin güçlendirilmesini ve velilerin çocuklarının eğitim sürecine etkin katılımını amaçlamaktadır. Bakan Tekin, öğretmen yetiştirme meselesinin Türkiye maarif tarihinin köklü başlıklarından biri olduğunu belirtmiştir. Medreselerden Darülmuallimîn'e, öğretmen okullarından günümüze uzanan bu birikimin, değişen şartlar doğrultusunda yeniden ele alındığını söylemiştir. Bu kapsamda Millî Eğitim Akademisi kurulmuş, Akademi Giriş Sınavı (AGS) ilk kez uygulanmıştır. Öğretmenlik mesleğinin hukuki ve kurumsal temelinin güçlendirilmesi de Bakanlık'ın öncelikli çalışmaları arasında yer almıştır. Hazırlanan Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile meslek kapsamlı bir hukuki zemine kavuşturulmuştur. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, öğretmenlere yönelik işlenen suçlarda cezaların yarı oranında artırılması hüküm altına alınmıştır. Bakan Tekin, mevcut durumda 411 bin üzerinde uzman öğretmen ve 350 bin üzerinde başöğretmen bulunduğunu açıklamıştır. Tekin, eğitim öğretim yılı boyunca sürpriz okul ziyaretleri ve öğretmenler odası buluşmalarının devam ettiğini ifade etmiştir. Bu ziyaretler aracılığıyla öğretmenlerin tecrübe ve önerilerini dinleme imkanı bulduğunu aktarmıştır. Eğitimin gerçek ihtiyaçlarının sınıf ortamında ortaya çıktığını düşünen Tekin, öğretmenlerin deneyimlerinin eğitim politikalarının merkezinde yer aldığını belirtmiştir. Haziran dönemi mesleki çalışmalarına katılacak öğretmenlerin ÖBA platformuna MEBBİS bilgileriyle giriş yapması gerekmektedir. Sisteme giriş yapıldıktan sonra "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri" başlıklı eğitim seçilecektir. Eğitim videoları ve içerikleri tamamlayan öğretmenler, sistem üzerinden ilerleme takibini yapabilecektir. Tüm işlemler ÖBA üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilmektedir.

Devamını Gör
MEB Haziran Seminerleri 29 Haziran'da Başladı, 5 Temmuz'da Bitiyor
Ekonomi·

Fenerbahçe, Greenwood için bonservisi 40 milyon euroya çıkardı

Fenerbahçe, Mason Greenwood transferinde bonservis talebini 40 milyon euroya yükseltti. İtalyan kulüp AS Roma ve Fransız Marsilya ile yaşanan rekabette Sarı-lacivertliler, oyuncu tarafıyla sağladıkları güçlü iletişimi avantaja çeviriyor. Transferin kritik aşamasında AS Roma, Marsilya'ya 40 milyon euro artı bonusları kapsayan resmi bir teklifin hazırlanmasını planlıyor. Bu hamle, Greenwood'u satın almak isteyen kulüpler arasındaki rekabeti yeniden canlı hale getirdi. Marsilya yönetimi ise İngiliz futbolcuyu ay sonuna kadar satış gerçekleştirmeyi hedefliyor. Fenerbahçe yönetimi de sakin kalmadı. Daha önceki 30 milyon euroluk teklifini 40 milyon euroya yükseltmeye hazırlandığı bildirildi. Başkan Aziz Yıldırım'ın bizzat şahsen takip ettiği bu transferde, Sarı-lacivertliler finansal rakipleriyle aynı seviyeye ulaştı. Fenerbahçe'nin en önemli kozunun futbolcu ile yapılan doğrudan görüşmeler olduğu öğrenildi. Greenwood'un temsilcileriyle yürütülen müzakerelerde maaş ve sözleşme koşullarında kayda değer ilerleme sağlandı. Oyuncu tarafında transfer konusunda ciddi bir engel olmadığı aktarıldı. Aynı zamanda medyada yer alan haberlerde Greenwood'un Fenerbahçe'nin teklifini kabullendiği belirtildi. 24 yaşındaki futbolcunun Türkiye'de oynamak istediği de öne sürüldü. Bu açıklama, Sarı-lacivertlilerin transferde avantajlı konuma geçtiğini gösteriyor. Greenwood'un bonservisine sahip olan Marsilya, gelişmeler karşısında yüksek talebinde indirime gitmesi bekleniyor. Fransız kulübünün finansal kaygıları ve Fenerbahçe'nin kararlı tutumu transfer dosyasını hızlandırması muhtemel. Ayrıntılar netleştikçe Fenerbahçe yönetiminin son adımları atacağı öngörülüyor. Geçen sezon Marsilya formasıyla 45 resmi maçta sahne alan Greenwood, 26 gol kaydetti ve 11 asist yaptı. Toplamda 37 gole doğrudan etki sağlayan İngiliz yıldız, hedefleri netleştirmesiyle dikkat çekti. Bu performans, Fenerbahçe'nin satın almak isteme nedelerini açıkça gösteriyor. Roma'nın resmi teklif hazırlanmasıyla birlikte transfer pazarında 48 saat kritik önem kazandı. Kulüplerden biri kısa süre içinde kesin adım atmazsa söz konusu tarihçe önemli değişiklikler yaşanabilir. Fenerbahçe'nin Marsilya'ya iletmesi beklenen yeni teklifin zamanlaması, işin seyrini belirleyecek. Fenerbahçe, Sörloth ve Guirassy transferlerinde henüz istenen sonuca ulaşamamışken Greenwood operasyonuna ağırlık veriyor. Teknik direktör İsmail Kartal'ın takıma entegrasyonunu kolaylaştıracak bir oyuncu arayışında yer aldığı belirtililiyor. Genç ve tecrübeli kombinasyonunun takım dinamiklerine katkı sağlaması hedefleniyor. Fenerbahçe'nin Düzce Topuk Yaylası Tesisleri'ndeki yeni sezon hazırlıklarının yanında transfer cephesinde de yoğun çalışmalar sürdüğü anlaşılıyor. Yönetim, teknik ekip ve oyuncu temsilcileri arasında eşgüdümlü bir operasyon yürütülüyor. Bu koordinasyon, karmaşık transfer müzakerelerinde Sarı-lacivertlilere üstünlük sağlıyor.

Devamını Gör
Fenerbahçe, Greenwood için bonservisi 40 milyon euroya çıkardı
Gündem·

Tenor Hakan Aysev 7'nci kez evlendi

Türk opera sahnesinin önde gelen tenorlarından Hakan Aysev, 58 yaşında yedinci kez evlendi. Aysev, bir süredir birliktelik yaşadığı Çağrı Özsaatçılar ile nikâh masasına oturdu. Tören, aile üyeleri ve yakın arkadaşların katılımıyla sade bir şekilde gerçekleştirildi. Aysev'in evliliği sosyal medyada dikkat çekti. Davetliler tarafından paylaşılan fotoğraflar kısa sürede yoğun ilgi gördü. Sanat camiasının ünlü temsilcisinin yedinci evliliği yapılan yorumların merkezine oturdu. Aysev, geçmiş boşanma süreçlerinde evlilik tutumuna dair açıklamalar yapmıştı. "Ben ilişkilerimi daha resmi yaşıyorum, insanları daha çok ciddiye alıyorum ve kimseyi kıramıyorum. Bir insan hayatını benimle devam ettirmek, benimle evlenmek istiyorsa tabii ki diyorum" demişti. Bu sözler, usta sanatçının aşkla ilgili duruşunu ortaya koyan ifadelerdi. Aysev'in evlilik tarihi detaylı bir kronoloji sunuyor. İlk evliliğini 1988'de gerçekleştiren tenor, 2000'de ikinci nikâhına imza attı. 2008 yılında Pelin Doğan ile evlenen Aysev, aynı yıl içinde bu evliliği sona erdirdi. 2009'da mimar Esen Öncan ile dünyaevine giren Aysev, bu birliktelikten "Esen Can" adında bir kızı oldu. Ancak bu evlilik 2013'te bitti. 2016'da vokalist Banu Karaca'yla hayatını birleştiren usta tenor, 2017'de anlaşmalı şekilde boşandı. 2018'de Evren Aysev ile evlenip 2020'de bu evliliğini de sona erdiren Aysev, 2026'da Çağrı Özsaatçılar'la yeni bir başlangıç yaparak toplam yedi evliliğin sahibi konumuna geldi. Her evlilikten sonra gelen boşanmalar, sanatçının kişisel yaşamını sıklıkla magazin gündemine taşımıştı. Aysev, 10 Ocak 1968'de Ankara'da doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda müzik eğitimi alan tenor, 1987'de 6. Belvedere Şan Yarışması'nda "En İyi Genç Şarkıcı" ödülünü kazandı. Viyana'da eğitim ve sahne deneyimi elde eden Aysev, 1990'da Viyana Devlet Operası'nın kadrosuna alındı. Avrupa'nın birçok ünlü opera evlerinde sahne alan Aysev, güçlü ses ve performansıyla uluslararası üne kavuştu. Luciano Pavarotti'nin öğrenciliği yapması ve sanatçıya benzer özellikleri taşıması sebebiyle "Türk Pavarotti" olarak tanındı. Türkiye'ye döndükten sonra operayı geniş kitlelere tanıtmak için çeşitli projelerde yer aldı. Beethoven'ın 9. Senfonisini seslendirerek uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil eden Aysev, Türk müzik tarihinde önemli bir yer tutmuştur. Sanat camiasındaki başarılarının yanı sıra son yıllarda fiziksel görünüş değişiklikleri de kamuoyunun ilgisini çekti. Aysev, "Atamızın Sevdiği Şarkılar" gibi kültürel projelerde de rol almıştır. Aysev ve Özsaatçılar çiftinin nikâhı düğün konuklarının sosyal medya paylaşımları aracılığıyla geniş bir kitleye ulaştı. Takipçiler, yeniden evlenen sanatçıya tebrik mesajları yağdırmıştır. Aysev'in aşka olan inancını hiçbir zaman kaybetmeyen tutumu, her evlilik kararında kendisini yeni bir umutla harekete geçirtmiştir. Yedinci nikâhı da bu kararlı tavrının bir devamı niteliğinde değerlendirilmektedir. Aysev'in evlilik süreci, çoğunlukla esprili ve şaşkınlık içeren yorumlarla sosyal medya kullanıcılarının gündemini oluşturmuştur. "Gelin hanım gerçekten cesurmuş" ve "Evlilik azmine sağlık" türü ifadeleler, kamuoyunun konuya bakış açısını yansıtmaktadır. Ancak Aysev'in kariyerindeki başarıları ve operadaki merkezi konumu, özel hayatının ötesinde sanat dünyasında kendisini kalıcı kılmıştır.

Devamını Gör
Tenor Hakan Aysev 7'nci kez evlendi
Teknoloji·

iPhone 18 Pro Max Eylül 2026'da Satışa Sunulacak

Apple, Eylül 2026'da iPhone 18 Pro Max modelini tanıtacak ve aynı ay içinde satışa sunacak. Teknoloji sektöründen sızdırılan bilgilere göre yeni cihaz, mekanik değişken diyafram teknolojisiyle donatılmış kamera sistemi ve 2 nanometre işlemciyle önceki nesiller arasında fark yaratacak. Geleneksel lansman takvimini takip eden Apple, etkinliği Eylül ayının ikinci haftasında—tahminen 8-15 Eylül tarihleri arasında—gerçekleştirecek. Ön siparişler tanıtımın ardından başlayacak; mağaza satışları ise yaklaşık on gün sonra başlayacağı öngörülüyor. ABD'de başlangıç fiyatının 1.199 dolar düzeyinde kalacağı tahmin edilirken, Türkiye'de fiyatlar döviz kuru ve vergi düzenlemelerine bağlı olarak belirlenecek. Sızdırılan görseller ve prototip modeller, iPhone 18 Pro Max'in tasarımında belirgin değişiklikleri ortaya koymaktadır. En çarpıcı gelişme, Dynamic Island'ın (Dinamik Ada) yaklaşık yüzde 35 oranında küçülmesidir. Apple'ın Face ID sensörlerini ekran altına aktarma çalışmaları sayesinde ekranın üst kısmındaki bu bölgenin çok daha az alan kaplaması hedeflenmektedir. Renk paletinde yılın dikkat çeken seçeneği "Koyu Kiraz" (Dark Cherry) olacak. Derin kırmızı ve mor karışımı olarak tanımlanan bu tonun yanında Açık Mavi, Koyu Gri ve Gümüş seçenekleri yer alacak. Arka cam ise titanyum çerçevesiyle daha bütünleşik bir görünüm sağlamak için tek tonlu tasarıma geçişle sunulacak. Cihazın en önemli özelliği kamera sistemidir. Ana lensta kullanılacak mekanik değişken diyafram, kullanıcılara profesyonel fotoğraf makinelerinde olduğu gibi alan derinliğini ve bokeh efektini fiziksel olarak kontrol etme imkanı tanıyacak. Teknoloji, ışık koşullarına göre lensin otomatik olarak açılıp kapanmasını sağlayacak. Ayrıca 5x ve 10x optik zoom yetenekleri iyileştirilecek; telefoto lenste daha geniş diyafram açıklığı sayesinde gece çekimlerinde belirgin netlik sağlanacak. iPhone 18 Pro Max'in gücü TSMC'nin 2 nanometre üretim süreci ile hazırlanan A20 Pro çipinden gelecek. Bu yeni mimarinin yüksek hızın yanında ciddi enerji verimliliği sunması beklenmektedir. 12 GB RAM desteğiyle çiplenecek cihazda Apple Intelligence özellikleri daha akıcı çalışacak ve işlemler cihaz üzerinde yerel olarak gerçekleşecek. Apple'ın kendi tasarımı olan C2 5G modem ve Wi-Fi 7 desteği bağlantı hızlarında gelişim vaat etmektedir. Batarya alanında hem yazılımsal optimizasyonlar hem de artan kapasite sayesinde şu ana kadarki en uzun pil ömrüne sahip iPhone olma hedefi konmuştur. Sektör gözlemcileri, iPhone 18 Pro Max'in fiyat konusunda Pro modellerine kıyasla ufak artışlar görebileceğini belirtmektedir. Artan üretim maliyetleri ve yeni teknolojiler bu artışın temel nedenleri olarak gösterilmektedir. Kaynaklara göre Apple ayrıca malzeme işleme süreçlerinde iyileştirmeler yapıyor. iPhone 17 Pro serisinde görülen kamera bölgesindeki hasar ve oksitlenmeye bağlı renk değişimleri, şirketi alüminyum alaşımında yeni teknikler geliştirmeye yöneltmiştir. Yeni rafine etme yöntemi metalin korozyon direncini artıracak ve çizilme sorunlarını azaltacak. Geliştirilen özel alaşım, alüminyumun ısı dağıtma kapasitesini korurken yapısal dayanıklılığı önemli ölçüde yükselterek A20 Pro işlemcinin yüksek performans modunda bile verimli çalışmasını sağlayacak. Yeni üretim süreci aynı zamanda enerji tüketimini azaltarak atık miktarını düşürecek ve maliyetleri kontrol altında tutacak. Malzeme bilimciler, bu alüminyum alaşımının gelecekte katlanabilir iPhone modelleri için de standart hale gelmesini beklenmektedir. Metal, paslanmaz çelik ve titanyum gibi seçeneklere kıyasla ısı yönetiminde üstünlük sağlamaktadır. Resmi açıklamalar yapılmadığından kesin detaylar yakın zamanda netleşecektir. Apple, geleneksel olarak etkinlikleri öncesinde ürün özelliklerini gizli tutmaktadır. Şirketi takip eden çevreler, söz konusu özelliklerin doğruluğunun Eylül etkinliğinde ortaya çıkacağını öngörmektedir.

Devamını Gör
iPhone 18 Pro Max Eylül 2026'da Satışa Sunulacak
Dünya·

Putin: Rusya'da akaryakıt sorunu devam ediyor

Vladimir Putin, ülkede yakıt tedarikinin sürücü ve işletmeler açısından ciddi sorunlar yaşandığını söyledi. Moskova'da düzenlenen bir toplantıda, Rus devlet başkanı altyapı tesislerine karşı süregelen saldırıların etkisini azaltmak için ek önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Putin, hükümet üyeleriyle birkaç gün önce iç piyasadaki benzin durumunu ayrıntılı şekilde ele aldıklarını belirtti. Terör saldırıları nedeniyle altyapıda meydana gelen hasarların minimize edilmesi gerektiğini söyleyen Rus lider, kesintisiz ve istikrarlı yakıt arz edilmesi için harekete geçilmesi istedi. Büyük petrol rafinerilerinin kapasitelerini maksimum düzeyinde kullandıklarını aktaran Putin, orta ve küçük ölçekli işletmelerin de üretime dahil edildiğini açıkladı. Bakım çalışmalarının sürelerini kısalttıklarını ve planlı bakımları ileri tarihlere ertelediklerini belirten Putin, bu adımların aksatılmadan devam ettirilmesini istedi. Benzin ve uçak yakıtı ihracatını geçici olarak yasakladığını söyleyen Putin, dizel yakıtı da aynı şekilde kısıtlamayı değerlendirdiklerini ekledi. Tüketicileri korumak için pazara sunulan yakıt miktarını artırmak ve fiyatları ekonomik düzeyde tutmak gerektiğini ifade eden Putin, bu hedefe ulaşmak için çok yönlü bir yaklaşım izlediklerini vurguladı. Daha önceki dönemlerde oluşturulan yakıt stoklarını iç pazara açtıklarını ancak sorunların devam ettiğini dile getiren Putin, akaryakıt istasyonlarında hala kuyruklar bulunduğunu ve bazı benzin türlerinin bulunmadığını söyledi. Rusya'daki benzin stokları 1,7 milyon ton seviyesinde olup bu rakamın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 daha düşük olduğunu kaydetti. Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar, Moskova ve St. Petersburg dahil yaklaşık 20 bölgede yakıt satışlarına kısıtlama getirilmesine yol açtı. Tarım sektöründe ve yaz sezonunun başlamasıyla talebin artması, sorunu daha da derinleştirdi. Putin, Rossiya-24 kanalına yapılan açıklamada, kritik altyapı tesislerine karşı düzenlenen saldırıların yakıt arzında denkleştirici sorunlar yaratmasına rağmen durumun kritik olmadığını söyledi. Bakım çalışmalarının hızlanması, gerekli ithalatın yapılması ve tesislerin güvenliğinin sağlanması gerekmektedir diye konuştu. Hava savunma sistemlerinin üretimini artırmanın öncelikli görev olduğunu belirten Putin, savunma kapasitesini düşmanın teknolojik gelişiminin paralelinde artırılması gerektiğini söyledi. Altyapı saldırılarına karşı tüm kurumların eşgüdümü çalışması ve insanı korumak ile ekonomik zararı minimize etmek amacının ön planda tutulması gerektiğini vurguladı. Kırım'daki yakıt durumuna değinen Putin, sevkiyatı kara ve deniz yoluyla artıracaklarını ve sorunun çözüleceğinden emin olduğunu söyledi. Kırım'da mevcut stokların birkaç günlük düzeyinde olduğunu ancak ihtiyacın karşılanacağını belirtti. "Birleşik Rusya" partisinin Moskova'daki kongresinde Putin, Batılı elitlerin Rusya'ya yoğun baskı uyguladığını söyledi. Batı'nın iç karışıklık çıkarmaya çalıştığını ancak bunu başaramadığını vurgulayan Putin, Batı'nın Rusya'ya stratejik yenilgi yaşatamayacağını belirtti. Ukrayna savaşında Kiev rejiminin temas hattının tamamında geri çekildiğini ve bu nedenle sivillere yönelik saldırılara yöneldiğini söyleyen Putin, bunun terör eylemi olarak nitelenebileceğini belirtti. Zorlu bir dönemden geçilmekle birlikte bu sürecin Rus vatandaşlık kavramını daha derinleştirdiğini ifade eden Putin, gelecekteki seçim kampanyasının geleneksel değerlerin korunması üzerine yoğunlaşacağını söyledi. Geleneksel değerlere dayanan fikirlerin Rus toplumunu birleştiren temel olduğunu vurgulayan Putin, "Birleşik Rusya"nın ordu birlikleri, savunma sanayii tesisleri ve gönüllü hareketlerle doğrudan bağlı olduğunu belirtti. Savaşta görev alanların barış zamanında da siyaset, ekonomi ve yönetim alanlarında hizmet etmeleri için gerekli koşulları oluşturacaklarını söyledi. Mevcut duruma göre bazı planlarında değişikliğe gittiklerini ancak stratejik önem taşıyan bütün gelişim programlarının tam olarak hayata geçirileceklerini kaydetti. Savaş alanındaki duruma ilişkin Putin, Rus birliklerinin Ukrayna'nın kuzeyinde Sumi ve Vovçansk bölgelerine doğru bir güvenlik bölgesi oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Ukrayna rejiminin Kursk'ta işlediği suçların bedelini bu güvenlik bölgesini oluşturmak için gerekli toprak kaybederek ödeyeceğini dile getirdi. Ukrayna ordusu Kupyansk'a karşı bir dizi karşı saldırı düzenlemişse de başarısız olduğunu açıklayan Putin, Rus birliklerinin Slovyansk şehrine hızla ilerlediğini belirtti. Konstantinovka şehrinin yüzde 96'sını ele geçirdiklerini söyleyen Putin, Slovyansk, Kramatorsk, Drujkovka ve Dobropolye gibi şehirlerde stratejik bir savunma hattı oluşturulduğunu ekledi. Avrupa liderlerinin Ukrayna'nın insansız hava araçlarını kullanmadaki başarısından memnuniyetini belirttiğini ancak Luhansk'ta Starobilsk öğrenci yurduna yapılan Ukrayna saldırısı hakkında bir söz söylemediklerini eleştirdi. Batı'nın Rusya'nın stratejik yenilgisi hedefini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Ukrayna savaşında Rus ordusunun hedeflerine ulaşmak için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı. ABD-Rusya ilişkilerine değinen Putin, ABD Başkanı Donald Trump'la Anchorage'da resmi bir anlaşmaya varılmadığını belirtti. Ukrayna'daki çatışmaları sona erdirmek için bazı seçeneklerin görüşüldüğünü ve Amerikalı müzakerecilerin sunduğu uzlaşmaları Rusya'nın kabul ettiğini söyledi. Uzlaşma içeriğine ilişkin yazılı bir belgenin bulunmadığını ancak Ukrayna müzakerelerine dair bazı formüller konusunda mutabık kalındığını ifade etti. Rus lider, Zelenskiy'nin Belarus'ta Rus silahlarını vurmaya yönelik açıklamasının Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'da endişe yaratmadığını belirtti. Belarus'un insani konularda özellikle esir takası müzakerelerine yaptığı katkıdan memnun olduklarını vurgulayan Putin, bu müzakerelerin 2022'de Minsk'te başladığını ve sonra İstanbul'a taşındığını hatırlattı. Eski asker ve blog yazarı Aleksander Lunin, Rus ordusu içindeki yolsuzlukları ve cephede yaşanan kötü muameleyi anlattığı için gözaltına alındı. Ukrayna savaşına katılan ve ağır yaralanan Lunin, Instagram'da Putin'le yüz yüze görüşmek istediğini söylemişti. Videosunda, ülkede ve cephede yaşanan gerçekleri anlatma zorunluluğu olduğunu belirten Lunin, kısa süre içinde Putin'le televizyonda canlı yayına çıkmazsa ordunun silahlarını Kremlin'e doğrultacağını ifade etmişti.

Devamını Gör
Putin: Rusya'da akaryakıt sorunu devam ediyor
Spor·

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım dönemi: Disiplin ve transfer hızı

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın başkanlığa gelmesiyle birlikte kulüpte disiplin odaklı bir dönem başladı. Yeni yönetim, transferlerde hızlı ve kararlı adımlar atarken, kurumsal yapıda da köklü değişiklikler yapıyor. Yıldırım, göreve geldikten sonra ilk olarak kulübü detaylı incelemeye başladı. Samandıra'da yaşanan tüm gelişmelerin sosyal medyaya sızmasından rahatsız olan başkan, içeride kalan bilgilerin dışarı seriminin sona ermesini istedi. Kulüpte başıboş bir ortam oluştuğunu tespit eden Yıldırım, disiplini yeniden kurmak için gerekli uyarıları yapıyor. Barış Göktürk'ün başkan vekili olması da bu yapılandırmanın ilk somut adımı oldu. Teknik direktör konusunda Yıldırım, seçim döneminde görüşmeler yaptığını söylemişti. Aykut Kocaman'ın yanı sıra Nuri Şahin ve çeşitli yabancı teknik adamların isimleri gündemde yer alıyor. Ancak yönetimin eğilimi, sezon ortasında görevlendirilecek bir teknik direktörün bir yıl kalmayacağı hesabıyla, yerli bir hocaya doğru gidiyor. Conte ve Jesus de değerlendirilse de, yabancı bir hocanın riskli olduğu değerlendirmeleri hâkim durumda. Transfer cephesindeyse başkan oldukça aktif çalışıyor. Muriqi transferi tamamlanmış durumda. Guirassy için müzakereler devam ediyor. Yıldırım'ın en başta başardığı Ederson transferi ise yönetimin moral ve hızını gösteriyor. Solda Oosterwolde'nin gidişi bekleniyor, stoper takviyesi ise öncelikli bir ihtiyaç haline geldi. Nathan Ake bu arayışların merkezinde yer alıyor. Savunma hattı için yapılan çalışmalarda Kim Min-jae başta tercih ediliyordu. Fakat Bayern Münih, Güney Koreli oyuncuyu 40 milyon avrodan aşağı fiyatla satmaya istekli değil. Bu nedenle Fenerbahçe, alternatif isimlere yöneldi. Fulham'dan Calvin Bassey, sözleşmesi sona eren Lens'in Malang Sarr'ı takip ediyor. Manchester City'den Nathan Ake için de ilk temas yapılmış durumda. Ake, 31 yaşında bir oyuncu olup stoper pozisyonunun yanı sıra sol bekte de oynayabiliyor. Manchester City yönetimi, İngiliz basınına göre, Hollandalı savunmacıyı satmaya karar verdiklerini gösterdi. Mavi-Beyazlılar için talep edilen bonservis 10 milyon avro olsa da pazarlıkla bu tutar düşürülebilir. Ake, 2020'de City'ye katıldığından bu yana 1 Şampiyonlar Ligi, 4 Premier Lig, 1 UEFA Süper Kupa, 2 Federasyon Kupası, 2 Lig Kupası ve 1 FIFA Kulüpler Dünya Kupası kaldıracak deneyime sahip. Yıldırım döneminde yapılacak transferlerin temposu oldukça yoğun durumda. Muriqi'nin yanı sıra Guirassy, ön cephe için sonraki dönemde gündeme gelebilir. Merih Demiral konusunda başkan "hayır" yanıtı verdi. Hakan Çalhanoğlu'yla ilgili herhangi bir gündem olmadığı belirtildi. Acil ihtiyaçlar giderildikten sonra, bütçe sorunu nedeniyle satış operasyonlarıyla başka transferlere geçilecek. Önceki başkan Hakan Safi'nin seçimi kaybetmesinin sebeplerinden biri, alacağını söylediği oyuncuları teknik olarak nasıl getireceğini anlatamaması olmuştu. Fenerbahçe'nin transfer stratejisinde hız ve disiplin, Aziz Yıldırım'ın imzasını taşıyor. Haberlerin denetimi sağlanırken, profesyonel bir yapılanma hedefleniyor. Sırada teknik direktör belirlemesi, stoper transferi ve orta saha takviyesi var. Gelecek haftaların transfer haberlerine yakından bakılması bekleniyor.

Devamını Gör
Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım dönemi: Disiplin ve transfer hızı
Dünya·

2026 Dünya Kupası Son 32 Turu 28 Haziran'da başlıyor

2026 Dünya Kupası'nda grup aşaması 28 Haziran'da tamamlanıyor. Son 32 Turu, aynı gün saat 22.00'de Güney Afrika ile Kanada arasında oynanacak maçla başlayacak. Turnuva, tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla düzenleniyor. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda 12 grup oluşturuldu. Her grubun ilk iki sırasını tamamlayan 24 takım ile en iyi performans gösteren 8 grup üçüncüsü olmak üzere toplam 32 takım eleme aşamasına yükseleceği. Grup maçlarının tamamlanması ile birlikte Son 32 Turu'nun fikstürü netleşti. İlk karşılaşma 28 Haziran Pazar günü oynanacak olup, maçlar 4 Temmuz'a kadar sürecek. Eleme turu tek maç sistemiyle gerçekleşecek; kaybeden takımlar turnuvadan eleniyor. Son 32 Turu'nun ilk haftasında büyük takımlar sahaya çıkacak. 29 Haziran'da Brezilya, Japonya'yı karşılayacak. Aynı gün Almanya, Paraguay ile oynayacak. 30 Haziran'da Hollanda ile Fas mücadele edecek, Fildişi Sahili de Norveç'i ağırlayacak. 1 Temmuz'da üç maç programlanmıştır. Meksika, Ekvador'a karşı çıkacak. İngiltere, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile oynarken, Belçika da Senegal'i misafir edecek. Bu maçlar söz konusu takımlar açısından kritik önem taşıyor. 2 Temmuz'da ABD, Bosna Hersek ile karşılaşacak. Aynı gün İspanya, Avusturya'yı ağırlayacak. 3 Temmuz'da Portekiz-Hırvatistan, İsviçre-Cezayir ve Avustralya-Mısır müsabakası yapılacak. Son karşılaşma 4 Temmuz'da oynanacak olup, Arjantin ile Yeşil Burun Adaları mücadele edecek. Aynı gün Kolombiya da Gana'yı konuk edecek. Turnuvanın favorileri arasında Brezilya, Almanya, Fransa, İngiltere, Belçika, İspanya, Portekiz ve Arjantin yer alıyor. Bu ekipler Son 32 Turu'nda iddialı performans göstermesi bekleniyor. Brezilya-Japonya, Almanya-Paraguay, Portekiz-Hırvatistan ve Arjantin-Yeşil Burun Adaları karşılaşmaları büyük ilgi çekecek. Grup aşamasında yaşanan sürpriz sonuçlar turnuvanın bu aşamasında etki gösterebilir. Örneğin Fas ve Hollanda C Grubu'nda 7'şer puan ile yükselmişler, Brezilya da aynı gruptan lider olarak çıkmıştır. E Grubu'nda Almanya ve Fildişi Sahili 6'şar puan toplayarak ilk turdan geçmişlerdir. Son 32 Turu'nda hata yapma şansı bulunmamaktadır. Her maçta galibiyet zorunlu hale gelmektedir. Bu nedenle takımların defansif oyundan daha agresif bir strateji gözlemesi muhtemeldir. Grup aşamasında tecrübe kazanan ekipler, eleme turunda daha organize bir görünüm sergileme eğilimindedir. Turnuvanın ikinci haftasında yarı final maçları başlayacak. En güçlü takımların da bu aşamadan sonra çıkabileceği öngörülmektedir. Dünya Kupası'nın en kritik periyodu böylece başlamış olacaktır. Futbolseverler ise gelecek 10 gün boyunca yoğun bir maç takvimi ile karşı karşıya kalacaklardır.

Devamını Gör
2026 Dünya Kupası Son 32 Turu 28 Haziran'da başlıyor
Dünya·

Türkiye'nin 26 kişilik Dünya Kupası kadrosu Montella'nın imzasıyla belli oldu

Türkiye'nin Vincenzo Montella yönetiminde 26 kişilik Dünya Kupası kadrosu belli oldu. Milli takım, 11 Haziran'da başlayacak ve 19 Temmuz'da sona erecek turnuvada ABD, Kanada ve Meksika'da mücadele edecek. Ekip başkan Hakan Çalhanoğlu'nun liderliğinde Real Madrid'in yıldızı Arda Güler, Juventus'un genç forması Kenan Yıldız ve tecrübeli savunmacı Merih Demiral'ı barındırıyor. Kaleciler olarak Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Fenerbahçe) ve Uğurcan Çakır (Galatasaray) kadroya alındı. Savunma hattında Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Çağlar Söyüncü, Mert Müldür, Ferdi Kadıoğlu, Merih Demiral, Ozan Kabak, Samet Akaydin ve Zeki Çelik yer alıyor. Orta saha İsmail Yüksek, Kaan Ayhan, Orkun Kökçü ve Salih Özcan'ı içeriyor. Hücum bölgesinde Arda Güler, Kenan Yıldız, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün, Can Uzun, Deniz Gül, İrfan Can Kahveci ve Oğuz Aydın bulunuyor. Montella, Can Uzun ve Deniz Gül gibi genç yetenekleri seçerek geleceğe yönelik bir vizyon sundu. Türkiye son yıllarda yaşadığı teknik gelişim sürecinde bu kadronu bir sonraki aşamaya taşımayı hedefliyor. Milli takım, 2002'deki üçüncü yer başarısını tekrarlamak için turnuvaya giriyor. Türkiye, D Grubu'nda Avustralya, Paraguay ve ev sahibi ABD ile karşılaşacak. Grup maçları 14 Haziran'da Kanada'nın Vancouver kentinde Avustralya'ya karşı başlıyor. Ardından 20 Haziran'da San Francisco Körfezi bölgesinde Paraguay'ı, 26 Haziran'da ise Los Angeles'ta ABD'yi konuk edecek. Muhammed Şengezer, Aral Şimşir ve Demir Ege Tıknaz son 26'ye dahil edilmedi. Ancak FIFA kurallarına göre yaralanma durumunda yedek olarak Amerika'ya gidecekler. Kaleci bölümünde ise turnuva boyunca yedek oyuncuların yer değiştirmesine izin veriliyor. Milli takım, yerel saate göre bugün öğleden sonra 13.30'da temel kampı olan Fort Lauderdale, Florida'ya doğru yola çıkıyor. Turnuva öncesi hazırlık maçı olarak 7 Haziran'da Inter Miami Stadı'nda Venezuela'yla karşılaşacak. Türkiye, güçlü bir eleme kampanyası sonrasında ve Montella döneminde istikrarlı bir yükseliş yaşadıktan sonra turnuvaya giriyor. Arda Güler ve Kenan Yıldız öncülüğündeki hücum hattı, grup aşamasının ötesine geçmeyi hedefleyen yeni neslin merkezinde yer alıyor. Kadronun Avrupa'nın en büyük kulüplerinden gelen oyuncuları içermesi, Türkiye'nin uluslararası sahada güçlendiğini gösteriyor.

Devamını Gör
Türkiye'nin 26 kişilik Dünya Kupası kadrosu Montella'nın imzasıyla belli oldu
Gündem·

Paris'te Sıcak Havadan 109 Kişi Hayatını Kaybetti

Fransa'nın başkenti Paris'te son 24 saat içinde aşırı sıcaklıklar nedeniyle 109 kişi hayatını kaybetti. Acil sağlık hizmetlerinden alınan verilere göre bu rakam yalnızca evlerde ve kamuya açık alanlarda meydana gelen ölümleri kapsamakta, huzurevleri ve hastane içi ölümler dahil edilmemiştir. Aynı döneme ilişkin normal koşullarda Paris'te günlük ortalama ölüm sayısı 7 kişidir. Son 24 saatte Paris'teki hastaneler yaşanan olağanüstü durumuyla ilgili önemli rakamlar ortaya koymaktadır. Başkent ve çevre vilayetlerini kapsayan Ile-de-France bölgesindeki sağlık kuruluşlarına yaklaşık 3 bin kişi başvurmuş, bu rakam normal günlere kıyasla yüzde 36'lık bir artış teşkil etmiştir. Ölümle sonuçlanmayan vakalar arasında 30 kalp krizi olayı ile 43,7 derece vücut ısısına ulaşan hipertermi (aşırı yüksek vücut ısısı) vakası bulunmaktadır. Sıcakların insan sağlığı dışında kurumsal kapasite sorunlarını da gündeme getirdiği görülmektedir. Paris'teki yalnızca 2 cenaze salonu bulunması, ölümlerdeki artışla birlikte ciddi bir darboğaza yol açmıştır. Ulusal Cenaze Hizmetleri Federasyonu Sözcüsü Gautier Caton, başkent ve çevre bölgelerinin bu dönemde en fazla etkilenen alanlar olduğunu belirterek, tüm cenaze salonlarının dolu olduğunu doğrulamıştır. Caton, Paris ve Lille çevresinin yanı sıra Centre-Val de Loire bölgesinin de benzer yoğunluk yaşadığını bildirmiştir. Gautier Caton, gelecek günlerde ölüm sayılarının artması halinde devlet kurumlarının Rungis'teki önceki uygulamalar veya Kovid-19 salgını döneminde gördükleri yönteme benzer çözümler arayacağını ifade etmiştir. Söz konusu çözümler arasında binalar veya alanların naaş muhafazası için açılması, hastanelerde konteynerlerin ya da özel donatılmış araçların kullanılması yer almaktadır. Aileler yakınlarının naaşlarını şu anda daha uzaktaki cenaze salonlarına götürmeye yönlendirilmektedir. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, sıcak havayla ilişkili ölümlere ilişkin ek bilgiler açıklamıştır. Bakan, 18 Haziran'dan bu yana 74 kişinin suda boğulduğunu, bunların çoğunun 15-25 yaş arasında olduğunu belirtmiştir. Boğulma olaylarının büyük bölümü yüzmeye yasak ve gözetim altında olmayan nehir, dere ile göletlerde yaşanmış, pek çok ölümün fiziksel olarak soğuk suya maruz kalmanın tetiklediği kalp krizine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bakan Nunez, sıcak havalar başladığından bu yana yürütülen önleyici işlemler hakkında da bilgi vermiştir. Kültürel etkinliklerin iptal edilmesine ilişkin 14 karar alındığını, spor faaliyetleri yasaklanmasına ilişkin ise 64 kararın verildiğini açıklamıştır. Bu tedbirler ülke genelinde sıcak havayla mücadelede koordineli bir yaklaşımı göstermektedir. Fransa'da meteoroloji kurumu Meteo-France, ülke çapında alarmları da ayrıntıyla açıklamıştır. Paris ve çevre vilayetleri dahil 37 vilayette kırmızı alarm verilmiş, 48 vilayette turuncu alarm yayınlanmıştır. Kırmızı uyarısı yapılan bölgelerde hava sıcaklıklarının 42 dereceye ulaşması öngörülmüştür. Ayrıca fırtına riski nedeniyle 34 vilayette turuncu uyarısı devreye alınmıştır. Sağlık kurumları olağanüstü durum protokolünü yürürlüğe sokmaktadır. Paris çevresindeki hastanelerde "acil durum planı" uygulanmaya başlanmıştır. Plan kapsamında izin kullanan personel görevlendirilmiş, yatak kapasiteleri artırılmış ve acil olmayan ameliyatlar ertelenmektedir. Sağlık Bakanlığı hastanelere soğutma çalışmaları için 100 milyon avro bütçe ayırmış, kamu ve özel hastanelerin beklemeksizin klima ile fan satın almasını tavsiye etmiştir. Hükümet düzeyinde de tedbirler hızlandırılmaktadır. Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, Sağlık Bakanı Stephanie Rist'in teklifinin ardından ülkedeki hastaneler için 30 bin klima siparişi vermiştir. Bu satın alma kararı sağlık altyapısının sıcak havaya dirençli hale getirilmesi amacını taşımaktadır. Vatandaşlar geçici soğutma çözümleri bulmak zorunda kalmışlardır. Pek çok aile termal battaniyelerle pencerelerini kaplamaya başlamış, bu ürünlere talep sonucu eczane ve perakende mağazalarda stok sıkıntısı ortaya çıkmıştır. İlk yardım ekiplerinin kullandığı bu battaniyeler okullarda, hastanelerde ve evlerde sıcaklığı azaltmak için tercih edilmektedir. Rueil-Malmaison'daki bir lisede öğrenciler Fransızca sözlü sınavlarını otoparkta yapılması durumu ile karşılaşmıştır. Vers ay Akademisi, sınavların iptali yerine bu lokasyonu tercih ettiğini açıklamıştır. Ulaştırma sektörü de ciddi aksaklıklar yaşamaktadır. Paris ile Nice arasındaki tren seferinde teknik arıza nedeniyle tren bir tünelde 1 saat boyunca mahsur kalmıştır. Trende klimanın bazı vagonlarda işlevini yitirmesiyle yolcuların çoğu fenalık geçirmiştir. Yolcular başka bir trene aktarılmış ve Nice'e 6 saat gecikmeli ulaşmışlardır. Olağanüstü hava koşullarına karşı politik çözümler de gündeme gelmiştir. Muhalefet tarafında yer alan Yeşiller Partisi, gelecekteki aşırı sıcaklar ve doğal afetlere karşı çalışanların korunması için yıllık 5 günlük "iklim izni" oluşturulmasını önermiştir. Söz konusu ücretli iznin aşırı sıcak, sel ve yangın gibi durumlarda kullanılmasının öngörüldüğü belirtilmektedir. Partinin 21 Haziran'da başlattığı imza kampanyasına şu ana kadar yaklaşık 8 bin 800 kişi destek vermiştir. Sıcak hava dalgasının etkisi Almanya'ya da ulaşmıştır. Alman Meteoroloji Servisi, ülkenin batı ve güneybatı bölgelerinde sıcaklıkların 40 dereceyi aştığını, bazı lokasyonlarda 42 dereceye çıktığını bildirmiştir. Sıcaklıklar mevsim normallerinin yaklaşık 15 derece üzerinde seyrelmektedir. Köln Belediyesi, kent merkezindeki bazı parklarda su püskürtme sistemlerini devreye almış, serinleme istasyonlarının sayısını artırmıştır. Almanya'da sağlık ve meteoroloji makamları kaçınılması gereken gruplar hakkında uyarıda bulunmuştur. Yaşlılar, çocuklar, hamile kadınlar ve kronik hastalığı olanlar zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaya çağrılmıştır. Bol sıvı tüketimi, fiziksel aktivitelerin sabah ve akşam saatleriyle sınırlandırılması, güneş altında uzun süreli kalış yapılmaması tavsiye edilmiştir. Yalnız yaşayan risk grubundaki kişilerin kontrol edilmesine yönelik çağrılar yapılmıştır. Alman Demir Yolları, yüksek sıcaklık nedeniyle raylarda deformasyon riski konusunda uyarı vermiştir. Belirli hatlarda gecikme ve sefer değişiklikleri yaşanabileceği duyurulmuş, şirket belirli tarihler için satılan biletlerin ücretsiz iptali veya tarih değiştirilmesine izin vermiştir. Yolculara seyahat öncesi güncel sefer bilgilerini kontrol etmeleri önerilmiştir. Orman yangını riski Almanya'nın doğu eyaletlerinde en yüksek düzeylere ulaşmıştır. Yetkililer, ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmariti atılmaması ve araçların kuru otlar üzerine park edilmemesi konusunda sert uyarılarda bulunmuştur. Göl ve nehirlere erişimin artmasından sonra cankurtaran kuruluşları boğulma vakalarındaki artışa işaret ederek, akıntılı nehirler ve gözetim altında olmayan sularda yüzme yapılmaması çağrısı yapmıştır. Spor organizasyonları da etkilenmiştir. Frankfurt'ta düzenlenen Ironman Avrupa Şampiyonası'nın parkuru güvenlik gerekçesiyle kısaltılmış, ek su ve sağlık istasyonları oluşturulmuştur. Meteoroloji uzmanları, hafta sonun ilerleyen saatlerinde ülkenin batı ve güneybatısında yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak, dolu ve fırtına beklediklerini belirtmiştir. Ancak yağışların sıcaklıklarda yalnızca kademeli bir düşüş sağlayacağı tahmin edilmektedir. Bilim insanları, Avrupa'da son yıllarda gözlenen sıcak hava dalgalarının frekans ve şiddetindeki artışın iklim değişikliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Son 4 yılda Avrupa'da sıcak hava nedeniyle 200 binden fazla kişinin yaşamını kaybettiği belirtilmektedir. Bu bulgular, bölgesel sağlık ve acil yönetim sistemlerinin gelecekteki benzer olaylara hazırlık ihtiyacını gözler önüne sermektedir.

Devamını Gör
Paris'te Sıcak Havadan 109 Kişi Hayatını Kaybetti
Gündem·

Kadir İnanır'ın 27 Yıllık Hayat Arkadaşı Jülide Kural Kimdir?

Kadir İnanır'ın vefatının ardından, 27 yıl boyunca hayatını paylaştığı Jülide Kural'ın geçmişi ve kariyeri gündeme geldi. Adana doğumlu oyuncu, tiyatro ve televizyon alanında tanınan bir sanatçıdır. Jülide Kural 24 Mart 1965'te Adana'da doğdu. Eğitimini İstanbul'da tamamlayan Kural, İstanbul Üniversitesi'nin Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü ile Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Sanat ve felsefe üzerine şekillendirdiği eğitim hayatı, profesyonel kariyerinin temelini oluşturdu. Kural'ın tiyatro kariyeri çeşitli sahnelerde gelişti. Ankara Sanat Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Kent Oyuncuları ve Tiyatro Stüdyosu'nda yer aldı. Ayrıca Oyun Atölyesi ve Şehir Tiyatrolarında da sahneye çıktı. 2003 yılında kendi kurduğu Ateş Tiyatrosu'nda "Frida Yaşasın Hayat" projesini gerçekleştirdi. Bir dönem Almanya'da yaşayan Kural, Türkiye'ye döndükten sonra aktif olarak çalışmalarına devam etti. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema ve televizyon projelerine de katıldı. Geniş kitlelerce "Süper Baba" dizisiyle tanındı. Kural ile Kadir İnanır 1999 yılında "Bütün Çocuklarım" dizisinin setinde tanıştı. O tarihten bu yana birlikte yaşadıkları bilinmektedir. Kamuoyunda yer alan bilgilere göre iki oyuncu resmi olarak evli değildi. Ne Kural'ın ne de İnanır'ın çocuğu bulunmamaktadır. Kural'ın geçmişte oyuncu Ali Sürmeli'yle evli olduğu bilinmektedir. 27 yıllık birliktelik boyunca İnanır'ın hastalık sürecinde ona en büyük destek olan Kural, usta oyuncunun tedavisinde her zaman yanında yer aldı. 26 Haziran 2026'da ileri evre akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybeden İnanır için anma töreni 28 Haziran Pazar günü saat 13.00'te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlendi. Törende Kural, duygusal bir konuşma yaparak hayat arkadaşına veda etti. "Onunla geçen her saniye bir okul gibiydi" diyen Kural, 27 yıllık yaşam birliğine değindi. Kural, törendeki konuşmasında İnanır'ın vasiyetine atıfta bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "O büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız der, dünyanın en güzel gülümsemesiyle… Vasiyetim sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim." Jülide Kural ve Kadir İnanır sadece magazin dünyasının dikkat çeken bir çifti değil, aynı zamanda sanat dünyasına tutkuyla bağlı iki dosttu. 27 yıl boyunca iyi günde ve kötü günde sergiledikleri ortak duruş, İnanır'ın uzun sağlık mücadelesinde de kendini göstermişti. Kural, usta oyuncunun en zor anlarında koruyucu ve destekleyici rolünü üstlendi. İnanır için düzenlenen cenaze namazı Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılındı. Usta aktör daha sonra Ulus Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı. Defin sonrası Akatlar Kültür Merkezi'nde taziyeler kabul edildi. Nur Sürer, Halil Ergün, Nuri Alço ve Perihan Savaş gibi meslektaşları veda törenine katıldı. Kadir İnanır'ın 77 yıllık yaşamında 182 sinema filmi ve 12 televizyon dizisinde yer alan sanatçı, Yeşilçam'ın efsane isimlerinden biri olarak kaldı. 1970 yılında "Kara Gözlüm" filmiyle başrol deneyimini yaşayan İnanır, Türkan Şoray ile birlikte rol aldığı yapımlarla geniş kitlelerin beğenisini kazanmıştı.

Devamını Gör
Kadir İnanır'ın 27 Yıllık Hayat Arkadaşı Jülide Kural Kimdir?
Gündem·

Oyuncu Aktuğ 500 bin Tl'ye kadar yükseldi

Oyuncu Mustafa Ferit Aktuğ, Kim Milyoner Olmak İster'in hafta sonu yayınlanan bölümünde 500 bin TL'ye kadar yükselerek güçlü bir performans sergilemelendi. 47 yaşındaki oyuncu, doğru cevaplarıyla hem stüdyo seyircilerini hem de ekran başındaki izleyicileri etkilemeledi. Bölümün en dikkat çeken anı 200 bin TL değerindeki soruda yaşandı. Yarışmacıya, "Chargoggagoggmanchauggauggagogg-chaubunagungamaugg Gölü nerededir?" sorusu yöneltildi. Uzun ve alışılmadık ismiyle dikkat çeken bu soru, canlı yayın sırasında sosyal medyada hızla gündem olmuştur. Seyirciler gölün adını telaffuz etmekte zorlanırken, konu kısa sürede en çok paylaşılan başlıklar arasına yerleşti. Aktuğ, yarışma boyunca sakin tavrıyla öne çıktı ve genel kültür alanında işaret eden bir performans gösterdi. Ancak 500 bin TL sorusuna geldiğinde zorluk yaşadı. "İki kardeş savaşmış…" şeklinde başlayan atasözünün devamı sorulduğunda doğru cevabı bulamayan oyuncu, büyük ödüle bir adım kala programdan ayrıldı. Yarışmanın ardından sosyal medyada geniş bir ilgi oluştu. Kullanıcılar, Aktuğ'un gösterdiği genel kültür performansını takdir ederken, özellikle 200 bin TL'lik sorunun eğlenceli yapısını vurguladı. Paylaşımlar ağırlıklı olarak gölün ismiyle ilgili reaksiyonlara yoğunlaştı. Mustafa Ferit Aktuğ, 1978 yılında Ankara'da doğmuştur. Oyunculuk kariyerine TRT'de yayınlanan ve Tarık Akan'ın rol aldığı "Koçum Benim" dizisiyle başlayan Aktuğ, daha sonra birçok televizyon dizisi, sinema filmi ve tiyatro sahnesinde yer aldı. Kariyeri boyunca çeşitli yapımlardan görevlendirilmek suretiyle sektörde tanınan bir isim olmuştur. Kim Milyoner Olmak İster?, Oktay Kaynarca'nın sunumuyla atv'de yayınlanmaya devam etmektedir. Programa katılan yarışmacılar, Türkiye'nin farklı bölgelerinden veya yurt dışından başvuru yapmak suretiyle mülakat aşamasıyla seçilirler. Moral desteği amacıyla yarışmacıların yakınları da stüdyoda hazır bulunurlar. Yarışmada on üç soruyu ardı ardına doğru yanıtlayan katılımcı, 5 milyon TL'lik son ödülü kazanabilmektedir. Yarışmacılara joker hakkı ve iki baraj hakkı sunulur. Baraj sorularına doğru yanıt verildiğinde, o ana kadar kazanılan ödül her durumda yarışmacının oluyor. Programın format yapısı, katılımcılara güven vermek ve oyunu uzun tutmak adına tasarlanmıştır.

Devamını Gör
Oyuncu Aktuğ 500 bin TL'ye kadar yükseldi
Siyaset·

TBMM'de iki kanun teklifi görüşülecek

TBMM Genel Kurulu, 30 Haziran Salı günü başlayacak haftalık çalışmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilişkin düzenlemeleri kapsayan iki önemli kanun teklifini görüşecek. Genel Kurul'un gündeminde yer alan ilk teklifin adı "Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi". Bu tasarıyla subayların ayrılmalarından sonra yeniden TSK'ya alınması konusunda sınırlandırmalar getirilecek. Askerlik hizmetini yapanlar dışında her türlü sebepten Silahlı Kuvvetler'i terk eden subaylar, Kanun'da belirtilen istisnalar haricinde muvazzaf olarak tekrar hizmete alınamayacak. Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarının mali desteğinde tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okutulan, subaylığa atanan kişiler konusu da düzenlenecek. Yükümlülük dönemini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararıyla ayrılanlar ile kendi istekleriyle istifa edenler, belirli bir süre boyunca hekimlik ya da diş hekimliği mesleğini icra edemeyecek. Sözleşmeli er ve erbaş statüsünden ayrılanlar için yeni fırsatlar oluşturulacak. En az yedi yıl hizmet doldurarak ayrılanlara nitelik belgesi pozitif olması halinde kamu kurumlarında belirli pozisyonlara atanma olanağı tanınacak. Bu kadrolara infaz ve koruma memuru, çarşı bekçisi, orman muhafaza memuru, koruma görevlisi, itfaiyeci ve şoför pozisyonları dahil. Sözleşmeli personelin uzman erbaşlığa geçişi için yeni kriterler belirlenecek. Fiziki yeterlilik testine ek olarak yazılı sınav ve mülakat başarısı aranan şartlar arasına eklenecek. İkinci kanun teklifi "12. Yargı Paketi" adıyla bilinenidir. Bu düzenlemeyle Danıştay'ın yapı ve işleyişinde değişiklikler yapılacak. Daire sayısının on'a indirilmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek geçiş süresi dört yıl daha uzatılacak. İdari yargının hızlanması amaçlı girişimler paket kapsamında yer alıyor. İdare mahkemelerinde tek hakimle görülebilecek davaların kapsam sınırı genişletilecek. Hukuk mesleğinin bilgisiyle çözülmesi gereken konularda bilirkişiye başvurulması halinde hâkime uyarma cezası verilecek. Ceza adaleti alanında önemli düzenleme getirilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu işkence ve eziyet suçlarına uygulanmayacak. Aynı şekilde kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işledikleri ve Anayasa'nın 17'nci maddesinde yer alan kötü muamele suçlarına da bu husus geçerli olmayacak. Finansal işlemler konusunda değişiklikler de ele alınacak. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gerektiği hâlde sözleşmede miktar belirtilmemişse, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık'ta kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i esas alınacak. Yargıtay'ın karar kontrol mekanizması değiştirilecek. Ceza dairelerinin yargı yeri belirleme ve görevsizlik kararları dışında tüm kararlarına karşı Cumhuriyet Başsavcısı resen veya istem üzerine Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Bu itiraz için dosya teslim tarihinden itibaren üç aylık bir süre saptanmış durumda. Hukuk davalarında hız artırılacak. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre duruşmalar arasında geçecek süre üç ayı aşamayacak. "IBAN mağdurları" olarak bilinen ve banka hesap bilgilerini haksız menfaat amaçlı başkalarıyla paylaşan kişiler için yeni hüküm gelecek. Dolandırıcılık suçlarına iştirakin belirli koşulları sağlaması durumunda verilecek ceza yarı oranında azaltılacak. Bunun için kişinin başkasına veya kendisine haksız menfaat sağlama amacıyla banka hesabı kullanım bilgilerini vermesi gerekecek. TBMM'nin bu hafta gündemi ek toplantılarla da şekillenecek. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan olaylar ile çocukların dijital ortamlardaki riskleri araştırmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak. Amaç, meydana gelen olayları incelemek, çözüm yolları geliştirmek ve benzer durumları önlemek. Dilekçe Komisyonu ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Alt Komisyon da bu hafta gündemini görüşecek. Siyasi partilerin grup toplantıları ise Salı ve çarşamba günlerine planlanmıştır.

Devamını Gör
TBMM'de iki kanun teklifi görüşülecek
Gündem·

Matthieu Blazy, Chanel'in ilk Cruise koleksiyonunu Biarritz'de tanıttı

Matthieu Blazy, Chanel'in ilk Cruise koleksiyonunu Gabrielle Chanel'in 1915 yılında couture yolculuğuna başladığı Biarritz'de sundu. Defile, moda evinin tarihinde simgesel bir öneme sahip şehre yaptığı dönüşü işaret etti. Blazy'nin Chanel'deki yeni döneminin başlangıcı resmen Biarritz'de gerçekleşti. Tasarımcı, Chanel 2026/27 Cruise koleksiyonunu Fransa'nın Bask kıyısında yer alan bu şehirdeki Le Casino Municipal'da tanıttı. Lokasyon seçimi yalnızca estetik bir karar değildi. Gabrielle Chanel, Paris'in katı moda kurallarından kaçarak 1915 yılında Biarritz'de ilk couture moda evini kurmuştu. Butik, atölye, salon ve yaşam alanlarını tek çatı altında birleştiren bu adres, daha sonra Rue Cambon'daki meşhur Chanel evreninin temelini oluşturdu. Blazy, bu tarihsel bağlantı üzerinden koleksiyonunu tanıtarak markanın köklerine dönüş yaptı. Matthieu Blazy, modern lüks modanın dikkat çeken tasarımcılarından biri olarak tanınır. Güçlü siluet anlayışı, üstün zanaatkârlığı ve çağdaş lüks yorumu ile öne çıkan Fransız-Belçikalı tasarımcı, Raf Simons, Maison Margiela, Celine ve Calvin Klein gibi prestijli moda evlerinde çalıştı. Defile, Chanel'in restore ettiği tarihi butik binasının yanında konumlandığı kumarhanede gerçekleşti. Böylece moda evi, kuruluş hikâyesinin coğrafi merkezine fiziksel olarak geri döndü. Chanel Fashion Başkanı Bruno Pavlovsky, "Biarritz olmadan onun yolculuğunu ve vizyoner kimliğini anlamak imkansız" dedi. Bu gösteri aynı zamanda Chanel'in Biarritz'de düzenlediği ilk runway sunumu oldu. Moda evi şehirle güçlü tarihsel bağlar taşısa da, bugüne kadar burada resmi bir defile yapmamıştı. Blazy, Biarritz'den aldığı ilham hakkında "okyanusun gücü, doğa ve elementler" ifadesini kullandı. Tasarımcıya göre şehrin değişken iklimi, dalgaların şekillendirdiği enerji ve spor kültürü koleksiyonun oluşumunda merkezi rol oynadı. Blazy, "Chanel'de en önemli şey özgürlük" diye vurguladı. Gabrielle Chanel, Paris'in katı kurallarından uzaklaşarak Biarritz'de kadın giyiminde hareket özgürlüğünü merkeze aldı. Deniz kenarı yaşamı, tenis, yüzme ve açık hava aktiviteleri, korseli ve kısıtlayıcı gardıropların yerine daha rahat kesimlerin gelişmesine yol açtı. Jersey kumaşlar, gevşek siluetler ve sportif zarafet anlayışı bu şehirde güç kazandı. Blazy'nin koleksiyonu bu mirasın çağdaş yorumunu sundu. Defile okyanusa bakan ve tamamen aynalı yüzeylerle kaplı kumarhanede gerçekleşti. Koleksiyon, işlevsel siyah elbiseden denizkızı imgesine uzanan 79 silueti sundu. Blazy, hiyerarşik kodlardan sıyrılarak iş giyimini boş zaman giyimiyle iç içe geçirdi. Denizci üniforması akşam elbiselerinin ihtişamıyla diyaloğa girdi. Gardırop, Bask çizgisini ortak tema olarak kullanarak plajdan gece hayatına kadar uzandı. Defileyi Nicole Kidman, A$AP Rocky, Sofia Coppola, Michaela Coel, Marion Cotillard ve Tilda Swinton gibi moda ve sinema dünyasının ön isimleri ön sıradan izledi. Bu güçlü davetli listesi, Blazy dönemine verilen desteğin sinyallerinden biri oldu. Chanel, toplamda 900'den fazla davetliyi iki oturum halinde ağırladı: saat 11.00 ve 15.00'de. En şanslı davetlilere yönelik gösteri, kura yoluyla belirlenen ve Gare du Midi'de bulunanlar için saat 18.00'de tekrar edildi. Chanel, restore ettiği tarihi binasında 23 Nisan'da bir butik açtı. Mekân 27 Eylül'e kadar Coco Beach 2026 koleksiyonunu sunmaya devam edecek. Sörf tahtaları, ikonik çift C logosuyla bezenmiş şemsiyeler ve neopren korumali ayakkabılar gibi parçalar, renkli yaz gardıropunun bölümlerini oluşturdu. Art déco üsluplu iç mekân, Chanel evrenini Biarritz'in mimari dokusuyla birleştirdi. Pilastrlarla çevrelenen üç vitrin, kapalı bir geçitle ayrılan iki alandan oluştu. Birinci alan aksesuarlara, ikincisi hazır giyime ayrılmıştı. Yanındaki ikonik Bookstore kitabevi, vitrinlerinden birini Coco Chanel'e ve moda evine tahsis etti. Pavlovsky, "Maison'un tarihindeki bu sahil kasabasının önemini dikkate alarak, Gabrielle Chanel'in gelişimine tanıklık eden ve kentin mimari mirasına katkıda bulunan bu mekânı korumak istedik" açıklamasında bulundu. Villa Larralde'nin yakın zamanda satın alınması, şehre ve geçmişine duyulan bağlılığın göstergesi olarak sunuldu. Chanel ayrıca Biarritz Film Festivali'nin ve Nouvelles Vagues'ın destekçisi olmaktan gurur duyduğunu bildirdi. Biarritz Belediye Başkanı 3. Yardımcısı Thomas Ambrot, etkinliğin kent için "önemli ekonomik getirileri" olduğunu belirtti. Çiçekçiler, yeme-içme işletmeleri ve diğer zanaatkârlar etkinliğin hazırlanmasında seferber edildi. Ambrot, bu gösterinin "kenti parlatma etkisinin güçlü" olduğunu vurguladı. Mart ayından itibaren Biarritz'de hareketlilik her geçen hafta arttı. Meraklılar ve yerel halk, 3-5 Rue Gardères'deki cephede yürütülen çalışmaları izlemek için bölgeye akın etti. Uzun süre farklı tabelaların gölgesinde kalan Art déco cephe, Chanel'in tarihi adresine dönüşünü karşılamak üzere baştan aşağı yenilendi. Haftalar boyunca pek çok moda tutkunu, sosyal medyada mağazanın açılışını kent için bir fırsat olarak karşıladı. Defile öncesinde kumarhanenin çevresi güvenlik çemberiyle kapatıldı. Ünlüleri getiren araçların geçişini sağlamak üzere iki cadde trafiğe kapatıldı. Siyah araçlar ve siyah takımlı güvenlik personeli, etkinliğin ölçeğini göstermekteydi. Chanel, belediye ile yakın iş birliği içinde kapsamlı bir organizasyon ortaya koydu. Monaco, Los Angeles ve Como Gölü'nden sonra Biarritz, Chanel'in Cruise destinasyonları arasına eklendi. Bu koleksiyonlar sezonlar arası geçiş gardıropuna odaklanarak seyahat ve yaz yaşamından ilham alır. Chanel Cruise defileleri marka için her zaman yüksek görünürlüğe sahip global moda etkinlikleri arasında yer almıştır. Blazy'nin Biarritz'deki ilk Cruise sunumu, yalnızca sezonluk bir koleksiyon gösterisi değil, Chanel'in yeni kreatif döneminin manifestosu niteliğindedir. Tasarımcı, ilk koleksiyonunda geleceğe bakarken markanın özüne ve köklerine döndü. Biarritz seçimiyle Chanel'in tarihini romantikleştirmek yerine, markanın modernliğinin köklerindeki önemin altını çizdi: hareket, rahatlık, cesaret ve bağımsızlık. Gabrielle Chanel finansal bağımsızlığını ve iş kadını kimliğini Biarritz'de kanıtlamıştı. Blazy ise kariyerinin Chanel sayfasını aynı şehirde açarak güçlü bir paralellik kurdu.

Devamını Gör
Matthieu Blazy, Chanel'in ilk Cruise koleksiyonunu Biarritz'de tanıttı
Gündem·

Bafra'da minibüs-motosiklet çarpışması: 1 ölü

Samsun'un Bafra ilçesinde meydana gelen minibüs ile motosiklet çarpışmasında 30 yaşındaki motosiklet sürücüsü Kürşat Bektaş hayatını kaybetti. Bektaş, olay yerinden Bafra Devlet Hastanesi'ne kaldırıldıktan sonra doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kazanın meydana geldiği Bafra ilçesi Kolay Mahallesi Adalar karşısındaki Koz Deresi mevkisinde, Kapıkaya yönüne seyir halinde olan minibüs ile karşı yönden gelen motosiklet çarpıştı. Minibüsü 19 ADR 202 plakalı araç yönetiyordu; motosikleti ise 55 AKJ 511 plakalı araçtı. Çarpışmanın şiddetine yönetmen Bektaş, motosikletten yola savrularak ağır yaralandı. Olay yerinde hazır bulunan annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Görgü tanıklarının ihbarı üzerine sağlık ve jandarma ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Bektaş, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapıldıktan sonra ambulansla Bafra Devlet Hastanesi'ne transfer edildi. Hastaneye kaldırılan motosiklet sürücüsü burada yoğun bakım altına alındı ancak yapılan tüm çabalara rağmen hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre Bektaş, Atakum Motosiklet Kulübü üyesiydi. Kapıkaya'da düzenlenecek bir motosiklet etkinliğine katılmak amacıyla kulüp arkadaşlarıyla birlikte bölgeye gelmişti. Annesi de etkinlik alanında bulunuyordu ve acı haberi orada aldı. Minibüsü kullanan sürücü Yüksel S. hakkında soruşturma yürütülüyor. Jandarma ekipleri olay yerinde inceleme başlattı ve kazaya neden olan faktörleri belirlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Polis, her iki sürücünün de beyin ölümü gerçekleşmediği bilinmesine rağmen, dosya arşivinde tutulacak bilgiler toplayıp daha sonra değerlendirileceğini bildirdi. Trafik kazaları Türkiye'de ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak devam ediyor. Samsun'da son günlerde birden fazla ölümcül kaza meydana geldi. Bafra'da gerçekleşen bu kaza da sayı, otomobil trafiğine katılan kişilerin dikkat ve sorumluluğunun ne denli kritik olduğunu ortaya koymaktadır. Kazanın meydana geldiği bölgede ek güvenlik önlemleri alınması gerektiği konusunda tartışmalar başladı. Yerel yönetim ve trafik polisi, sürücülere tavsiye niteliğinde duyuruşta bulunacağı belirtilmiştir. Özellikle iki yönlü trafiğin bulunduğu bölgelerde hız sınırlaması ve dikkat edilecek noktaların işaretlenmesi konusunda öneriler gündeme gelmiştir. Bektaş'ın cenazesi otopsi sonucu yakınlarına teslim edilecek. Yakın zamanda yapılacak cenaze töreni ayrıntıları henüz açıklanmamıştır. Atakum Motosiklet Kulübü üyeleri ve Bektaş'ın arkadaşları sosyal medyada hüzünlerini dile getirdiler.

Devamını Gör
Bafra'da minibüs-motosiklet çarpışması: 1 ölü
Spor·

Konyaspor Adil Demirbağ'ın transferini açıkladı

Konyaspor Asbaşkanı ve Futbol Şube Sorumlusu Yusuf Küçükbakırcı, Adil Demirbağ'ın transferi konusunda açıklamalar yaptı. Küçükbakırcı, Başakşehir ve Trabzonspor'dan gelen tekliflerin kulübün beklentilerini karşılamadığını söyledi. Küçükbakırcı, A Spor'da yaptığı açıklamada Demirbağ'ın Konyaspor'un önemli oyuncularından biri olduğunu vurguladı. Oyuncuya gelen teklifler hakkında ise "şu an için rakam vermem doğru olmaz" diyerek sözlerine başladı. Küçükbakırcı, bonservis ve takas tekliflerinin beklentileri karşılamadığını ifade etti. "Adil Demirbağ, Konyaspor'un en önemli oyuncularından biri. Elbette kendisini transfer etmek isteyen kulüpler varsa, bizim de maddi anlamda beklentilerimiz var. Ancak kulübümüze ulaşan bonservis ve takas teklifleri beklentilerimizi karşılamıyor. Adil Demirbağ için Başakşehir ve Trabzonspor'dan teklif geldi" sözlerine yer veren Küçükbakırcı, transferin henüz tamamlanmadığını gösterdi. Demirbağ, Konyaspor'da savunmada kilit role sahip oyunculardan biridir. Genç ve yetenekli oyuncusu için Konyaspor'un talep ettiği bedel, bugüne kadar sürülüp gelen tekliflerden yüksektir. Trabzonspor ve Başakşehir'in hamlelerinin yakında kendilerine cevap gelmesi beklenmektedir. Aktarımlar aynı zamanda Konyaspor'un finansal durumunun nasıl yönetildiğine dair ipuçları veriyor. Kulüp, oyuncularının değerini bilip uygun bedelle çıkarmak için sabırla beklemektedir. Pazar dinamikleri ve mevsimsel faktörler, transferin sonunu belirleyecek unsurlar olacak. Demirbağ çerçevesinde yaşanan durum, Türk futbolundaki transfer pazarının da gözler önüne serilmektedir. Büyük klubler, özellikle sezon başlamadan aylar öncesinde hedefledikleri oyuncuları satın almaya yoğunlaşmışlardır. Konyaspor ise elindeki yetenekli oyuncuları kolay teslim etmemek konusunda kararlıdır. Transferin bu aşamasında, oyuncunun kendi tercihinin de kilit rol oynayabileceği göz ardı edilmemelidir. Demirbağ, Konyaspor'da tutunmak ya da yeni bir takımda kariyer açmak arasındaki seçimini yapacaktır. Her iki ihtimal de plausible durumdadır ve tarafları yakından ilgilendirmektedir. Başakşehir ve Trabzonspor'un devam eden pazarlık çalışmaları, gelecek haftalarda yoğun hale gelmesi muhtemeldir. Konyaspor yönetimi, finansal beklentilerini korumakta ısrarcı görülmektedir. Oyuncunun göstereceği performans ve tarafların pazarlık kabiliyeti, olası transferin seyrini belirleyecektir.

Devamını Gör
Konyaspor Adil Demirbağ'ın transferini açıkladı
Gündem·

Temmuz'da benzin 65 liraya, motorin 68 liraya çıkacak

Temmuz ayında devreye girecek otomatik Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) güncellemesi, akaryakıt fiyatlarında yeni artışlara neden olacak. Benzin litresi 65 liraya, motorin 68 liraya yaklaşabilecek. Her altı ayda bir Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi oranına göre yeniden belirlenen maktu ÖTV tutarları, temmuz ayında benzinde litre başına 2,66 lira, motorinde 2,84 lira, LPG'de 1,22 lira artış getirecek. Akaryakıt piyasası uzmanı Cahit Saraçoğlu'nun hesaplamalarına göre İstanbul Avrupa Yakası'nda benzinin litresi mevcut 62,29 liradan 64,95 liraya çıkabilir. Anadolu Yakası'nda ise 62,11 liradan 64,77 liraya yükselmesi bekleniyor. Ankara'da 63,23 liradan 65,89 liraya, İzmir'de 63,50 liradan 66,16 liraya ulaşması öngörülüyor. Motorin fiyatlarında daha belirgin bir yükseliş gözlenmesi bekleniyor. İstanbul Avrupa Yakası'nda motorinin litresi 64,57 liradan 67,41 liraya çıkacak. Anadolu Yakası'nda 64,39 liradan 67,23 liraya, Ankara'da 65,64 liradan 68,48 liraya, İzmir'de 65,92 liradan 68,76 liraya yaklaşabilir. LPG fiyatlarında ise litre başına 1,22 liralık artış hesaplanıyor. İstanbul Avrupa Yakası'nda 31,99 liradan 33,21 liraya, Anadolu Yakası'nda 31,39 liradan 32,61 liraya yükselebilir. Ankara'da 31,97 liradan 33,19 liraya, İzmir'de 31,79 liradan 33,01 liraya ulaşması öngörülüyor. Araç sahiplerinin depo maliyeti bu artıştan doğrudan etkilenecek. 50 litrelik benzin deposunda ek maliyet yaklaşık 133 lira olurken, aynı büyüklükteki motorin deposunda 142 lira artış yaşanacak. 40 litrelik LPG dolumunda ise ek maliyet yaklaşık 49 lira olacak. Akaryakıt fiyatlarını belirleyen faktörler arasında rafineri çıkış fiyatı, döviz kuru, petrol fiyatları, ÖTV, KDV, dağıtıcı ve bayi payı ile il bazlı nakliye maliyeti bulunuyor. Bu nedenle temmuz ayında pompaya yansıyacak nihai fiyatlar, şehirden şehre ve dağıtıcıdan dağıtıcıya farklılık gösterebilir. Brent petrolün varil fiyatı son haftalarda 75,5 dolar seviyesinde seyretmiş, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker geçişlerinin normalleşmesiyle birlikte arz endişeleri azalmıştır. Küresel piyasalardaki bu gelişimler, yerel pompa fiyatlarına da yansımaktadır. 19 Haziran'da benzin fiyatlarına 3,96 liralık indirim gelmiş, motorinde ise peş peşe indirimlerin ardından fiyatlar kısmen iyileşmişti. Ancak temmuz ayının başında otomatik ÖTV güncellemesi, herhangi bir zam kararı olmasa dahi akaryakıt tablolarını yukarı yönlü değiştirecek. Sürücüler, gelecek ay pompa fiyatlarında bu artışların tam olarak yansıyıp yansımayacağını dikkatle takip edecek. Nihai fiyatlar, ham petrol maliyetleri ve döviz dalgalanmalarıyla birlikte değişme gösterebilir.

Devamını Gör
Temmuz'da benzin 65 liraya, motorin 68 liraya çıkacak
Gündem·

Çiftçi: Karalar kesin hükme kadar uzaklaştırılabilir

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, şubat ayında tahliye edilen ancak göreve iade edilmeyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın durumuna ilişkin Meclis sorusuna yanıt verdi. Çiftçi, Belediye Yasası'na dayanarak belediye başkanlarının görevleriyle ilgili suçlardan yargılandıkları sürece kesin hükme kadar görevden uzaklaştırılabileceğini belirtti. CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Karalar'ın tahliye edilmesine karşın neden görevine dönmediğini sormuştu. Çiftçi yanıtında, Belediye Yasası uyarınca suç nedeniyle soruşturma açılan başkanların İçişleri Bakanlığı tarafından uzaklaştırılabileceğini vurguladı. Çiftçi, Karalar'a ait uzaklaştırma kararının düzenli aralıklarla gözden geçirildiğini aktardı. Karara göre, hüküm kesinleşene dek bu durum devam edecek. Bakan, söz konusu kararın son olarak 9 mayıs'ta bakan onayıyla iki ay daha uzatıldığını açıkladı. Üç farklı milletvekili tarafından sunulan benzer soru önergelerine Çiftçi tek bir yanıt verdi. Milletvekilleri, belediye başkanlarına karşı alınan kararların nesnel ölçütleri ve partilere göre dağılımını sormak istemişti. Çiftçi, tüm işlemlerin yasal çerçevede yürütüldüğünü söyledi. Bakan, bugüne kadar 41 belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığını bildirdi. Milletvekillerin sorduğu AKP'li belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili spesifik sayılar konusunda ise ayrıntılı bilgi sunulmadı. Karalar'ın durumu hukuki sürecin uzunluğunu göstermektedir. Tahliye ile görevden uzaklaştırma arasındaki bu fark, ceza davalarında mahkeme kararı ile idari işlem arasındaki yasal farklılıktan kaynaklanıyor. Tahliye, tutukluluğun kalkaması anlamına gelirken, görevden uzaklaştırma kararı ayrı bir idari işlemdir. Belediye Yasası'nın ilgili maddeleri, suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma altındaki başkanların görevlerinden uzak tutulmasını öngörmektedir. Bu düzenleme, hakim ve savcıların kararı ile bağımsız olarak çalışır. Yani mahkemede tahliye kararı verilse bile, hüküm kesinleşmemişse bakanlık uzaklaştırmayı devam ettirebilir. Çiftçi'nin açıklamasında, iki aylık inceleme dönemlerinin bahsedilmesi, sistemin dinamik yapısını ortaya koymaktadır. Her iki ayda uzaklaştırma kararının yeniden değerlendirilmesi, yasanın esas ilkesinin korunmasını amaçlıyor. Ancak Karalar örneğinde bu inceleme sonucu uzaklaştırmanın uzatılması tercih edilmiş. Meclis'teki tartışmalar, belediye yönetimlerindeki yasal boşlukların varlığına işaret etmektedir. Tahliye edilen ancak görevine dönmeyen başkanlara ilişkin muhasebesi, ilerleyen dönemde daha fazla soru işaretine neden olabilir. Özellikle masumiyet karinesinin somut hukuki sonuçlarıyla ilişkisi, hukuk camiasında tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Karalar davası kapsamında sonraki adımlar mahkemenin hüküm vereceği tarihe bağlıdır. Hükümün kesinleşmesine kadar Belediye Yasası'ndaki düzenlemeye göre durum değişmeyecektir. Bakan Çiftçi'nin açıklaması, legal sürecin tamamlanmasını beklemek zorunda olduğunu göstermektedir.

Devamını Gör
Çiftçi: Karalar kesin hükme kadar uzaklaştırılabilir
Gündem·

Çeşme'de çöplük yangını makilik alana sıçradı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, Alaçatı Mahallesi'ndeki bir çöplükte çıkan yangın rüzgarın etkisiyle yakındaki otluk ve makilik alanlara yayıldı. İtfaiye ve orman yangını söndürme ekipleri havadan ve karadan müdahale ederek alevleri kontrol altına almaya çalışıyor. Yangın, saat 11.30 sıralarında çöplük alanında başladı. Nedeninin henüz belirlenemediği olay, rüzgarın etkisiyle hızla çevredeki vejetasyona sıçradı. Bölgeye kısa sürede geniş bir müdahale operasyonu başlatıldı. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait 10 arazöz, 2 uçak, 3 helikopter ve 2 dozer yangın bölgesine sevk edildi. Ayrıca çok sayıda orman işçisi de söndürme faaliyetlerine katıldı. Ekipler, hem hava operasyonları hem de kara tabanlı müdahalelerle alevlere karşı eş zamanlı harekete geçti. Havadan müdahale sağlayan helikopter ve uçaklar su takviyesi yaparak yangının yayılmasını engellemeye çalışıyor. Karadan ise arazözler ve dozerler yangın şeritleri oluşturarak alevlerin ilerleyişini durdurma çabasında bulunuyor. Müdahale ekipleri, yangının çevredeki yapılara veya yerleşim alanlarına sıçramaması için yoğun çalışmalar yürütüyor. Bölgede, yangını kontrol altına alma sürecinin ardından soğutma çalışmaları başlatılmıştır. Ekipler, tekrar alevlenmesini önlemek için etkilenen alanlara su uygulamaya devam ediyor. Yangından zarar gören alan hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmamıştır. Rüzgar koşulları söndürme faaliyetlerinde rol oynayan en önemli faktörlerden biri oldu. Güçlü rüzgarlar alevlerin hızla yayılmasını hızlandırırken, ekiplerin müdahale işlemlerini de zorlaştırdı. Hava durumunun yangın söndürme operasyonuna etkisinin devam etmesi bekleniyor. Çeşme ilçesi, geçmiş yıllarda mevsimsel orman yangınlarıyla karşı karşıya kalan alanlar arasında yer alıyor. Bölgenin coğrafik yapısı ve iklim özellikleri, özellikle kurak mevsim dönemlerinde yangın riskini artırıyor. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı müdahale edebilmek için ekiplerine düzenli eğitim vermeye devam ediyor. Yangının çıktığı çöplük alanında henüz başlangıç nedeni belirlenememiştir. Tahkikat sürdürülecek olup, yangının insan kaynaklı mı yoksa doğal bir nedenle mi çıktığı sonradan açıklanacaktır. Yetkili kurumlar, çöplük alanlarında güvenlik önlemlerinin artırılması gerekliliğini vurgulamaktadır. Söndürme operasyonunda koordinasyon kritik bir rol oynadı. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, başlatılan operasyonda merkezi bir komuta yapısı oluşturarak tüm kaynakları etkili bir şekilde kullanmayı sağladı. Bu koordineli yaklaşım, yangının daha geniş alanlara sıçramasını engellemeye yardımcı oldu. Ekipler, yangının tamamen söndürülmesinden sonra bölgede detaylı bir inceleme yapacak. Çöplük alanının güvenlik durumu değerlendirilecek ve benzer olayları önlemek için ek tedbirler alınıp alınmayacağı karara bağlanacaktır. Çeşme Belediyesi, yangın sonrası bölgeyi temizleme ve restorasyon çalışmalarını başlatmayı planlamaktadır. Söndürme çalışmasının ne kadar süreceği, alevlerin tamamen kontrol altına alınıp alınmadığı hakkında güncellenmiş bir açıklama beklenmiştir. Yetkili kurumlardan, yangının sonlandığı ve soğutma aşamasına geçildiğine dair resmi bir duyuru yapılması bekleniyor.

Devamını Gör
Çeşme'de çöplük yangını makilik alana sıçradı
Ekonomi·

Karahan: Enflasyon beklentileri sınırlı, döviz rezervleri güçlü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Londra'da gerçekleştirdiği sunumda enflasyon beklentilerinin jeopolitik gelişmelere rağmen sınırlı kaldığını, döviz rezervlerinin ise güçlü seviyelerde olduğunu bildirdi. Karahan, makroekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, gıda ve enerji enflasyonunun arz şoklarının etkisiyle yükseldiğini ancak jeopolitik gerilimin azalmasıyla sönümlenebileceğini belirtti. Yavaşlayan talep ve azalan katılığın dayanıklı mallarda ve hizmetlerde dezenflasyonu desteklediğini vurguladı. Fiyatlama davranışlarının talepteki yavaşlamayla iyileştiğini söyleyen Karahan, talep zayıflığının cari işlemler açığı üzerindeki baskıları sınırladığını kaydetti. Jeopolitik gelişmelerin cari işlemler dengesine etkisini değerlendiren TCMB Başkanı, yükselen enerji fiyatlarının ithalat faturasını artırdığını ancak talep daralmasının bu baskıyı dengelediğini ifade etti. İhracat, kısmen yeniden konumlandırılan talebe bağlı olarak dirençli seyrini koruduğunu belirtti. Karahan, Türk lirası varlıklara olan talebin güçlü kalmaya devam ettiğini, sıkı para politikası ile makroihtiyati araçların ve güçlü döviz rezervlerinin Türk lirasına olan talebi desteklediğini açıkladı. Yeniden dolarizasyon riski konusunda endişe olmadığını vurguladı. Enflasyon dinamiklerini ele alan Karahan, gıda ve enerjideki arz gelişmeleri, hizmetlerde azalan katılık ve talepteki yavaşlamanın kısa vadede belirleyici unsurlar olduğunu söyledi. Gıda enflasyonunun oynak ve yüksek seyrini koruduğunu, ancak kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonist etki yarattığını kaydetti. "Enflasyon beklentilerindeki bozulma jeopolitik gelişmelere rağmen sınırlı kalmaya devam etmektedir" diye konuştu. Hanehalkının enflasyon beklentilerinde gerileme yaşandığını, iktisadi faaliyetin yavaşladığını ve kapasite kullanım oranının zayıf seyrettiğini belirten Karahan, perakende satış ve kart harcamalarındaki eğilimlerin talep göstergelerinde yavaşlamaya işaret ettiğini ifade etti. Dış ticaret açığının ikinci çeyrekte gerilediğini, turizm sektörüne jeopolitik etkinin sınırlı kaldığını söyleyen Karahan, cari açık açığının tarihsel ortalamasından daha ılımlı seviyede olduğunu kaydetti. Hanehalkının döviz talebinin sınırlı düzeyinde kaldığını vurgulayarak "Yurt içi yerleşiklerin Türk lirası talebı güçlü kalmaya devam etmekte. Döviz rezervleri ise güçlü seviyelerde" dedi. Basel'de düzenlenen Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) 25. Yıllık Konferansı'nda Karahan, 2012'den bu yana sunum yapan ilk TCMB Başkanı oldu. "Bölünmüş Bir Küresel Ekonomide Para Politikası" başlıklı panele BIS Genel Müdürü Pablo Hernandez de Cos moderatörlüğünde Yeni Zelanda, Kanada ve Norveç merkez bankaları başkanları katıldı. Bölünmüş küresel ekonomide iletişimin önemini vurgulayan Karahan, merkez bankası iletişiminde metin, video ve yüz yüze formatların beklentiler üzerindeki etkisini değerlendirdi. Beklentilerin para politikası aktarımında daha belirleyici hale geldiğini, etkili iletişimin güvenilir, dikkat çekici ve erişilebilir olması gerektiğini vurguladı. Enflasyon Raporu'nda sunulan verilere göre savaşın özellikle enerji ve ulaştırma fiyatlarına hızlı yansıdığı görüldü. Karahan, enfasyonist etkilerin kısa vadede canlı kalacağını, dezenflasyon başarısının veri odaklı ve ihtiyatlı yaklaşım gerektirdiğini belirtti. Fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm politika araçlarını kullanmaya devam edilecek mesajı verildi. Enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruduğunu, Türkiye'nin dış talebinin zayıflayacağı öngörüldüğünü söyleyen Karahan, savaşın gelişiminin belirleyici olacağını kaydetti. Birleşik Devletler Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizini değiştirmeyeceği, Avrupa Merkez Bankası'nın ise yılın ikinci yarısında artırması beklendiğini ifade etti. Sıkı para politikasının hedeflenen sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini açıklayan Karahan, tüketimin büyümeye 2025'te belirgin ölçüde azalan katkı sunduğunu söyledi. İşgücü piyasasında manşet işsizlik oranında sınırlı iyileşme yaşandığını, geniş tanımlı göstergelerin daha zayıf işgücü piyasasına işaret ettiğini kaydetti. İlk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist olduğunu, bu görünümün yılın geri kalanında korunacağını öngördüğünü belirtti. Altın ve enerji hariç ithalatın azaldığını, dış ticaret açığının ilk çeyrekte gerilediğini söyleyen Karahan, cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamanın altında seyretmeye devam ettiğini açıkladı. 2026 yılında cari açığın bu eğiliminin süreceğini öngördüğünü vurguladı. Karahan, gıda enflasyonundaki oynaklıkta sebze fiyatlarının etkili rol oynadığını, mayıs ayındaki öncü verilerin sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösterdiğini kaydetti. Sıkı para duruşunun hizmet ve temel mal enflasyonunu geriye çektiğini, kira ve eğitim kalemlerindeki azalan katılığın dezenflasyonist etki yarattığını belirtti. Petrol fiyatlarında yaşanan kuvvetli artışlar nedeniyle 2026 yılı ara hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e, 2027 hedefini yüzde 15'e ve 2028 hedefini yüzde 9'a yükselttiğini açıklayan Karahan, gıda fiyatları varsayımını da yukarı yönde düzelttiğini söyledi. TCMB, yüksek belirsizlik ortamında tahmin aralığı iletişimine son verdiklerini duyurdu. Karahan, 2026 sonu için enflasyonun yüzde 26'da gerçekleşeceğini, 2027 sonunda yüzde 15'e, 2028 sonunda ise yüzde 9'a gerilemesinin öngörüldüğünü ifade etti. Orta vadede enflasyonun yüzde 5 seviyesinde istikrar bulacağını belirtti. Enflasyonda belirgin düşüş yaşanmasına rağmen yüksek seyrinin korunduğunu vurgulayan Karahan, Ortadoğu'daki gerilimin yakın dönem enflasyon görünümünde ana unsur olduğunu söyledi. Elektrik ve doğalgaz tarifelerinde güncelleme yapıldığını, ham petrol fiyatlarındaki artışın ardından eşel mobil sistemi devreye alındığını belirtti. Bu sistemin petrol fiyat artışlarının enflasyona yansımasını sınırlandığını kaydetti. Karahan, Türk lirası mevduat ve kredi büyümesi konusunda makroihtiyati tedbirler uygulamaya devam ettiklerini açıkladı. Türk lirası mevduatın payının yüzde 59,7'de güçlü seyrettiğini, nisan ayından itibaren kredi büyümesinde gerileme yaşandığını söyledi. Ticari kredi büyümesinde alınan önlemlerin etkili olduğunu, tüketici kredilerinin gerilemekle birlikte konut kredisinin hızlandığını belirtti. TCMB Başkanı, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası yaklaşımının sürdürüleceğini vurguladı. Fiyat istikrarını sağlama hedefi doğrultusunda politika adımlarının devam edecek mesajı verildi. Nisan ayında açıklanan enflasyon verilerine göre aylık bazda yüzde 4,18'lik artış gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 seviyesinde kaydedildi. Karahan, Londra'da yatırımcılarla gerçekleştirdiği görüşmelerde, 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu toplantısından önce haftalık repo ihalelerine başlama konusunda acele edilmeyeceği mesajını verdi. TCMB'nin bu adımdan önce gelecek enflasyon verilerini görmek istediği belirtildi. Merkez Bankası'nın en azından bir sonraki politika toplantısına kadar borçlanma maliyetlerini mevcut düzeyde tutacağı işaret edildi.

Devamını Gör
Karahan: Enflasyon beklentileri sınırlı, döviz rezervleri güçlü
Gündem·

2026 Yks Sonuçları 22 Temmuz'da Açıklanacak

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) sonuçları 22 Temmuz'da açıklanacak. ÖSYM'nin resmi sınav takviminde yer alan tarihe göre, Haziran ayında gerçekleştirilen Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT)'nin sonuçları bu tarihte ilan edilecek. Sınav sonuçlarını öğrenmek isteyen adaylar, ÖSYM'nin resmi sonuç platformu olan sonuc.osym.gov.tr adresine T.C. kimlik numarası ve aday şifresi ile giriş yapabilecek. Ayrıca ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) mobil uygulaması üzerinden de sorgulamalar yapılabilecek. Sonuçlar açıklandığı andan itibaren adaylar puanlarını, başarı sıralamalarını ve yerleştirme puanlarını öğrenebilecekler. YKS'ye katılan adaylar, sınav sonuçlarında yalnızca aldıkları puanları değil, aynı zamanda ilgili puan türündeki başarı sıralamalarını da görecekler. Uzmanlar, cevap anahtarı üzerinden yapılan tahmini puan hesaplamalarına güvenmek yerine, ÖSYM tarafından 22 Temmuz'da açıklanacak resmi sıralamaları beklemeyi tavsiye ediyor. Sonuçların açıklanmasının ardından üniversite tercih süreci başlayacak. ÖSYM, tercih takvimini henüz resmi olarak açıklamadı ancak geçmiş yıların uygulamalarına bakıldığında, tercih işlemlerinin Ağustos ayının ilk günlerinde başlaması bekleniyor. 2025 yılında sonuçlar 19 Temmuz'da açıklanmış, tercihler 1 Ağustos'ta başlamış ve 13 Ağustos'ta sona ermişti. Tercih sürecinde adaylar, üniversitelerin bölümleri, kontenjanları, başarı sıralamaları ve özel koşullarını detaylı biçimde içeren 2026 YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nu incelemesi gerekecek. ÖSYM tarafından yayınlanacak tercih kılavuzu, sonuçların açıklanmasıyla eş zamanlı veya hemen sonrasında erişime sunulacak. Her aday toplamda 24 tercih hakkına sahip olacak. Tercih yaparken puanlardan ziyade başarı sıralamalarını dikkate almak önemli. Tercih başvurularının yaklaşık 10 gün sürmesi bekleniyor. Tercih işlemleri tamamlandıktan sonra, yerleştirme sonuçları ilan edilecek. Tercih döneminde adaylar, kendi ilgi alanları, kariyer hedefleri ve üniversitelerin sunduğu akademik imkânları göz önünde bulundurarak tercih listelerini oluşturması tavsiye ediliyor. Tercih stratejisinde geçmiş yılların taban puanları ve kontenjan verileri rehberlik edebilir ancak her yıl bu veriler değişebiliyor. ÖSYM, tercih kılavuzunun kesin yayın tarihini ve tercih döneminin başlangıç-bitiş tarihlerini resmi açıklaması bekleniyor. Adaylar, kurumun web sitesini takip ederek tüm tercih süreci hakkındaki güncellemeleri yakından izleyebilecek. Tercih tarihleri netleştikten sonra, adaylar tercih listelerini hazırlama sürecine başlayabilecekler.

Devamını Gör
2026 YKS Sonuçları 22 Temmuz'da Açıklanacak
Spor·

Weghorst, Twente'ye 2 yıllık sözleşmeyle transfer oldu

Hollanda'nın Eredivisie Ligi'ndeki Twente, 33 yaşındaki santrafor Wout Weghorst'u kadrosuna kattığını açıkladı. Dünya Kupası'nda milli takım kadrosunda yer alan oyuncu, kulüple iki yıllık sözleşme imzaladı. Twente'nin resmi açıklamasına göre Weghorst bonservissiz olarak transfer oldu. Kulüp, transferin mali detaylarını paylaşmadı. 52 kez milli forma giyen Hollandalı oyuncu, yeni takımıyla sezon boyunca müsabakalara katılacak. Weghorst'un futbol kariyeri uzun ve çeşitli bir geçmiş gösteriyor. AZ Alkmaar, Wolfsburg, Manchester United, Hoffenheim ve Ajax gibi kulüplerde oynamış. Beşiktaş'ta geçirdiği kiralık sezonunda 18 maçta 9 gol atarak dikkat çekmişti. Ajax formasıyla geçirdiği son iki sezonunda Weghorst tüm kupalarda 20 gole ulaştı. Ancak Amsterdam kulübüyle elde ettiği başarı kişisel beklentilerinin altında kaldığını söyledi. Özellikle Hollanda Şampiyonluğu kazanamamaktan dolayı hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti. Weghorst, Ajax'tan ayrılırken yaptığı açıklamada stadyuma karşı duygularını anlattı. Çocukluğunda Schiphol Havalimanı'na giderken Johan Cruijff ArenA'nın önünden geçerken bir gün orada oynamayı hayal ettiğini söyledi. "Bu yüzden bunu yaşamak harikaydı. Her maç bir şenlikti" diyerek geçirdiği zamanları anlatmıştı. Weghorst, Feyenoord'a karşı alınan deplasman galibiyetini ve De Toekomst'a dönerken stadyumun taraftarlarla dolmasını unutamadığını paylaştı. Ancak Hollanda Şampiyonluğu kazanamamak en büyük pişmanlığı. "O kupa çok özel olurdu. Çok yakındık. Keşke farklı bir şekilde sonuçlansaydı" dedi. Ajax'taki veda sözlerinde Weghorst, kulübe müteşekkir olduğunu belirtti ama başarılı bir dönem geçiremediğini kabul etti. Ayrıca rekor şampiyon Ajax'ın rakiplerine de bir mesaj gönderdi. "Ajax, Hollanda'nın en büyük kulübüdür. Önce hepiniz bunu değiştirmek için elinizden geleni yapın" sözleriyle Ajax'ın sportif başarısında yardımcı olmak isteyen rakip takımları sözlerine kattı. Dikkat çeken bir gelişme ise Ajax'ın Weghorst'un veda açıklamasını sitesinden kaldırması oldu. Kaldırılma nedeni henüz açıklanmadı ancak alıntılar zamanında aktarılmıştı. Weghorst, Ajax'taki 65 resmi maçında 20 gol ve 6 asist kaydederek takımdan ayrıldı. Weghorst için Twente'ye geçiş bir anlamda eve dönüş niteliğinde. Oyuncu, Twente bölgesiyle özdeşleştiğini ve kariyerine yakın çevrede başladığını belirterek, bu transferin kişisel anlamda önemli olduğunu söyledi. Şu anda Dünya Kupası'na katılan Hollanda Milli Takımı'nın kadrosunun önemli isimlerinden biri olan Weghorst, turnuva devam ederken tüm kulüplerle ilgili kararları erteledi. Milli takım commitmentini tamamladıktan sonra Twente'nin sezon planlamalarında aktif rol oynayacak. Werder Bremen'den sonra Twente'ye geçişle Weghorst, Hollanda futboluna dönüş yapıyor. Eredivisie'de deneyimli forvetin katkısı bekleniyor. Kulübün hücum hattı artık Weghorst'un tecrübesiyle güçlenecek. İlk karşılaşmalar yakında başlayacak.

Devamını Gör
Weghorst, Twente'ye 2 yıllık sözleşmeyle transfer oldu
Gündem·

Türkiye Gazze toplantısına katılmıyor, İsrail katılabilir

Türkiye Gazze Barış Kurulu'nun 30 Haziran-1 Temmuz'da Güney Kıbrıs'ta düzenleyeceği toplantıya katılmayacak. Kurs üyesi olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsili de sağlanmayacak. İsrail'in Gazze Barış Kurulu'ndaki temsilcisi ise olası katılımına bakılıyor. Gazze Barış Kurulu, 19 Şubat 2026'da Vaşington'da kurulmuştur. Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Fidan, kurulun 11 üyesinden biri konumundadır. Toplantı, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi'nden birkaç gün önce Güney Kıbrıs'ta yapılacaktır. NATO Savunma Sanayi Forumu çerçevesinde gerçekleştirilecek bu zirve, on milyarlarca dolarlık silah anlaşmalarının imzalanmasının beklendiği kritik bir buluşma olacaktır. Güney Kıbrıs'ın Gazze toplantısına ev sahipliği yapması pek olasılık dışıdır. Rum Hükümeti, adanın söz konusu topluluğun üyesi olmadığını, lojistik ve uçuş kolaylığının tercih sebebi olduğunu belirtmiştir. Toplantının, adadaki İngiliz askeri üssünde gerçekleştirilmesi ihtimali bulunmaktadır. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, toplantının uluslararası medyaya kasıtlı olarak Gazze Barış Kurulu adıyla duyurulduğu görüşünü paylaşmıştır. Rum tarafı sözcüsü Konstantinos Kombos, ev sahipliği yapmaları nedeniyle pratik avantajlardan yararlandıklarını, ancak organizatör ya da paydaş olmadıklarını ifade etmiştir. Kurulun çalışmaları istenilen düzeyde ilerlemiş değildir. İsrail, kurulun oluşmasından bu yana ateşkesi iki binden fazla kez ihlal etmiştir. Gazze ve Ramallah'ta iki binden fazla Filistinli hayatını kaybetmiştir. Kıbrıs'taki toplantı, teknik düzeyde bir "sıfırdan başlama" oturumu niteliğinde olacaktır. Kurulun 11 üyesi arasında iş insanı Yakir Gabay aracılığıyla İsrail de temsil edilmektedir. Gazze'deki gelişmeler nedeniyle uluslararası düzlemde giderek yalnızlaşan İsrail, bölgede Güney Kıbrıs ve Yunanistan dışında havalimanlarını kullanma imkanına sahip değildir. Gazze konusundaki toplantıya katılmak isteyen İsrail heyeti, pratik olarak ancak Güney Kıbrıs üzerinden ulaşabilir. Ankara'nın Gazze meselesinde önem verdiği bu toplantıya katılmayması, siyasi bir tercih olarak değerlendirilmektedir. Adada hava alanı ve uçuş kolaylığı mevcut iken, Türkiye Antalya Havalimanı gibi alternatif seçenekleri göz ardı etmiştir. Kurul üyeleri arasında önceki İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Trump'ın atadığı "Yüksek Temsilci" Nickolay Mladenov'un ya da temsilcilerinin katılması öngörülmektedir. Türkiye'nin katılım kararı, bölgesel dengeleri yansıtmaktadır. NATO Ankara Zirvesi'nin ardından Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki jeopolitik pozisyonlar ne şekilde şekilleneceği yakından izlenmektedir. Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu, savunma sektöründe yüz milyar dolarlık potansiyel taşımaktadır. Bu bağlamda NATO Zirvesi, Türkiye'nin dış politikası açısından kilometre taşı olacaktır.

Devamını Gör
Türkiye Gazze toplantısına katılmıyor, İsrail katılabilir
Gündem·

Sgk İlişiksizlik Belgesi Sürecinde Yeni Düzenleme Yürürlüğe Girdi

Sosyal Güvenlik Kurumu, ilişiksizlik belgesi sürecinde köklü değişikliklere gitti. 26 Haziran 2026'da yayımlanan genelgeyle düzenlenen yeni sistem, 16 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren yönetmelik değişiklikleri kapsamında hayata geçti. Yeni düzenlemede özel nitelikteki inşaat işlerinde birim maliyet hesabında "aritmetik ortalama" yöntemine geçildi. Ayrıca proseste kullanılan "ön değerlendirme" terimi "araştırma işlemi" olarak yeniden tanımlandı. SGK'nın 4 Şubat 2011 tarihli ve 2011/13 sayılı "İlişiksizlik Belgesi" konulu genelgesinde yapılan bu değişiklikler, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğindeki düzenlemelerin uygulanmasını içeriyor. Araştırma işlemi, kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerde yeterli işçilik bildirilip bildirilmediğinin kontrolünü ifade ediyor. Kuruma bildirilmiş prime esas kazanç tutarı ile asgari işçilik oranı üzerinden hesaplanan asgari işçilik tutarı karşılaştırılarak varsa fark işçilik tutarı ve buna bağlı prim tutarı hesaplanıyor. Süreç işveren veya özel nitelikteki inşaat sahibinin işin bitimine ilişkin dilekçesini SGİM ya da SGM'ye vermesiyle başlıyor. İlgili kamu kurumundan gelen bilgi ve belgeler kontrol ediliyor. Eksiklik durumunda giderilmesi için tekrar yazışma yapılıyor. Yapılan kontrollerde uyumsuzluk ortaya çıkarsa bu husus telefon ve tebligatla işverenden isteniyor; işveren yapamadığı takdirde SGK tarafından re'sen işlem yapılıyor. İdari makamlar tarafından işveren hakkında tebliğ edilen prim tutarı, gecikme cezası ve gecikme zammı bir ay içinde ödenmek üzere bildirilir. Borç kesinleşmedikçe ya da itiraz yapılmadıkça işveren borçlu olmaya devam ediyor. Borç kesinleştikten sonra işveren hakkında 88 ve 89'uncu madde hükümleri uygulanıyor. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde hesaplanan borca faturalı işçilik ödemeleri, fatura mukabili iş yaptırılması, işin kısmen devamlı işyeri sigortalıları ile yapılması veya Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4'üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinin kapsamı dışındaki kişilerin çalışması nedenleriyle itiraz edilirse söz konusu iş, incelenmek üzere Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın ilgili Grup Başkanlığı'na intikal ettirilir. İhale konusu işlerde geçici kabul noksansız yapılmakla birlikte işverene ödenmesi gereken toplam istihkak tutarının bildirilmemesi halinde, işverene ödenen hakediş tutarı üzerinden araştırma yapılabiliyor. Ancak bu aşamada ilişiksizlik belgesi düzenlenmediği açıklanıyor. Daha sonra ihale makamı tarafından toplam istihkak tutarının bildirilmesi durumunda, daha önce araştırma yapılan tutar toplam istihkak bedelinden çıkarılarak kalan tutar üzerinden yapılan araştırma sonucu ilişiksizlik belgesi düzenleniyor. İhale konusu işlerin devamlı işyeri sigortalıları ile yapılması durumunda da benzer kontrol mekanizması işletiliyor. Araştırma işlemi sonucunda Kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarının, bildirilmesi gereken tutarın altında olduğu tespit edilirse farktan kaynaklanan prim bir ay içinde ödenmesi için işverene tebliğ ediliyor. İşin idarece yükleniciye malzeme verilmek suretiyle yaptırılması ya da işin Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğde yer almaması, tebliğ edilen tutara dayanak işçilik oranına itiraz edilmesi durumlarında, asgari işçilik oranının Asgari İşçilik Tespit Komisyonu'nca belirlenmesi amacıyla ilgili tüm bilgi ve belgeler Asgari İşçilik Daire Başkanlığı'na gönderiliyor. Komisyon bir ay içerisinde oranı belirleyip ilgili birime gönderiyor. Bu orana bir ay içerisinde itiraz hakkı bulunuyor. İtiraz edilirse Komisyon on beş gün içerisinde oran belirleyerek ilgili birime gönderiyor. Bu orana artık itiraz edilemiyor ve oran kesinleşiyor. İhalenin yarım kalması veya feshedilmesi durumunda, işverene ödenen hakediş tutarı üzerinden araştırma işlemi yapılıyor. Herhangi bir hakediş ödemesi yapılmamışsa araştırma işlemi yapılmıyor. Yeni düzenlemeler ile ihale konusu işlerde ve özel nitelikteki inşaatlarda daha sistematik bir kontrol süreci oluşturulmuş, işverenlerin yükümlülükleri daha net çerçevede belirlenmiş bulunuyor.

Devamını Gör
SGK İlişiksizlik Belgesi Sürecinde Yeni Düzenleme Yürürlüğe Girdi
Gündem·

Jetour Zongheng F700 1.300 km menzille pickup pazarına giriyor

Jetour Zongheng F700, Chery'nin alt markası tarafından geliştirilen 1.300 kilometre menzilli şarj edilebilir hibrit pickup modeli olarak pickup pazarına giriyor. Araç, Kasım ayında düzenlenecek Guangzhou Otomobil Fuarı'nda ilk kez sergilenecek. Aracın temelinde Chery'nin tescilli Kunpeng Super Hybrid C-DM platformu yer alıyor. 2.0 litre turbo beslemeli hibrit motor 208 hp güç ve 340 Nm tork üretiyor. Motor, %45,5 oranında termal verimliliğe ulaşıyor. Standart pickup modellerinde nadir görülen 800V yüksek voltaj mimarisi, elektrik sisteminin temel yapısını oluşturuyor. CATL tarafından üretilen 4C çift katmanlı Shenxing batarya paketi, ultra hızlı şarj desteği sağlıyor. Batarya, sadece 10 dakikada %20'den %80 doluluk oranına ulaşabiliyor. Zongheng F700, tam depo ve tam batarya ile 1.300 kilometre birleşik menzil sunuyor. Resmi verilere göre, 100 kilometre başına ortalama 1,39 litre yakıt tüketiyor. Bu rakam, ticari araçlar segmentinde önemli bir başarı gösteriyor. Arazi koşullarında ve uzun yolculuklarda kullanılmak üzere tasarlandığı görülüyor. Bildirilen 1,39 litre/100 km yakıt tüketimi, gerçek hayatta sürekli bu seviyede kalacağı anlamına gelmeyecek. Rakam, resmi test laboratuvarlarının şarj edilebilir hibrit araçlar için uyguladığı özel matematiksel formülden kaynaklanıyor. Testler, bataryası tamamen dolu şekilde başlıyor. Araç, 100 kilometre test rotasının 80 ila 100 kilometrelik bölümünü yalnızca elektrik motoruyla, benzin harcamadan tamamlıyor. Benzinli motor, yalnızca kalan kısa mesafede devreye giriyor. Test sonu harcanan az miktardaki benzin, katedilen yolun tamamına bölündüğünde bu veriler ortaya çıkıyor. Her gün şarj ederek kullanan bir sürücü, söz konusu tüketim değerlerine yaklaşabilir. Ancak batarya boşken yalnızca benzinle çalıştırılan araç, batarya ağırlığının da etkisiyle çok daha yüksek tüketim rakamları gösterecektir. Gerçek kullanım koşulları, bireysel sürüş alışkanlıklarına göre değişecektir. Araç, 5.495 mm uzunluğu, 2.050 mm genişliği ve 1.985 mm yüksekliğiyle büyük bir gövde yapısına sahip. 3.350 mm aks mesafesi, iç mekanda 4 veya 5 koltuklu konfigürasyon seçeneklerine imkan tanıyor. Köşeli ve kaslı tasarım dili, arazi araçlarının karakteristik görünümünü yansıtıyor. Ön bölümde, marka isminin büyük harflerle vurgulandığı dikdörtgen ızgara ve özel LED gündüz farları dikkat çekiyor. Arazi performansını artırmak amacıyla yaklaşma açısı optimize edilmiş off-road tamponları, mekanik kapı kolları tasarımın işlevsel unsurlarını oluşturuyor. Yarı yüzer tavan çizgisi ve arka bölümdeki piyano siyahı panel köprü, çok yönlü stop lambaları ile birleşiyor. Kargo yatağına erişimi kolaylaştırmak için arka tamponda iki kademeli basamak alanı ve tekerleklerin arkasında yan basamaklar bulunuyor. Pickup segmentinde batarya teknolojisi ve şarj hızı açısından Zongheng F700, sektörde ileri adım atılıyor. 800V mimarisi sayesinde hızlı şarj imkanı, ticari kullanıcılar ve uzun yolculuk yapanlar için zaman tasarrufu sağlıyor. Elektrikli teknolojinin arazi araçlarına başarıyla uyarlanması, pazarın yönünü gösteriyor. Modelin pazar hedefleri hem ticari hem de bireysel kullanıcıları kapsıyor. Güçlü arazi yetenekleri, uzun menzil ve düşük tüketim rakamları, pickup sürücülerinin ihtiyaçlarıyla uyumlu görünüyor. Fiyatlandırma ve kesin özellikleri, fuarda açıklanacağı bekleniyor.

Devamını Gör
Jetour Zongheng F700 1.300 km menzille pickup pazarına giriyor
Gündem·

F1 Avusturya Gp 28 Haziran'da, saat 16.00'da başlıyor

2026 Formula 1 Dünya Şampiyonası İspanya Grand Prix'sinin ardından Avusturya'ya taşınıyor. Spielberg'deki Red Bull Ring'de düzenlenecek yarış, 28 Haziran'da saat 16.00'da başlayacak. Avusturya'nın Spielberg şehrinde yer alan 4,3 kilometrelik Red Bull Pisti'nde yapılacak Grand Prix, 71 tur üzerinden koşulacak. Sıralama turları 27 Haziran Cumartesi günü saat 17.00'de gerçekleştirilecek ve pole pozisyonunu belirleyecek. Yarış beIN Sports 4 kanalından canlı yayınlanacak. Yayını takip etmek için abonelik gerekiyor. Sezonun başından bu yana Hamilton ve Russell birer galibiyeti bulunurken, Kimi Antonelli beş kez zirveyi görmüş durumda. İlk dört sıradaki pilotlar arasında şampiyona puanları açısından yakın bir mücadele yaşanıyor. Avusturya'da bu rekabetin daha da yoğunlaşması bekleniyor. 2026 sezonu teknik açıdan önemli değişiklikler getirdi. Cadillac'ın grideye katılmasıyla takım sayısı 11'e çıktı. Yeni motor düzenlemeleri daha çevre dostu bir F1'i hedefliyor ve araçların performans özellikleri ciddi şekilde revize edildi. Avustralya'da başlayan sezon, 24 yarıştan oluşuyor ve Abu Dabi'de sona erecek. Takvimde Madrid'in eklenmesi ile Imola'nın çıkarılması dikkati çeken başlıca değişiklikler arasında yer aldı. 2027'den itibaren İstanbul, beş yıl boyunca Formula 1 takvimine dahil olacak. İstanbul Park anlaşması 2031'e kadar geçerli olacak. Türkiye'nin Formula 1 takvimine geri dönüşü önemli bir gelişme. Son olarak 2021'de yapılan yarışın galibi Valtteri Bottas'tı. 2020 sezonunda ise Lewis Hamilton, yedinci dünya şampiyonluğunu ilan ederek Michael Schumacher'in rekorunu eşitlemişti. İstanbul Park, 2005 yılında ilk kez Formula 1 takviminde yer aldığından beri şampiyonanın en teknik pistlerinden biri olarak tanınıyor. 5,33 kilometrelik pist, irtifa değişimleri ve viraj yapısıyla pilotları zorlayan bir profil sunar. Özellikle 8. viraj, yüksek hız ve hassasiyetin birleştiği alan olarak pistin imzası haline geldi. Türkiye bugüne kadar dokuz Formula 1 yarışına ev sahipliği yaptı. İstanbul Park'taki en başarılı pilot Felipe Massa, 2006-2008 arasında Ferrari ile üç arka arkaya zafer elde etti. Kimi Räikkönen, Sebastian Vettel ve Jenson Button da piste çıkan diğer şampiyonlar arasında yer aldı. Ülkedeki Formula 1 takipçi kitlesinin 19 milyonu aşması, İstanbul'un takvime dönmesini hem spor hem de küresel tanıtım açısından anlamlı hale getirdi. Bilet fiyatlarının genel giriş için 2.500-5.000 TL, standart tribün için 6.000-15.000 TL, VIP alanlar için 20.000-50.000 TL'den başlayacağı tahmin ediliyor. Paddock Club ve Hospitality seçenekleri 100.000 TL'den itibaren fiyatlandırılacak. Yayın tarafında ise değişiklikler yapıldı. Uzun yıllardır F1'in Türkçe anlatımını üstlenen Serhan Acar, iki sezon ara verdikten sonra ana yarışların anlatımında görev alıyor. Jason Tahincioğlu ve Uygar Karacasu hafta içi antrenman ve sıralama turlarını, Acar ile Tahincioğlu ise Pazar günkü ana yarışları anlatacak. Sezon boyunca Sprint yarışları altı etapta planlanıyor: Şangay, Miami, Montreal, Silverstone, Zandvoort ve Singapur. Sprint formatı hafta sonuna eklenen, yaklaşık 30 dakikada tamamlanan kısa mesafeli bir yarış. Zorunlu pit stop içermeyen bu format, tempoya ve doğrudan mücadeleye ağırlık veriyor. İlk sekiz bitişe gelen pilotlar puan almaya hak kazanıyor. IMAX ve Apple TV işbirliğiyle Miami, Monaco, Silverstone, Monza ve Austin yarışları ABD'deki en az 50 IMAX salonunda canlı izlenebilecek. Bu uygulama, Formula 1'in küresel erişimini genişletmeyi hedefliyor. Avusturya GP'si, sezonun gelişimini görmek açısından kritik bir durağı oluşturuyor. Red Bull Ring'in özellikle hızlı virajları, tezek ve çekişmeli yarışlar doğuruyor. Takımlar klasmanında yaşanan sıkı mücadele, hafta sonunda yeni bir boyut kazanması beklenebilir.

Devamını Gör
F1 Avusturya GP 28 Haziran'da, saat 16.00'da başlıyor
Gündem·

Meb, 2026 Udsp sınav sorularını ve cevap anahtarlarını yayımladı

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026 Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) Yabancı Dil Yeterlilik Sınavı'nın soru kitapçıklarını ve cevap anahtarlarını resmi internet sitesinde yayımladı. 27 Haziran'da gerçekleştirilen sınava, 8. sınıf, hazırlık sınıfı, 9. ve 10. sınıf öğrencileri katıldı. Sınav, uluslararası diploma ve sertifika programlarına katılacak öğrencilerin yabancı dil yeterliliklerini ölçmek için uygulandı. Test, öğrencilerin tercihine göre İngilizce veya Almanca dilinde gerçekleştirildi. Sınavda adaylara toplam 50 soru yöneltildi. Cevaplamaya ayrılan süre 110 dakika oldu. Soruların tamamlanması için tek oturumda sınav yapıldı. Sınav, ülkenin 64 ilinde düzenlenmiş; 17 ilden başvuran aday bulunmayan merkezlerde sınava giren öğrenciler diğer illere sevk edilmişti. MEB'in resmi duyurusunun ardından soru kitapçıkları ve cevap anahtarları bakanlık internet sitesinden erişime açıldı. Böylece sınava katılan adaylar, verdikleri yanıtları kontrol ederek sınav performanslarına ilişkin ön değerlendirme yapabilecek. Programlara katılabilmek için minimum puan şartı getirildi. Öğrencilerin söz konusu programlara katılabilmesi için en az 70 puan alması gerekiyor. Sınav puanları, sınav tarihinden itibaren iki yıl süreyle geçerli olacak. Sınava katılan öğrenciler, sınavın zorluk seviyesi hakkında olumlu görüş belirtti. Katılımcılar, soruların kolay olduğunu dile getirdi. Sonuç açıklanması için belirli bir tarih verildi. MEB takvimi uyarınca 2026 UDSP Yabancı Dil Yeterlilik Sınavı sonuçları 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü ilan edilecek. Sonuçlar, bakanlığın resmi iletişim kanalları üzerinden paylaşılacak. Adaylar, puan ve değerlendirme bilgilerine bakanlık tarafından duyurulan sistem üzerinden ulaşabilecek.

Devamını Gör
MEB, 2026 UDSP sınav sorularını ve cevap anahtarlarını yayımladı
Dünya·

2026 Dünya Kupası'nda Son 32 Turu 28 Haziran'da Başlıyor

2026 Dünya Kupası'nda Son 32 Turu 28 Haziran'da başlıyor. Grup aşaması sona ererken, eleme turlarının açılış maçı aynı günün akşamında oynanacak. Turnuvanın kaderini belirleyecek son grup mücadeleleri Türkiye Saati ile saat 00.00'den 05.00'e kadar yoğunlaşacak. Son grup maçlarının programı kapsamında Panama ile İngiltere New York New Jersey Stadı'nda TSİ 00.00'de karşılaşacak. Aynı saatte Hırvatistan'ın Gana ile mücadelesi Philadelphia Stadı'nda başlayacak. K Grubu'ndaki Kolombiya-Portekiz maçı Miami Stadı'nda TSİ 02.30'da oynanırken, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Özbekistan Atlanta Stadı'nda yine 02.30'da sahaya çıkacak. J Grubu'nda Ürdün ile Arjantin Dallas Stadı'nda TSİ 05.00'te mücadele edecek. Cezayir ve Avusturya ise Kansas City Stadı'nda aynı saatte karşı karşıya gelecek. Turnuvanın yenilenen formatı gereği sabaha karşı oynanacak bu maçlarla grup aşaması tamamlanacak. Son 32 Turu'nun başlangıcı 22.00'de Güney Afrika ile Kanada arasında Los Angeles Stadı'nda gerçekleşecek. Ev sahipleri Kanada'nın bu açılış maçı turnuva ağacının ilk ayağını oluşturacak. Grup aşamasından çıkacak takımlar belirlenince, Son 32 Turu'nun tam fikstürü resmen açıklanacak. 2026 Dünya Kupası ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Turnuva ilk kez 48 takımla düzenlenmiş olup toplam 104 maç oynanacak. Müsabakalar 11 Haziran Perşembe günü Meksika ile Güney Afrika arasındaki maçla başlamıştı. Eleme turları 28 Haziran'dan sonra hızlı tempoyla ilerleyecek. Son 16 4 Temmuz Cumartesi'nde başlayacak, Çeyrek Final 9-12 Temmuz arasında oynanacak. Yarı Final karşılaşmaları 14-15 Temmuz'da gerçekleşecek. Turnuvanın son haftası 19 Temmuz Pazar günü iki maçla sona erecek. Miami Stadı'nda üçüncülük maçı oynanırken New York New Jersey Stadı'nda final gerçekleştirilecek. Final maçı TSİ 22.00'de başlayacak. H Grubu'ndaki Uruguay ile İspanya karşılaşması 27 Haziran Cumartesi günü TSİ 03.00'te oynanacak. G Grubu'nda Mısır ile İran arasındaki mücadele ise 27 Haziran Cumartesi günü 06.00'da başlayacak. Portekiz'in grupta oynadığı maçlar dikkat çekmeye devam ediyor. Ronaldo ve takım arkadaşları Son 32 Turu'na sıçramak için K Grubu finalinde Kolombiya'ya karşı sahaya çıkacak. Bu maç kritik sonuçları barındırıyor. Turnuvada farklı saat dilimlerinde oynanacak maçlar, izleyiciler için çeşitli seçenekler sunuyor. Gece yarısı oynanacak karşılaşmalar ile sabah saatlerindeki müsabakalar futbolseverlerin gündemine gelmesine neden olacak. ABD kıtasının çeşitli stadyumlarında gerçekleştirilecek maçlar geniş bir coğrafyaya yayılacak. Son 32 Turu başladıktan sonra turnuva yapısı giderek daralacak. Dört hafta içinde grup aşaması ile eleme turlarının tamamı tamamlanacak. Finalin 19 Temmuz'da oynanması, turnuvanın tam takvimini belirliyor.

Devamını Gör
2026 Dünya Kupası'nda Son 32 Turu 28 Haziran'da Başlıyor
Spor·

Özdemir ve Aydın arasında maç sevinci tartışması: Küfürler havada uçuştu

Türkiye'nin ABD'yi 3-2 mağlup ettiği maçın ardından gazeteci Cüneyt Özdemir'in gol sevinci paylaşımı sosyal medyada tartışmaya dönüştü. Yemeksepeti'nin kurucusu Nevzat Aydın, paylaşımı "külliyen tiyatro" olarak nitelendirince ikili arasında gerilim tırmandı ve küfürlü ifadeler havada uçuştu. Dünya Kupası'na ikinci maçında veda eden A Milli Takım, üçüncü müsabakasında ABD ile karşılaştı. Türkiye, maçı 3-2'lik bir skorla kazanarak 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda ilk zaferi elde etti. Bu önemli başarı, futbol taraftarları arasında sevinç dalgaları yaratırken, takımın başarısını kutlayan figürler farklı tepkilerle karşı karşıya kaldı. Maç sonrasında gazeteciCüneyt Özdemir, X hesabında gol sevincini paylaştı. Birçok kullanıcının paylaşımı beğeni ile karşılaması yanında, bazı kişiler Özdemir'in sevinç ifadesini abartılı buldu. Paylaşım altına yoğun yorum akışı başladı ve bu yorumlardan biri de iş insanı Nevzat Aydın'dan geldi. Aydın, Özdemir'in paylaşımına "Sevinilebilir, onda sıkıntı yok da olay külliyen tiyatro" şeklinde yorum yaptı. Bu değerlendirme, yalnız sevinç ifadesinin değil, onun tarzının sorgulanmasını içermekteydi. Aydın'ın sözleri Özdemir'i harekete geçirdi ve gazeteci sert bir yanıt vermek için eğildi. Özdemir, Aydın'ın yorumuna küfürlü ifadeleri de içeren bir cevap yayınladı. Özdemir'in mesajında "Bi s.ktrolup gidebilirsiniz!" gibi sözleri yer aldı ve konuşması giderek yoğunlaştı. "Ada eleştirilerini atlamadınız değil mi? Kolay değil görgüsüzlük Nevzat bey… Hak ettiğiniz seviye bu sizin" ifadeleriyle Aydın'a yönelik eleştirisini derinleştirdi. Özdemir, milli takımın galibiyetinin kutlanırken bu tür olumsuz yorumları almaktan rahatsızlık duyduğunu belirtti. Aydın, Özdemir'in saldırgan tonu karşısında sessiz kalmadı. İş insanı, gazeteciye "Hah şöyle gerçek yüzünü göster Cüneyt. Herkes senin nasıl bir kompleksli hıyar ve yalaka olduğunu görsün" şeklinde karşılık verdi. Bu cevap, tartışmayı kişisel düzleme taşıdı ve iki taraf arasındaki uçurumu daha da genişletti. İkili arasındaki gerginlik buradan itibaren hızla eskaldi. Özdemir, Aydın'ı para kazanmış olmasından dolayı eleştirerek "Zengin olunca bir b.k olmuyorsun" demek suretiyle saldırısını devam ettirdi. Ayrıca Aydın'ın sistemi nasıl kullandığını sorgulamaya başladı. Bu ifadeler, tartışmayı ekonomik ve sosyal statüye dayalı suçlamalara kaydırdı. Aydın son sözü kendisine bırakmadı. Özdemir'i "kendini bir b.k zanneden, haber olmanın da acayip bir şey olduğunu düşünen, kompleksli ezik bir hıyar" olarak tanımladı. Aydın, Özdemir'in kendisini maddi gücüne vurarak eleştirmesine rağmen paraya tapmakla suçladığını ifade etti. Tartışmanın sonunda Aydın, Özdemir'in yazı işinde imla hatası yaptığını bile belirterek eleştirisini tamamladı. Bu tartışma, sosyal medyada futbol taraftarları ve kamuoyu tarafından yakından izlendi. Gol sevincinin sınırlarından başlayan konu, kişisel suçlamalar, kimlik saldırıları ve hakaret içeren bir söyleşiye dönüştü. İkili arasındaki husumet, futbol ortamında yaşanan sosyal medya dinamiklerinin ne denli hızlı bir şekilde yükseltilebildiğini gösterdi. Başlanılan sevinç paylaşımından çok uzağa gidilen bu süreç, sporun kutlayıcı havası yerine olumsuzluğu öne çıkaracak şekilde seyrettiğini yansıttı.

Devamını Gör
Özdemir ve Aydın arasında maç sevinci tartışması: Küfürler havada uçuştu
Gündem·

Marmara'da 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Marmara Denizi'nde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sarsıntının saat 23.41'de kaydedildiğini duyurdu. Deprem, Balıkesir'in Marmara ilçesine yaklaşık 4.5 kilometre uzaklıkta, 13.39 kilometre derinlikte gerçekleşti. AFAD'ın internet sitesine göre depremin büyüklüğü 3.6 (Ml) olarak ölçüldü. Deprem bölgesinden herhangi bir hasar bildirimi henüz yapılmadı. --- Erbil'deki deprem Kürdistan Bölgesi'nin Halepçe kentinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 21.32'de gerçekleşen sarsıntı Halepçe, Süleymaniye, Erbil, Kelar, Pêncwên, Xurmal ve Dûkan'da hissedildi. Irak Meteoroloji ve Sismoloji Ajansı Sözcüsü Emir Cabri, depremin Irak-İran sınırında meydana geldiğini belirtti. Cabri, bölgede ilk etapta can kaybı tespit edilmediğini açıkladı. Depreminin merkezinin İran tarafında olduğunu ifade eden Cabri, sarsıntının Kürdistan Bölgesi genelinde hissedildiğini aktardı. Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), depremin Halepçe'nin 6 kilometre kuzeydoğusunda gerçekleştiğini ve yerin 10 kilometre derinliğinde yaşandığını kaydetti. Deprem bölgesinden gelen görüntülerde halkın panik içinde sokaklara çıktığı ve sarsıntıyı oldukça şiddetli hissettikleri görülüyor. --- Myanmar'daki büyük deprem Myanmar'da 7.7 büyüklüğünde güçlü bir deprem meydana geldi. Sarsıntı Çin'in Yunnan bölgesinde ve Tayland'da da hissedildi. Almanya'nın GFZ yer bilimleri merkezi, öğle saatlerinde meydana gelen depremin 10 kilometre derinlikte olduğunu ve merkez üssünün Myanmar'da bulunduğunu bildirdi. Myanmar'ın Mandalay kentinde ciddi hasarlar rapor edildi. Şehirde binaların çöktüğü ve arama kurtarma çalışmalarının başladığı belirtildi. Mandalay ve Sagaing bölgeleri arasındaki 91 yıllık Ava Köprüsü deprem sırasında çöktü. Köprü, İngiliz sömürgeciler tarafından inşa edilmişti. Tayland'da deprem etkisi belirgindir. Bangkok'ta yüksek katlı apartmanlardan ve otellerden paniğe kapılan sakinler aceleyle dışarı akın etti. Binaların terasındaki havuzların suları sarsıntının etkisiyle aşağıya döküldü. Tayland Başbakanı deprem sonrası acil toplantı yapılacağını duyurdu. Bölgede can kaybı veya detaylı hasar bilgisi henüz açıklanmadı. --- Fas'taki ölümcül deprem Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, ülkede 7 büyüklüğünde deprem olduğunu duyurdu. Sarsıntı, ülkenin kuzeyindeki Marakeş'in El-Hoz bölgesinde merkez üssüyle 8 kilometre derinlikte gerçekleşti. Fas İçişleri Bakanlığı'nın ilk açıklamasında 296 kişinin öldüğü ve 153 kişinin yaralandığı bildirildi. Sonraki açıklamada ölü sayısı 632'ye yükseldi. Ölümlerin yaşandığı kentler arasında Marakeş, Azilal, Agadir, Uarzazat ve Chichaoua bulunuyor. Yerel yetkililer, yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ve ölümlerin çoğunun ulaşılması zor dağlık bölgelerde meydana geldiğini söyledi. Deprem pek çok kentte geniş çaplı hasar oluşturdu. Marakeş'te bazı binaların çöktüğü kaydedildi. Sarsıntı, başkent Rabat başta olmak üzere Kazablanka, Meknes, Agadir ve Fes kentlerinde de hissedildi. Depremin Fas yerel saatiyle 23.10 sularında meydana geldiği belirtildi. Yerel basın ilk aşamada depremin 6.8 büyüklüğünde olduğunu aktarırken, Almanya Sismoloji Merkezi büyüklüğü 7 olarak açıkladı. Sosyal medya platformlarında halka ait deprem sonrası sokaklara çıkma ve binaların çöküş anlarına ilişkin görüntüler yayılıyor. Fas'ta 1960 yılında meydana gelen depremin ardından güneyindeki Agadir kenti yıkılmış ve 10 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Türk Kızılay, ülkede yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.

Devamını Gör
Marmara'da 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Siyaset·

Adalar Belediyesi'nde CHP'nin Medine Pamuk Başkanvekili seçildi

Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan seçimde CHP'li Medine Pamuk, başkanvekili olarak seçildi. 19 Haziran sabahı operasyon kapsamında gözaltına alınan Akpolat, başkan yardımcıları Hüseyin Yılmaz ile Fırat Durak ve meclis üyeleri Yavuz Çiftçioğlu ve Mehmet Nuri Kara'nın da bulunduğu 35 kişi 23 Haziran'da tutuklanmışlardı. İçişleri Bakanlığı, Akpolat'ı görevinden uzaklaştırmıştı. Boşalan başkanvekillik makamı için yapılan seçim, Büyükada Şehit Murat Yüksel İlkokulu Neriman Erduman Konferans Salonu'nda gerçekleşti. CHP'nin adayı Pamuk ile AK Parti'nin adayı Kemal Türkyılmaz arasında yapılan yarışta yedi meclis üyesi oy kullandı. İlk turda Pamuk beş oy, Türkyılmaz bir oy alırken, bir oy geçersiz sayıldı. İkinci turda Pamuk beş, Türkyılmaz iki oy elde etti. Üçüncü turda da aynı sonuç tekrarlandı. Yeterli oran elde edilemeyince seçim dördüncü tura gitti. Son turda Pamuk beş oy alarak gerekli çoğunluğu sağladı ve Adalar Belediyesi Başkanvekili seçildi. Türkyılmaz iki oy aldığı turda da yeterli orana ulaşamadı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Pamuk'un seçilmesini sosyal medya hesabından kutladı. Sarı, açıklamasında Pamuk'un halkçı, şeffaf ve katılımcı belediyecilik anlayışıyla Adalar'a katkıda bulunacağına inandığını belirtti. Sarı, "Sayın Pamuk'un ilçemizin gelişimi ve vatandaşlarımızın refahı için başarılı çalışmalara imza atacağına inanıyorum" ifadesini kullandı. CHP'li belediyelere yönelik operasyon çerçevesinde toplam 39 kişi gözaltına alınmıştı. Savcılık, bunlardan 35'inin tutuklanmasını istemiş, dört kişiye ise adli kontrol uygulanmıştı. Üç ayrı hakimliğin sabaha karşı saat 05.00 sıralarında sonuçladığı işlemlerde, Akpolat ve diğer 34 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.

Devamını Gör
Adalar Belediyesi'nde CHP'nin Medine Pamuk Başkanvekili seçildi
Spor·

Çalhanoğlu sorumluluğu üstlendi, Milli Takım'da Hakan-Orkun krizi iddiası

A Milli Takım'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda grup aşamasında elenişinin ardından takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu, sosyal medya hesabından yapay bir açıklama paylaştı. Çalhanoğlu, başarısızlığın sorumluluğunu kaptan olarak kendisinin en çok hissettiğini vurguladı ve taraftarlardan özür diledi. Çalhanoğlu'nun açıklamasında yer alan ifadeler, turnuva boyunca yaşanan hayal kırıklığını derinlemesine yansıttı. Milli futbolcu, "Bugün söyleyecek çok şey var ama hiçbir kelime yaşadığım hayal kırıklığını ve üzüntüyü anlatmaya yetmiyor" diyerek duygularını ifade etti. Takım, birkaç saat öncesinde gece saatlerinde Türkiye'ye geri dönmüştü. Açıklamada sorumluluk vurgusu başı başına durdu. Çalhanoğlu, "Bu sonucun sorumluluğunu bu takımın kaptanı olarak herkesten önce ben üstleniyorum" şeklinde konuştu. Kaptan, formayı taşımanın kendisinde her gün hissettirdiği sorumluluk duygusunun, şimdi başarısızlıkta da yoğunlaştığını belirtti. Milli futbolcu, milyonlarca insanın Dünya Kupası'ndan beklentilerini kırdıklarının farkında olduğunu açıkladı. Çalhanoğlu, "Bu hayale bizimle inanan milyonlarca insanın kalbini kırdığımızı biliyoruz. Bunun için milletimizden yürekten özür diliyoruz" ifadesini kullandı. Açıklamasında mücadeleci tutumu vurgulayan Çalhanoğlu, gelecek adına umutlu bir ton takındı. "Daha çok çalışacağız. Daha güçlü döneceğiz. Bugün yarım kalan hikayemizi tamamlamak için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi kaptan. Turnuvada takımın performansı sırasında ortaya çıkan bazı iddiaların detayları gün yüzüne çıkmaya başladı. Kamp sürecinde Çalhanoğlu ile Orkun Kökçü arasında yaşandığı ileri sürülen gerginliğin, takım içinde uyumsuzluklara yol açtığı iddia edildi. Öne sürülen bilgiye göre Kökçü'nün babası, otelde Çalhanoğlu'na sert eleştiriler yöneltmişti. Söz konusu gelişmelerin ardından Çalhanoğlu'nun ABD maçında forma giymek istemediğini teknik direktör Vincenzo Montella'ya ilettiği belirtildi. Montella'nın da milli futbolcuyu sakatlanmaktan korumak amacıyla maçta ilk 11'de yer vermediği ileri sürüldü. Ancak kulüp, federasyon ve ilgili taraflardan bu iddialara dair resmi bir açıklama yapılmadı. Turnuvanın ardından yapılan açıklamalarda TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun milli takım kamplarına futbolcu ailelerinin alınmaması yönünde karar aldığı vurgulandı. Söz konusu kararın, kamp ortamında yaşanan gerginliklerin sonucunda alındığı öne sürüldü. Erman Toroğlu, televizyonda yayınlanan yorumlarında turnuvadaki gelişmelere keskin eleştiriler yöneltti. Toroğlu, teknik direktör Montella'nın kadroda belirleyici rol oynamadığını ve Çalhanoğlu'nun takım organizasyonunda merkezi bir konumda bulunduğunu iddia etti. "Takımı oynatan o" ifadesini kullanan Toroğlu, Kökçü'nün benef yok edilmesinin yanlış olduğunu savundu. Toroğlu, Hacıosmanoğlu'na yönelik eleştirilerini keskinleştirerek, TFF Başkanı'nın futbol otoritelerine karşı uygun bir tutum sergilemediğini söyledi. Sözcü TV'deki açıklamasında, Fatih Terim'in Hacıosmanoğlu'na yönelttiği eleştirilerin yerinde olduğunu vurgulayan Toroğlu, federasyon başkanının siyasi baskılarla mücadelede başarısız olduğunu ileri sürdü. Erman Toroğlu'nun yorumlarında, takım için vaad edilen villalara dair de belirsizlikler konusunda sorular yöneltildi. Toroğlu, Bodrum'da söz verilen alanların imar açısından kapalı olduğunu belirterek, futbolcuların kullanılarak imara açılması yönünde beklentileri yerine getirilmediğini iddia etti. Turnuvaya katılmayan Dünya Kupası elemeleri henüz tamamlanmamış olduğundan, Milli Takım'ın sonraki turnuvalardaki performansı yakından takip edilecek. Çalhanoğlu'nun açıklamasından hemen sonra kulüp seviyesinde de gelişmeler yaşanmaya başladı. Inter Milano'da, teknik direktör Jose Mourinho'nun kadro planlamasında yer almayan ve kısa süre sonra değer kazandığı ifade edilen Nico Paz'ın satış seçeneğinin aktifleştirildiği açıklandı. Italyan basınının haberine göre Paz'ın transferinin gerçekleşmesi halinde, Çalhanoğlu'nun Inter'de konumu yeniden değerlendirilecektir. Inter yönetiminin, Çalhanoğlu ile yollarını ayırmayı düşündüğü ve böylece hem kadroda yer açmayı hem de maaş yükünü hafifletmeyi planladığı belirtildi. Söz konusu transferin gerçekleşmesi halinde, 32 yaşındaki orta sahacı için başka kulüplerden teklifler bekleniyor. Fenerbahçe, Çalhanoğlu'yu kendi kadrolarına katmayı düşünen takımlardan biri oldu. Sarı-lacivertli kulübün başkanı Aziz Yıldırım, tecrübeli orta sahacıyı yeniden gündemine almıştır. Milli futbolcu, Fenerbahçe'de güncel piyasa değeri 16 milyon Euro olarak gösterilmektedir ve Inter'de bir yıllık sözleşmesi bulunmaktadır.

Devamını Gör
Çalhanoğlu sorumluluğu üstlendi, Milli Takım'da Hakan-Orkun krizi iddiası
Gündem·

Masak, yabancı uyruklu kişilerin pasaportla uzaktan kimlik tespitine izin verdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bünyesinde yapılan düzenleme, yabancı uyruklu kişilerin pasaportla uzaktan kimlik tespitine imkân tanıdı. 27 Haziran 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik, ICAO standartlarına uygun pasaport, görüntülü görüşme ve sıkı izleme koşullarıyla yürürlüğe girdi. MASAK Genel Tebliği'ndeki (Sıra No: 19) yeni madde 4/C, uluslararası standardlara uygun pasaportları kimlik doğrulaması için kullanan kurumlar ve kuruluşlar (yükümlüler) için çerçeveyi belirliyor. Türk uyruklu olmayan gerçek kişiler, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) 9303 standardına uygun ve yakın alan iletişimi (NFC) özelliğine sahip pasaport aracılığıyla uzaktan tanımlanabilecek. Bu yöntemi kullanan finansal kuruluşlar, bankalar ve diğer yükümlüler, doğrulamayı tamamlayan bireyleri "müşteri" statüsünde kabul edecek. Görüntülü görüşme sırasında özel eğitim almış personel işlemi gerçekleştirecek. Pasaportun yongasında kaydı bulunan bilgiler, belge üzerindeki verilerle eşleştirilecek. Bu çerçevede yapay zekâ temelli uygulamalar aracılığıyla canlılık testi ve fotoğraf karşılaştırması yapılabilecek. Eşleştirme başarısız olursa, uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi kurulmayacak. Görüşme boyunca kişi ve pasaport bilgilerini gösteren görüntüler kaydedilecek. Adres doğrulaması işlem öncesindeki üç ay içinde gereklidir. Yükümlüler, müşterinin verdiği adresi yerleşim yeri belgesi, elektrik faturası gibi abonelik faturası, kamu kurumu belgesi veya ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanları üzerinden teyit edecek. Adres doğrulanmadan para transferi veya nakit çekim yapılamayacak. Kimlik tespiti sırasında elde edilen IP adresi, cihaz kimliği, coğrafi konum ve tarayıcı bilgileri gibi teknik veriler, risk analizi kapsamında değerlendirilecek. Şüpheli bir durum tespit edilirse uzaktan kimlik tespiti işlemi sonlandırılacak. Düzenleme, bu veriler ile pasaport bilgilerinin uyumunu kontrol etmeyi zorunlu kılıyor. Yükümlüler, riskli ülke olarak belirledikleri devletlerin vatandaşlarını pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemeyecek. Ayrıca, müşteri kabulüne başladıktan sonraki bir ay içinde alınan tedbirler ve oluşturulan uygulama rehberleri hakkında MASAK Başkanlığı'na bildirim yapılacak. Ticaret sicili kayıtlı tüzel kişilerin temsilcileri de aynı esaslarla kimlik tespitinden geçecek. Bu yönteme göre kabul edilen müşteriler otomatik olarak yüksek risk grubuna dâhil edilecek. Buna uygun izleme ve kontrol tedbirleri uygulanacak. Müşteri profiline uygun olmayan işlemler tespit edilirse gerekli önlemler alınacak. Kimlik doğrulaması amacıyla, müşterinin bilgileriyle uyumlu bir banka hesabından veya kredi kartından para transferi zorunlu hale geldi. Bu transfer, başka bir işlem gerçekleştirilmeden önce tamamlanmalı. Açılan hesaba yalnızca müşterinin yurt dışında kendi adına açtırdığı banka hesaplarından para gönderilebilecek. Hesaptan yurt dışına çıkış da sadece müşterinin kendi adına açtırdığı hesaplara yapılabilecek. Pasaportla kimlik tespiti yapılan kişi sonradan Türk vatandaşlığını kazanırsa ya da vergi mükellefi olursa, T.C. Kimlik Kartı'nın bir örneği veya vergi kimlik numarası elektronik ortamda alınarak müşteri bilgileriyle bağlantılandırılacak. Tebliğ aynı zamanda kripto varlık hizmet sağlayıcılarını yükümlüler kapsamına aldı. Finansal kuruluş tanımı ilgili Yönetmelik'e atıf yapacak biçimde yeniden düzenlendi. Bazı madde atıfları güncellendi. Bu kapsamda kabul edilen müşterilerle ilgili istatistiki bilgiler, takvim yılı esas alınarak her üç aylık dönemin son ayında MASAK'a sunulacak. Yükümlüler, müşterinin tanınması ile risk yönetimi alanlarında kapsamlı bir uygulama rehberi oluşturacak. Bu rehberide risklerin tanımlanması, derecelendirilmesi, izlenmesi ve azaltılması yöntemleri belirtilecek. Uyum programı bulunan kurumlar, bu tedbirleri kurum politika ve prosedürlerine entegre edecek. Düzenlemenin uygulanması Hazine ve Maliye Bakanı'nın sorumluluğunda olacak. Yeni kurallar, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele çerçevesinde kimlik tespiti prosedürlerini güncellemiş bulunuyor. Banka ve finansal kuruluşlar, kredi kartı işletmecileri, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve benzer kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasından sorumlu olacak.

Devamını Gör
MASAK, yabancı uyruklu kişilerin pasaportla uzaktan kimlik tespitine izin verdi
Gündem·

Şenol Güneş: Bu galibiyet bizi yanıltmasın, biz elendik

Şenol Güneş, 2026 Dünya Kupası'nda Amerika Birleşik Devletleri'ni 3-2 mağlup ettikten sonra, takımının elenmesinin ardındaki kaynakları değerlendirdi. Los Angeles'taki karşılaşmada Arda Güler, Orkun Kökçü ve Kaan Ayhan'ın golleriyle kazanılan üç puan, Türkiye'yi turnuvayı üç puanla tamamlaması anlamına geliyordu. Milli takım, D Grubu'nda yer alan Paraguay ve Avustralya'ya karşı aldığı sonuçlar nedeniyle yarı final turuna çıkamadı. Güneş, bu başarısızlığın ardından yapılan değerlendirmesinde, beklentiler ile elde edilen sonuçlar arasındaki uçuruma vurgu yaptı. "Dünya Kupası'na gelirken neler konuştuk, bugün ne durumdayız?" diye sordu ve devamında şöyle açıkladı: "9 puanla bayram yaparak bir üst tura çıkmayı isterdik. Beklenti çok büyüktü ama yönetemedik, altında kaldık." Teknik direktör, ilk iki maçta yaşanan motivasyon eksikliğini çeşitli faktörlere bağladı. Oyuncuların psikolojik durumunun yönetilmesinin zor olduğunu ve takımın kaos içinde oynadığını belirten Güneş, ABD maçında takımın daha rahat bir görünüm sergilediğini vurguladı. Bununla birlikte, bu iyileşmenin gelecek için çok geç geldiğinin farkında olduğunu söyledi. "Bu bizi yanıltmasın! Biz kaybettik ve elendik!" diye vurguladı. Güneş, Paraguay ve Avustralya karşılaşmalarında alınması gereken sonuçlara işaret ederek, takımın bu iki rakip üzerinde belirli avantajlar taşıdığını hatırlattı. "Paraguay ve Avustralya'nın üstünde olmalıydık. ABD'ye 3 gol attık ama 10 kişi Paraguay'a gol atamadık!" ifadesiyle dönemin en kritik anlarını vurguladı. Buna rağmen, son maçtaki oyun kalitesinin, önceki iki karşılaşmaya kıyasla önemli ölçüde ilerleme kaydettiğini kabul etti. Oyuncuların bireysel yeteneklerine güven taşıyan Güneş, geliştirilmesi gereken noktaları da sıraladı. "Cesur olacaklar, yeteneklerini kullanmayı bilecekler" diyerek oyunculara çağrı yaptı. Kişisel disiplin ve zamanlamaya vurgu yapan Güneş, takımın savunma veya hücum bağlamında karşılaştığı herhangi bir rakibe başarı gösterebileceğine inanıyor. Ancak, teknik ve taktiksel düzeltmelerin zorunlu olduğunu belirtti. Turnuvanın ardından yaşanacak duygusal kırılmalar konusunda da açıklamada bulunan Güneş, takım ve teknik heyette yaşanabilecek moral düşüşlerinin beklenen bir tepki olduğunu söyledi. Ancak, bundan sonrası için en önemli noktanın "ayağa kalmak" olduğunu vurguladı. Kızgınlık ve mutsuzluğun son maçta üç golle hafifletilmesini, açıkçası yetersiz bir teselli olarak niteledi. Arda Güler'in takım ve taraftarlar hakkında yaptığı açıklamalarına katılığını belirten Güneş, oyuncuların üzülmeye hakkı olmadığını söyledi. Ona göre, her biri gerekli duygusal mücadeleyi vererek ileriye taşıyacak güçte. Taraftarların temel beklentisinin güzel futbol ve başarılı bir sonuç olduğunu, hayal kırıklığının işte buradan kaynaklandığını dile getirdi. Yeni oyuncu entegrasyonunun önemini vurgulayan Güneş, bunun için yoğun çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Mevcut oyuncuların gönderilmesi veya takımdan çıkarılması yerine, onlara destek verilmesi gerektiğini belirtti. Aynı zamanda, kadroya katılacak yeni oyunculara da etkin bir şekilde sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Bu doğrultuda, teknik direktörün de sorumluluk alması ve stratejik kararlar vermesi gerektiğini vurguladı. Kaleci Uğurcan Çakır konusunda da açıklamada bulunan Güneş, uzaktan yediği gollerle tartışma yaratmış olsa da, onu Türkiye'nin en iyi kalecisi olarak değerlendirdi. Çakır'ın bu eleştirilerden güçlü bir şekilde çıkacağına ve mesleğinde daha da ilerlemeye devam edeceğine olan inancını dile getirdi. Eleştiriler olacağını kabul ederken, bunların oyuncunun gelişmesine ve performans yükseltmesine katkı yapacağını öne sürdü. Genel bir değerlendirme yapan Güneş, Türk Milli Takımı'nın potansiyel olarak çok daha iyi oynayabilecek yapıda olduğunu tekrarladı. Oyuncuların yetenekli, yaratıcı ve gelişime açık olduklarını vurgulayarak, ileriki zamanda daha başarılı performanslar sergileyebileceklerine olan inancını koruyor. Bunun için gereken analiz, destek ve stratejik rehberliğin sağlanması halinde, hedeflenen başarılar elde edilebileceğini belirtti.

Devamını Gör
Şenol Güneş: Bu galibiyet bizi yanıltmasın, biz elendik
Gündem·

Samsung, One Uı 9'u 50 cihaza gönderecek

Samsung, One UI 9 güncellemesini yaklaşık 50 Galaxy modeline sunmaya hazırlanıyor. Android 17 tabanlı bu yeni arayüz sürümü, en yeni S26 serisinden başlayarak orta segment cihazlara kadar geniş bir ürün yelpazesine dağıtılacak. Yazılım araştırmacı Tarun Vats tarafından sızdırılan bilgilere göre Samsung, ilk olarak Galaxy S26, S26 Plus, S26 Ultra, S25, S25 Plus ve S25 Ultra modellerine güncellemeyi gönderebilir. Aynı zamanda Galaxy S24 serisinin tüm varyantları, Galaxy Z Fold 7, Galaxy Z Flip 7 ile birlikte Galaxy Tab S11 ve Tab S10 serileri de erken alıcılar listesinde yer alıyor. Samsung'un yedi yıllık yazılım desteği taahhüdünden yola çıkılarak hazırlanan kapsamlı listeye göre One UI 9, toplam 50'nin üzerinde modele resmi olarak ulaşacak. Bu arada Galaxy S23 serisi, önceki Z Fold ve Z Flip modellerinin yanı sıra Galaxy Tab S9 serileri de güncelleme alacak cihazlar arasında bulunuyor. Galaxy A serisinden ise A57, A37, A56, A36, A55, A35, A54 ve A34 gibi birçok model listeye dahil edildi. Giriş seviyesi A07, A15, A16, A17 ve A25 modelleri de güncellemeyi alabilecek durumda. Tablet ürün gamında ise Tab S10 Plus ve Ultra, Tab S10 FE, Tab S10 Lite ile Tab S9 FE, Tab A11, Tab A11 Plus, Tab Active 5 ve Tab Active 5 Pro de yer alıyor. Bu geniş yelpaze, Samsung'un orta ve giriş segment cihazlara uzun süreli yazılım desteği sağlama stratejisini gösteriyor. One UI 9 henüz aktif geliştirme aşamasında olup çeşitli Galaxy cihazlarda test ediliyor. Galaxy S26 ve S25 serisinin amiral gemileri kadar, Galaxy Z Fold 7 ve Z Flip 7 gibi katlanabilir modeller de test süreçlerine dahil ediliyor. Orta segment cihazlardan Galaxy A57, A34 ve A17 gibi modellerin testlere katılması, Samsung'ın güncellemeleri hızlı ve optimize bir şekilde yaymayı planladığını işaret ediyor. Tarun Vats, geçmişte One UI 8.0'ın yayınlanma tarihleri ve Galaxy S24 ile S25'in piyasa çıkış dönemlerini doğru tahmin etmiş. Bu geçmiş başarıları, sunduğu yeni model listesinin de yüksek güvenilirliğe sahip olduğunu gösteriyor. Teknoloji camiası, Vats'ın raporlarını Samsung'un iç geliştirme planlarının güvenilir göstergesi olarak değerlendiriyor. Google'ın Pixel serileri için henüz Android 17'yi resmi olarak dağıtmadığı düşünülürse, Samsung'un bu kadar erken test süreçlerine başlaması dikkat çekici. One UI 9'un resmi olarak duyurulması ve geniş dağıtımı Temmuz sonlarında bekleniyor. Yazının gerçekleşmesi tahmin edilen Galaxy Unpacked etkinliğinin ardından beta programı kapsamı genişleyecek. Dağıtım başladığında Samsung, yeni cihazlara ilk fırsat verecek ve kademeli olarak eski modellerle buluşturacak. Samsung yeni arayüzü sadece işletim sistemi güncellemesi değil, kullanıcı deneyiminde de kayda değer iyileştirmeler getiriyor. One UI 9'a ait beta sürümlerden sızdırılan bilgilere göre, durum çubuğuna gerçek zamanlı ağ hızı göstergesi eklenecek. Wi-Fi ya da mobil veri ikonunun yanında anlık bağlantı hızını gösteren bu yenilik, veri tüketimini takip etmek isteyen kullanıcılar için işlevsel bir özellik olacak. Hem hücresel hem de kablosuz ağlar üzerinde çalışan bu gösterge, Samsung'un Good Lock uygulamasındaki QuickStar modülü aracılığıyla etkinleştirilebilecek. Good Lock, Samsung tarafından geliştirilen resmi özelleştirme aracı olup durum çubuğundaki hemen her elementi kontrol etmeye olanak tanıyor. Alarm, pil göstergesi, ses ikonu ve sinyal çubuğundan başlayarak çeşitli görsellerin açılıp kapatılması bu uygulama üzerinden yapılabiliyor. Ancak Good Lock, varsayılan ayarlar menüsünde yer almadığı için kullanıcıların uygulamayı ayrıca indirmesi gerekmektedir. One UI 9'un bir başka yeniliği "Now Bar" adı verilen bildirimler olacak. Arka planda devam eden etkinlikleri durum çubuğunda gösteren bu özellik sayesinde kullanıcılar bu bildirimleri kolayca yönetebilecek. Beta sürümlerde geçici isimlerle yer alan bu ayarların, kararlı sürüm çıktığında daha net tanımlanması bekleniyor. Samsung'un ileri aşamalarda bu kontrolleri Good Lock'a ihtiyaç duymaksızın doğrudan ayarlar menüsüne aktarması da muhtemel. One UI 9'un getirebileceği performans iyileştirmeleri eski model Galaxy cihazları kullanıcılar için önem taşıyor. Orta ve giriş segment telefonlar, böyle bir güncelleme ile daha stabil ve hızlı bir deneyim sunabilecek. A serisinin eski modellerinin yazılımsal destek alması, bu telefonların yaşam döngüsünü uzatmakta. Güncellemenin geniş cihaz yelpazesine yayılması, Samsung kullanıcı tabanının büyüklüğünü ve şirketin yazılım desteğe verdiği önemin de göstergesi. Henüz resmi açıklama yapılmamış olsa da, sızdırılan bilgilere göre bu "mega güncelleme" Samsung'un en kapsamlı yazılım hamlelerinden biri olacak. Detaylar netleştikçe ve beta dağıtımı yayıldıkça, daha fazla özellik ve zaman çizelgesi kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor.

Devamını Gör
Samsung, One UI 9'u 50 cihaza gönderecek
Gündem·

Denetimli Serbestlik Koruma Kurulu Muğla'da toplandı

Muğla'da Denetimli Serbestlik Koruma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Muğla Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez'in başkanlığında düzenlenen toplantıya, İl Müdürü Yakup Kütük ve paydaş kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda denetimli serbestlik tedbirlerinin etkinliğini artırmaya yönelik değerlendirmeler yapıldı. Yükümlü bireylerin topluma kazandırılması ile ilgili yürütülen çalışmalar ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Katılımcılar, tedbirlerin başarısını artırmak için iş birliğini artırmanın gerekliliğini ortaya koydular. Denetimli serbestlik uygulamaları, suç işleyen bireylerin cezaevine alternatif olarak toplumdaki yaşamlarını denetim altında sürdürmelerini sağlayan önemli bir mekanizmadır. Bu sistem, bireylerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması amacıyla çalışır. Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü'nde denetimli serbestlik altındaki yükümlülere yönelik kapsamlı bir farkındalık semineri düzenledi. Programda uyuşturucu maddelerin bireysel ve toplumsal zararları, bağımlılık döngüsünden kurtulma yolları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması gibi önemli konular ele alındı. Uzman eğitimciler tarafından verilen seminerde, denetimli serbestlik yükümlülerinin topluma yeniden kazandırılması sürecinde farkındalık çalışmalarının kritik rolü vurgulandı. Bağımlılıkla mücadelede bu tür eğitim faaliyetlerinin, yükümlülerin yeniden sosyalleşmelerinde belirleyici etkiye sahip olduğu ifade edildi. Seminer, katılımcılar arasında uyuşturucu bağımlılığına karşı bilgi paylaşımını artırması ve toplumsal farkındalık oluşturması bekleniyor. Denetimli serbestlik müdürlüğünün bu tür programlar düzenlemesi, yükümlülerin rehabilitasyonuna katkıda bulunduğu kadar toplumsal bilince de hizmet etmektedir. Denetimli serbestlik sisteminin başarısı, kurumlar arası iş birliği ve düzenli farkındalık çalışmalarına bağlıdır. Bu kapsamda yapılan toplantı ve seminerler, sistemin daha etkili çalışmasını sağlamaya yönelik adımları yansıtmaktadır.

Devamını Gör
Denetimli Serbestlik Koruma Kurulu Muğla'da toplandı
Gündem·

Komedyen Deniz Göktaş: 1995 Ankara doğumlu, Odtü Psikoloji mezunu

Komedyen Deniz Göktaş, 1995 yılında Ankara'nın Mamak ilçesinde doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde İnşaat Mühendisliği okumasına rağmen Psikoloji bölümüne geçerek buradan mezun oldu. 24 Haziran 2026'da YouTube'da yayınlanan "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi kısa sürede 500 bin izleyiciyi aşarken, Göktaş'ın kimliği ve hayat hikayesi tekrar merak konusu haline geldi. Göktaş'ın tam adı İmran Deniz Göktaş'tır. Çorumlu bir işçi-memur ailenin oğlu olarak Ankara'da büyüdü. 2026 yılı itibariyle 31 yaşında olan komedyen, psikolojik tespitler ve gündelik gözlemlerini kara mizahla harmanladığı tarzıyla Türkiye'nin yükselen sanatçıları arasında yerini aldı. Üniversite yıllarında eğitim hayatı değişime uğradı. İlk olarak ODTÜ'de mühendislik okuyan Göktaş, bu alan kendisine uygun gelmeyince aynı üniversitenin Psikoloji Bölümü'ne geçti ve burada mezun oldu. Daha sonra Kadir Has Üniversitesi'nde Sinema ve Televizyon alanında yüksek lisans eğitimi aldı. Komedyen olarak kariyerine 2019 yılında İstanbul'da başladı. Sinema eğitimi almak için bulunduğu şehirde TuzBiber Komedi Kulübü'nün açık mikrofon etkinliğine katıldı. İlk beş dakikalık performansının beğeni görmesi üzerine profesyonel stand-up yapmaya yöneldi. Bu karar, Göktaş'ın kariyer yolundaki en kritik dönüm noktası oldu. 2020 ile 2023 yılları arasında çeşitli sahnelerde gösterilerini sürdürdü. 2023'te "Selam Selam" adlı stand-up gösterisini Ses Tiyatrosu'nda kayda alarak YouTube üzerinden yayımladı. Gösteri, kendisine geniş bir seyirci tabanı kazandırdı ve sanatçının adını duyurmada önemli rol oynadı. Pandemi döneminde dijital platformlara yönelen Göktaş, podcast yayınlarıyla daha geniş kitlere ulaştı. Spotify'da "Deniz Göktaş'a Ayıracak Vaktim Yok" isimli podcast serisi, Türkiye'nin en çok dinlenen mizah ve sohbet programları arasında yer aldı. Deezer platformunda ise "Haset" adlı başka bir podcast projesi gerçekleştirdi. Her iki seri de dinleyici tarafından yoğun ilgi gördü. Yazarlık alanında da çalışmalarını sürdüren Göktaş, 2020 ile 2023 yılları arasında Uykusuz dergisinde mizah yazıları kaleme aldı. Bu deneyim, sanatçının yaratıcı yönünü farklı bir ortamda geliştirmesine olanak tanıdı. Stand-up ve podcast dışında oyunculuk da yapan Göktaş, "Gibi" adlı dizinin bir bölümünde yer aldı. 2022 yapımı "Ben Tek Siz Hepiniz" isimli kısa filmde de oyuncu olarak görev aldı. Bu projeler, onun sanat dünyasında çok yönlü bir figure olduğunu göstermektedir. Sahnedeki tavrı ve içeriğinin niteliği, eğitim geçmişinden doğrudan etkileniyor. ODTÜ'den aldığı psikoloji eğitimi, performanslarında insan davranışlarına dair derin analizler sunmasını sağlıyor. Sosyolojik tespitler, politik eleştiriler ve cesur kara mizah, Göktaş'ın şakalarının ana bileşenleri. Türkiye'nin ekonomik sorunları, toplumsal tabular ve içsel çatışmaları, performanslarının sıkça konusu oluyor. Gösterileri başta Amsterdam, Berlin ve Londra olmak üzere Avrupa şehirlerinde de kapalı gişe oynandı. Politik şakalarıyla tanınan komedyen, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası platformlarda da izleyici ilgisi çekmeyi başardı. Bu başarı, mizahının evrensel yanlarını ortaya koymaktadır. "Ölü Deniz" gösterisinin YouTube'da yayınlanması, Göktaş'ı tekrar gündeme taşıdı. Performanstaki espriler sosyal medyada yoğun tartışılırken, komedyenin kimliği ve geçmişi merak edilen başlıca konular haline geldi. Kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşan gösteri, dijital platformlarda Göktaş'ın etkisinin boyutunu göstermektedir. Yapılan gösteri ve yayınlarında argo, kara mizah ve hassas konulara değinme nedeniyle Göktaş'ın içerikleri genellikle 18 yaş sınırı kuralı ile izleyiciyle buluşuyor. Bu durum, sanatçının hedef kitlesinin ve içeriğinin olgunluğunu yansıtmaktadır. Göktaş'ın gelecek çalışmaları, sektörde merakla bekleniyor. Stand-up, podcast ve yazarlık alanlarında sunduğu çıktılar, mizah dünyasında kendisine sağlam bir yer edinmesini sağladı. Türkiye'nin güncel gündemiyle bağlantılı, sosyolojik derinliği olan ve eğlendirme amacı güden komedyen, gelecekte daha fazla proje gerçekleştirebilmesi beklentisini artırmıştır.

Devamını Gör
Komedyen Deniz Göktaş: 1995 Ankara doğumlu, ODTÜ Psikoloji mezunu
Ekonomi·

Beşiktaş, Monaco'dan sol bek Ouattara'yı 15-16 milyon Euro'ya hedefliyor

Beşiktaş'ın sol bek pozisyonu için yoğun çalışmalar yapması bekleniyor. Serdal Adalı yönetimi, Ligue 1 ekibi AS Monaco'da forma giyen Kassoum Ouattara'nın transferi için pazarlıklara başladı. Fransız kulübün oyuncunun satışından 15 ile 16 milyon Euro arasında gelir elde etmeyi hedeflediği ifade ediliyor. Beşiktaş'ın son sezondaki performansının ardından yeni sezon için şampiyonluk hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğü biliniliyor. Teknik direktör Vincenzo Italiano'nun talep doğrultusunda savunma hattının soluna takviye yapılması planlanmaktadır. Mevcut kadrosunda millî futbolcu Rıdvan Yılmaz'ın dışında sol bek mevkisinde alternatif bulunmadığından, bu pozisyon transfer çalışmalarında öncelik kazanmıştır. 21 yaşındaki Ouattara, Beşiktaş'ın sol bek arayışında ilk tercihidir. Siyah-beyazlı yönetim, oyuncunun uzun vadeli ve takıma doğrudan katkı sağlayacak bir imza atmak istediğinden, tüm enerjisini bu işe harcamaktadır. Ouattara, Fildişi Sahili asıllı ancak Fransa'da doğup yetiştirilen bir savunmacıdır. Ouattara 14 Ekim 2004'te doğmuştur. Futbol kariyerine 7 Temmuz 2022'de Amiens SC ile başlamıştır. Amiens'te 2025 yılına kadar geçerli sözleşme imzalayan oyuncu, 20 Ağustos 2022'de Bastia'ya karşı ilk maçına çıkmıştır. Ligue 2'de oynadığı dönemde dikkat çeken performansı, Avrupa'nın büyük kulüplerinin radarına girmesine neden olmuştur. 2023 yılında AS Monaco'ya transfer olan Ouattara, Amiens ile arasında 2 milyon Euro'luk bonservis anlaşması yapılmıştır. Monaco ile beş yıllık bir kontrat imzalayan oyuncu, Ligue 1'de kendini gösterme fırsatı bulmuştur. Geçen sezon öncü sıra savunması olarak toplam 24 resmi maçta yer almış, 1363 dakika süre almıştır. Bu maçlarda 4 asist kaydeden oyuncu, 4 müsabakada sarı kart görmüştür. Beşiktaş'ın Ouattara için tekliği hangi seviyede olduğu henüz açıklanmamıştır. Ancak Serdal Adalı yönetiminin Monaco'nun 15 ile 16 milyon Euro isteğini aşağı çekmek için pazarlıklara devam ettiği bilinmektedir. Siyah-beyazlılar, bonservisi tek haneli rakamlara indirmeyi hedeflemektedir. Uluslararası düzeyde Ouattara, hem Fransa'yı hem de Fildişi Sahili'ni temsil etme hakkına sahiptir. Mart 2023'te Fransa U-19 takımında debut yapmıştır. Genç yaşına rağmen istikrarlı performansı, Avrupa'nın birçok kulübünün ilgisini çekmektedir. Beşiktaş, sol bek mevkisinde rotasyon krizi yaşamaktadır. Bu nedenle Ouattara'nın transferi için son derece ısrarcı davranmaktadır. Teknik heyet, oyuncunun Monaco'da sergilediği istikrarlı oyun tarzının, siyah-beyazlı camiaya uyum sağlayacağına inanmaktadır. Savunmanın solunda kalıcı bir çözüm yaratmak isteyen Beşiktaş, bu transferle uzun yıllar daha bu mevkide hizmet alabilecek bir oyuncu kazanmayı amaçlamaktadır. Transfer görüşmelerinin ne zaman sonuçlanacağı bilinmemektedir. Beşiktaş'ın yeni sezon öncesinde kadro yapılanmasını tamamlamak istemesi, pazarlıkların hızlanmasına yol açabilir. Gelecek haftalarda daha net gelişmeler yaşanması beklenmektedir.

Devamını Gör
Beşiktaş, Monaco'dan sol bek Ouattara'yı 15-16 milyon Euro'ya hedefliyor
Gündem·

26 Haziran'da İstanbul, Ankara, İzmir Cuma Saatleri

Türkiye genelinde milyonlarca Müslüman, 26 Haziran Cuma günü cuma namazı vakitlerini öğrenmek için araştırmalar yapıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'de cemaatle ibadet etmek isteyenler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı namaz takvimini takip ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan resmi namaz vakitlerine göre 26 Haziran 2026'da cuma namazı saatleri şöyle belirlenmiştir: Ankara'da 12.56, İstanbul'da 13.12 ve İzmir'de 13.19. Her şehirde namazın başlangıç vakti coğrafi konum ve güneşin konumuna bağlı olarak farklılık göstermektedir. Cuma namazı, öğle ezanının okunmasıyla başlayan vakit içerisinde yerine getirilir. Ezan sonrası camide hutbe okunur, ardından cemaatle toplam on rekat namaz eda edilir. Bu on rekat, farzdan önce kılınan dört rekat sünnet, farz kısmını oluşturan iki rekat ve farzdan sonra kılınan dört rekat sünnet olarak bölünür. Namaz vakitlerinin belirlenmesi, bulunulan yerin coğrafi konumu, mevsim ve güneşin hareketine bağlıdır. Kış aylarında güneşin erken batması nedeniyle namaz saatleri erkene alınırken, yaz mevsiminde güneşin geç batması sebebiyle saatler geç saatlere kaymaktadır. Türkiye'nin farklı şehirlerinde bu fark daha belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. Cuma namazının ilk sünnetine niyet edilirken "Niyet ettim Allah rızası için bugünkü cuma namazının ilk sünnetini kılmaya" denilir. Erkekler ellerini kulak hizasına, kadınlar ise göğüs hizasına kaldırmak suretiyle tekbir alırlar. Sübhaneke duası okunur, Fatiha Suresi ve zammı sure recitasyonu yapılır. Ardından rükuya gidilirken "Allahuekber" denilir ve rükuda üç kere "Sübhane Rabbiyel Azim" söylenir. Rükudan kalkılırken "Semiallahu Limen Hamideh" denilerek tekrar "Rabbena Lekel Hamd" denilir. Secdeye geçilirken "Allahuekber" söylenir ve secdede alın ile burnun yere değmesine dikkat edilir. Secdede üç kere "Sübhane Rabbiyel Âlâ" denilir. Her rekat arasında ve namazın sonunda tahiyyat ve ilgili dualar okunur. Cuma namazı farzına yetişemeyen kişi, o günün öğle namazını kılar. Namazın kaza edilebilmesi için öğle vakti devam ediyor olması şarttır. Vaktin çıkmasından sonra cuma namazını kılamak veya kaza etmek caiz değildir. O günün öğle namazı da kılınmamışsa yalnızca öğle namazını kaza etmek gerekir. İslam dininde cuma namazı, Müslümanların haftanın en önemli ibadetlerinden biri olarak kabul edilir. Her cuma günü öğle vakti kılınan bu namaz, Müslümanların toplu olarak bir araya geldikleri, dini bilgiler edindikleri ve manevi bilinç kazandıkları değerli bir zamandır. Hutbe ile birlikte cemaatle eda edilmesi, toplumsal birlik ve dayanışmayı pekiştirir. Cuma namazı, Kuran-ı Kerim'de vurgulanan bir ibadettir. Müminleri namaz için çağrılan sela duyduklarında alışverişlerini bırakarak hemen Allah'ı anmaya koşmaları emredilir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) cuma gününü "üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün" olarak nitelemişlerdir. İki cuma arasında işlenen küçük günahlar cuma namazı hürmetine affolunur. Cuma namazının kadınlara farz olması söz konusu değildir. Ancak kadınlar diledikleri takdirde camiye gidip cemaatle cuma namazı kılmalarında dinen bir engel bulunmamaktadır. Hutbe ve vaazlardan istifade etmeleri için cuma namazlarına devam etmeleri tavsiye edilmektedir. Namaz vakitlerini öğrenmenin en güvenilir yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın "namazvakitleri.diyanet.gov.tr" internet sitesinden bilgi almaktır. Çoğu cami ve mescit de cuma namazı saatini kapılarına asılan duyurularla ve sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşmaktadır. Mobil uygulamalar ve internet siteleri sayesinde bulunulan şehri seçerek cuma namazı saatini kolayca kontrol etmek mümkündür. 26 Haziran 2026 Cuma günü cuma namazına hazırlanacak vatandaşlar için tavsiye edilen sünnetler arasında gusül abdesti almak, temiz ve şık giyinmek, Kehf Suresi'ni okumak ve Peygamber Efendimize (S.A.V) bolca salavat getirmek yer almaktadır. Gusül abdesti almak müekked sünnetlerdendir ve cuma günü boy abdesti almak önem taşır.

Devamını Gör
26 Haziran'da İstanbul, Ankara, İzmir Cuma Saatleri
Gündem·

Trump, Grammy'deki Epstein şakasından Noah'ya dava açacak

ABD Başkanı Donald Trump, Grammy Ödülleri'nde sunucu Trevor Noah'nın Jeffrey Epstein'a gönderme yapan şakasına karşı yasal işlem tehdidinde bulundu. Trump, söz konusu espriyi "yanlış ve iftira" olarak nitelendirerek Truth Social platformundan komedyeni dava edeceğini açıkladı. Noah, altıncı kez sunuculuk yaptığı Grammy töreninde "Yılın Şarkısı" ödülünü anons ederken Trump hakkında bir gag yaptı. "Bu, her sanatçının neredeyse Trump'ın Grönland'ı istediği kadar istediği bir Grammy. Bu da mantıklı, çünkü Epstein'ın adası artık yok; Bill Clinton'la takılmak için yeni bir adaya ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. Şaka, Trump'ın Epstein ile geçmişteki ilişkisine referans olarak yorumlandı. Trump derhal Truth Social'dan yanıt verdi ve Noah'nın kendisi ile Bill Clinton'ın Epstein Adası'nda zaman geçirdiği iddiasını reddetti. "YANLIŞ!" şeklinde paylaştığı metinde, adaya hiçbir zaman gitmediğini, hatta yaklaşmadığını savundu. Trump, bu yönde daha öncesinde "sahte haber medyası" tarafından bile suçlanmadığını iddia etti. ABD Başkanı, "Avukatlarımı bu zavallı, acınası, yeteneksiz sunucuyu dava etmek için göndereceğim" yazarak yasal tehdit içeren sözler kullandı. Noah'ya "hatırı sayılır" bir tazminat davası ile karşı karşıya kalabileceğini belirten Trump, "Hazır ol Noah, seninle biraz eğleneceğim" mesajı yayımladı. Trump'ın tepkisi, ABD Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde üç milyondan fazla sayfa belgeyi kamuoyuna açıklamasının ardından geldi. Bu belgeler, Epstein'in dünya liderleri, iş insanları ve siyasetçilerle kurduğu geniş ilişki ağının yazışmalarını içeriyordu. Trump'ın adı dosyalarda birçok kez yer alsa da, Epstein'in adasını ziyaret ettiğine ya da suç teşkil eden bir faaliyete katıldığına dair kanıt bulunmadığı belirtildi. Trump daha önce Epstein'le 1990'lar ve 2000'lerin başında sosyal ilişki kurduğunu kabul etmiş, ancak bu bağlantının yıllar öncesinde sona erdiğini ifade etmişti. Epstein 2019'da tutuklanmış, 2020'de hapishane hücresinde ölmüştür. Los Angeles'ta düzenlenen Grammy Ödülleri'nde Trump-Noah polemiğinin dışında göçimen politikalarına yönelik tepkiler de ön plana çıktı. En İyi Albüm ödülünü kazanan Porto Rikolu sanatçı Bad Bunny, sahneye çıkarak "ICE dışarı" sloganı attı ve ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza birimlerini eleştirdi. "Vahşi değiliz, hayvan değiliz, uzaylı değiliz. Biz insanız" ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı. "Yılın Şarkısı" ödülünü alan Billie Eilish de göçmen karşıtı politikalara itiraz ederek, "Kimse çalıntı topraklarda 'yasadışı' değildir" sözlerini söyledi. En İyi Yeni Sanatçı ödülünü kazanan Olivia Dean ise göçmen bir ailenin çocuğu olduğunu vurgulayıp, göçmenlerin "kutlanmayı hak ettiğini" belirtti. Trump, Grammy Ödülleri'ne ilişkin değerlendirmesinde törenin kendisini de hedef aldı. "Grammy Ödülleri berbat, neredeyse izlenemez" diye paylaşımlarda bulunan başkan, törenin yayın haklarının yakında el değiştirecek olmasına atıfla CBS kanalını da eleştirdi. Analitler, törenin bu yıl göçimen politikaları etrafında önemli ölçüde siyasallaştığını işaret etmektedir.

Devamını Gör
Trump, Grammy'deki Epstein şakasından Noah'ya dava açacak
Gündem·

Pochettino: Zor gruptan birinci çıktık

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nun son maçında ABD, Türkiye'ye 3-2 yenildi. Mauricio Pochettino yönetimindeki Amerikan takımı, bu mağlubiyete rağmen gruptan lider çıkarak bir sonraki tura kaldı. Los Angeles Stadyumu'nda düzenlenen basın toplantısında Pochettino, zor bir grupta birinci olarak tamamlandıkları mesajını verdi. Teknik direktör, hedeflerinin grup aşamasını geçmek olduğunu ve bunun başarıldığını vurguladı. "Dünya Kupası'na gelmeden önce amacımız buraya gelebilmekti, sonrasında gruptan birinci çıkmaktı ve bunu başardık" dedi. Pochettino'yu rahatsız eden ise maç sonrasında oluşan hava oldu. Kendisine göre ortamda tutarsızlık yaşanıyor. "Türkiye turnuvadan gidiyor, ben mi yanlış anlıyorum ama sanki biz eve dönüyormuşuz da Türkiye turnuvada kalıyormuş gibi bir hava var" şeklinde konuştu. Deneyimli hoca, oyuncularının performansından memnun olduğunu belirtti. Maçın bütünde iyi bir mücadele verdiklerini söyledi. Pochettion, özellikle birçok oyuncunun ilk defa sahaya çıktığını ve ekibin daha da güçlendiğini ifade etti. Pochettino, D Grubu'nun zorluğunun henüz yeterince takdir edilmediğine dikkat çekti. "Şu ana kadar kimse bizi zor bir grupta birinci bitirdiğimiz için kutlamadı" diyerek oyuncularını, personeli ve taraftarlarını tebrik etti. Kalite açısından zor rakiplerle sınav verildiğini vurgulayarak, bu başarıyı değerli gördüğünü ortaya koydu. Teknik direktör, turnuvada tarihe geçmenin tek üç maç kazanmaktan ibaret olmadığını açıkladı. Asıl hedefin bir sonraki aşamaya ilerlemek olduğunu belitti. "Gayet iyi oynadık, derinliği olan bir takım olduğumuzu ispat ettik" ifadelerini kullandı. ABD'nin Dünya Kupası'nı kazanmak için yola çıktığını hatırlattı. Türkiye'nin durumunu değerlendiren Pochettino, karşılarındaki takımın kalitesine saygı duyduğunu gösterdi. Ülkesi, bayrağı ve gururu için mücadele eden bir ekiple karşılaşacaklarını söyledi. Türk futbolunun seviyesini tanıdığını belirterek, Türkiye'nin daha iyi sonuçlar alması gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Sakat oyuncularla ilgili değerlendirme yapan Pochettino, Christian Pulisic'in durumunu yakından takip edeceklerini açıkladı. Sarı kartı olan oyuncuların riski bulunduğunu vurgulayarak, bu konuda dikkatli bir seçim yapacaklarını söyledi. "Pulisic fiziksel olarak hazır, baştan oynatacağımız mı yoksa sonra mı gireceği kararını vereceğiz" dedi. Bir sonraki aşamada Bosna Hersek ile karşılaşacaklarını bilen Pochettino, henüz o maçları düşünmediklerini belirtti. Şimdilik Türkiye maçını kazanmakla ilgili odaklanmalarının gerektiğini söyledi. Gruptan en iyi çıkış olan üç galibiyetle ilerlemek istediklerini aktardı. Pochettino, denge kurmak durumunda kaldıklarını açıkladı. Sakatlık riski ve diskalifiye olma ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, bazı oyuncuların dinlendirilmesinin doğru olacağını değerlendirdi. Ancak Türkiye maçının kazanılması gerektiğini vurguladı. "İnandığımız ve oynamaya hazır ilk 11'i sahaya çıkaracağız" şeklinde konuştu.

Devamını Gör
Pochettino: Zor gruptan birinci çıktık
Gündem·

Volkswagen 100 bin işçiyi işten çıkaracak

Volkswagen CEO'su Oliver Blume'un Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisini daha rekabetçi duruma getirme stratejisi kapsamında, şirket küresel çapta 100 bin işçi çıkarmayı planlıyor. Manager Magazin'in eriştiği yönetim kurulu belgelerine göre, bu hedef daha önce belirlenen 50 bin kişilik işten çıkarma planının tam iki katı. Volkswagen Grubu şu anda yaklaşık 657 bin kişiyi istihdam ediyor. Yeniden yapılandırma hamlesi, yönetim kurulunun bu hafta başında müzakeresi sonrasında denetim kuruluna sunulmak üzere hazırlanmış durumda. Son karar 9 Temmuz'da toplanacak olan denetim kurulunda alınacak. Blume'nin stratejisinin ana unsurları arasında, genel işletme giderlerinde 11 milyar euro tasarruf sağlanması ve orta vadede yatırımların yaklaşık yüzde 15 azaltılması bulunuyor. Bu kesintiler, işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürme hedefine yönelik olarak tasarlanmış. Kapatılması gündemde olan dört üretim tesisi, Hannover, Zwickau ve Emden'deki Volkswagen fabrikaları ile Neckarsulm'daki Audi tesisi. Dergi, bu kapatmaların "orta vadede" gerçekleşeceğini ancak kesin bir tarih verilmediğini aktarıyor. Söz konusu tesislerdeki üretim, mevcut modellerin banttan inme süreci tamamlandıktan sonra sonlandırılacak. Volkswagen sözcüsü, şirketin "köklü bir değişimden geçmek zorunda" olduğunu belirtmiş, Manager Magazin'in haber detaylarına dair açıklama yapmaktan kaçınmıştır. Sözcü, yönetim kurulunun şirketi yeniden yapılandırmak adına yoğun çalıştığını teyit etmiştir. Plana karşı sendika tepkisi sert olmuştur. IG Metall Başkanı Christiane Benner, Bölge Direktörü Thorsten Gröger ve Çalışan Konseyi Başkanı Daniela Cavallo ortak açıklamada, "Bu tür planlar hayata geçirilmek istenirse, tüm gücümüzle önüne geçeriz" demiştir. Açıklamada, medya haberlerinin çalışanları ve fabrika bölgelerini haklı olarak tedirgin ettiği vurgulanmış, böylesi tasarruf adımlarının "VW Yasası'na ve ortak karar alma hakkına saldırı" teşkil ettiği belirtilmiştir. Volkswagen'in 2030'a kadar Almanya'daki tesislerinde işçileri koruma taahhüdü bulunmaktadır. IG Metall sendikası ile önceden imzalanan anlaşmaya göre, iş güvencesi en az 2030 yılına kadar yürürlükte kalacaktır. Buna karşın, küresel çapta önerilen 100 bin işten çıkarma, bu taahhütün diğer pazarlardaki istihdam üzerinde önemli baskı oluşturacağı anlamına gelmektedir. Denetim kurulunun yapısı, sendika çıkarlarına kısmi koruma sağlamaktadır. Kurulun yarısı işçi temsilcilerinden oluşmaktadır ve Aşağı Saksonya eyaletinin iki temsilcisi de bu gruba dâhildir. Böylece, işçi tarafı kurulda çoğunluğu elinde tutmaktadır. Aşağı Saksonya'nın Volkswagen'deki oy hakkı yüzde 20'dir. Blume'nin stratejisi, Volkswagen Grubu'nun omurgasını oluşturan ana VW markası ile parça üretim fabrikalarını mevcut grup yapısından ayırarak bağımsız şirketlere dönüştürmeyi de içermektedir. Bu yapısal değişim, operasyonel esnekliği artırma ve maliyetleri optimize etme amacıyla tasarlanmıştır. Yatırım hedefleri de revize edilmiş, beş yılda toplamda 130 milyar euro'ya indirilmesi planlanmıştır. Söz konusu kat ve fabrika kapatmaları, Almanya'daki otomotiv istihdamında önemli bir daralmanın habercisi olacaktır. Hemen kapanmayacak olsa da, orta vadeli perspektif söz konusu bölgelerin ekonomik yapısını etkileme potansiyeline sahiptir. Audi ve VW'nin Almanya'daki varlığı, bu iki şehrin endüstriyel tabanının merkezinde yer almaktadır. Denetim kurulunun 9 Temmuz'daki toplantısında, stratejinin her yönü masaya yatırılacak ve tartışılacaktır. Nihai kararlar o aşamada alınacaktır. Sendika liderleri, bu süreçte işçi hakları ve istihdam güvenliğinin en üst seviyede tutulması gerektiğini vurgulamaya devam etmektedir.

Devamını Gör
Volkswagen 100 bin işçiyi işten çıkaracak
Spor·

Amedspor, Süper Lig'de ilk transferini Krasniqi'yle yaptı

Amedspor, Süper Lig'e yükseldikten sonra ilk transfer hamlesini Kosovalı milli futbolcu Ermal Krasniqi'yle gerçekleştirdi. Diyarbakır temsilcisi, sol ve sağ kanatta görev yapabilen 27 yaşındaki oyuncuyu kadrosuna kattığını sosyal medya üzerinden duyurdu. Krasniqi, Türkiye'ye geldikten sonra tıbbi testlerden geçti ve son görüşmelerin ardından anlaşma tamamlandı. Teknik direktör Besnik Hasi'nin önerisi doğrultusunda başlatılan transfer çalışmalarında kulüp, hücum hattını güçlendirmeyi hedefledi. Transfer duyurusunda "Hoş geldin Ermal Krasniqi" mesajı yer aldı. Krasniqi, 7 Eylül 1998'de Kosova'nın Malişevë şehrinde doğdu. 1,88 metre boyundaki oyuncu, hızı, teknik yeteneği ve ceza sahasına yaptığı etkili koşularıyla tanınıyor. Orta saha ve kanat mevkilerinde oyun kurabilen çok yönlü bir futbolcu olarak bilinir. Kosova Milli Takımı formasını giyen Krasniqi, Avrupa futbolunda çeşitli liglerde deneyim kazandı. Milli takımda Kasım 2022'de ilk kez forma giyen oyuncu, UEFA Uluslar Ligi ve Avrupa Şampiyonası elemeleri gibi önemli organizasyonlarda görev aldı. İlk milli golünü Ekim 2024'te Litvanya karşısında attı. Kariyerine Kosova'da Feronikeli ve Malişevë altyapılarında başlayan Krasniqi, sırasıyla Llapi ve Ferizaj'da forma giydikten sonra FC Ballkani'de ilk büyük başarısını yaşadı. Ballkani'deki dört yıllık dönemde (2019-2023) Kosova Süper Ligi şampiyonluğu elde etti ve takımın UEFA Avrupa Konferans Ligi'ndeki tarihî başarısında önemli rol oynadı. Ballkani'deki performansının ardından 2023'te Romanya'nın CFR Cluj takımına transfer oldu. Daha sonra Rapid Bükreş formasıyla oynayan Krasniqi, 2024 yazında Çekya'nın Sparta Prag'a geçti. Geçen sezon Polonya ekibi Legia Varşova'da kiralı olarak yer aldı. Krasniqi'nin Amedspor'a transferi, Süper Lig'e yükselen Diyarbakır kulübünün yeni sezonun başlamasına kadar yapacağı kadro değişiklikleri arasında ilk adımı temsil ediyor. Kulüp, yeni sezona daha güçlü hazırlanmak için sürdürdüğü transfer çalışmalarında diğer alanlar için de pazarı takip etmeye devam ediyor.

Devamını Gör
Amedspor, Süper Lig'de ilk transferini Krasniqi'yle yaptı
Gündem·

Diyanet'in 26 Haziran Cuma Hutbesi: Aile Olmak

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 26 Haziran Cuma günü yayınladığı hutbesi "Aile Olmak" temasında aile kurumunun toplumsal önemi ve korunması konularına odaklanıyor. Hutbede, ailenin huzur ve merhamet yuvası olarak nitelendirilen bir kurum olduğu ve güçlü toplumların temeline sağlam aile yapısının gerektiği vurgulanıyor. Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayetlere atıf yapılan hutbede, eşler arasında sevgi, merhamet ve huzurun aile hayatının temelini oluşturduğu belirtiliyor. İslam'ın belirlediği nikâh akdiyle kurulan ailenin yalnızca aynı evi paylaşmak anlamına gelmediği, zorlukların birlikte göğüslendiği ve manevi değerlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı ifade ediliyor. Hutbede aile olmanın iyi ve kötü günlerde dayanışmayı sürdürebilmek anlamına geldiği belirtiliyor. Eşlerin birbirine güven ve saygı göstermesi, Peygamber Efendimiz'in örnek hayatını aile ilişkilerine yansıtmak, güvenilir ve şefkatli bir eş, iyi bir baba-anne olmak, yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara sahip çıkmak aile hayatının sorumlulukları arasında sayılıyor. Günümüzde aile değerlerinin çeşitli nedenlerle zayıfladığını belirten hutbede, evliliklerin zorlaştırılmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Hutbede, gösteriş ve israfa dayalı düğünlerin gençler ve aileler üzerinde maddi yük oluşturabileceği ifade ediliyor. Peygamber Efendimiz'in "Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır" tavsiyesine atıf yapılarak, nikâh ve düğün süreçlerinde sadelik ve kolaylığın esas alınması çağrısı yapılıyor. Hutbede, aile değerlerinin korunmasının sadece bireylerin değil toplumun tamamının sorumluluğu olduğu vurgulanıyor. Çocukların aileler için bereket vesilesi olarak görülmesi gerektiği, devletlerin geleceğinin ailenin kurulması, korunması ve güçlendirilmesine bağlı olduğu ifade ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın müftülükler aracılığıyla nikâh merasimleri icra etmesinin bu sorumluluğun gereği olduğu belirtiliyor. Hutbe, rızkın Allah'a ait olduğu inancına rağmen "çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı" söylemlerin artması konusuna değiniyor. Milletlerin en büyük sermayesinin milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerden oluştuğu vurgulanarak, göz aydınlığı evlatların evliliklerine yardımcı olmanın toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade ediliyor. Diyanet, hutbenin sonunda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim!" hadisiyle mesajını tamamlıyor. Hutbede, aile içinde sevgi, anlayış ve karşılıklı sorumluluk bilincinin geliştirilmesine yapılan vurgu, yaz aylarında artan nikâh merasimleri nedeniyle düğünlerin basit ve huzurlu ortamda yapılması konusunda yapılan tavsiyeler içeriğin ana başlıklarını oluşturuyor.

Devamını Gör
Diyanet'in 26 Haziran Cuma Hutbesi: Aile Olmak
Gündem·

Göztepe, genç kaleci Jankat Yılmaz'ı kadrosuna katıyor

Göztepe, genç kaleci Jankat Yılmaz'ı kadrosuna katıyor. Süper Lig'in İzmir temsilcisi, geçen sezonu Eyüpspor'da kiralık olarak geçiren 21 yaşındaki file bekçisiyle anlaşma için ileri aşamadaki görüşmelerine devam ediyor. Galatasaray'ın altyapısından yetişen Yılmaz'ın bonservisi kırmızı-beyazlılarda bulunuyor. Oyuncunun kontratında bir yıl daha süresi kalmış durumda. Göztepe yönetimi, kaleci pozisyonunda yerli bir isimle ilerlemeyi tercih etmişti. Geçen sezon sonunda Mateusz Lis'in Lech Poznan'a, Ekrem Kılıçarslan'ın ise başka bir takıma transferi gerçekleşmişti. Polonyalı kalecinin ayrılışıyla ortaya çıkan boşluk, Göztepe'yi yabancı kontenjanını başka mevkilerde kullanmak istemeye itmiş oldu. Jankat Yılmaz'ın kendisini göstermek için fırsat bulması bekleniyor. Eyüpspor'da bu sezon Süper Lig'de 14 maçta görev alan kaleci, dördünde kaleyi gole kapatmayı başardı. 1.93 metre boyundaki file bekçisi, sahada yaptığı yaklaşık 51 kurtarışla öne çıktı. Gösterdiği istikrarlı performans, teknik heyete güven verdi. Teknik direktör Stanimir Stoilov, Yılmaz'ın potansiyelinden memnun olduğu bilindiği. Genç kaleci, rotasyonda önemli bir rol üstlenecek şekilde planlanıyor. Göztepe'nin altyapı patentli Arda Özçimen de Bandırmaspor'dan döndüğü için, kaleciler arasında sağlıklı bir rekabet ortamı oluşacak. Arda Özçimen 2.02 metre boyuyla fiziki özelliğiyle dikkat çekiyor. İzmir kulübü, bu hamleyle hem mali açıdan yararlanacak hem de uzun vadeli bir kaleci yatırımı yapacak. Yabancı oyuncu kontenjanı başka pozisyonlar için korunacağı için ekonomik bir tercih söz konusu. Transferin önümüzdeki günlerde resmiyet kazanması bekleniyor. Ancak perde arkasında Trabzonspor da Yılmaz'a ilgi göstermektedir. Bordo-mavililer, Galatasaray altyapısından yetişen kalecinin durumunu yakından takip ediyor. Karadeniz ekibinin scout departmanının oyuncu hakkında rapor hazırladığı ve gelişim sürecini detaylı şekilde analiz ettiği ifade ediliyor. Trabzonspor'un geleceğe yatırım niteliğinde bu hamleyi gerçekleştirmek istediği, ancak henüz resmi bir adım atılmadığı belirtiliyor. Yılmaz'ın kendi açıklamalarına göre, Galatasaray'ın bonservisinde olması nedeniyle dönüş sürecinin beklenmesi gerekiyor. Oyuncu, sosyal medya kanalında yaptığı açıklamada "Yeni sezon başında döneceğim. Daha sonra konuşacağız, benim için hangisi daha iyi olur planlamasını yapacağız ve sonuca varacağız" demişti. Bu ifadeler, kalecinin seçim yapacağı bir sürecin önünde durduğunu gösteriyor. Yılmaz, Fernando Muslera'yı idolü olarak görmekte. Galatasaray'da Muslera ile aynı soyunma odasında bulunduğu sürelerde öğrendiklerinin kendisini etkilediğini ifade etti. Ayrıca milli takımın kalecisi Uğurcan Çakır hakkında da olumlu düşünceleri olduğunu söyledi. Göztepe taraftarları, genç ve yetenekli file bekçisinin sarı-kırmızılı formasıyla başarılı bir kariyer yolculuğu çizmesini ummaktadır. Transfer haber kaynakları, anlaşmanın detaylarının kısa sürede açıklanmasını beklemektedir.

Devamını Gör
Göztepe, genç kaleci Jankat Yılmaz'ı kadrosuna katıyor
Gündem·

26 Haziran'da 19 Milyon Öğrenci Karne Alacak, e-Karne Açılacak

Yaklaşık 19 milyon öğrenci 26 Haziran Cuma günü karnelerini alarak yaz tatiline girdi. Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin dönem sonu notları ve dijital karne bilgileri aynı gün e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden erişime açılacak. 2025-2026 eğitim öğretim yılı bu tarihle sona eriyor. Öğrencilerin fiziki karnelerini ne zaman alacağı okul yönetimlerinin hazırladığı programa bağlı olarak değişiyor. Türkiye genelinde karne dağıtımı için ortak bir saat uygulaması bulunmuyor. Okul yönetiminin tam gün veya ikili eğitim sistemine göre belirlediği zamanlamaya göre dağıtım yapılıyor. Veliler ve öğrencilerin kesin saati öğrenebilmesi için okul yönetiminden gelecek duyuruları takip etmesi gerekiyor. E-Karne bilgilerine Millî Eğitim Bakanlığı'nın e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (VBS) aracılığıyla ulaşılabilir. Sistem üzerinden öğrenciler ve veliler, okula gitmeden dönem sonu notlarını, devamsızlık bilgilerini ve başarı durumlarını görüntüleyebiliyor. E-Okul sistemine giriş yapan kullanıcılar, kimlik numarası ve şifre ile karne bilgilerine erişim sağlayabiliyor. Karne dağıtım günü yaşanan yoğunluk nedeniyle e-Okul sisteminde zaman zaman erişim sorunları meydana gelebiliyor. Sistem yavaşladığında veya bağlantı koptuğunda işlemlerin gün içerisinde yeniden denenmesi öneriliyor. Okul yönetimlerinin karne işlemlerini tamamlaması e-Karne ekranının aktif hale gelmesi için şart. Bu sebeple sistemin açılma zamanı okullara göre farklılık gösterebiliyor. Lise kademesindeki öğrenciler, karnelerini aldıktan sonra diplomalarını ve talep etmeleri halinde "takdir, teşekkür, onur ve üstün başarı" belgelerini belirlenecek tarihlerde okullarından alabilecek. Bu belgeler öğrencilerin akademik başarısını dokümante etmek için önem taşıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak. Öğrenciler yaklaşık iki buçuk aylık bir yaz tatili dönemine giriyor. Yeni eğitim yılında birinci dönem ara tatili 16-20 Kasım 2026 tarihlerinde yapılacak. Birinci dönem 22 Ocak 2027 Cuma günü sona erecek ve ardından 25 Ocak ile 5 Şubat arasında yarıyıl tatili yaşanacak. İkinci dönem ara tatili 8-12 Mart 2027 tarihlerinde düzenlenecek. 2026-2027 eğitim öğretim yılı ise 25 Haziran 2027 tarihinde kapanacak. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan eğitim takvimi, okulların açılış, ara tatil ve kapanış tarihleri gibi tüm detayları içeriyor. E-Okul VBS hizmeti, aileler için öğrenci takibini kolaylaştırıyor. Öğrencilerin ders notları, devamsızlığı, başarı durumu ve karne bilgileri tek bir platform üzerinden görüntülenebiliyor. Bu dijital sistem sayesinde veliler çalıştıkları yerlerde veya evlerinde detaylı bilgiye ulaşabiliyor. Hem yüz yüze hem de çevrim içi eğitim gören öğrencilerin tüm bilgileri bu sistemde yer alıyor. Karne takvimi açısından öğrenciler ve veliler için 26 Haziran Cuma günü bir dönüm noktası. Hem fiziki karne dağıtımı hem de dijital karne açılışı aynı tarihte gerçekleşiyor. Ancak okullardaki idari yoğunluk sebebiyle e-Karne bilgilerine erişimin tam olarak saat kaçta açılacağı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Okul yönetiminin işlemlerini tamamlaması kadar sistem altyapısının da yoğun trafiği kaldırabilir olması önem taşıyor. Öğrenciler tatile girmeden önce dijital karne üzerinden notlarını kontrol etme imkânı bulacak. Böylece veliler çocuklarının akademik performansı hakkında karne alma günü almış olacaklar. E-Okul sistemi, eğitim sürecini şeffaf hale getirerek aile katılımını artırıyor. Öğrencilerin hangi derslerde başarılı olduğu, hangi alanlarda destek almaya ihtiyaç duyduğu sistemi aracılığıyla izlenebiliyor.

Devamını Gör
26 Haziran'da 19 Milyon Öğrenci Karne Alacak, e-Karne Açılacak
Gündem·

Meb proje okulu öğretmen atama sonuçları 26 Haziran'da açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarına yönelik öğretmen atama sonuçları 26 Haziran'da açıklandı. Personel Genel Müdürlüğü tarafından duyurulan sonuçlara erişim, personel.meb.gov.tr adresinden sağlanıyor. Bakanlık, 24 Nisan'da yayımladığı kılavuzla atama ve görevlendirme sürecini başlatmıştı. 5-8 Mayıs tarihleri arasında başvuruları tamamlayan binlerce öğretmen, yazılı sınav ve mülakatla değerlendirildi. Adaylar başvuru aşamasında en fazla 10 okul tercihi yapabilmişlerdir. Sonuçlara ulaşmak için adaylar T.C. kimlik numarası ve kişisel doğrulama bilgileriyle sisteme giriş yapacak. Sorgulama ekranı Personel Genel Müdürlüğü'nün duyurular sekmesinde yer almaktadır. Yapılan yerleştirme dijital tebligat niteliği taşıyor. Atama kararnameleri en erken 29 Haziran Pazartesi günü Elektronik Belge Yönetim Sistemi üzerinden öğretmenlerin mevcut görev yaptıkları okullara iletilecek. Taşınan öğretmenlerin ilişik kesme ve yeni proje okullarında göreve başlama işlemleri kararnamelerin okullarına ulaşmasının ardından yapılacak. Daha önce 16 Haziran'da açıklanan yönetici görevlendirme sonuçlarına göre, müdür ve müdür yardımcısı olarak atanan okul yöneticilerinin ilişik kesme işlemleri 10 Temmuz 2026'dan itibaren başlayacak. Bu tarih öğretmenler için belirlenen 26 Haziran'dan farklılık göstermektedir. Atama ve görevlendirmeler adayların tercihler dikkate alınarak yapılmıştır. Spor liselerinin beden eğitimi ile güzel sanatlar liselerinin görsel sanatlar ve müzik öğretmenliğine başvuranların yerleştirmesi, il millî eğitim müdürlükleri tarafından ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bakanlık açıklamasında, duyurulan kontenjanların yargı kararları ve okul normlarındaki değişikliklere bağlı olarak güncellenebildiğini belirtmiştir. Atama sonrası bu işlemlerin iptal edilmeyeceği vurgulanmıştır. Ataması yapılan yöneticiler aynı dönem içinde yeniden yönetici görevlendirme kapsamında başvuruda bulunamayacaktır. Görevlendirme süreci bir kerelik uygulamadır ve sonuçlar kesindir. Personel Genel Müdürlüğü sonucun tam açıklanma saati konusunda resmi duyuru yapmamıştır. Ancak 16 Haziran'daki yönetici sonuçlarının öğleden sonra mesai bitimine doğru (17.00-18.00 arası) sisteme yüklendiği biliniyor. Öğretmen sonuçlarının da benzer saatlerde erişime açılması beklenmektedir. Atama sonuçları açıklandıktan sonra yeni görev yerini sorgulamak için fiziki bir merkeze gitmeye gerek yoktur. Tüm işlemler dijital olarak gerçekleştirilmektedir. Sorgu sırasında T.C. kimlik numarası ve MEBBİS kullanıcı bilgileri kullanılabilir. Sonuçların kabulü zorunlu olup iptal talepleri Bakanlık'ın özel şartlar altında incelemesine tabi olabilir. İtiraz ve özür dileme işlemlerinin resmi süresi Personel Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca belirtilecektir.

Devamını Gör
MEB proje okulu öğretmen atama sonuçları 26 Haziran'da açıklandı
Gündem·

Şile Belediyesi'ne üçüncü operasyon: 16 gözaltı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturması kapsamında üçüncü dalga operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı verilen 18 şüpheliden 16'sı yakalandı. İstanbul ve İzmir'deki 21 adreste arama yapılırken, 2 kişinin aranmasına devam ediliyor. Başsavcılık açıklamasında, yeni operasyonun önceki operasyonlarda gözaltına alınan kişilerin "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği ifadelere ve elde edilen belgeler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Operasyon sonrası gözaltına alınan kişilerin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü öğrenildi. Soruşturma, Şile Belediyesi'nde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına dayanıyor. Zanlılar, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ile "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından sorgulanacak. Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, ilk operasyonda 14 Temmuz 2025'te tutuklanmıştı. CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında başkan ile beraber 4 belediye yöneticisi daha gözaltına alınmış ve mahkeme talebi üzerine tutuklanmıştı. Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştır. Soruşturmanın ikinci dalgası 23 Aralık 2025'te yapıldı. Bu operasyonda 22 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan 15'inin tutuklandığı, 7'sinin ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldığı belirtildi. Söz konusu operasyonda HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketleri incelenmiş. Başkan Kabadayı ve diğer tutuklu şüpheliler, tutukluluklarının yaklaşık bir yıla vardığı halde henüz iddianame ile karşı karşıya gelmemişlerdir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamenin hazırlanmasında çalışmalarını sürdürmektedir. Operasyon kapsamında getirilen suçlamalar ciddi nitelikli. Örgüt kurmak ve buna üye olmak, kamu görevlilerine veya ilişkili kişilere haksız menfaat karşılığında para vermek, kamuya ait olmayan malı veya menfaati haksızlığa uğratmak ve ihaleye fesat katışmak başlıca iddialar arasında yer almaktadır. Soruşturma, belediyelerdeki finansal işlemlerin denetimi kapsamında kapsamlı bir tahkikat izlemi göstermektedir. Operasyonun ardı ardına gelen üç dalgası, soruşturmadaki ulaşılan delillerin ve tanık ifadelerinin derinliğini ortaya koymaktadır. İlk operasyonda tutuklanıp sonradan serbest bırakılan şüphelilerin ifadeleri, yeni operasyonlara kaynaklık etmiştir. Başsavcılık, etkin pişmanlık hükümlerini uygulamak suretiyle işbirliği sağlamış görünmektedir. Gözaltına alınan 16 kişi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde sorglanmak üzere alınmıştır. Yapılacak ilk sorgulamalar ardından şüphelilerin hakim karşısına çıkarılıp çıkarılmayacağı veya serbest bırakılıp bırakılmayacağı belirlenecektir. Aranmakta olan 2 şüpheli için emniyet ve cumhuriyet savcılığı tarafından arama kararnamesi kapsamında çalışmalar yürütülmektedir.

Devamını Gör
Şile Belediyesi'ne üçüncü operasyon: 16 gözaltı
Gündem·

Memurlar Temmuz'da %12,41 Zam Alacak

Kamu görevlileri ve memur emeklileri, Temmuz ayında alacakları zam oranının kesinleşmesi için 3 Temmuz'da açıklanacak haziran ayı enflasyon verilerine odaklanıyor. Beş aylık kümülatif enflasyon rakamlarına göre memurların zam oranı şimdiden %12,41'e ulaştı. Toplu sözleşmede belirlenen %7'lik sabit zamma enflasyon farkı eklendiğinde, yıl ortasında maaş artışının kaç puan olacağı netleşecek. Ocak-mayıs döneminde Türkiye İstatistik Kurumu'nün (TÜİK) açıkladığı kümülatif enflasyon %16,61 olarak gerçekleşti. Mayıs ayında tek başına Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %1,71 artarken, yıllık bazda enflasyon %32,61 seviyesine çıktı. Bu veri, memur ve memur emeklileri için %5,05 oranında enflasyon farkı oluşturdu. Toplu sözleşme hükmü çerçevesinde %7 sabit zammın bu farkla birleştirilmesi sonucu, beş aylık veriler doğrultusunda Temmuz zaması %12,41 olarak hesaplandı. Enflasyon farkı mekanizması, yılın ikinci yarısı için belirlenen %7'lik maaş artışını tamamlayıcı rol oynuyor. Toplu sözleşme gereği memurlar, ilk altı ayda enflasyonun %11 barajını aşması halinde bu fazlalığı enflasyon farkı olarak talep edebilir. Mayıs verileriyle %16,61 seviyesine ulaşan enflasyon, %5,05'lik bir farkı ortaya çıkarmıştır. Haziran ayında Merkez Bankası'nın Piyasa Katılımcıları Anketi %1,36'lık bir artış öngörüyor. Bu tahmin gerçekleşirse altı aylık kümülatif enflasyon %18,19'a ulaşacak ve enflasyon farkı %6,48'e yükselecektir. Altı aylık enflasyon verisi %18,19 olarak kesinleşirse, memur ve memur emeklilerinin toplam zam oranı %13,93'e çıkacak. Şu an için %12,41 olarak bilinen zam oranı, 3 Temmuz'da açıklanacak haziran ayı verisiyle nihai şeklini alacaktır. Merkez Bankası'nın orta tahmininin dışında bir sonuca ulaşılması durumunda, zam oranı %13,54 ile %13,93 arasında dalgalanabilir. Kesinlik kazanan oran, memurların 15 Temmuz'da ödeneceği maaşlar üzerinden uygulanacaktır. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için durum memurlardan farklı seyretmektedir. Yılda iki kez zam alan bu grup emekliler için altı aylık kümülatif enflasyon doğrudan belirleyicidir. Mayıs verilerine kadar %16,60'lık bir artış hak ettikleri kesinleşmiştir. Haziran enflasyonu tahmin edilen %1,36 oranında gerçekleşirse, SSK ve Bağ-Kur emeklileri %18,19'luk bir zam alacaklardır. Bu çalışan grubun zam hesabında enflasyon farkı mekanizması olmadığından, kümülatif enflasyon doğrudan maaş artışı olarak uygulanır. En düşük memur maaşı konusunda tahminler yapılmaktadır. Şu an 61.890 TL olan en düşük memur maaşı, %12,41'lik zamma göre 69.610 TL'ye, %13,93'lük zamma göre ise 70.529 TL'ye yükselecektir. En düşük memur emeklisi aylığı 27.772 TL olup, %13,93 artışla 31.643 TL'ye ulaşacağı öngörülmektedir. En düşük SSK-Bağ-Kur emekli maaşı ise beş aylık enflasyona göre 23.322 TL, altı aylık veriye göre 23.638 TL seviyesine çıkacaktır. Çeşitli memur unvanlarının maaşları da zam oranıyla birlikte hesaplanmıştır. Şube müdürü, %12,41 oranında zama tabi olduğunda 94.384 TL'den 106.094 TL'ye yükselecektir. Öğretmen 73.368 TL'den 82.479 TL'ye, polis memuru 81.617 TL'den 91.748 TL'ye, hemşire 74.770 TL'den 84.053 TL'ye çıkacaktır. Uzman doktor 150.426 TL'den %12,41 artışla 169.092 TL'ye, mühendis 96.211 TL'den 108.147 TL'ye ulaşacaktır. Haziran verisinin %13,93 oranında gerçekleşmesi halinde tüm bu rakamlar bir miktar daha yükselecektir. Memur emeklileri aylıklarını farklı bir takvime göre alacaklardır. Temmuz ayının başında zamsız aylıklarını alacak olan memur emeklileri, zam oranı kesinleştikten sonra fark tutarını ay içerisinde belirlenecek bir tarihte hesaplarına alacaklardır. Düzenli çalışan memurlar ise 15 Temmuz'da zamlı maaşlarını ve ek ödemelerini almaya başlayacaklardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yapılması beklenen yasal düzenlemeler, en düşük emekli maaşı konusunda ek kararlar getirebilir. Mevcut 20.000 TL olan asgari emekli maaşı, otomatik olarak enflasyon oranında artmamakta; yasal değişiklik gerekli hale gelmektedir. Haziran verilerine göre altı aylık kümülatif enflasyonun %18,20 ile %18,58 arasında olacağı tahmin ediliyor. Bu çerçevede en düşük emekli maaşının 23.640 TL ile 24.000 TL bandına çekilmesi ya da refah payı düzenlemesiyle 25.000 TL'ye tamamlanması tartışılmaktadır. Zam oranlarının belirlenmesi için haftanın son iş günü olan 3 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 10.00 kritik zaman noktası olacaktır. TÜİK'in açıklayacağı haziran ayı verisi, tüm kamu emeklileri ve memurların Temmuz zamının kesin oranını belirleyecektir. Açıklamadan sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı, zamlı maaş listelerini ve olası refah payı düzenlemelerini kamuoyuyla paylaşacaktır. Memurlar ve emekliler için alım gücü korunması önem taşımaktadır. Beş aylık dönemde yapılan %12,41'lik zam oranı, nominalde bir artış sağlarken, yıllık %32,61'lik enflasyon karşısında reel gelir kayıplarının kısmen telafi edilmesi hedeflenmektedir. Altı aylık veriler dahil edildikçe bu oran iyileşmektedir. Haziran verisinin üzerinde olması, emeklilerin ve memurların hane bütçeleri açısından daha olumlu bir sonuç anlamına gelecektir.

Devamını Gör
Memurlar Temmuz'da %12,41 Zam Alacak
Spor·

Toroğlu, Türkiye-ABD maçı sonrası TFF'ye sert eleştiri yöneltti

Türkiye 3-2 ile ABD'yi yenerek 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda son maçını kazandı, ancak turnuvadan elendi. Spor yorumcusu Erman Toroğlu maçın ardından Sözcü TV'de yaptığı açıklamalarda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na ve Teknik Direktör Vincenzo Montella'ya ağır eleştiriler yöneltti. Toroğlu, bugünkü takımda çocukların gerçekçi mücadele ettiğini vurguladı. "Bugünkü maçtaki çocuklar bizim çocuklardı. Biz maçı almayabilirdik ama böyle milli takıma ben vardım. Bu takım mağlup olsaydı ben niye mağlup oldu demezdim" dedi. Yorum yapan gazeteci, önceki maçlarda takımdan çıkarılan oyuncuların çok farklı perform gösterdiğini belirtmesi nedeniyle Montella'nın kararlarını sorguladı. Orkun Kökçü'yü takımın en iyi oyuncuları arasında değerlendiren Toroğlu, mücadelede tam çaba gösteren futbolcuları takdir etti. Savunmacı Barış Alper Yılmaz hakkında ise olumsuz görüş paylaştı. "Ayakta duramıyor. Gol pozisyonuna giriyor düşeyim mi düşmeyeyim mi kafası var" sözleriyle oyuncuyu eleştirdi. Hacıosmanoğlu'nun görev tanımını tam yerine getirmediğini belirten Toroğlu, federasyon başkanına yönelik tavsiyeler verdi. Arizona'daki kamp organizasyonunda yaşanan sorunlarla ilgili yapılan tartışmaların yönetim başkanının asıl sorumluluğundan uzaklaştırdığını söyledi. "Adalet Bakanı'nı göreve çağıracağına sen görevini yap. İşini yap. Bunlarla uğraşma. Sen bagajı falan bırak, kendi işine bak. Sen hazırlamamışsın kamp yerini" ifadeleriyle Hacıosmanoğlu'na seslendi. Montella'nın takım kaptanının baskısı altında olduğunu öne süren Toroğlu, uzun süre yapılan yan paslardan muhalefet etti. Teknik direktörün bu taktiksel seçimi takımın dinlenme amaçlı olduğunu açıkladı. Düzgün oyun sistemi tercih edildiğinde takımın kalitesinin açıkça görüldüğünü vurguladı. "Sürekli yan top yapıyorduk. Çünkü yan top yapınca dinlenirsin. Bak düzgün oynayınca nasıl oynuyoruz" diye konuştu. Toroğlu, federasyon başkanı ve Montella'nın yapılan hataları itiraf etmesi gerektiğini söyledi. Ancak sorumluluğu üstlenmedikleri takdirde görevlerini bırakmaları gerektiğini belirtti. Kamp yeri seçiminde Türk futbol camiasının hata yaptığını kabul etmeleri, yönetimin ise bu kararların altında olduğunu açıklamaları gerektiğine işaret etti. "Federasyon Başkanı ve Montella 'Nerede hata yaptım?' diyebiliyorsa devam etsin. İnkar etmesinler" dedi. Arda Güler'in ardından oyunculara geri planda kaldığını söyleyen Toroğlu, bazı oyuncuların neden daha önce takımda oynamadığını sorguladi. Montella'nın kimin etkisi altında kaldığını hesap vermesi gerektiğini vurguladı. "Arkadaşları mücadele ederken Arda Güler sahneye çıktı. Assolist gibi parladı Arda arkadaşları oynarken. Orkun neden oynamadı daha önce" sorularını yöneltti. Bir Türk vatandaşı olarak federasyon başkanı ve teknik direktörün halka hesap vermesi gerektiğini söyledi. Toroğlu, daha önce bu takımı neden çıkarmadıklarının açıklanması gerektiğine vurgu yaptı. Bugünkü oyuncuların gösterdikleri çaba takdir edildiğini belirtti. "Ben Türk vatandaşıyım, hepimize hesap versinler" diyerek federasyon yönetiminin şeffaflığa ihtiyacı olduğunu vurguladı. Toroğlu, federasyon başkanının karar verme yetkisini sorguladı. Yapılan hataları kabul edemeyen yönetimin gidişatan uygun olacağını söyledi. Hacıosmanoğlu'ndan beklentisinin kırıldığını ifade eden Toroğlu, federasyon başkanının bu süreçte başarısız olduğunu değerlendirdi. "O kafada mı? Hayır değil. Ümitliydim Hacıosmanoğlu'ndan ama yok" sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.

Devamını Gör
Toroğlu, Türkiye-ABD maçı sonrası TFF'ye sert eleştiri yöneltti
Gündem·

İzmir'de 26 Haziran'da çok sayıda mahallede planlı elektrik kesintisi

GEDİZ Elektrik tarafından 26 Haziran Cuma günü İzmir'in çeşitli ilçelerinde şebeke bakım ve onarım çalışmaları kapsamında planlı elektrik kesintileri gerçekleştirilecek. Kesintiler gece saatlerinde başlayıp sabaha kadar süren çalışmalardan gündüz saatlerine kadar uzanan operasyonları içeriyor. Bazı mahalleler 30 dakikalık kesintilerle karşılaşırken, diğer bölgelerde 8 saate varan elektrik kesilişleri yaşanacak. Aşağışakran Mahallesi'nde saat 02.00 ile 06.00 arasında elektrik verilmeyecek. Kesintiden 11. Sokak serileri, Aşağışakran Köy Yolu ve Küme Evleri etkilenecek. Horozgediği Mahallesi'ndeki planlı kesinti 10.00 ile 16.00 arasında gerçekleşecek. Bu bölgede 14. Cadde, 19. Sokak serileri, Ada, Çınar, Egelim ve Gökmen Küme Evleri ile sanayi bölgesinin yer aldığı sokaklar kesintiden etkilenecek. Örlemiş Mahallesi 02.00 ile 06.00 arasında elektriksiz kalacak. Dağıstan ve Kaşıkçı mahallelerinde kesinti süresi kısa tutulmuş olup 10.00 ile 10.30 arasında kesilecek. Karaçam Mahallesi'nde İstanbul Caddesi, Yakaköy Mahallesi'nde ise 10751/2. Sokak ve Özbek Sokak 10.00 ile 12.00 arasında elektrik almayacak. Kavaklıdere Mahallesi'ndeki İncir Sokak iki farklı tarihe bağlı olarak 09.00 ile 15.00 arasında elektriksiz olacak. Adatepe Mahallesi'nde uzun kesinti süresi planlanmış ve 2/9., 24., 25., 27., 29., 30., 32. sokaklar ile 3. Sokak serileri 09.00 ile 15.00 arasında kesilecek. Aynı bölgede Adatepe, Barış, Menderes ve Yaylacık mahallelerine gece 01.00 ile 01.30 arasında kısa süreli kesinti uygulanacak. Akşam saatlerinde ise 18.00 ile 18.30 arasında yeniden kesinti yapılacak. Menderes Mahallesi'nde öğle başından akşam saatlerine kadar 09.00 ile 17.00 arasında kesinti beklenecek. 118. Sokak, 144. Sokak serileri, 146., 147., 149. sokaklar ile Adnan Kahveci Caddesi etkilenecek. 29 Ekim Mahallesi'nde aynı saat aralığında 2131'den 2256. sokaklara kadar geniş bir alan kesilecek. Atatürk Caddesi, Orta Tepe Sokak ve Şehit Er Arif Serçe Sokak da kesintinin kapsamında yer alıyor. Karacaağaç Mahallesi 09.00 ile 16.00 arasında elektrik almayacak. 4010. ve 4022. sokaklar ile Meşelik Yolu ve Yolüstü mevkilerinde çalışmalar yapılacak. Ali Fuat Cebesoy ve Günaltay mahallelerine gece 01.00 ile 01.30 arasında kesinti yapılacağı gibi, öğle saatlerinde de 12.00 ile 12.30 arasında yeniden kesilecek. Devrim, Gazi, Günaltay, Özgür ve Umut mahallelerinde gece 01.00 ile 01.30 arasında kısa kesinti öngörülüyor. Aynı mahalleler 12.00 ile 12.30 arasında ikinci kez elektriksiz kalacak. Günaltay Mahallesi'nde 09.00 ile 12.00 arasında kesinti yapılacak ve 4833'ten 4899. sokaklara, Mehmet Çiftçi Sokak ile Park İçi Yolunda çalışmalar gerçekleştirilecek. Goncalar Mahallesi'nde 09.00 ile 11.00 arasında kesinti sınırlı tutulmuş, 6038. ve 6044. sokaklar etkilenecek. Cumhuriyet ve Örnekköy mahallelerinde 09.30 ile 15.30 arasında geniş kapsamlı kesinti planlandı. Cumhuriyet Mahallesi'nde 6601. sokak serileri, 6626., 6631., 6632., 6638., 6640'tan 6655. sokaklara kadar geniş bir coğrafya kesilecek. Birgi, Hacıhasan ve Kemer mahallelerine 09.00 ile 17.00 arasında elektrik verilmeyecek. Hacıhasan Mahallesi'nde Çoban Çeşmesi Küme Evleri, Hacı Hasan Küme Evleri ve Kemer Küme Evleri; Kemer Mahallesi'nde ise Başalan Küme Evleri, Kemerköy Yolu ve Parnalı Küme Evleri kesintiden etkilenecek. Birgi Mahallesi'nde aynı saat aralığında İmamı Birgivi Sokak, Onur Sokak, Santral Küme Evleri ve Üskesler Küme Evleri elektriksiz kalacak. Bademli, Mescitli ve Ovakent mahallelerine 09.00 ile 15.00 arasında kesinti uygulanacak. Mescitli Mahallesi'nde Mescitli Köyü İç Yolu ve Küme Evleri; Ovakent Mahallesi'nde ise Dutlukuyu Küme Evleri, Köleoğlu Küme Evleri ve Mescitli Köyü Yolu kesilecek. Ertuğrul, Gereli, Kışla, Kurucuova, Mescitli, Ovakent ve Türkönü mahallelerine 09.00 ile 17.00 arasında elektrik verilmeyecek. Karadoğan Mahallesi'nde 09.00 ile 16.00 arasında Karadoğan Küme Evleri elektriksiz kalacak. Söz konusu çalışmalar sırasında vatandaşlardan mobil cihazlarını önceden şarj etmeleri, kritik tıbbi cihazlar için alternatif plan yapmaları önerilmektedir. GEDİZ Elektrik'in "Planlı Çalışmalar" ekranından güncel bilgiler takip edilebileceği belirtiliyor. Kesintilerin ciddi sorunlar yaratması durumunda şirkete haber verilmesi tavsiye ediliyor.

Devamını Gör
İzmir'de 26 Haziran'da çok sayıda mahallede planlı elektrik kesintisi
Tomruk Haber — Türkiye'nin Gündem Haber Akışı