Ahmet Özer: Barış için hepimiz fedakarlık yapmalıyız
dünya

Ahmet Özer: Barış için hepimiz fedakarlık yapmalıyız

10:02

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne destek vererek cezasının fedakarlık olarak kabul edilebileceğini söyledi. Özer, makamına dönme iddialarını değerlendirirken sürecin toplumsallaşması için güven verici adımlar çağrısında bulundu.

Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin somut adımlarla ilerletilmesi gerektiğini vurgulayarak, barış uğruna herkesten fedakarlık beklendiğini söyledi. Özer, "Barış bizden büyüktür. Benim çektiğim ceza feda olsun. Hepimizin fedakarlık yapması lazım" ifadesini kullandı.

Özer, söz konusu sürecin Türkiye'nin demokrasi ve ekonomisi için tarihi bir fırsat sunduğunu belirtmiş, bu fırsatın hiçbir şekilde kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı. Sürece başından bu yana destek veren isimlerden biri olan Özer, geçen 1,5 yılda toplumun güven kazanacak somut adımlar beklediğini ancak bunların yerine gelmediğini dile getirdi.

Özer, TBMM'de kurulan ve farklı siyasi partilerden temsilcilerin katıldığı komisyonun yayımladığı rapor hakkında değerlendirmelerde bulundu. Raporun hazırlanması sırasında kendisinin de katkı sunduğunu belirten Özer, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'u ziyaret ettiğini ve Başkan tarafından rapor hazırlama sürecine katılması talep edildiğini aktardı. MHP ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti), Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) aynı raporda bir araya gelmesinin raporun içeriğinden daha önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Rapora dönük eleştirilerin bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Özer, raporun altıncı ve yedinci maddelerine özel önem atfetti. Özer, altıncı maddenin bir geçiş süreci yasasını vaat ettiğini ve "kök çözüm"ün bu noktada aranması gerektiğini söyledi. Yedinci maddede ise demokratikleşme adımlarının yer aldığını vurguladı.

Barış süreçlerinin geçmişte başarısız olmasının temel nedeninin topluma mal edilmememesi olduğunu ifade eden Özer, siyasal mutabakatın toplumsal mutabakata dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Parlamento'da grubu olan altı siyasi partinin beşinin ve grubu olmayan bazı partilerin de temsilci göndermesi nedeniyle Meclis'te bir mutabakat oluştuğunu söyleyen Özer, ancak bunun yeterli olmadığını vurguladı.

Somut adım beklentisinin karşılanması için seçilmişlerin tutuksuz yargılanması, hasta tutsakların kendi sağlık koşullarını dışarıda takip etmesi ve kayyım uygulamasının sona ermesi gerektiğini belirten Özer, bu konuların hukuk ve insan hakları meselesi olduğunu vurguladı. Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) verdiği kararların uygulanması gerektiğini de kaydetti.

Özer, CHP'ye yönelik operasyonların barış sürecine zarar verdiğini ve barışa olan güveni sarsıştığını söyledi. "CHP'nin içinde olmadığı bir barışın başarıya gitmesi mümkün görünmüyor" diyen Özer, toplumun yarısının dışlanarak yapılacak bir barışın gerçek anlamda barış olamayacağını ifade etti. Son seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olarak halktan teveccüh görmesine rağmen "oyunun dışına itildiğini" belirten Özer, iktidarın bu tür adımlarla muhalefeti küçültmeye çalıştığını söyledi.

Barış çerçevesinde atılacak adımların kısa sürede gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özer, sürecin uzaması halinde provokasyon ve enfeksiyon riskinin artacağını kaydetti. Özer, "Savaşları çıkaran da barışı yapan da dildir" ifadesini kullanarak, barış yapılırken savaş dilinin kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Değişimden bahsediliyorsa herkesin değişmesi gerektiğini söyleyen Özer, değişime kişinin kendisinden başlaması gerektiğini belirtti.

Özer, ülke bölünme konusundaki endişelere rağmen Kürt meselesini çözme dışında Türkiye'nin başka seçeneğinin bulunmadığını söyledi. Geçmiş yüzyılda bastırma yöntemiyle çözüm aranmış olsa da başarısız olunduğunu ve barış süreci de bunun kanıtı olduğunu kaydetti. Özer, bölgenin askeri çatışmalarla çevrili olduğuna değinerek, Türkiye'nin iç cephesini güçlendirmesinin önemine vurgu yaptı.

Ülkenin iç barışı sağlaması durumunda 5-10 yıl içinde bölgenin en saygın demokrasilerinden biri haline gelebileceğini düşündüğünü belirten Özer, "Barıştan başka, hukuk temelinde bir arada yaşamaktan başka bir yol yoktur" dedi. Abdullah Öcalan'ın örgütü feshetmesi çağrısı ve Devlet Bahçeli'nin Anadolu'da huzur ve barışa ilişkin çağrılarının gereğinin yerine getirilmesinin barış sürecinin başarısı için önemli olduğunu vurguladı.

Gazeteci Sinan Burhan ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in mayıs ayı içinde görevlerine döneceğinin ifade edildiğini belirtmiştir. Özer, söz konusu adımın toplumda heyecan yaratacağını söylemiş ve sürecin şu anda yavaş ilerlediğini kaydetti.

Etiketler
Paylaş

İlgili haberler

Ahmet Özer: Barış için hepimiz fedakarlık yapmalıyız — Haber — Tomruk Haber