
Akçay'dan CHP'ye sağduyu çağrısı: Bölünme ülkeyi zayıflatır
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, CHP'nin kongre krizine ve terörle mücadele sürecine ilişkin açıklamalar yaptı. Akçay, CHP'nin 'bölünmenin eşiğinde' olduğunu, MHP'nin ise hukuk ve siyasi istikrar çerçevesinde hareket ettiğini vurguladı.
Manisa Milletvekili Erkan Akçay, CHP'nin içinde yaşanan bölünme emareleriyle ilgili sağduyu ve uzlaşma çağrısında bulundu. MHP Grup Başkan Vekili, Başkent Kulisi programında yaptığı açıklamalarda partisinin bu süreci nasıl değerlendirdiğini ve CHP'ye yönelik tutumunu detaylandırdı.
Akçay, CHP'nin genel merkez kongrelerinde meydana gelen şaibelerden söz ederek, delegelerin iradelerine karşı maddi çıkarların devreye sokulduğunu belirtti. Mahkemenin kongrenin sakatlandığına hükmettiğini ve Yargıtay aşamasının hala devam ettiğini aktardı. Eski kongrenin iptali ve geçersiz sayılması sürecinin durumu karmaşıklaştırdığını vurgulayan Akçay, CHP'nin bölünmenin eşiğinde bulunduğu değerlendirmesini yaptı.
Akçay, bu durumu Türk siyasi hayatı için olumlu görmediğini ifade etti. MHP'nin bunu siyasi fırsatçılık olarak değerlendirmediğini, çünkü ülkeye bir yararının olmayacağını söyledi. Konuyu üç ana çerçevede ele aldığını belirten Akçay, ilk olarak hukuka saygı, ikinci olarak siyasi istikrarın korunması ve üçüncü olarak kurumsal sorumluluk vurgusunu yaptı.
Partilerin istikrarsızlığının ülkenin de istikrarsızlığına sebep olacağını kaydeden Akçay, tarihsel örnekler sundu. 12 Eylül'den sonra siyasi yasaklar kaldırıldığında eski CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in partiye katılmadığını, "hizipçi yapı"dan uzak durmak için başkanlığı kabul etmediğini anlatarak bu konudaki tercihine açıklık getirdi.
Akçay, İsmet İnönü'nün de CHP başkanlığını kaybettikten sonra partiden istifa ettiğini hatırlattı. 1970'lerden 1990'lara kadar partinin hizip mücadelelerine sahne olduğunu, 2019'da İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle sürecin hızlandığını ve özellikle 2023 sonrasında ciddi bölünme belirtilerinin görülmeye başlandığını vurguladı.
Ancak ana gövdeden ayrılan partilerin yaşama şansının zayıf olduğunu ifade eden Akçay, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu cephesinin dezavantajlı durumda olduğunu söyledi. Siyasi rüzgarın CHP merkezinde onların arkasında gibi göründüğünü, ancak bazı aktörlerin abartılı hedeflerle hareket edebileceklerini kaydetti. Uzun vadede ana gövdenin daha güçlü kalacağı değerlendirmesini yapan Akçay, bu öngörüsünün deneyime dayalı olduğunu belirtti.
Akçay, MHP'nin tutumunu ayrıntıyla anlattı. Partisinin CHP'nin bölünmemesi ve uzlaşmayı sağlaması konusunda çağrıda bulunduğunu söyledi. Akçay, iki tarafın da hem haklı hem haksız yönlerinin bulunduğunu ancak bu iç sorunların kurumsallaştırılması gerektiğini ifade etti.
Geçmiş dönem karşılaştırması yapan Akçay, 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından MHP'de yaşanan dalgalanmaların İYİ Parti'nin kurulmasına yol açtığını hatırlattı. Meral Akşener ve arkadaşlarının MHP'den ayrıldığını belirtti. CHP'nin o dönemde MHP'nin içinde yaşanan sorunları büyütmeye çalıştığını iddia eden Akçay, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Grup Başkan Vekili Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcıları Bülent Tezcan gibi isimlerin MHP'ye yönelik tutumunun bölünmeyi teşvik edici olduğunu söyledi.
MHP'nin bu konuda mukabele etmediğini belirten Akçay, İYİ Parti'nin kuruluş aşamasında ne kadar zorluk yaşandığını hatırlattı. Devlet Bahçeli'nin Meral Akşener başkanlığı döneminde dahi "İYİ Parti iyi olsun" söyleminde bulunduğunu vurgulayarak MHP'nin benzer tutumu CHP'ye karşı da sürdürdüğünü söyledi.
Akçay, bazı CHP'li isimlerin CHP'nin yaşadığı sorunları bir devlet operasyonuna atfetmesini eleştirdi. Bülent Kuşoğlu'nun bu yöndeki açıklamalarına katılmadığını belirten Akçay, yaşanan krizin CHP'nin kendi iç dinamiklerinin bir sonucu olduğunu söyledi. Tüm aktörlerin CHP'li olduğunu ve başka partilerin dahil olmadığını vurguladı.
Akçay, devlet aklı ve bürokrasi arasındaki farkı açıkladı. Devlet aklının sadece yönetici kadrolarında değil, tüm siyasetçilerde bulunması gereken bir şuur hali olduğunu belirtti. Binlerce yılın devlet tecrübesinin birikiminin ve ülkenin menfaatinin bakış açısıyla hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Akçay, 17 Haziran'daki Meclis konuşmasından alıntılar yaparak bürokrasi kavramını tartıştı. Bürokratik akılın kendisini devlet aklının yerine koyduğunda devletin ufkunu daraldığını, siyasetin dosyaya, halkın istatistiğe ve sorunların teknik prosedüre indirgeneceğini söyledi. Bürokratik akılın prosedürü işletirken devlet aklının istikameti belirlediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun yıllardır vurgulama yaptığı üç çocuk tavsiyesini örnek gösteren Akçay, bunun bir devlet politikası olduğunu belirtti. Başbakanlık döneminde kendisinin Plan Bütçe Komisyonu üyesi olarak bu konuda öneriler getirdiğini anlatarak, politikanın hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıkların stratejik planlarına eklenmesi gerektiğini söyledi.
Son dönemde doğum izninin uzatılması ve çeşitli teşviklerin getirildiğini belirten Akçay, ancak uygulamada sorunlar olduğunu belirtti. Özel sektörde ve kamu kurumlarında doğum yapan ve doğum izni kullanan kadınların ayrımcılık ve mobbing şikayetlerinin bulunduğunu söyledi. Devlet politikasının belirlenmesi kadar, bürokratik seviyelerde bunun gereği gibi uygulanması gerektiğini vurguladı.




